Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /var/www/uzumbaba.com/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 3889
Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri - sayfa 2 - Edebiyat -

* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 26
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri  (Okunma sayısı 37542 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #15 : 05 Temmuz 2009, 18:29:36 »
Fabl

Bir tür küçük öyküdür. Olaya dayal? bir anlat?m? vard?r. Hayattan al?nan küçücük kesitler, hayvanlar ya da bitkiler aras?nda geçmi? gibi anlat?l?r. Bugün daha çok çocuk edebiyat?nda yer alan fabllar?n, toplumu e?itici; örneklendirme ile kötü davran??lardan cayd?r?c? özelli?i ile eskiden büyükleri e?itmede de kullan?ld??? san?lmaktad?r.

Fabllerde soyut konular, olay plân?yla hem somutla?t?r?larak hem de hareket kazand?r?larak i?lenir. Olaylar bizi güldürürken e?itir. ?nsanlar aras?nda geçen iyi-kötü, cesur-korkak, dürüst-ikiyüzlü, gözü tok-aç gözlü... vb. çat??malar; bu niteliklerin yak??t?r?ld??? hayvan kahramanlar aras?nda geçmi? gibi gösterilir.Fablin de dört ögesi vard?r; ki?iler, olay, zaman, yer.

• Ki?iler: Fablin konusu olan olay, ki?ile?tirilmi? en az iki hayvan?n ba??ndan geçer. Bunlardan biri iyi ahlâkl? bir tipi, di?eri kötü ahlâkl? bir tipi canland?r?r.Fablde ikinci derecede ki?iler çok azd?r, bazen yoktur. Ki?i betimlemesi yoktur.Kahramanlar aras?nda tilki varsa biz onu kurnaz insan yerine koyar?z; arslan varsa cesaretine güvenen biri yerine koyar?z. K?sa olay bile bütün yönleriyle de?il, yaln?zca fable konu olan yönüyle tan?mlan?r. Derinlemesine duygu çözümlemelerine yer verilmez. Fabllerde bir de anlat?c? ki?i vard?r. Bu ki?inin de betimlemesi yap?lmaz, cinsiyeti verilmez. Anlat?c? kahramanlar? izler, dersini al?r. Böylece dinleyen ile ayn? görü?ü payla??r.

• Olay: Fablin konusu insan ba??na gelebilecek her hangi bir olayd?r. Olay,kahraman?n eyleme dönü?mü? be?enme, istek, özlem, öfke, korku... gibi tutkuya dönü?mü? duygular?ndan do?ar. Fablin gövdesini bir olay olu?turur, as?l önemli olan fablin anlat?l?? nedenidir. Buna "ders" denir. Fabl plân? dört bölümdür: Serim, dü?üm, çözüm, ö?üt.

Serim: Olay?n türüne, ç?kar?lacak derse göre ki?ile?tirilmi? hayvanlar veçevre tan?t?m?n?n yap?ld??? bölümdür.

Dü?üm: Olay o çevrede verilmek istenen derse göre geli?ir. K?sa ve s?kkonu?malar vard?r. Hemen birkaç konu?ma ile olay dü?ümlenir

Çözüm: Olay beklenmedik bir sonuçla biter. Fablin en k?sa bölümüdür.

Ö?üt: Ana fikir bu bölümde ö?üt niteli?inde verilir. Bu bölüm kimi zaman ba?ta, kimi zaman sondad?r. Kimi zaman da sonuç okuyucuya b?rak?l?r.

• Yer: Tasvir yap?lmaz fakat çevre çok iyi verilmelidir: Orman, göl kenar?,yol... gibi. Olay?n geçti?i yer olayla birlikte de?i?ebilir.

• Zaman: Her olay gibi fabldeki olay da bir zaman diliminde geçer. Kronolojik zaman kullan?l?r.

Dünyan?n en ünlü fabl yazarlar? Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fabllar? ?.Ö. 300 y?l?nda derlenerek yaz?ya geçirilmi?tir. ABD'li James Thurber ve ?ngiliz George Orwell ça?da? fabl yazarlar?d?r. Fabl? ilk olarak yazanlar Hititlerdir. Hititler fabllar? ta? tabletlere yaz?p resimliyorlard?.

Fabl Özellikleri (özet)
• ?nsanlar aras?nda cereyan eden olaylar? hayvanlar bitkiler ya da cans?z varl?klar aras?nda geçiyormu? gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir dü?ünceye güç kazand?rmak isteyen bir çe?it masald?r.
• Te?his ve intak sanatlar? üzerine kurulmu?tur.
• En önemli bilinen ki?ileri Beydeba, Ezop ve La Fontaine‘dir.
• Türkiye'de ise Ahmet Mithat Efendi ve ?inasi'dir..
• Dünya edebiyat?nda ilk ve önemli fabllar Hint yazar? Beydeba’ya aittir. Beydeba'n?n fabllar? Kelile ve Dimne adl? bir eserde toplanm??t?r.
• Türkçedeki ilk örne?i 'Harname' (?eyhi)dir.
• Fabllar manzum(?iir) veya nesir(düz yaz?) biçiminde yaz?labilirler.


Kaynak: http://www.turkceciler.com

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #16 : 05 Temmuz 2009, 18:30:02 »
MASAL NED?R ?

Masallar ola?anüstü ö?e, kahraman ve olaylara yer veren öykülerdir. Masal terimi öncelikle, Sindirella, Çizmeli Kedi gibi sözlü gelene?in ürünleri olan halk öykülerini kapsar. Ama sözlü gelenekle ili?kisi olmayan edebi yönü a??r basan baz? eserler de bu türün içinde yer al?r. Halk masallar? 4 temel grupta toplan?r. Hayvan masallar?, ola?anüstü ve gerçekçi masallar, güldürücü öyküler, zincirlemeli masallar.

Hayvan masallar? genellikle k?sa masallard?r. Lafontaine masallar? bu türün en güzel örnekleridir. ?eyhi’nin Har-name adl? eseri de Divan edebiyat?ndaki hayvan masallar? türüne görmek gösterilebilir.

Ola?anüstü masallarda, ola?an varl?klar?n yan? s?ra cin, peri, dev, ejderha gibi ola?anüstü varl?klara da yer verilir. Gerçekçi masallar?n ba?l?ca kahramanlar? ise padi?ahlar, vezirler, prenses ve prensesler, zenginler, h?rs?zlar ya da haydutlar gibi gerçek hayattaki ki?ilerdir.

Güldürücü masallar okuyan ve dinleyeni e?lendirmeyi amaçlayan masallard?r.

