Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /var/www/uzumbaba.com/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 3889
Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri - sayfa 5 - Edebiyat -

TOPLUM VE B?L?M > Edebiyat

Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri

<< < (5/5)

Mod_seval:
Anlatmaya Ba?l? Edebî Metinler

Hikâye: Hikâyenin sözlük anlam? bir olay?, sözlü veya yaz?l? olarak aktarmak, anlatmak demektir. Edebiyatta ise, insanlar?n ba?lar?ndan geçen veya geçme olas?l??? bulunan olaylar? ki?ilere ba?l? olarak belli bir yer ve zaman içerisinde anlatan k?sa yaz?lara Hikâye denir. Hikâyede mutlaka bir olay ya da durum ele al?n?r. Ele al?nan konu, yer ve zaman gösterilerek anlat?l?r.

Hikâyede ya?anm?? olaylar anlat?labilece?i gibi tamamen hayalde tasarlanan fakat ya?anabilir olaylar da anlat?labilir. Anlat?lan olay?n en ilgi çekici yönleri vurgulan?r, okuyanda bir zevk ve heyecan uyand?rmas? beklenir.
Hikâyelerde ele al?nan olay k?sa olarak i?lenir. Olaydaki ki?ilerin say?s? azd?r. ?nsan ya?am?n?n sadece bir yönü üzerinde durulur, temel olaylar anlat?l?r, gereksiz ayr?nt?lara girilmez.

Hikâye türünün kayna??, Hint edebiyat?nda Binbir Gece Masallar?'na kadar uzan?r. 13. yüzy?lda ?talyan edebiyat?nda Boccacio (Bokasyo)'nun "Dekameron (On Günlük)" ad?n? ta??yan eseri bu türün ilk örne?idir.
XVIII. yüzy?lda Voltaire hikâye türünde ürünler verir. ?nsan d??? yarat?klar? ve olmayacak olaylar? da hikâyelere kar??t?r?r. Gerçek hikâye devri XIX. yüzy?l sonlar?nda realistlerle ba?lar. Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi Frans?z yazarlar hikâye örnekleri vermi?lerdir.

Yine XIX. yüzy?l sonunda yeti?en Stevenson, Rudyard Kipling gibi ?ngiliz hikâyeciler gözlemlere, serüvenlere ve bol ?iirli anlat?mlara ba?vurmu?lard?r.

Mizahî hikâyeleri ile Mark Twain, O. Henry, daha sonra John Steinbeck, Anton Çehov gibi sanatç?lar hikâyeleri ile ün kazanm??lard?r.

Bizde Bat?l? anlamda hikâye 1870'lerden sonra görülmeye ba?lar. ?lk hikâye denemesi, Emin Nihat'?n Müsameretnâme'sidir (1873). On iki parçadan olu?an bu eser, uzun k?? gecelerinde e? ve dostun anlatt??? hikâyeler biçimindedir. Bu yönüyle Binbir Gece Masallar? ve Dekameron Hikâyeleri'ni an?msat?r.

Bat?l? anlamda ilk hikâye örneklerini Ahmet Mithat Efendi Letâif-i Rivâyât (1880–1890) adl? eseriyle vermi?tir. Samipa?azade Sezai Küçük ?eyler ile Nabizade Naz?m da Karabibik adl? eseriyle bu türün ilk örneklerini vermi?lerdir.

Bat? tarz? hikâyenin ilk olgun örneklerini Servet-i Fünûncular vermi?tir. Halit Ziya U?akl?gil, Hüseyin Cahit Yalç?n, Mehmet Rauf gibi yazarlar, Maupassant tarz?nda hikâyeler yazm??lard?r.

Ömer Seyfettin, Yakup Kadri Karaosmano?lu, Refik Halit Karay, Re?at Nuri Güntekin, Hüseyin Rahmi Gürp?nar bu türü devam ettirmi?lerdir. Ayr?ca, Memduh ?evket Esendal, Sabahattin Ali, Sait Faik Abas?yan?k, Halikarnas Bal?kç?s? (Cevat ?akir Kabaa?açl?), Sevinç Çokum, Orhan Kemal, Bekir Y?ld?z, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Mustafa Kutlu, Necati Cumal?, Adalet A?ao?lu, Tar?k Bu?ra gibi sanatç?lar hikâye türünde eserler vermi?lerdir.

