G-15 hareketini gündemin dışında tutmaya
çalışıyorlar
Arjantin Devlet Başkan Kirchner, Chavez ve Lula, G-15 toplantısında.
G -15 zirvesi Venezuella'nın başkenti Caracas'ta toplandı. Venezüella Devlet
Başkanı Chaves aleyhtarları, toplantı sırasında sokaklarda Chaves'in görevine
devam edip etmemesi konusundaki referandumun bir an önce yapılması için
gösteriler düzenlediler, bu gösterilere polis müdahale etti, iki kişi öldü. G-15
zirvesine bu olayların gölgesi düştü. Petrolün neoliberalizme karşı mücadelede
nasıl kullanılması gerektiği ve kuzeyin fiili ticaret engellerine karşı neler
yapılması gerektiği konularının ele alındığı toplantı ortak bir sonuca varmadan
dağıldı.
Medya görevini yapmıyor
Buraya kadar haberleri okudunuz. Çünkü bu haberleri dünya ve Türkiye medyası
vermiyor. Eğer ABD Chaves'i devirme girişiminde başarılı olursa o zaman bu
haberlerin dünya ve Türkiye medyasında yer aldığını göreceksiniz, tabii
çarpıtılmış olarak.
Bildiğim kadarıyla dünya ve Türkiye medyasının ana haber kaynaklarını AP ve
Reuters haber ajansları oluşturuyor. Caracas'ta olup bitenleri bir internet
sitesinin alt köşesinde kısa bir başlık olarak gördükten sonra haberle ilgili
daha doyurucu bilgi aramaya başladım. Ama AP ve Reuters'in dünya haberlerinde
aradığımı bulamadım. Nihayet BBC'nin internet haber kanallarından birinde G-15
zirvesi ile ilgili bilgileri gördüm. Blair'in BBC ile uğraşması, BBC'nin
özerkliğini kaldırmaya çalışması boşuna değilmiş diye düşündüm. Direnmeye
çalışan birkaç dürüst habercilik örgütü de bertaraf edildikten sonra Bush
idaresinin 'dezenformasyon' planını yürürlüğe koymak iyice kolaylaşacak
herhalde. İnsanın tüyleri, korku ve dehşetten diken diken oluyor.
G-15 Nedir?
G-15 güney ülkelerinin kuzeye karşı direnişinde önemli mevzilerden biri. Bu grup
dünya nüfusundaki ve kaynaklarındaki payı bakımından oldukça önemli. İçinde
Brezilya, Arjantin, Meksika, Venezüella, Malezya, Endonezya, Hindistan ve İran
gibi güneyin görece en büyük ve en gelişmiş ülkeleri var. Dikkat ederseniz bu
ülkeler dünya petrol kaynaklarının önemli bir bölümüne de sahip. G-15 Eylül
2003'de Cancun'da yapılan Dünya Ticaret Örgütü toplantısında kuzey ülkelerinin
dayatmalarının ilk kez reddedilmesini de sağladı.
G-15'in bu yılki zirve toplantısı Caracas'ta yapıldı. G-15 liderleri ve
temsilcileri Venezüella Devlet Başkanı Chaves'in konuğuydu. Chaves güney
ülkelerinin emperyalizme karşı direnişinin sembol isimlerinden biri. Onun
yönetimindeki Venezüella hem neoliberal düzenin kurallarına karşı çıkıyor hem de
sosyalist demokrasiye geçişin hukuki altyapısı açısından bakıldığında önemli
adımları içeren bir anayasaya sahip.
ABD Chaves'i düşürmeye çalışıyor. Bu çabalarında müteffik olarak Venezüella işçi
aristokrasisini, tabii kapitalistlerini ve orta sınıfların önemli bir kısmını
buldu. Sokak gösterilerini düzenleyenler bu kesimler. Chaves ise kent
yoksullarına ve Venezüella ordusuna dayanarak kurduğu örgütlenmelerle kendisini
düşürme girişimlerine karşı koymaya çalışıyor.
