Venezüella'nın Küba Büyükelçisi Adan Chavez ile
Söyleşi - "Üçüncü Yol Yok. Tek Yol Sosyalizm"
04 Mayıs 2005 -
ALAN WOODS: Bildiğim kadarıyla mütevazı bir aileye
sahipsiniz. Aileniz hakkında birkaç şey söyleyebilir
misiniz?
ADAN CHAVES: Şüphesiz, ben Venezüella’nın batısındaki
Los İlanos bölgesinde bulunan Estado Barinas’lıyım. Bir
tarım bölgesidir. Temel geçim kaynağı hayvancılıktır.
Annem ve babam öğretmendiler. Şimdi emekli oldular.
Babam 1998’den beri yönetici. Altı erkek kardeşiz, en
büyükleri benim.
A .W : Politikaya nasıl girdin?
A .Ch : 16 yaşımdayken, askeri, keskin,
Marksist-Leninist bir örgüt olan MİR (Şili) ile ilişki
kurdum. Orada başladı benim politik şekillenmem ve
devrimciliğim. 3 yıl sonra bu örgüt dejenere olmaya
başlayarak iki fraksiyona bölündü. Bir kısmı “Yeni
alternatif” adıyla bir partiye dönüşürken, diğer kısmı
MİR adıyla devam etti. Her iki kısmada katılmamaya karar
verdim. Revizyonistler ile anlaşamıyordum. Kitleler ile
gerçekten bağ kurabilen devrimci bir parti kurmak
gerektiğini düşünüyordum.
A .W : O halde ne yaptın?
A .Ch: Bir grup genç olarak üniversitede çalışmaya
başladı. Venezüella Devrimci Partisi’ne (PRV) girinceye
kadar bir buçuk yılı böyle geçirdik. İllegal bir parti
idi .Ünlü gerilla Douglas Bravo tarafından yönetiliyordu.
Bizler partinin şehir gerillaları idik. Parti gizli
yapısı nedeniyle kitleler ile bağını geliştiremiyordu.
Ayrıca parti çok dogmatik ve sekterdi, aynı MİR gibi
yönetildi ve bitirildi. Devrimci bir hareketi başarıya
ulaştırmak ve halkın desteğini alabilmek için, halk
kitlelerinin, içinde etki yaratacak güçlü bir kuvvete
sahip olmamız ve ordunun desteğine güvenmemiz
gerekiyordu. Bu sırada kardeşim Hugo Chavez orduda
çalışmaktaydı. Ülkenin içinde bulunduğu durumdan memnun
olmayan ve onu değiştirmeyi düşünen ilerici, yurtsever
subaylardan küçük grup oluşturdu. Kardeşimin bu grup
içinde bulunduğunu parti yöneticilerine haber verdim ve
iki kısım arasında bir ilişki kuruldu. Hugo Chavez’in
ayrıca diğer sol gruplar ile de ilişkisi vardı. Her ne
kadar PRV bitiyor ise de yeni oluşan bu hareketi de
tanımak gerektiğini düşünüyordum. Ben yeniden örgütsüz,
kendine özgü bir gerilla olarak kalmıştım. Ama yurtsever
subaylar ile ilişkilerimizi devam ettirdik ve
yapabileceğimiz yardımları esirgemedik. Okuyorlardı,
tartışıyorlardı. Sonuçta sivil-asker birleşerek Simon
Bolivar-Simon Rodriguez-Ezequiel Zamora’nın devrimci
ideallerini geri getirmeye karar verdiler. Böylece
“Devrimci Bolivar Hareketi-200 (MBR-200)” yaratılmış
oldu.
A .W : Ama, sen bir Marksist değil misin?
A.Ch : Elbette
A.W : O halde, Devrimci Bolivar Hareketi’nin içinde
Marksizimi nasıl görebiliyorsun?
A.Ch: Marksizm’in doğruları ile , S. Bolivar, S.
Rodriguez, E.Zamora’nın doğrularını değiş –tokuş ederek
toplumumuza uyarlamak zorundaydık ki bunlar zaten, aynı
tarzda şeylerdir. Marksizm’in bilimsel metodu
gereksinmedir. Biz bir hareketi, üç köklü bir ağacın
temeline oturttuk. S. Bolivar, S. Rodrigues, E. Zamora .
Eğer sen bunları okumuş olsaydın Marksizm ile kesin
olarak çelişmeyeceğini hemen anlardın. Onlar
bağımsızlığın, eşitliğin, demokrasinin, insanlığın
prensiplerini savunuyorlardı.
A.W: Bu prensipleri gelişmiş kapitalist sistemin altında
sürdürmek mümkün değil mi?
A .Ch: Kişisel olarak ben, düşünüyorum ki, hayır..
Başkan sosyalizm ve kapitalizm arasında ‘üçüncü yol
olarak’ adlandırılan tercihi dikkate alıyordu ki onu
deniyoruz. Ama Başkan son aylarda ‘kapitalizm köleliktir,
Devrimci Bolivar Hareketi için üçüncü bir yol yoktur
sosyalizme gitmek zorundadır’ dedi. Bu sonuç hiç tesadüf
değildir…Bu ürüne tartışmaların, müzakerelerin,
deneyimlerin ve somut durumun derin analizinden ulaşıldı.
Ve de Başkan’ın söylediği gibi sosyalizm yolunu tercih
etmek zorundayız. Bolivar devrimi için üçüncü bir yol
yoktur. Biz bunun farkına vardık. Sosyalist sistemde
insan sermayeden önce gelir. Bu açık-berrak .Ancak
sosyalizmin ilkelerini koşullara uyarlamak gerekir. Tabi
ki Başkan, bunun dışındaki formüllerin önemli
olmayacağını söylemek istemiyor.
A.W : Sanıyorum ki benim “Hak ve Devrim” adlı kitabımı
okuyorsun. Onun hakkındaki fikirlerini bana söyleyebilir
misin. Bütün samimiyetinle konuşabilirsin!
A.Ch: Bana mükemmel bir kitap gibi göründü. Onu henüz
bitirmedim. Ama bende “Marksist felsefenin doğaya
uygulanmış bir analizinin, tartışıldığı izlenimini”
bıraktı. Ben bir fizikçiyim ve bu bana olağan üstü
ilginç göründü. Evrenin kökeni hakkında yazıyorsun ki
bütün bunlar, benim çok ilgimi çeker ve beni daima çok
heyecanlandırır. Evrenin yeterince ihmal edilmişliği ise
çok üzücü.
A.W: “Hak ve Devrim Kitabımın Küba basımı çıkmak üzere,
onu tanıtmakta bana yardım edeceğini umuyorum.
A.Ch.: Bir zevk, büyük onur olurdu.
A.W: “Venezüella’nın dışarıdaki elleri (Manos fuera de
Venezuella)” adıyla, devrim ile dayanışma kampanyası
organize ettiğimizi biliyorsun. Şu anda dünyada 30’dan
fazla ülkede aktif durumda. Bu konu hakkındaki
düşüncelerin nelerdir?
A.Ch: Bana çok önemli bir girişim gibi görünüyor.
Devrimci Bolivar Hareketine karşı süren, medyanın iftira
kampanyasına, karşı koymak için mücadele ettiğini
görüyorum. Kampanyanın dünya halkları arasındaki birliği
ve dayanışmayı temsil ettiğini ve de bu yardıma
Venezüella’nın layık olduğunu düşünüyorum.”
CRM-El Militante-19.Nisan.2005
Atiye Parılyıldız tarafından İspanyolca aslından
Türkçe’ye sendika.org için çevrilmiştir.