Mod_seval:
Ya?anm?? ya da ya?anabilecek olay ya da durumlar?n ki?i ,yer ve zaman unsurlar?na ba?l? olarak anlat?ld??? edebi türe hikaye denir.Ya?anm?? ya da ya?anmas? mümkün olaylar öykü türünün konusunu olu?turur.Her öyküde belli bir olay,olay?n geçti?i mekan (yer),olay?n gerçekle?ti?i zaman dilimi ve olay? gerçekle?tiren ki?iler (?ah?s kadrosu) bulunur.Bunlar,hikaye ya da öykü ad? verilen edebi türün en önemli unsurlar?d?r.

?lk Ça? Anadolu’sunda masal, ve tarihi olaylar? anlatan eserlerle olu?mu?tur. Orta Ça?da özellikle Hindistan’da “Binbir Gece Masallar?” sa?lam bir hikaye gelene?inin varl???n? bildirmektedir. Bu gelenek, Arapça’dan yap?lan çevirilerle Avrupa’ya masal, efsane, rivayetler ?ekliyle yay?lm??t?r.

Hikâyeye bugünkü anlamda ilk edebi kimlik kazand?ran ?talyan yazar Boccacio’dur. XVI. Yüzy?lda yazd??? “Decameron” adl? eseriyle ilk öykü örne?ini vermi?tir. Rönesans’?n etkisiyle de XIX. Yüzy?l edebiyat?n?n en yayg?n türü olmu?tur. 18. yüzy?lda Voltaire (Volter) öykü türünde ürünler vermi?tir. ?nsan d???ndaki yarat?klar? ve olmayacak öyküye katm??t?r.Ne var ki öykü, bir tür olarak karakteristik özelliklerini ancak 19. yüzy?lda Romantizm ve Realizm ak?mlar?n?n yayg?nla?mas?yla kazanm??t?r. Alphonse Daudet (Alfons Dode), Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan) gibi Frans?z yazarlar öykü örnekleri vermi?lerdir
Bizde, destanlar, halk hikâyeleri , ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV. Ve XV. Yüzy?lda “Dede Korkut Hikâyeleri” ile ça?da? hikâye tekni?ine yakla?m??t?r. Millî kültürümüzün önemli parçalar?ndan "Dede Korkut Hikâyeleri", "destanlar" ve "halk masallar?" n? saymazsak, Avrupaî tarzda ilk hikâyeler, Tanzimat Edebiyat? döneminde görülür. ?lk hikâye kitab?, Emin Nihat'?n "Müsameretnâme"sidir. Bu kitapta toplanan hikâyelerin kurulu?u, i?leni?i "Binbir Gece Masallar?" na benzer.

XIX. yüzy?lda Tanzimat’la gelen yeniliklerle birlikte bat?l? anlamda ilk örne?ini Ahmet Mithat Efendi “Letaif-i Rivayet
( söylene gelen güzel ?eyler ) adl? eserini yazarak vermi?; “K?sadan Hise” ile bu türü geli?tirmi?, Sami Pa?azade Sezai : “Küçük ?eyler” adl? eseriyle modern hikâyeyi olu?turmu?tur. Ba??ms?z bir tür olma özelli?ini ise Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin’le kazanm??t?r.

Mod_seval:
Senaryo nedir?

Senaryonun temeli "bir hikâye en iyi ?ekilde nas?l anlat?l?r?" sorusudur. E?er iyi bir hikâyeniz varsa onu anlatmak için iyi bir senaryo ilk ?artt?r. Hitchcock'un dedi?i gibi "iyi bir film çekmek için 3 ?ey laz?md?r: Senaryo, senaryo ve de senaryo".


Senaryolar önceleri edebiyattan, sonralar? tiyatrodan geliyordu. Ard?ndan ç?kan 'özgün senaryo' kavram? ise hikâyeleri sadece sinema için yazmak ve görselli?i dü?ünen bir ?ekilde anlatmak anlam?ndad?r.

