|
E Ğ E R
İ N S A N
İ S E N
Ö L M E Z S İ N
K O R K M A
|
||||
|
| ||||
|
Üzümbaba yorumları |
||||
|
Türkiye solu size mi emanet? CHP olağaüstü kurultayı, bazı gizli emelleri ve bazı maskeli yüzleri maskelerinden çıkardı, o maskeleri hem çiğnememiz, hem de çiynememiz için önce dişlerimizin arasına, sonra da ayaklarımızın dibine döktü. Resmi adaylardan Sarıgül, 'ya herro, ya merro', diyemedi kongre öncesi yurt gezilerinde yaptığı gibi. Salon dışını bilemeyiz ama, bizler,,, televizyonda canlı izlediğimiz kadarıyla bir misyona genelbaşkan adayının hareketleri gerçekten 'ya herro, ya merro' niteliğindeydi ki, bir futbol maçının hırçın, seyircileri galeyana getiren çalıştırıcısı niteliğindeydi. Bir genel başkan aday adayı, sonradan adaylıktan mecburen vazgeçen Livaneli & Derviş ortaklığı ki, dillere destan... Salonu terkedeceklerdi, bilinen bir gerçekti o, ama akılları sıra olaylar bahanesiyle pirim yaptılar(bürokratik sosyaldemokrasi özlemlerinin suya düşmediğini sandıkları sürece), sonraki açıklamalarında da bir siyasi partiyi vakıfa(!) dönüştürmedikleri için son derece üzgünler..... Medyanın marifetlerinin çarşaf gibi ortaya serildiği bir kurultay oldu bu kurultay... Türkiye merkez soluna(sosyal demokrasi deniyor adına galiba, artık bu deyime de Türkiyede hangi açıdan bakmalı acaba?) daha sıkı sarılmaya çalışan CHP, bu kurultayda birşey daha ortaya koydu: Sarıgül: Hacıbektaşa niye gelmediniz sayın genel başkanım? Baykal: (sitem ediyor ve yanıtlıyor) Sen önce ''garaj operasyonu''nun yanıtını ver! Utanç verici şantajlı konuşma! İşte can alıcı nokta. Bunlar gözden yine kaçırılıyor medya tarafından. En ufak bir konu edilmiyor. Varsa yoksa Doğan gurubunun aylardır CHP'yi yıkabilecek tek adam ateştopu Sarıgülü, kurultayda dilini yutuyor... Kurultay sonrası bu kez Vatan gazetesi atağa kalkıyor. Sol demek, 'yoksullara yakın olmak' yorumunu yapan ki, bu aldatmacılığa gerçekten birsürü seçmenin sırtına binerek meclise çıkan, bu kurultayda de partisinin genelbaşkanlığına soyunup, adaylığını son anda kaybedeceğini bildiği için geri çeken, beyaz güvercinmiş gibi görünüp de sonradan maviye boyanan, bir sol hareketi, kendi akıl hocasıyla birlikte vakıfa çevirmek isteyen Livanelinin köşe yazarlığını yaptığı Vatan gazetesi devreye giriyor: Kurultaydan öncesi NELER OLMUŞ NELER..... Peki, bu Vatan gazetesi daha önce neredeydi? ''Şimdi Sayın Mustafa Sarıgül'e iki soru
soruyorum: Peki biliyordun da bugüne niye erteledin bildiklerini? Bir de başlık atıyorsun: ................... 1980 sonrası malesef şantajcı ülke olmuştur Türkiye. Birgün gelecek, sizler de değişmek zorunda kalacaksınız. Sağcıysanız, şerefli ve onurlu sağcı politikacı, solcuysanız da, şerefli ve onurlu solcu politikacı, medyaysanız, şerefli ve onurlu medya olmaya zorlanacaksınız! ................ Türkiyenin solu da ergeç gerçek sahiplerine kavuşacaktır... Şantajlarla sol liderliğine soyunanlara da iyi bir ders olmuştur umarız bu Kurultay. Asıl can alıcı nokta bilerek gözlerden kaçırılmış olsa da, liderlik adayları, ''bu, hassas konudur'', fazla konuşmamak gerekir, gibi eğilimleri bu Kurultayın en eksik, cesaretsiz belirtileri olmuştur. Unutmamaları gerekir ki, AKP, MHP gibi partiler bu konuları konuşurken hiç de hassas davranmadıklarından dolayı Alevileri taktiklerle ılımlı sünnileştirmek, ılımlı sağcılaştırmak, milliyetçileştirilmek gibi ortamlara sokarak bu kesimden yavaş yavaş oy toplamaya devam ederlerken, malesef hala CHP'yi kurulduğundan bugüne kadar sırtlayan Aleviler, buna rağmen kazık üstüne kazık yiyen Aleviler, hala, ''bu, hassas bir konudur'' oyunlarıyla açıkça CHP bu potansiyeli neredeyse elinin altından sabun gibi kaydırmaya devam etmektedir. CHP, umarız bu hatadan en hızlı şekilde kendine özeleştiri yaparak kurtulmaya çalışır. Sayın Baykal, ''Alevilerin potansiyeli olmadan siz yine yerinizde kalamazsınız'', bunu anlayın artık! Yaptığınız bu Kurultayı, inanın, en fazla Aleviler tüm dünyada merak ve ilgiyle izlediler. Ama, çantada keklik olmaktan çıktılar 4 şubat/2005
Üzümbaba |
||||