Al Jazira TV'nin Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez ile bir röportajı
Al Jazira: Dünyada birçok insan sizin tek süper güç Amerika'ya
meydan okumanızı sempati ile izliyor. Savunmanız nedir ki, elinizde
ne var?
HUGO CHAVEZ: Öncelikle fakirliğe karşı savaş, devrimimizin
temelini oluşturuyor... Venezuella'da gerçek fakirliğin bitirilmesi
için mücadele ediyoruz. Çünkü fakirlik sadece maddi anlamda değildir.
Kültür, ruh ve vatan sevgisinin yokluğudur. Latin Amerika ülkesinde
bizden biri bu yola başkoymuş ise kendini Amerika'nın istekleri
ile karşı karşıya bulacaktır. Bu yüzden Amerika karşısında durmak
zorunluluktur.
Halk savaşı yolunu seçenler hiçbir şeyden korkmaz Fakat
sayın Başkan kendiniz için korkmuyor musunuz? Yani geçmişte ABD'ye
meydan okuyanları; Şili de Allende, İran'da Musaddık ve son olarak
Saddam'ı görmüyor musunuz?
CHAVEZ: Sadece söyledikleriniz de değil... Diyebilirim
ki Washington emperyalizminin görüşü ile Latin Amerika'daki Kurtuluş
hareketlerinin görüşü arasındaki çelişki yüzlerce yıl geriye uzanır.
Özgürlükçü Bolivar, Kuzey Amerika'daki sömürgeci güçler tarafından "güneyin
ayaklanan delisi" olarak adlandırılıyordu. Biz gerçekten korkmuyoruz.
Bizden biri vatanın bağımsızlığı ve halkın özgürlüğü için halk savaşı
yolunu seçmiş ise hiçbir şeyden korkmaz. Çünkü hissettiğimiz ve
onun için çalıştığımız sevdamız o kadar büyük ki... Hiçbir korku
bunu ortadan kaldıramaz.
'Asıl güç birleşmiş halktır'
Bu sözler çok güzel gerçekten. Siz de biliyorsunuz ki Amerika sizden
kurtulmak için bir çok yolu denedi. Şu ana kadar kararlılıkla direniyorsunuz.
Sorum şu ki, ne zamana kadar direneceksiniz?
CHAVEZ: Biz bir savunma direnişinde değiliz. Rica
ederim bana köşeye sıkışmış ve kendini korumaya çalışan bir boksör
olarak bakmayın. Hayır saldırı durumundayım. Biz saldırılarımızla
direniyoruz. Şunu diyebilirim ki asıl güç kılıçta değildir, maneviyattadır.
Asıl güç birleşmiş, bilinçli bir halktır.
Venezuella halkına gelince onun askeri darbelere ekonomik ve siyasi
komplolara vs. karşı pasif bir direniş içinde olduğunu söyleyemeyiz.
Venezuella ahlak gücü ve birliği ile direngen halk gücü ve bilinçli
saldırısı ile ayakta. Biz şimdi saldırı savaşındayız. Sadece Venezuella?
Aksine Latin Amerika, her saniye Amerika karşısında dimdik ayakta.
Eğer Latin Amerika'yı gezdiyseniz, ayak basar basmaz bütün kıtada,
erkeği, kadını, çocuğu, siyahı, Hintlisi, fakiri ile milyonlarca
halk ile karşılaşacaksınız. Bunlar Amerikan saldırılarına göğüs
germekten yoruldular. Şimdi onlar saldırıdalar ve ben onlardan biriyim.
'Bolivar Devrimi, silahlı bir devrimdir'
Gerçekten çok güzel sayın Başkan. Kısaca bunu Latin Amerika'dan
Arap halkına bir mesaj olarak anlayabilir miyiz?
CHAVEZ: Tabi ki Arap halkına ve aynı zamanda Dünyaya
da. Milyonlarca Latin Amerikalı olarak, halkımız için tek yolun
devrim yolu olduğuna inanıyoruz. Bu devrim, sömürüye son verecek,
fakirliği ortadan kaldıracak, eşit ve adil bir düzen yaratacak olan
sosyal ve toplumsal, ahlaki ve ekonomik devrimdir.