?yi bir senaryonun temel özellikleri nelerdir: ?yi bir senaryonun ilk ?art? hikâyenin iyi olmas?d?r. Hikâye yöresel olmamal?, s?n?rlar? asmal?, tüm dünya insanlar?na ula?mal?. Hikâyenin bir ç?k?? noktas? olmal?. Senaryo "Ben ne anlataca??m?", "Bir mesaj veriyor mu?" sorular? ile kurulmal?. Burada mesaj? bilgi olarak verip, alt?n? çizip dikte etmek seyirciyi s?kman?n en kestirme yolu. Örne?in bir k?skançl?k hikâyesi olan 'Raging Bull' filminde 'k?skançl?k' üzerine tek bir kelime geçmez. "Hansel ile Gratel" masal? aslen sütten kesilen içerlemi? çocu?un halen ana babaya yemek konusundaki ba?l?l???n? anlat?r. Ama bu mesaj gayet iyi gizlenmi? durumda.



Beni motive eden bir cümlem var ve bunu anlatmak istiyorum. En basit ?ekilde nas?l anlatabilirim? Ne olursa olsun hikâye en basit ?ekilde, tepeden bak?p görerek anlat?lmal?. ?çine girildi?inde detaylarda bo?ulmak çok kolay. Baz? ?eyler de saklanmal?. Senaryoya koyduklar?m?z kadar koymad?klar?m?z da önemli. Bilmemek seyirciyi heyecanland?r?r ve merakland?r?r. Olas? ?eylerin söylenmesi de heyecan? artt?r?r. Pilota annesinin 'Aman o?lum bugün uçma kötü bir rüya gördüm' demesi gibi.



Senaryo yazmaya nas?l ba?lan?r:
Senaryo yazmak, sürekli senaryo yaz?larak ö?renilir. Üzerinde defalarca çal???lan ve birçok revizyonlardan geçen bir senaryo final haline ula??r. Senaryo yazarken ekonomik olmak çok önemlidir. Ne bir fazla ne bir eksik, bir yap-bozun parçalar? gibi hersek tam olmal?d?r. Senaryo yazarken kural-kaide dü?ünülmeden önce hikâye yaz?l?r. Gerekti?ini hissetti?imiz herzeyi yazar?z. Düzenli bir ?ekilde çal??arak hergün bir saat ayr?larak bir sayfa senaryo yaz?lsa bu y?lda yakla??k üç senaryo eder. Fikir almak, ki?ilere anlat?p onlar?n dü?üncelerini ö?renmek yap?lacak düzeltmelere yard?mc? olabilir. Yazar?n en sevdi?i k?smi bile atabilmesi gerekir.

Tekrar tekrar yaz?larak senaryo son halini al?r. Ustal?k öncelikle birsiyi ö?renmek, ö?renilenlerle zoru kolayla?t?rmak; kolay? her gün yaparak güzelle?tirmek olarak tan?mlanabilir ki bu senaryo yaz?m? için de geçerli. Kurallara gelince, senaryoyu düzelten profesyoneller de bulunabilir. En son a?amada onlardan yard?m al?nabilir. Senaryo yazman?n alt?n kurallar?: yoldan ayr?lma, ana temada kal, sahneleri uzatma, seyirciyi s?kma.



Senaryo kimin hikâyesini anlat?r:
Film kaç ki?i üzerine olursa olsun, episodik olanlar yani bölümlere ayr?larak farkl? hikâyeler anlatanlar haricinde, bir tek ki?inin hikâyesini anlat?r. Nas?l bir insanin hayati 'karakter' olabilir?


Niye bizler hikâye olam?yoruz. Temel sebep kendimiz ortaya ç?k?p 'ben ?unu ya?ad?m ben bunu ya?ad?m' demek durumunday?z ve bunu yapm?yoruz. Ya da hikâye olacak ya??yor muyuz gerçekte? Tekdüze bir hayatimiz mi var? Burada söylenmesi gereken TV'nin bizlere ne oldu?umuzu, sinema ne olamad???m?z gösteriyor oldu?u. Filmden zevk almam?z?n temel sebebi; yapamad?klar?m?z?, olamad?klar?m?z?, kahraman?n ayakkab?lar? içine girerek ya??yormu? hissine kap?lmam?zd?r. (James Bond gibi tür filmlerini biraz ayr? tutmak gerekiyor)



Filmimizde ana karakter, antigonist (yani kötü karakter), ana karakterin hikâyesi, ana hikâye ile tamamen ayni paralellikte gidi? gösteren 'sub story' bulunur. Ana tema d?? çat??may? anlat?rken, sub story karakterin duygusal yönünü ve iç çat??may? anlat?r. Bu yan hikâye anlat?lmazsa eksiklik hissedilebilir. Diyaloglar da buna göre beslenir.