Zincirleme masallarda s?k? bir mant?k ba??yla birbirine ba?lanan, küçük ve önemsiz bir dizi olay art arda s?ralan?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #17 : 05 Temmuz 2009, 18:30:18 »
Masal nedir?

“Hayal dünyam?z? süsleyen, bizi gerçek hayattan alarak, rüyalar alemine götüren dertlerimizi, s?k?nt?lar?m?z? bir an da olsa unutturan masallar?n mazisi oldukça eskidir. Masal derlemelerimiz s?ras?nda, hangi kaynak ?ahs?m?za, ‘Bu masal? kimden dinledin’ diye sorduysak, hepsi de ‘büyüklerimizden, annemden, babamdan, dedemden, ninemden’ gibi cevaplar vermi?tir.

E?er büyükler/anneler/babalar … hayatta olsayd? herhalde onlar da ayn? cevaplar? verecekti ve bu durum bir zincirleme ?eklinde, bilemedi?imiz bir zamana do?ru uzay?p gidecektir.

??te, geçmi?i çok eskilere dayanan masallarla ilgili olarak ba?ta sözlükler olmak üzere Türk ve yabanc? ara?t?r?c?lar, de?i?ik tarifler yapmaktad?r. Saim Sakao?lu, Gümü?hane Masallar? Metin Toplama ve Tahlil adl? eserinde, o zamana kadar yap?lan en önemli masal tariflerini verdikten sonra, kendisi de, ‘Kahramanlar?ndan baz?lar? hayvanlar ve tabiatüstü varl?klar olan, olaylar? masal ülkesinde cereyan eden, hayal mahsulü oldu?u halde, dinleyicileri inand?rabilen bir sözlü anlat?m türüdür’ der.1

Pertev Naili Boratav ise masal? ?u ?ekilde tarif etmektedir: ‘Nesirle söylenmi?, dinlik ve büyülük inan??lar?ndan ve törelerden ba??ms?z, tamam?yla hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlatt?klar?na inand?rmak iddias? olmayan k?sa bir anlat?’.2

?ükrü Elçin de Halk Edebiyat?na Giri? adl? eserinde, masallardan bahsederken, ‘… ??te, böyle bir zaman içinde, köklü gelene?e ba?l?, kolektif karakter ta??yan, ‘hayali-gerçek’, ‘mücerret (soyut b.n.)-mü?ahhas (te?his edilmi?, tan?nm?? b.n.)’, ‘maddi-manevi’ birtak?m konu, macera, vak’a, problem, motif ve unsurlar, nesir diliyle, vakit geçirmek, insanlar? e?lendirirken terbiye etmek dü?üncesinden hareketle, hususi bir üslupla anlat?l?r veya yaz?l?r’ der.3

Yine masal konusu üzerinde çal??m?? olan bilge Seyido?lu ise, Türk Dili ve Edebiyat? Ansiklopedisi için haz?rlam?? oldu?u ‘masal’ maddesinde ?öyle der: ‘Masal kelimesi ile halk aras?nda, yüzy?llardan beri anlat?lmakta olan ve içinde ola?anüstü ki?ilerin, ola?anüstü olaylar?n bulundu?u, ‘bir varm??, bir yokmu?’ gibi kli?e bir anlat?mla ba?layan, belli bir uzunlu?u olan, sonunda, ‘yedi, içti, muratlar?na erdiler’ yahut ‘onlar erdi muratlar?na, biz ç?kal?m kerevetine, gökten üç elma dü?tü biri anlatana, biri dinleyene, biri de bana’ gibi belirli sözlerle sona eren, zaman ve yer kavramlar?yla kay?tl? olmayan, bir sözlü anlat?m türü kastedilmektedir’.4

Ta?eli Platosu Masallar?nda Motif ve Tip Ara?t?rmas? adl? bir doktora tezi haz?rlayan Ali Berat Alptekin de, çal??mas?n?n önsözünde, masal? ?öyle tarif eder: ‘Masal, nesirle söylenmi? ve dinleyicileri inand?rmak gibi bir iddias? olmayan, tamam? ile hayal ürünü olan mensur bir türdür’.5

Hiç ?üphesiz, yukar?daki tariflerin hepsinde do?ru olan taraflar oldu?u gibi eksik kalan yönler de vard?r. Biz, bu aç?klamalar? da göz önüne alarak, masallar? ?u ?ekilde tarif etmeyi uygun bulduk: ‘Genellikle özel ki?iler taraf?ndan, kendisine mahsus (ola?anüstü) zaman, mekan ve ?ah?s kadrosu içinde, ya?an?lan hayatla hayal edilen hayat?n sistemli bir ?ekilde ifade edildi?i, kli?e sözlerle ba?lay?p, yine kli?e sözlerle biten hayal ürünü sözlü anlat?m türüdür’ ”.

1 Saim Sakao?lu, Gümüyhane Masallar? Metin Toplama ve Tahlil, Ankara 1973, 5.

2 Pertev Naili Boratav, 100 Soruda Türk Halk Edebiyat?, ?stanbul 1982, 75.

3 ?ükrü Elçin, Halk Edebiyat?na Giri?, Ankara 1986, 369.

4 Bilge Seyido?lu, Masal, Türk Dili ve Edebiyat? Ansiklopedisi, 6.cilt, ?stanbul 1986, 149-153.

5 Ali Berat Alptekin, Ta?eli Platosu Masallar?nda Motif ve Tip Ara?t?rmas?, Erzurum 1982, 7 (yay?mlanmam?? doktora tezi.)

(Doç.Dr.Esma ?im?ek, Yukar? Çukurova Masallar?nda Motif ve Tip Ara?t?rmas?, cilt 1 )

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #18 : 05 Temmuz 2009, 18:30:40 »
Tiyatro Türünün Özellikleri Tarihi Geli?imi ve Temsilcileri


Tiyatro, sahne eseri (oyun), eserin oynanma sanat? ve oyunun oynand??? yer anlamlar?na gelmektedir. Trajedi, komedi, dram gibi sahnelenme amac?yla kaleme al?nan edebî türlerin hepsine birden tiyatro dendi?i gibi, bu türlerde verilen eserlerin oyuncular taraf?ndan sahnede canland?r?lmas? sanat?na ve sahnelenme mekân?na da tiyatro denmektedir.

