|
Üzümbaba
Yorumlarımız |
|
Şövalyelerin torunları Alevi
katliamlarının hazırlayıcıları
1978 mayıs, Maraş katliamı.
Hasar: 111 ölü, 1000`in üzerinde yaralı, 1000 civarında ev ve işyeri
yakılıp talan ediliyor.
Amaç: Alevi halkını sindirip göçe zorlamak.
1980 mayıs, Çorum katliamı.
Hasar: 57 ölü, 200`ün üstünde yaralı, 300 civarı ev ve işyeri
yakılıp talan ediliyor.
Amaç: Alevi halkını sindirip göçe zorlamak.
1993 2 temmuz, Sivas Madımak katliamı.
Hasar: 37 aydın ve halk ozanlarını Madımak otelinde göz göre göre
yakmak. Yaktırma işini bitirttikten sonra da "tahriklere kapılmayın"
mesajını veren bir devlet ve hükümet.
Amaç:
Alevi halkına ülke çapında büyük bir gözdağı vermek.
1995 mart, İstanbul, Gazi mahallesi olayları.
Hasar: 23 ölü, 600`den fazla yaralı.
Amaç:
Anadoludan zorla göç ettirilmiş Alevi halkını artık metropollerde de
korkutmak, sindirmek, örgütlenmelerini engellemek.
İşte bu 17 yıllık süreçte Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna en büyük
emeği geçen bir halka yapılan zulüm.
Bu dört katliam girişimleri de, devletin içinde odaklaşmış, sonradan
adları teker teker ortaya çıkan çeteler sürüsü tarafindan planlı bir
şekilde yapılmıştır. Hemen hepsi de tek bir ocaktan emir
alıyorlardı.
Hele sloganları çok ilginçti, anadolu halkını tam galeyana getirecek
şekilde ayarlanmıştı.
"Müslüman, namusunu kurtar"
"Müslüman mahallesinde salyangoz"
............................
Ortaçağ şövalyeleri avrupadan ortadoğuya haçlı seferlerine
başladıklarında tek bir amaçları vardı, ortadoğu zenginliklerini her
ne pahasına olursa olsun kapmak, ve dünyaya hükmetmek, dünya
halklarını köleleştirmek. Öyle de yaptılar. Sömürücü emperyalizmin
temelleri bu ortaçağ şövalyeleri tarafindan atıldı. Amaçlarına
ulaşabilmeleri için de sömürecekleri yerlerde kendilerine maşalar
gerekiyordu. Bugün Irakta olanlar da ayni, Cumhuriyet tarihimizde
Alevi halkına ve parelel düşünce yapısına uyanlara uygulanan bu
katliam girişimleri de ayni.
12 eylül 1980 darbesinin bu şövalyelerin torunlarının ürünü olduğunu
bilmeyen yok artık. Bu darbenin en büyük amacı, bu ülkeyi, bu halk
düşüncesinden tamamen temizlemek ve ülkeyi şövalyelerin torunlarına
ardına kadar açmaktı.
Dışarıdan gelecek tüm emperyalist güçlere karşı kanı pahasına hayır
diyebilecek bir halk, Alevi halkı, eşit ve kardeşçe yaşam
ilkelerinden asla ödün vermeyen bir halk, Alevi halkı. Bu yüzden 12
eylül darbesinden en büyük kıyıma bu halkın bilinçli, cesur, gözüpek
yurtsever gençleri uğramıştır.
Şövalyelerin torunlarının oyunlarına alet olmamak bilinçli
yurtseverlikten geçer. Maşalar da tarihte yerini her zaman
olduğu gibi gerekli yerde alır.
Biz ülkemizde kardeşçe ve hakça yaşam şartlarımızı geliştirelim,
gerisi vız gelir. Böyle utanç verici katliam girişimcilerini
eritelim içimizde, utanç duysunlar yaptıklarından, ders çıkarsınlar.
2 temmuz
unutulamaz... Unutmak, insanlığımızı unutmak demektir.
Kısa ve öz....
19 haziran 2006
Üzümbaba
|
|