Anlat?lan hikâye karakterin hikâyesi olmaktan ç?k?p seyircinin kendi hikâyesi olmaya baslarsa yani seyirciler kendini ne kadar o role koyabilirse, senaryo da o kadar hedefe ula?m?? demektir. Burada seyircinin bunu kabullenmeye haz?r olarak sinemaya gelmesi avantajd?r.



Karakter seçilirken s?radan olan, daha çok zorluk çekecek olan tercih edilir. Örne?in yüzü?ü da?a gotürüp atmak ve amans?z kötülü?e son vermek görevi sava?ç?ya de?il ufak tefek, korkak ve evinden ç?kmak istemeyen birine verilir. Zaten sonuca ula?mak kolay olsa hikâyede olmaz. Yüzü?ü al?p gotürüverse ve bir ç?rp?da yanarda?a atsa macera olmaz.

Ayn? zamanda bir çat??ma yarat?l?r. Ba?rol k?z? seviyor 'evlen benimle' diyor. Cevap 'evet' olursa bu bir hikâye de?ildir. 'Hay?r', 'noolur evlen', 'kesin olmaz', 'ölüyorum senin için', 'iyi git o zaman Kaf da??ndan 3 elma getir' .Böylece macera ba?lam?? olur. Macera anlat?l?rken hikâyelerdeki iyi-kötü aras?ndaki mesafe ne kadar büyük olursa, film de o kadar heyecanl? olur. ?yi ve kötü farkl? amaçlarla da olsa ayn? hedefe ko?arlar (yüzük, ask, vb). Ayn? zamanda pasif karakter ile hikâye anlat?lmaz. Pasif karakter dramatik etkiyi kuvvetlendirdi?inden ancak bazen etkili olur



Dünyan?n en iyi oyuncular? çocuklar, hayvanlar ve sokaktaki insanlard?r. Sadece kendilerini oynarlar. 15 dakika sonra kamera ve ???klara olan çekingenliklerini kaybederler. Örne?in Kustarika, 'Çingeneler Zaman?’nda gerçekten o hayat? ya?ayan çingeneleri oynatt?. 'Tanr?kent' sokak çocuklar?n?n hayat?n? onlar?n içinden çocuklarla son derece ba?ar?l? bir ?ekilde anlatt?. Burada yönetmenin gücü çok büyük. Oyuncu ise ancak ba?kas?n? oynay?nca 'oyuncu' olur.



Senaryo hikâyeyi nas?l anlat?r:
Sinemada temel amaç inand?r?c?l?k oldu?undan, gerçekçi olma çabas? gereksizdir. Gerçekçilik televizyon için geçerli bir konu. Senaryolar duyulmam??? anlatmal? ve inand?r?c? bir atmosfer yaratmal?. Seyirci de zaten sinemaya inanmaya haz?r bir ?ekilde gelir.

Film yaparken hep bir çat??ma durumu vard?r. Sessiz sahne arkas?ndan aksiyon, birbiri ard?na gündüz-gece, hüzün-ne?e gibi. Film hep kontrastlarla anlat?l?r. Örne?in bir kiliseye girildi?inde atmosferden dolay? ki?ilerin ruh durumu, tutumu de?i?ir. Daha sessiz olunmaya çal???l?r. Bir anda sokaktan gelen ta?k?n bir grubun kiliseyi basmas? ile atmosfer bir anda de?i?ir. Ayn? atmosferde ayni anda iki farkl? durum olamaz. Ba?ka bir örnek, ölüm haberi gelen bir dü?ünün bir anda ne?esini kaybetmesi olarak verilebilir.