 

Tiyatro, d?? gerçeklikte ya?an?lan bireysel ve sosyal hayat?n küçük bir minyatürünün yeniden kurgulanarak, belirlenen yer ve zamanda, belli bir amaca uygun olarak yeniden ya?at?lmas? sanat?d?r. Bir di?er ifadeyle dramatik bir tür olarak, ?nsanlar?n bireysel ve sosyal hayatlar?yla ilgili olay ve olgular? gerçe?e uygun olarak kurmaca canl? bir ya?ant? halinde sahnelenmesi demektir.

 

Bat?l? anlamda tiyatro, Türkiye’ye ilk olarak Tanzimat döneminde girmi?tir. Türkiye’de bat?l? anlamda ilk tiyatro eseri ?inasi ‘nin ?air Evlenmesi (1859)’dir.

 

Tiyatronun iki anlam? vard?r: Birincisi, dram, komedi, vodvil gibi yaz?l? eserin oynand??? yer; ikincisi, bu eserleri sahnede oynama sanat?. Sahnede canland?r?lmak üzere yaz?lm?? eserlerin ortak ad? olarak da kullan?lmaktad?r.An? Mektup Biyografi Günlük Roman Tiyatro F?kra Röportaj Makale Ele?tiri Haber Yaz?s? Deneme Gezi Yaz?s? Söyle?i

 

Tiyatro eserlerinde hem yazar?n hem de oyuncular?n izleyenler üzerinde etkisi çoktur. Sanatl? yaz? türleri içinde yaz?m? en zor olan?, izleyiciye ula?mak için en çok emek isteyeni tiyatrodur. Öykü ya da roman yazar? gibi tiyatro yazar? da ya?anm?? ya da ya?anabilecek olaylar? anlat?r, fakat oynanmak için yazar. Tiyatro eserinin bir okuyucu kitlesi vard?r, bir de izleyici kitlesi vard?r. Güzel sanatlar içinde en canl? olan?d?r, çünkü edebiyat, konu?ma, haretet, müzik, dans, mimarl?k, giyim ve makyaj gibi güzel sanatlar?n birço?u tiyatroda bulu?ur. Yönetmenin toplad??? bu güçlü ekip ilk günden, son sahneye dek ortak ilkelerle çal???rlar.

 

Tiyatronun do?u? nedeninin yine dini amaçl? oldu?u san?lmaktad?r. En eski tap?nma eylemlerinin, zaman içerisinde de?i?erek ve geli?erek, gerçek ya?ama benzetilmesiyle ortaya ç?km??t?r. Bir ba?ka teze göre; konu?man?n çok ilkel, s?n?rl? oldu?u dönemlerde, insanlar?n birbirberiyle anla?mak için olaylar? yinelemeye çal??arak aktarma yöntemlerinden do?mu?tur.

 

Konuyu i?leyi?i bak?m?ndan üç türlü tiyatro eseri vard?r. Birincisi kurall? bir anlat?m? olan, izleyicide ac?ma ve korku uyand?ran tragedi, ikincisi olaylar?n gülünç yanlar?n? ortaya koyan komedi , üçüncüsü ya?am? hem ac?kl? hem de güldürücü olaylar? ile oldu?u gibi aktaran dramd?r.

 

Tiyatro yazar?, okuyucuya ya?amdan bir sanal kesit sunmakla kalmaz, olaylar? oyuna dönü?türerek sanall???n? sahnede de sürdürür. Yap? olarak sanki iç içe birçok öyküden kurulmu?tur. Eser, hem görme hem duyma duyular?n? etkileyerek iletisine an?nda tepki al?r. Uzun plânl? yaz?lard?r. Tiyatro eseri; yazar, oyuncu, sahne, izleyici dörtgenine göre yaz?l?r. Bunun için tiyatro eserleri hem söz hem eylem sanat?d?r. Tiyatro eserinin okuyucu kitlesinden çok izleyici kitlesi vard?r.

 

Ana s?n?f?ndan üniversiteye kadar bütün ö?retim kurumlar?nda ö?rencilere duygu e?itimi verebilmek, toplum kurallar?n? ö ?retmek, toplu çal??ma al??kanl?klar?n? geli?tirmek için en iyi yol tiyatro çal??malar?d?r. Bu yüzden oyun, monolog, skeç, gibi uygulamalar sergilenir.


 

Tiyatronun ögeleri; ki?iler, olay ya da durum, yer, zaman, oyuncular, izleyicilerdir.

 

• Ki?iler: Tiyatro eserinde ki?i say?s? konuya göre de?i?ir. Tiyatronun konusu olan olay, bir ki?inin ya da grubun ba??ndan geçer. Ki?iler olayla ilgilerine göre; birinci derecede ve ikinci derecede önemli ki?iler diye ikiye ayr?l?r. Tiyatro yazar? ki?ileri do?al ve toplumsal çevre içinde verir; onlar? çevresinden soyutlamaz. Tip ya da karekterler çizer. Yazar, ki?ilerin giyimku?am bilgilerini eserinin ba??nda betimlemeyle verir. Kimi tiyatro eserlerinde olay hayvanlar?n ba??ndan geçmi? gibi gösterilir. Bu kez oyuncular hayvanlar?n rolünü oynamaya çal???rlar. Bu eserlerdeki ikinci dereceden ki?iler içinde yine hem insan hem de hayvan bulunabilir. Tiyatro eserinde kimi zaman bir de anlat?c? ki?i bulunur. Bu ki?i anlat?c? rolüyle ara ara sahneye ç?karak olaylar?n geli?mesi üzerinde bilgiler verir.

 

• Olay ya da Durum: Tiyatro hem söz hem eylem sanat?d?r. Tiyatro eserini olu?turan di?er ögeler bu iki niteli?e göre biçimlenir. ?nsan ba??na gelebilecek her türlü olay, insan?n kar??la?abilece?i her durum tiyatro eserinin konusu olabilir. Konu, kahraman?n?n kendisiyle ya da çevresiyle çat??mas?ndan do?ar. Oyun yine kahraman?n eyleme dönü?mü? be?enme, istek, özlem, tutku, öfke,
korku… gibi duygular?ndan, destek alarak geli?ir, sonuca ula??r. Tiyatro eserinde olay plân? üç bölümdür: Serim, dü?üm, çözüm. Bunlar genellikle iki perde olarak sunulur.

 

Serim: Oyundaki olaya giri?tir. Oyunun en önemli bölümüdür. ?zleyiciler bu bölümde olay?n geçti?i yer ile ki?iler hakk?nda bilgi sahibi olurlar. Ki?inin kendisiyle ve çevresiyle ya?ad??? çat??ma sergilenir. ?zleyici dü?üm noktas?na haz?r duruma getirilir.