Yol çok dikenli
G-15 Caracas zirvesinin anlaşmayla sonuçlanmaması çok şaşılacak ve endişe
duyulacak bir şey değil. Güney ülkeleri dayanışması neoliberalizme karşı
mücadelede en etkin ve en kısa yol ama aynı zamanda hayli uzun bir yol. Bu
ülkelerin ortak çıkar paydalarının ortaya çıkarılması süreci kolay değil.
Aralarında epey farklar var. Şu aşamada önemli olan bu zirvelerin sürekli
çalışan alt çalışma birimlerinin oluşturulması ve belki daha da önemlisi, dünya
neoliberalizm karşıtı kamuoyunun dikkat ve desteğinin bu dayanışma hareketine
çekilmesi. Dayanışma hareketi güçlendikçe neoliberalizmin daha çok hışmını
çekecek, daha çok engellerle karşılaşacak. Bu noktada önemli bir sorun Güney
ülkeleri halklarının ortak dayanışmanın önemi konusunda yeterince bilinçli
olmaması. Güney ülkelerinin işsizleri ve yoksulları sorunlarının
hafifleyebilmesinin büyük ölçüde bu dayanışmanın başarısına bağlı olduğunun
farkında değiller. Bu noktada söz konusu ülkelerin aydınlarına görev düşüyor. Ve
eğer halkın aktif desteği ortaya çıkarsa dayanışma hareketinin çok daha güçlü
hale geleceğini, hatta dünya gündeminin belirleyici trendi olacağını rahatlıkla
varsayabiliriz.
İşçi aristokrasisi yine sahnede
Bu hareketin itici gücünü ancak güney ülkelerinin işsizleri ve yoksulları
oluşturabilir. Nitekim Chaves gücünü kent ve kır yoksullarından alıyor.
Venezüella petrol işçileri Chaves karşıtı hareketlerin başını çekiyor ve bu işçi
aristokrasisinin yeni ve şaşılacak bir marifeti değil. Onlar bunu hep
yapıyorlar. Maddi koşulları görece iyileşen ve durumunu sağlama bağlama
kaygıları belirleyici olmaya başlayan işçiler radikalizme cephe alıyorlar.
Onların bu özelliği son 150 yıllık tarihin en önemli belirleyicilerinden biri
oldu.
Türkiye'nin şimdilik G-15 oluşumunda somutlaşan güney ülkeleri dayanışmasındaki
yeri ne olabilir? Türkiye bu tür dayanışmalardan hep uzak durmayı tercih etti.
Türkiye'nin egemenleri emperyalizmle işbirliğini seçtiler, bir gün emperyalist
kampta iyi bir yer edinmeyi hayal ettiler. Daha iyimser bakarsak, emperyalist
odakları kızdırabilecek girişimlere uzak durmayı tercih ettiler. O nedenle güney
ülkeleri dayanışmasına omuz vermelerini ihtimal dahilinde göremeyiz. Oysa
Türkiye'nin güney ülkeleri dayanışmasına omuz vermesi her zaman özel bir önem
taşıdı. 27 Mayıs devrim girişiminin hemen sonrasında Hindistan'a giden genç Türk
planlamacılarına özel bir ilgi gösteren devlet başkanı Nehru'nun, onlar
vasıtasıyla Türkiye'nin güney ülkelerinin liderliğinin çok olumlu etki yapacağı
mesajını gönderdiği, bu işi devlet başkanı Gürsel'in İsmet Paşa'ya havale
ettiği, onun da yanaşmadığı bana anlatıldı. Şimdi de Türkiye'nin böyle bir
harekete omuz vermesi çok şeyi değiştirir ama mevcut politik koşullarda böyle
bir beklenti hayal bile edilemez. Türkiye ancak sol güçlerin iktidar olmasıyla
böyle bir raya girebilir, ama ne sol güçlerin iktidar olması görünür gelecekte
ihtimal dahilinde ne de ülkenin sol güçleri Güney ülkeleri dayanışmasıyla
ilgileniyor.
7/3/2004, Ahmet Çakmak
adıyla Radikal gazetesinden
Kaynak:radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=3154