Senaryonun anlat?m?n?n temellerinden biri dramad?r. Dramay? ele ald???m?zda objektif drama ya da sübjektif drama kullan?labiliriz. Objektif dramay?, tan?masak bile insanlar için üzülmek ya da endi?elenmek olarak tan?mlayabiliriz. Duvarda yürüyen bir bebek için tan?mad???m?z halde dü?ecek mi diye korkar?z. Sübjektif dramada ise karakteri tan?r?z. Korkular?n? biliriz ve karakteri bu korkulacak durum içine koyarsak seyirce de korkar.



Gerilimi yüksek tutman?n ve ak?lda kal?c?l???n daha kolay sa?lanmas? için ani bir ?oktansa, seyircinin bildi?i ancak karakterin bilmedi?i bir tehlike daha etkili olur. Bir anl?k bomba patlamas? yerine bir masa alt?na bomba koyuldu?unu göstermek ve karakterin bundan habersizce sandalyeye oturulup bu masada yemek yemesi çok daha büyük ve etkili bir gerilim yarat?r. Bu ?ekilde tansiyonun uzun süre yüksek tutulmas? sa?lanabilir.



Tesadüfler ancak karakterin aleyhine islerse ve hedefler zorla??rsa seyirci inan?r. Aksi taktirde hedefi kolayla?t?ran tesadüfler karakteri pasifle?tirir ve filmdeki gerçekçilik duygusunu bozar



Senaryoda görsellik nas?l anlat?l?r:
Bir senaryo ana fikirden yola ç?kar. Senaryo yaz?l?rken önce bunun "snopsis"i sonra "threatment"i yaz?l?r. Yani her sahnede neler olaca?? önce sadece görsel olarak anlat?l?r. Diyaloglar hale haz?rda yaz?lmam??t?r. Sonras?nda resimlerin yetmedi?i yerde senaryo yazarken diyaloglar sadece gerekti?inde araya girer.


Film ç?k???nda hiçbir diyalog kolay kolay hat?rda kalmaz. Görsel haf?zan?n daha kuvvetli olmas? sebebi ile sinemay? sinema yapan görselli?idir. Karakteri yapt??? ?eyler tan?mlar. Karakter aksiyonun içine at?l?nca bir reaksiyon gösterir ve böylece karakteri ortaya ç?kar. Hisler hareketlerle daha belirgin bir ?ekilde ortaya koyulur. Örne?in "senden nefret ediyorum" demektense tokat atmak daha etkili olur ve ak?lda kal?r.



Diyaloglar ak?ldan geldi?i gibi konu?uluyormu? havas? verilmelidir. Bir ?air günlük hayat?nda sürekli ?iirsel konu?maz. Her insan?n ve mesle?in kendi konu?ma tarz? vard?r. Bunlar? yazmak için gerekirse o insanlarla vakit geçirme ve onlar? konu?turup dinlemek iyi olabilir. Ancak ?u unutulmamal? ki, film görseldir, temel amaç aksiyonlarla hikâye anlatmakt?r ve diyaloglar üzerine kurulmaz. Diyaloglar endirekt mesajlar, gelecek, geçmi? hakk?nda bilgiler verebilir. Diyaloglar TV ç?kt?ktan sonra ç?kan bir ?eydir. Oyuncuyu da oyuncu yapan söyledikleri de?il davran??lar?d?r.



Senaryo yaz?l?rken ba?ka kimsenin i?ine kar??mamak gerekir. Filmde her çal??an bir ?ey katar. Örne?in kameramanlara nas?l çekim yap?laca?? söylenmez. Kameraman aç?lar?, konsepti, ?????, ekipmanlar? kullanarak görselli?i artt?r?r. Oyuncuya ö?üt verilmez, dekora kar???lmaz. Söyle denir "1930 Karaköy'de bir otel". Gerisi yönetmen, görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, kameraman ve di?er ki?ilerin halledece?i detaylard?r. Mesela oda duvar?n?n renginin ne oldu?u senaryoda bir detay ve önem ta??yan bir mesele ise verilir yoksa kimsenin i?ine kar??maya gerek yok. Müzik, ses ve efektler de konuyu besler. Ancak senarist e?er senaryosu için özel bir anlam ifade etmiyorsa yine kullan?lacak müziklere de kar??maz.