 

Dü?üm : Oyunda duygu çat??malar?n?n yo?unla?t???, dola??k olaylar?n üst üste geldi?i, ç?kmazlar?n sergilendi?i bölümdür. ?zleyicinin merak? bu bölümde doru?a ula??rken, olay kahramanlar? karar sürecini ya?arlar.

 

Çözüm : Oyunun biti? bölümüdür. Son bir olay ile oyun bitirilir. Bu bölümde izleyicilerin kafas?ndaki bütün soru i?aretleri cevab?n? bulmal?d?r. ?zleyici üzerindeki son etki çok önemli oldu?u için çözüm bölümü ya bir sürprizle ya bir konu?mayla ya da etkili bir cümle ile bitirilir.

 

• Yer: Tiyatro eserinde olay?n geçti?i yer sahnede dekor ile canland?r?l?r. Dekor, çevreyi sahnede canland?ran e?ya ve nesnelerin bütünüdür. Konunun gerektirdi?i biçimde, sahnede oyuncunun dekor gere?i kulland??? e?yalara aksesuar denir.

 

• Zaman: Tiyatro eserinde zaman?n verili? biçimi yazar?n iste?ine ba?l?d?r.Yazar; kronolojik zaman, dü?ümden ba?lat?lan zaman, sonuçtan ba?lat?lan zaman,.düzensiz zaman anlat?mlar?ndan birini seçer.

 

• Oyuncular: Tiyatro eserinin en önemli özelli?i dramatik yap?s?n?n olmas?d?r. Olaylar sahnede canland?r?lacak özellikte yaz?l?r. Bu olaylar? sahnede canland?rmaya rol yapma denir. Rol yapan erkek ise aktör, bayan ise aktris denir. Günümüzde her ikisi için de oyuncu terimi daha çok kullan?lmaktad?r. Oyuncular canland?rd?klar? ki?ili?e uymak için makyaj yaparlar. Rollerine uygun kos
tüm giyerler.

 

• ?zleyiciler: Tiyatroda izyeyici çok önemlidir. ?zleyicisi olmayacak tiyatroyu yazmaya da oynamaya da gerek yoktur. Tiyatronun ba?ar?s? izleyicisiyle ölçülür. ?zleyici olman?n getirdi?i sorumluluklar vard?r, her izleyici bunlar? bilmelidir. ?zleyici olmak , bilet paras?n? vererek sahnenin kar??s?na oturmaktan öte bir ?eydir.

 

Tiyatro izleyicisi, oyun ba?lamadan yerine oturmu? olmal?d?r. Oyun bitmeden ayr?lmamal?d?r. Oyun s?ras?nda yan?ndaki ile konu?arak, kabuklu yemi? yiyerek çevresini rahats?z etmemelidir. Alk??? gerekli yerlerde yapmal?d?r. Çok s?k alk?? sahnedeki oyuncular? rahats?z eder. Oyun bitince alk??lamak en iyisidir. Önündekini, arkas?ndakini rahats?z edecek biçimde oturmamal?d?r.
Tiyatro eserinde kullan?lan anlat?m yollar? nelerdir?

 

Tiyatro eserinde, anlat?m ba?tan sona kar??l?kl? konu?mad?r. Betimleme daha çok yer, dekor, karakter tasvirlerinin yap?ld??? perde ba?lar?nda ya da parantez içlerinde yap?l?r. Kar??l?kl? konu?malar aras?nda parantez içinde k?saca betimleme yap?l?r. Aç?klama ve tart??ma ki?ilerin konu?malar?n?n içine yerle?tirilir

 

Tiyatro eserinin yaz?m?nda di?er yaz? türleri de kullan?lmaktad?r. Öykü ve romanlar tiyatro eseri gibi yeniden yaz?larak sahnelenebilir. Sözgelimi günlük, an?, mektup gibi yaz? türlerinden biriyle yaz?labilece?i gibi, birkaç?n?n karmas? biçiminde de yaz?labilir.

 

Tiyatro eserini yazmak için söz ustal???n?n yan?s?ra sahne tekni?ini de bilmek gerekir; çünkü söz ile hareketin uyumlu olmas? önemlidir. Yazar yaln?z toplumu ve olaylar? gözlemez, tiyatro dünyas?n? da gözler. Eserini döneminin sahne olanaklar?n? göz önünde bulundurarak yazar. Tiyatro eseri yazman?n bir iki teknik bilgi d? ??nda pek kural? da yoktur, denilebilir. Art?k yazarlar kendi kurallar?n?n, kural koyucusudurlar. Yaln?z, tiyatro yazar? tiplemelerini gerçe?e uygun yapmal?d?r.

 

Tiyatro eserinin belirleyici özellikleri nelerdir?
• Olay plânl? yaz?lard?r.
• Olay, konu?maya dayal? olarak aktar?l?r.
• Yazar anlatt??? olaylar? dekoru, kostümü, aksesuar? bir mant?k çerçevesinde birle?tirebilmelidir.
• Tiyatro eserleri konu?ma diline en yak?n eserlerdir. Bu nedenle uzun cümle kullan?lmamal?d?r.

Kaynak: http://www.aof.edu.tr/

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #19 : 05 Temmuz 2009, 18:31:05 »
Roman: Romanlarda, insanlar?n ba?lar?ndan geçen olaylar ayr?nt?l? bir ?ekilde i?lenir. Böylece insanlar?n duygu, dü?ünce ve hayal dünyalar? geli?tirilir. Ya?am deneyimleri art?r?l?r.

Olmu? ya da olma olas?l??? bulunan olaylar?n bir büyük olayla örülerek ayr?nt?l? bir ?ekilde yer ve zaman gösterilerek anlat?ld??? uzun yaz?lara roman denir.

Romanda ele al?nan olay etraf?nda pek çok küçük olay anlat?l?r. Ele al?nan olay?n gerçek ya da gerçe?e uygun olmas?, ki?ilerin gerçek ya?amda gördü?ümüz ki?ilere benzemesi, olay?n geçti?i yer ve zaman?n belli olmas? çevre ve ki?ilerin ruhsal çözümlemelerine yer verilmesi gerekir.