Bush'u Şeytan olarak nitelendirdiniz ve yeni Dişleri Bakanı
Kondaliza Rayz'ı ise kara cahil olarak nitelendirip dostunuz sayın
Fidel Castro'dan ona alfebeyi öğrenmesi için Robinson Cruzeo'un
kitabını göndermesini önerdiniz. Şeytan ve cahil olarak nitelendirdiğiniz
bu yönetim ile dünyayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Amerika karşısında
ne yapmamız gerekiyor?
CHAVEZ: Güney Amerika, Avrupa, Afrika kendi içinde
birleşmeli... Amerika karşısında ekonomik, siyasi ve düşünce birliğini
oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyayı savunma direnişinde görmeyi tasavvur
edemiyorum, çünkü şimdi saldırı saatidir.
Biz doğru yoldayız. Venezuella örneğini alın. ABD istihbarat teşkilatı,
özel televizyon kanallarını, gerici sendikaları kullandı beni yıkmak
için. Halkı zaptetmek için yapmadıkları kalmadı. Ve aradan 48 saat
geçmeden tiranlara son verildi. Bu durum nasıl izah edilebilir?
İzahı; özgür ve bilinçli bir halk. Halkımız tarihsel değerini, birleşmiş
halk ve halk ile birleşmiş orduda buldu. Mucize gerçekleştirdiler.
Şili Allende örneğini verdin. Evet 30 yıl sonra aynı yöntemi bize
de uyguladılar. Allende'nin Şilisi doğruydu, demokratikti ancak
silahtan yoksundu. Fakat Bolivar Devrimi doğru, demokratik ve silahı
da olan bir devrim. Devrimimizi korumaya hazır halkımızın evlatlarından
oluşan eli silahlı ordumuz, silahlarımız var.
Sosyalizm çökmedi Niçin Sosyalizmi kurmak istiyorsunuz? Sovyetler Birliği'nde
Sosyalizm çöktü, Çin serbest piyasa ekonomisine yöneldi. Siz ise
küreselleşmeye karşı direniyorsunuz.
CHAVEZ: Sovyetler Birliği çöktü ancak Sosyalizm
çökmedi. Lenin'in ortaya koyduğu düzen özellikle Stalin'den sonra
tahrife uğradı. Bu da Sovyetler'in çöküşüne neden oldu. Yıkılan
tahrif edilmiş örnekti. Sosyalizm değil.
Ve ancak yine kabul etmemiz gerekir ki dünyaya hükmetmek isteyen
Neo-Liberalizm örneği de battı. Bu örneğin başarı kazanmasına izin
vermemiz mümkün değil. Çünkü o bizi cehennemin kavurucu sıcağına
doğru götürüyor. Yakın geleceğimizi hatta yeryüzündeki yaşamı ve
hatta yerküreyi bile tehdit ediyor. Bu örnekten vazgeçmemiz gerekiyor.
'Tüm halklar emperyalizme karşı direnmekte haklıdır'
Sayın Başkan Irak'taki durumu nasıl nitelendiriyorsunuz. Gerçekten
terörizm olarak mı yoksa işgalci güçlere karşı meşru bir direniş
olarak mı?
CHAVEZ: Biz her zaman, Afganistan'a yönelik saldırının
başladığı günden bu yana terörizme karşı savaşın böyle yürütülemeyeceğini
söyledik, reddettik. Çünkü bu daha terörist bir faaliyet. Kadınları,
çocukları, masumları, aileleri tümüyle bombalarla katledenlerin
yaptığı asıl terörizmdir. Biz Irak'a yapılan saldırıları nitelendirmede
tereddüt etmiyoruz. Saldırı teröre yönelik değildir, halka karşıdır.
Asıl terörün kendisi de budur.