Senaryo teknik bilgisine kimler sahip olmal?:
Senaryodan teknik anlamda film yapan herkes anlamal?d?r. Prodüktör senaryonun genel be?eniye uygun olup olmad???n? bilebilmeli ki ona göre yat?r?m yaps?n ve oynad??? bu kumarda batmas?n (bir sürü para yat?racak);yönetmen senaryoyu çekerken eksikleri olup olmad???n? görebilmeli; oyuncu, kameraman, ???kç?, sesçi herkes ba?ar?l? bir film için senaryo nedir konusunda bilgili olmal?. Hollywood'da binlerce senarist ajanslara ba?l? çal???yor.


Prodüktöre gelene kadar senaryolar birçok kez okunur ve kontrol etmeye ve düzeltmeye yönelik çal??an profesyoneller taraf?ndan da incelenir. Anla?maya göre film çekilirken senaryonun kelimesine bile dokunulmayabilir ya da sadece fikir de sat?lm?? olabilir. Bu durumda yönetmen ve yap?mc? bunu istedi?i gibi yorumlar ve çeker.


Film çekimi s?ras?nda Türkiye'de yönetmen mutlak güç. Amerika'da ise prodüktörler son sözü söyler. Kendi kurgucular? vard?r ve yönetmeni kurguya sokmazlar. Yönetmenler piyasaya sürülen filmlerini ancak galada görürler. Bunun sebebi yönetmenlerin gelende filmi daha uzun tutma e?ilimleri ve en sevdikleri k?s?mlar? kurguda ç?kartmalar?n?n kolay olmay???d?r. Bununla birlikte baz? filmler "Director's cut" denilen yönetmenin kurgusu da daha sonra piyasa verilmekte. Yönetmenin isi kabaca takimini motive etmek, yönlendirmek, oyuncu seçmek(majorler bunun d???nda tutulabilir, onlarsa star sistemi var) olarak tan?mlanabilir.


?ekil Olarak Senaryo:

Senaryoya format olarak bakt???m?zda ana iki tür görüyoruz;

1- Frans?z/?talyan format?: Sahne tan?mlar?n?n (mekân?n, iç/d?? çekim, gece gündüz çekimi gibi bilgiler) senaryonun sol k?sm?nda tan?mlan?rken, o sahnede geçen diyaloglar sa? tarafta yer al?r.

2- Amerikan format?: Sahne tan?mlar?n?n sonras?nda, o sahnenin diyaloglar? sayfan?n ortas?na gelecek ?ekilde yaz?l?r.


Herhangi bir resim ya da yaz? formatlama (koyu yaz?, altçizgili) kullan?lmaz. 12 boyutunda 'Courier' font kullan?larak dümdüz yaz?l?r. Senaryoda her sayfa 1 dakikay? ifade eder. Yani iki saatlik bir filmin senaryosu 120 sayfad?r. Bundan sonraki örneklerde hep filmimizi 120 dakikal?k, yani 120 sayfal?k bir senaryo gibi dü?ünelim.

Yap? Olarak Senaryo:
Senaryolardaki konu yap?lanmas?n?n temelleri asl?nda zaman içinde a??lm?? teknik bir sorundan geliyor. Eskiden sinemalarda yaln?zca bir projeksiyon cihaz? vard?. 2 saatlik bir film 8 bobinden olu?uyordu ve de gösterimler s?ras?nda, bobinler halindeki filmlerin fiziksel uzunlu?u ile k?s?tlanan gösterimler mecburen 30 saniye ile bir dakika aras?nda duraklamalarla, bobinlerin de?i?tirilmeleri ile sürmek zorundayd?. ?ste bu aralarda seyircinin filmden kopmamas? için her birine sekans dedi?imiz bu bölümlerin sonlar?na bir soru ile girilmesi sa?lan?yordu. 'Simdi ne olacak?' Böylece seyirci 120 dakika me?gul edilirdi. Zaman içince projektörlerin say?s?n?n ikiye ç?kmas? ve ara vermeden gösterimin mümkün olmas?na ra?men anlat?m tarz? olarak benimsenen sekans mant??? sürdü.