Romanlar yaz?ld??? devrin sosyal ve siyasal olaylar?n? yans?t?r. Belli bir döneme ???k tutar.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #20 : 05 Temmuz 2009, 18:31:39 »
Anlatmaya Ba?l? Edebî Metinler

Hikâye: Hikâyenin sözlük anlam? bir olay?, sözlü veya yaz?l? olarak aktarmak, anlatmak demektir. Edebiyatta ise, insanlar?n ba?lar?ndan geçen veya geçme olas?l??? bulunan olaylar? ki?ilere ba?l? olarak belli bir yer ve zaman içerisinde anlatan k?sa yaz?lara Hikâye denir. Hikâyede mutlaka bir olay ya da durum ele al?n?r. Ele al?nan konu, yer ve zaman gösterilerek anlat?l?r.

Hikâyede ya?anm?? olaylar anlat?labilece?i gibi tamamen hayalde tasarlanan fakat ya?anabilir olaylar da anlat?labilir. Anlat?lan olay?n en ilgi çekici yönleri vurgulan?r, okuyanda bir zevk ve heyecan uyand?rmas? beklenir.
Hikâyelerde ele al?nan olay k?sa olarak i?lenir. Olaydaki ki?ilerin say?s? azd?r. ?nsan ya?am?n?n sadece bir yönü üzerinde durulur, temel olaylar anlat?l?r, gereksiz ayr?nt?lara girilmez.

Hikâye türünün kayna??, Hint edebiyat?nda Binbir Gece Masallar?'na kadar uzan?r. 13. yüzy?lda ?talyan edebiyat?nda Boccacio (Bokasyo)'nun "Dekameron (On Günlük)" ad?n? ta??yan eseri bu türün ilk örne?idir.
XVIII. yüzy?lda Voltaire hikâye türünde ürünler verir. ?nsan d??? yarat?klar? ve olmayacak olaylar? da hikâyelere kar??t?r?r. Gerçek hikâye devri XIX. yüzy?l sonlar?nda realistlerle ba?lar. Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi Frans?z yazarlar hikâye örnekleri vermi?lerdir.

Yine XIX. yüzy?l sonunda yeti?en Stevenson, Rudyard Kipling gibi ?ngiliz hikâyeciler gözlemlere, serüvenlere ve bol ?iirli anlat?mlara ba?vurmu?lard?r.

Mizahî hikâyeleri ile Mark Twain, O. Henry, daha sonra John Steinbeck, Anton Çehov gibi sanatç?lar hikâyeleri ile ün kazanm??lard?r.

Bizde Bat?l? anlamda hikâye 1870'lerden sonra görülmeye ba?lar. ?lk hikâye denemesi, Emin Nihat'?n Müsameretnâme'sidir (1873). On iki parçadan olu?an bu eser, uzun k?? gecelerinde e? ve dostun anlatt??? hikâyeler biçimindedir. Bu yönüyle Binbir Gece Masallar? ve Dekameron Hikâyeleri'ni an?msat?r.

Bat?l? anlamda ilk hikâye örneklerini Ahmet Mithat Efendi Letâif-i Rivâyât (1880–1890) adl? eseriyle vermi?tir. Samipa?azade Sezai Küçük ?eyler ile Nabizade Naz?m da Karabibik adl? eseriyle bu türün ilk örneklerini vermi?lerdir.

Bat? tarz? hikâyenin ilk olgun örneklerini Servet-i Fünûncular vermi?tir. Halit Ziya U?akl?gil, Hüseyin Cahit Yalç?n, Mehmet Rauf gibi yazarlar, Maupassant tarz?nda hikâyeler yazm??lard?r.

Ömer Seyfettin, Yakup Kadri Karaosmano?lu, Refik Halit Karay, Re?at Nuri Güntekin, Hüseyin Rahmi Gürp?nar bu türü devam ettirmi?lerdir. Ayr?ca, Memduh ?evket Esendal, Sabahattin Ali, Sait Faik Abas?yan?k, Halikarnas Bal?kç?s? (Cevat ?akir Kabaa?açl?), Sevinç Çokum, Orhan Kemal, Bekir Y?ld?z, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Mustafa Kutlu, Necati Cumal?, Adalet A?ao?lu, Tar?k Bu?ra gibi sanatç?lar hikâye türünde eserler vermi?lerdir.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #21 : 05 Temmuz 2009, 18:31:57 »
Ya?anm?? ya da ya?anabilecek olay ya da durumlar?n ki?i ,yer ve zaman unsurlar?na ba?l? olarak anlat?ld??? edebi türe hikaye denir.Ya?anm?? ya da ya?anmas? mümkün olaylar öykü türünün konusunu olu?turur.Her öyküde belli bir olay,olay?n geçti?i mekan (yer),olay?n gerçekle?ti?i zaman dilimi ve olay? gerçekle?tiren ki?iler (?ah?s kadrosu) bulunur.Bunlar,hikaye ya da öykü ad? verilen edebi türün en önemli unsurlar?d?r.

?lk Ça? Anadolu’sunda masal, ve tarihi olaylar? anlatan eserlerle olu?mu?tur. Orta Ça?da özellikle Hindistan’da “Binbir Gece Masallar?” sa?lam bir hikaye gelene?inin varl???n? bildirmektedir. Bu gelenek, Arapça’dan yap?lan çevirilerle Avrupa’ya masal, efsane, rivayetler ?ekliyle yay?lm??t?r.

Hikâyeye bugünkü anlamda ilk edebi kimlik kazand?ran ?talyan yazar Boccacio’dur. XVI. Yüzy?lda yazd??? “Decameron” adl? eseriyle ilk öykü örne?ini vermi?tir. Rönesans’?n etkisiyle de XIX. Yüzy?l edebiyat?n?n en yayg?n türü olmu?tur. 18. yüzy?lda Voltaire (Volter) öykü türünde ürünler vermi?tir. ?nsan d???ndaki yarat?klar? ve olmayacak öyküye katm??t?r.Ne var ki öykü, bir tür olarak karakteristik özelliklerini ancak 19. yüzy?lda Romantizm ve Realizm ak?mlar?n?n yayg?nla?mas?yla kazanm??t?r. Alphonse Daudet (Alfons Dode), Guy de Maupassant (Guy dö Mopasan) gibi Frans?z yazarlar öykü örnekleri vermi?lerdir
Bizde, destanlar, halk hikâyeleri , ve masallarla eski bir temeli olan bu tür, XIV. Ve XV. Yüzy?lda “Dede Korkut Hikâyeleri” ile ça?da? hikâye tekni?ine yakla?m??t?r. Millî kültürümüzün önemli parçalar?ndan "Dede Korkut Hikâyeleri", "destanlar" ve "halk masallar?" n? saymazsak, Avrupaî tarzda ilk hikâyeler, Tanzimat Edebiyat? döneminde görülür. ?lk hikâye kitab?, Emin Nihat'?n "Müsameretnâme"sidir. Bu kitapta toplanan hikâyelerin kurulu?u, i?leni?i "Binbir Gece Masallar?" na benzer.