Buradan dostluk duygularımla Irak halkına dayanışmamı iletiyorum.
Emperyalizme karşı Venezuella halkı ve tüm halklar direnmekte sonuna
kadar haklıdır. Ve şimdi de direnmeye hazır ve her zaman silahlı.
Halkların yaşama hakkı vardır. Bu nedenle bugün de yarın da emperyalizme
karşı direnilmelidir. İşte bu noktada dünyada emperyalizmin ölümünü
gerçekleştirecek farklı kutupların ihtiyacı ortaya çıkıyor.
Bazıları diyor ki; Amerika'nın tüm halklara saldırmaya, hükümetleri
düşürmeye, başkanlarını öldürmeye, tutuklamaya hakkı var. Hayır.
Irak sorunu, Irak halkının sorunudur, İran, Ukrayna, Venezuella,
kendi halklarının sorunudur. Ulusların kendi kaderini tayin hakkına
saygılı olunmalıdır.
'Parasız sağlık programını yoldaş Castro'nun desteğiyle
uyguladık'
Neden petrolü emperyalizme karşı savaşınızda kullanmıyorsunuz?
CHAVEZ: Biz petrolü bu savaşımızda kullanıyoruz.
Küba halkına yardım ediyoruz, Jamaika ülkelerine yardım ediyoruz.
Dominik Cumhuriyeti ile enerji anlaşması imzaladık. Kısacası yardımımıza
ihtiyacı olan bütün halklara yardım ediyoruz ve bunu kapitalizmle
mücadelemizde bir yöntem olarak görüyoruz.
Fakirliği bitirirken zenginleri de bitirdiniz. Zenginler
ile fakirler arasında tehlikeli bir kutuplaşma yarattınız. Venezuella
halkının Robin Hood tarzı bir politikaya ihtiyacı var mıydı?
CHAVEZ: Zenginler ile fakirler arasındaki kutuplaşmayı
yaratan kapitalizmdi. Chavez değil. Beş yüzyıl boyunca kölelik düzeni
sürdü. Beşyüz yıldır sömürülüyoruz. 20. yüzyılda emperyalizm tarafından
sömürüldük. Bu düzen çok ağır koşullar yarattı ve patlamalara neden
oldu. Ben o dönemlerde subaydım ve halkın volkan gibi nasıl patladığına
şahit oldum.
Hayır biz kahramanlık yapmıyoruz. Yaptığımız herşey fakirliği ortadan
kaldırmak için. Yeni anayasamızda ve devrim politikalarımızda bu
var.
Bir örnek vereyim. Bu ülkenin bir sağlık programına ihtiyacı vardı.
Biz bunu parasız oluşturduk. 15 milyon insana parasız sağlık hizmeti
veriyoruz. İlacı ile, tedavisi ile her şey parasız. Bunların hepsini
Küba devriminin ve yoldaş Fidel Castro'nun yardımları ile yapıyoruz.
Program Küba doktorlarının engin bilgi ve deneyimi ile oluşturulmuştur.
Eğitim alanına gelince, ülkeden cehaleti sildik. Bizden önceki hükümet
15 bin insana temel eğitimi verirken biz bir buçuk sene içinde bir
buçuk milyon insana bu eğitimi verdik. Besin ve gıda dağıtımında,
abartısız her gün ihtiyacı olan halka etinden peynirine, tahılına
kadar birçok günlük besin ihtiyacı dağıtılıyor. Ve bu halkın iradesi
ile yapılıyor. Bu program Chavez'in programı değil. Bu gerçek bir
devrimdir.
Sovyetler Birliği çöktü ancak Sosyalizm çökmedi. Lenin'in ortaya
koyduğu düzen Stalin'den sonra tahrife uğradı. Yıkılan tahrif edilmiş
örnekti. Sosyalizm değil.
Irak halkına dayanışmamı iletiyorum. Emperyalizme karşı tüm halklar
direnmekte sonuna kadar haklıdır. Ve şimdi de direnmeye hazır ve
silahlı."