Bir senaryo üç bölümden (giri?, geli?me ve sonuç) ve de sekiz sekanstan olu?makta. "Giri?" bölümü 30 dakika, 2 sekans; "Geli?me" bölümü 60 dakika, 4 sekans; "Sonuç" bölümü ise yine 30 dakika,2 sekans olarak görülür.


Senaryolar hareket noktas? olarak temelde 'Karakterden yola ç?kan' ve 'Hikâyeden yola ç?kan' olarak ikiye ay?rabiliriz. Ak?? olarak ayni kal?plara uyan senaryolardan 'Karakterden Yola Çigan’lar üzerine devam edelim. Öncelikle senaryo karakterin zay?fl??? ya da ihtiyac? üzerine kurulur.



G?R?? BÖLÜMÜ (30 dakika–2 sekans):

Hikâyede ne anlataca??n? anlat?r. Yarat?c?l?k ister. Soru sorar. Motivasyonu gösterir. Burada karakter s?radan insand?r.

1.Sekans - Karakterin durumu(Aura):

Karakterin rutin hayat?nda, s?radan olarak neler yapar gösterilir. Seyirciye karakter tan?t?l?r. Ne zaman yasad???, kim oldu?u verilir. Hatta karakterin herkesten saklad??? gizlerini seyirci ö?renirse bu payla??m seyirciyi kendini onun yerine koymas?n? kolayla?t?r?r. Karakter kendine ait auras? içinde, güvenli ve s?cak bir ortamda hayat?n? ya?ay?p gider. Bunun d???na ancak bir zorlama olursa ç?kacakt?r. Yar?n? göremedi?imiz anda macera baslar. Karakter için çat??ma yarat?l?r, etkenler huzuru bozmaya baslar. ?ste karakterin güvenlik duydu?u, s?cakl?k duydu?u, mutlu ya?ad??? ortam bozulunca 'maceraya ça?r?' noktas?na gelinir. Motivasyon gösterilir (Eksik parçay? tamamlamak, gurur meselesi yapmak, açl?k, emniyet, a?k, en zay?f noktam?z olan sevgiliyi ve ailemizi korumak) Bu birinci sekans?n sonu olur. (Simdi ne olacak?)

2.Sekans - Motivasyon:

Motivasyon gösterilerek problem tan?mlan?r. Karakter önce gitmemeye ya da olay her ne ise yapmamaya çal???r. Problemler ve bunun sebepleri tan?mlan?r. Geri dönüsü olmayan noktaya gelip karar verir ve yola ç?kar. Burada seçenekleri çoktur ve bunlar aras?ndan bir seçim yapar. Karar vermesiyle hikâye baslar

GEL??ME BÖLÜMÜ (60 dakika–4 sekans):

Hikâyeyi anlat?r. Ustal?k ister. Aktivasyonu gösterir. Seyirci burada umut ve korku hisseder. Karakter hedefine ula?s?n ister ama ya ula?amazsa kayg?s?n? ta??r.

3. ve 4.Sekanslar - Engeller (Yükselen aksiyon):

Bu iki sekansta engeller ve yükselen aksiyon sonucunca tepe noktas?na ula??l?r. Macera iyi gider. Engeller teker teker a??l?r ve sanki karakter hedefe ula?m?? gibi gözükür. Sanki film bitecekmi? gibidir. Kötü adam neredeyse yenilmi?tir. Karakterin seçene?i teke dü?er. Bu tepe noktas? filmin yar?s? ve de 4.sekans?n sonudur.

5. ve 6. Sekanslar - Dü?ü?:

Karakterin iç-d?? çat??malar? ve eksik bir taraf? vard?r. Mutlu oldu?unu san?r?z ama de?ildir. Bu eksik taraf ortaya ç?kar. Elde etti?i ba?ar?dan ho?lanmaz ve kendi iç çat??malar?n? da çözmelidir. Her ?ey terse döner. Dibe vurur ve hedefinden en uzak noktada 6. sekans biter.

SONUÇ BÖLÜMÜ (30 dakika–2 sekans):

Hikâyeyi neden anlatt???n? anlat?r. Felsefe ister. Hedefi gösterir.