XIX. yüzy?lda Tanzimat’la gelen yeniliklerle birlikte bat?l? anlamda ilk örne?ini Ahmet Mithat Efendi “Letaif-i Rivayet
( söylene gelen güzel ?eyler ) adl? eserini yazarak vermi?; “K?sadan Hise” ile bu türü geli?tirmi?, Sami Pa?azade Sezai : “Küçük ?eyler” adl? eseriyle modern hikâyeyi olu?turmu?tur. Ba??ms?z bir tür olma özelli?ini ise Milli Edebiyat döneminde Ömer Seyfettin’le kazanm??t?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Edebiyat Türleri Edebi Türler Yaz? Türleri
« Yanıtla #22 : 05 Temmuz 2009, 18:32:32 »
Senaryo nedir?

Senaryonun temeli "bir hikâye en iyi ?ekilde nas?l anlat?l?r?" sorusudur. E?er iyi bir hikâyeniz varsa onu anlatmak için iyi bir senaryo ilk ?artt?r. Hitchcock'un dedi?i gibi "iyi bir film çekmek için 3 ?ey laz?md?r: Senaryo, senaryo ve de senaryo".


Senaryolar önceleri edebiyattan, sonralar? tiyatrodan geliyordu. Ard?ndan ç?kan 'özgün senaryo' kavram? ise hikâyeleri sadece sinema için yazmak ve görselli?i dü?ünen bir ?ekilde anlatmak anlam?ndad?r.

?yi bir senaryonun temel özellikleri nelerdir: ?yi bir senaryonun ilk ?art? hikâyenin iyi olmas?d?r. Hikâye yöresel olmamal?, s?n?rlar? asmal?, tüm dünya insanlar?na ula?mal?. Hikâyenin bir ç?k?? noktas? olmal?. Senaryo "Ben ne anlataca??m?", "Bir mesaj veriyor mu?" sorular? ile kurulmal?. Burada mesaj? bilgi olarak verip, alt?n? çizip dikte etmek seyirciyi s?kman?n en kestirme yolu. Örne?in bir k?skançl?k hikâyesi olan 'Raging Bull' filminde 'k?skançl?k' üzerine tek bir kelime geçmez. "Hansel ile Gratel" masal? aslen sütten kesilen içerlemi? çocu?un halen ana babaya yemek konusundaki ba?l?l???n? anlat?r. Ama bu mesaj gayet iyi gizlenmi? durumda.



Beni motive eden bir cümlem var ve bunu anlatmak istiyorum. En basit ?ekilde nas?l anlatabilirim? Ne olursa olsun hikâye en basit ?ekilde, tepeden bak?p görerek anlat?lmal?. ?çine girildi?inde detaylarda bo?ulmak çok kolay. Baz? ?eyler de saklanmal?. Senaryoya koyduklar?m?z kadar koymad?klar?m?z da önemli. Bilmemek seyirciyi heyecanland?r?r ve merakland?r?r. Olas? ?eylerin söylenmesi de heyecan? artt?r?r. Pilota annesinin 'Aman o?lum bugün uçma kötü bir rüya gördüm' demesi gibi.



Senaryo yazmaya nas?l ba?lan?r:
Senaryo yazmak, sürekli senaryo yaz?larak ö?renilir. Üzerinde defalarca çal???lan ve birçok revizyonlardan geçen bir senaryo final haline ula??r. Senaryo yazarken ekonomik olmak çok önemlidir. Ne bir fazla ne bir eksik, bir yap-bozun parçalar? gibi hersek tam olmal?d?r. Senaryo yazarken kural-kaide dü?ünülmeden önce hikâye yaz?l?r. Gerekti?ini hissetti?imiz herzeyi yazar?z. Düzenli bir ?ekilde çal??arak hergün bir saat ayr?larak bir sayfa senaryo yaz?lsa bu y?lda yakla??k üç senaryo eder. Fikir almak, ki?ilere anlat?p onlar?n dü?üncelerini ö?renmek yap?lacak düzeltmelere yard?mc? olabilir. Yazar?n en sevdi?i k?smi bile atabilmesi gerekir.

Tekrar tekrar yaz?larak senaryo son halini al?r. Ustal?k öncelikle birsiyi ö?renmek, ö?renilenlerle zoru kolayla?t?rmak; kolay? her gün yaparak güzelle?tirmek olarak tan?mlanabilir ki bu senaryo yaz?m? için de geçerli. Kurallara gelince, senaryoyu düzelten profesyoneller de bulunabilir. En son a?amada onlardan yard?m al?nabilir. Senaryo yazman?n alt?n kurallar?: yoldan ayr?lma, ana temada kal, sahneleri uzatma, seyirciyi s?kma.



Senaryo kimin hikâyesini anlat?r:
Film kaç ki?i üzerine olursa olsun, episodik olanlar yani bölümlere ayr?larak farkl? hikâyeler anlatanlar haricinde, bir tek ki?inin hikâyesini anlat?r. Nas?l bir insanin hayati 'karakter' olabilir?


Niye bizler hikâye olam?yoruz. Temel sebep kendimiz ortaya ç?k?p 'ben ?unu ya?ad?m ben bunu ya?ad?m' demek durumunday?z ve bunu yapm?yoruz. Ya da hikâye olacak ya??yor muyuz gerçekte? Tekdüze bir hayatimiz mi var? Burada söylenmesi gereken TV'nin bizlere ne oldu?umuzu, sinema ne olamad???m?z gösteriyor oldu?u. Filmden zevk almam?z?n temel sebebi; yapamad?klar?m?z?, olamad?klar?m?z?, kahraman?n ayakkab?lar? içine girerek ya??yormu? hissine kap?lmam?zd?r. (James Bond gibi tür filmlerini biraz ayr? tutmak gerekiyor)



Filmimizde ana karakter, antigonist (yani kötü karakter), ana karakterin hikâyesi, ana hikâye ile tamamen ayni paralellikte gidi? gösteren 'sub story' bulunur. Ana tema d?? çat??may? anlat?rken, sub story karakterin duygusal yönünü ve iç çat??may? anlat?r. Bu yan hikâye anlat?lmazsa eksiklik hissedilebilir. Diyaloglar da buna göre beslenir.



Anlat?lan hikâye karakterin hikâyesi olmaktan ç?k?p seyircinin kendi hikâyesi olmaya baslarsa yani seyirciler kendini ne kadar o role koyabilirse, senaryo da o kadar hedefe ula?m?? demektir. Burada seyircinin bunu kabullenmeye haz?r olarak sinemaya gelmesi avantajd?r.



Karakter seçilirken s?radan olan, daha çok zorluk çekecek olan tercih edilir. Örne?in yüzü?ü da?a gotürüp atmak ve amans?z kötülü?e son vermek görevi sava?ç?ya de?il ufak tefek, korkak ve evinden ç?kmak istemeyen birine verilir. Zaten sonuca ula?mak kolay olsa hikâyede olmaz. Yüzü?ü al?p gotürüverse ve bir ç?rp?da yanarda?a atsa macera olmaz.

Ayn? zamanda bir çat??ma yarat?l?r. Ba?rol k?z? seviyor 'evlen benimle' diyor. Cevap 'evet' olursa bu bir hikâye de?ildir. 'Hay?r', 'noolur evlen', 'kesin olmaz', 'ölüyorum senin için', 'iyi git o zaman Kaf da??ndan 3 elma getir' .Böylece macera ba?lam?? olur. Macera anlat?l?rken hikâyelerdeki iyi-kötü aras?ndaki mesafe ne kadar büyük olursa, film de o kadar heyecanl? olur. ?yi ve kötü farkl? amaçlarla da olsa ayn? hedefe ko?arlar (yüzük, ask, vb). Ayn? zamanda pasif karakter ile hikâye anlat?lmaz. Pasif karakter dramatik etkiyi kuvvetlendirdi?inden ancak bazen etkili olur



Dünyan?n en iyi oyuncular? çocuklar, hayvanlar ve sokaktaki insanlard?r. Sadece kendilerini oynarlar. 15 dakika sonra kamera ve ???klara olan çekingenliklerini kaybederler. Örne?in Kustarika, 'Çingeneler Zaman?’nda gerçekten o hayat? ya?ayan çingeneleri oynatt?. 'Tanr?kent' sokak çocuklar?n?n hayat?n? onlar?n içinden çocuklarla son derece ba?ar?l? bir ?ekilde anlatt?. Burada yönetmenin gücü çok büyük. Oyuncu ise ancak ba?kas?n? oynay?nca 'oyuncu' olur.



Senaryo hikâyeyi nas?l anlat?r:
Sinemada temel amaç inand?r?c?l?k oldu?undan, gerçekçi olma çabas? gereksizdir. Gerçekçilik televizyon için geçerli bir konu. Senaryolar duyulmam??? anlatmal? ve inand?r?c? bir atmosfer yaratmal?. Seyirci de zaten sinemaya inanmaya haz?r bir ?ekilde gelir.

Film yaparken hep bir çat??ma durumu vard?r. Sessiz sahne arkas?ndan aksiyon, birbiri ard?na gündüz-gece, hüzün-ne?e gibi. Film hep kontrastlarla anlat?l?r. Örne?in bir kiliseye girildi?inde atmosferden dolay? ki?ilerin ruh durumu, tutumu de?i?ir. Daha sessiz olunmaya çal???l?r. Bir anda sokaktan gelen ta?k?n bir grubun kiliseyi basmas? ile atmosfer bir anda de?i?ir. Ayn? atmosferde ayni anda iki farkl? durum olamaz. Ba?ka bir örnek, ölüm haberi gelen bir dü?ünün bir anda ne?esini kaybetmesi olarak verilebilir.



Senaryonun anlat?m?n?n temellerinden biri dramad?r. Dramay? ele ald???m?zda objektif drama ya da sübjektif drama kullan?labiliriz. Objektif dramay?, tan?masak bile insanlar için üzülmek ya da endi?elenmek olarak tan?mlayabiliriz. Duvarda yürüyen bir bebek için tan?mad???m?z halde dü?ecek mi diye korkar?z. Sübjektif dramada ise karakteri tan?r?z. Korkular?n? biliriz ve karakteri bu korkulacak durum içine koyarsak seyirce de korkar.



Gerilimi yüksek tutman?n ve ak?lda kal?c?l???n daha kolay sa?lanmas? için ani bir ?oktansa, seyircinin bildi?i ancak karakterin bilmedi?i bir tehlike daha etkili olur. Bir anl?k bomba patlamas? yerine bir masa alt?na bomba koyuldu?unu göstermek ve karakterin bundan habersizce sandalyeye oturulup bu masada yemek yemesi çok daha büyük ve etkili bir gerilim yarat?r. Bu ?ekilde tansiyonun uzun süre yüksek tutulmas? sa?lanabilir.



Tesadüfler ancak karakterin aleyhine islerse ve hedefler zorla??rsa seyirci inan?r. Aksi taktirde hedefi kolayla?t?ran tesadüfler karakteri pasifle?tirir ve filmdeki gerçekçilik duygusunu bozar



Senaryoda görsellik nas?l anlat?l?r:
Bir senaryo ana fikirden yola ç?kar. Senaryo yaz?l?rken önce bunun "snopsis"i sonra "threatment"i yaz?l?r. Yani her sahnede neler olaca?? önce sadece görsel olarak anlat?l?r. Diyaloglar hale haz?rda yaz?lmam??t?r. Sonras?nda resimlerin yetmedi?i yerde senaryo yazarken diyaloglar sadece gerekti?inde araya girer.


Film ç?k???nda hiçbir diyalog kolay kolay hat?rda kalmaz. Görsel haf?zan?n daha kuvvetli olmas? sebebi ile sinemay? sinema yapan görselli?idir. Karakteri yapt??? ?eyler tan?mlar. Karakter aksiyonun içine at?l?nca bir reaksiyon gösterir ve böylece karakteri ortaya ç?kar. Hisler hareketlerle daha belirgin bir ?ekilde ortaya koyulur. Örne?in "senden nefret ediyorum" demektense tokat atmak daha etkili olur ve ak?lda kal?r.



Diyaloglar ak?ldan geldi?i gibi konu?uluyormu? havas? verilmelidir. Bir ?air günlük hayat?nda sürekli ?iirsel konu?maz. Her insan?n ve mesle?in kendi konu?ma tarz? vard?r. Bunlar? yazmak için gerekirse o insanlarla vakit geçirme ve onlar? konu?turup dinlemek iyi olabilir. Ancak ?u unutulmamal? ki, film görseldir, temel amaç aksiyonlarla hikâye anlatmakt?r ve diyaloglar üzerine kurulmaz. Diyaloglar endirekt mesajlar, gelecek, geçmi? hakk?nda bilgiler verebilir. Diyaloglar TV ç?kt?ktan sonra ç?kan bir ?eydir. Oyuncuyu da oyuncu yapan söyledikleri de?il davran??lar?d?r.