7. ve 8.Sekanslar - Hedefe kesin ula?ma ve Mutlu son:

Bu iki sekansta karakter geli?me bölümünde kazand??? tecrübe ile en son ve çok daha güçlü bir ?ekilde son sava?a girer ve kazan?r. ?ç problemlerini çözer. Önyarg?lar?n? yener. Karakterin yola ç?karkenki hedefi de de?i?mi? olabilir. Karakter film içerisinde de?i?ime u?rar ve ola?anüstü durum içerisinde kendini bulur ve film mutlu sonla biter.

Birkaç not:

Filmde ana karakter de?i?im göstermektedir. Hikâyenin ba??ndaki karakter geli?mi?, ö?renmi? ve felsefik bir de?i?ime u?ram??t?r. Bu de?i?imi seyirciye göstermede kullan?labilen tekniklerden biri "planting-pay off"dur. Bu yöntem ile ayn? kelime, hikâye ya da objeyi film içerisinde örne?in üç kere göstererek (ba??nda ortas?nda sonunda gibi) bunun farkl? ?ey ifade etti?i seyirci taraf?ndan alg?lan?r. "My life as a dog" filminde tahta de?neklerle takla atan çocu?un ilk görünmesinin komik, ikinci görünmesinin g?rtlak dü?ümleyici, son görünmesinde ise a?latan olmas? gibi.

• Hikâyeye dayal? senaryolarda karakter çok de?i?im göstermez. Öncelik aksiyondad?r.

• Filmin tamam?n?n oldu?u gibi, her sekans?n, her sahnenin, her diyalogun da bir giri?-geli?me-sonuç bölümü vard?r. Her sahne karakterimizin sahnesi de?ildir. Her sahnenin bir karakteri vard?r.

• ?yi senaryo yazan biri iyi bir edebiyatç? olmayabilir. Senaryo yazmak tamamen farkl? bir dald?r ve edebi bir dil kullanan senaryonun gerçekçili?i azal?r.

• Biyografi çekmek zordur. ?yi bir filmde biyografisi çekilen ki?inin karakter olmas? için zay?f yanlar?n?n da gösterilmesi gerekir. Aksi takdirde ancak reklâm yap?lm?? olur.

• Belgesel filmler aray?p bulur. Senaryoya dayal? filmler ise yarat?r. Tesadüf yoktur ve her detay en ince ayr?nt?s?na kadar tasarlan?r

• Tür filmleri olarak sayabilece?imiz korku, macera, bilim kurgu ve komedi filmlerinin kendine has kurallar? vard?r. Bu kurallara uyulmazsa o türün seyircisi taraf?ndan film d??lan?r. Burada söz etti?imiz senaryo kurallar?n? bar?nd?rmazlar.

• Çekilen senaryolar de?erini kaybeder. De?er art?k metamorfoza u?rayarak filme geçer. ?nternette tüm çekilmi? film ve dizilerin senaryolar?n? bedavaya bulmak mümkün. "Temel ?çgüdü" filminin rekor 3 Milyon $'l?k senaryosunu bile.

• Ba?ar?n?n bir manifestosu yok. Seyirciyi tan?mak imkâns?z. Yöntemlerle ve senaryo kurallar? ile sadece riziko azalt?l?r. Ço?unlu?un be?enisine bak?lmaktad?r. Burada önemli olan tüm dünyayi etkileyen hikâyeler anlatmak. Anlat?lan hikâye ile dinlenilen çok farkl? olabilir.

• Al???lmam??? al???lm???n içinde aramak ve bulmak gerekiyor. Asl?nda herkesin bir hikâyesi var.

• Hikâye kalpten anlat?lmal?, kurguyu ise beyinle yap?lmal?. ?lginç karakter, ilginç hikâye, ilginç kurgu!

• ALTIN KURAL! Bilmedi?in ?eyi yapma! Senaryoda gerekli olan ki?ilerin dünyalar?n?n içine girerek ve de onlar? ya?ayarak gerçekleri ö?renmek mümkün. Aksi takdirde turist filmlerin ç?kmas? kaç?n?lmaz bir durum olur.

Kaynaklar: Edebiyatforumu.com

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
Tam sürüme git