Senaryo yaz?l?rken ba?ka kimsenin i?ine kar??mamak gerekir. Filmde her çal??an bir ?ey katar. Örne?in kameramanlara nas?l çekim yap?laca?? söylenmez. Kameraman aç?lar?, konsepti, ?????, ekipmanlar? kullanarak görselli?i artt?r?r. Oyuncuya ö?üt verilmez, dekora kar???lmaz. Söyle denir "1930 Karaköy'de bir otel". Gerisi yönetmen, görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, kameraman ve di?er ki?ilerin halledece?i detaylard?r. Mesela oda duvar?n?n renginin ne oldu?u senaryoda bir detay ve önem ta??yan bir mesele ise verilir yoksa kimsenin i?ine kar??maya gerek yok. Müzik, ses ve efektler de konuyu besler. Ancak senarist e?er senaryosu için özel bir anlam ifade etmiyorsa yine kullan?lacak müziklere de kar??maz.



Senaryo teknik bilgisine kimler sahip olmal?:
Senaryodan teknik anlamda film yapan herkes anlamal?d?r. Prodüktör senaryonun genel be?eniye uygun olup olmad???n? bilebilmeli ki ona göre yat?r?m yaps?n ve oynad??? bu kumarda batmas?n (bir sürü para yat?racak);yönetmen senaryoyu çekerken eksikleri olup olmad???n? görebilmeli; oyuncu, kameraman, ???kç?, sesçi herkes ba?ar?l? bir film için senaryo nedir konusunda bilgili olmal?. Hollywood'da binlerce senarist ajanslara ba?l? çal???yor.


Prodüktöre gelene kadar senaryolar birçok kez okunur ve kontrol etmeye ve düzeltmeye yönelik çal??an profesyoneller taraf?ndan da incelenir. Anla?maya göre film çekilirken senaryonun kelimesine bile dokunulmayabilir ya da sadece fikir de sat?lm?? olabilir. Bu durumda yönetmen ve yap?mc? bunu istedi?i gibi yorumlar ve çeker.


Film çekimi s?ras?nda Türkiye'de yönetmen mutlak güç. Amerika'da ise prodüktörler son sözü söyler. Kendi kurgucular? vard?r ve yönetmeni kurguya sokmazlar. Yönetmenler piyasaya sürülen filmlerini ancak galada görürler. Bunun sebebi yönetmenlerin gelende filmi daha uzun tutma e?ilimleri ve en sevdikleri k?s?mlar? kurguda ç?kartmalar?n?n kolay olmay???d?r. Bununla birlikte baz? filmler "Director's cut" denilen yönetmenin kurgusu da daha sonra piyasa verilmekte. Yönetmenin isi kabaca takimini motive etmek, yönlendirmek, oyuncu seçmek(majorler bunun d???nda tutulabilir, onlarsa star sistemi var) olarak tan?mlanabilir.


?ekil Olarak Senaryo:

Senaryoya format olarak bakt???m?zda ana iki tür görüyoruz;

1- Frans?z/?talyan format?: Sahne tan?mlar?n?n (mekân?n, iç/d?? çekim, gece gündüz çekimi gibi bilgiler) senaryonun sol k?sm?nda tan?mlan?rken, o sahnede geçen diyaloglar sa? tarafta yer al?r.

2- Amerikan format?: Sahne tan?mlar?n?n sonras?nda, o sahnenin diyaloglar? sayfan?n ortas?na gelecek ?ekilde yaz?l?r.


Herhangi bir resim ya da yaz? formatlama (koyu yaz?, altçizgili) kullan?lmaz. 12 boyutunda 'Courier' font kullan?larak dümdüz yaz?l?r. Senaryoda her sayfa 1 dakikay? ifade eder. Yani iki saatlik bir filmin senaryosu 120 sayfad?r. Bundan sonraki örneklerde hep filmimizi 120 dakikal?k, yani 120 sayfal?k bir senaryo gibi dü?ünelim.

Yap? Olarak Senaryo:
Senaryolardaki konu yap?lanmas?n?n temelleri asl?nda zaman içinde a??lm?? teknik bir sorundan geliyor. Eskiden sinemalarda yaln?zca bir projeksiyon cihaz? vard?. 2 saatlik bir film 8 bobinden olu?uyordu ve de gösterimler s?ras?nda, bobinler halindeki filmlerin fiziksel uzunlu?u ile k?s?tlanan gösterimler mecburen 30 saniye ile bir dakika aras?nda duraklamalarla, bobinlerin de?i?tirilmeleri ile sürmek zorundayd?. ?ste bu aralarda seyircinin filmden kopmamas? için her birine sekans dedi?imiz bu bölümlerin sonlar?na bir soru ile girilmesi sa?lan?yordu. 'Simdi ne olacak?' Böylece seyirci 120 dakika me?gul edilirdi. Zaman içince projektörlerin say?s?n?n ikiye ç?kmas? ve ara vermeden gösterimin mümkün olmas?na ra?men anlat?m tarz? olarak benimsenen sekans mant??? sürdü.


Bir senaryo üç bölümden (giri?, geli?me ve sonuç) ve de sekiz sekanstan olu?makta. "Giri?" bölümü 30 dakika, 2 sekans; "Geli?me" bölümü 60 dakika, 4 sekans; "Sonuç" bölümü ise yine 30 dakika,2 sekans olarak görülür.


Senaryolar hareket noktas? olarak temelde 'Karakterden yola ç?kan' ve 'Hikâyeden yola ç?kan' olarak ikiye ay?rabiliriz. Ak?? olarak ayni kal?plara uyan senaryolardan 'Karakterden Yola Çigan’lar üzerine devam edelim. Öncelikle senaryo karakterin zay?fl??? ya da ihtiyac? üzerine kurulur.



G?R?? BÖLÜMÜ (30 dakika–2 sekans):

Hikâyede ne anlataca??n? anlat?r. Yarat?c?l?k ister. Soru sorar. Motivasyonu gösterir. Burada karakter s?radan insand?r.

1.Sekans - Karakterin durumu(Aura):

Karakterin rutin hayat?nda, s?radan olarak neler yapar gösterilir. Seyirciye karakter tan?t?l?r. Ne zaman yasad???, kim oldu?u verilir. Hatta karakterin herkesten saklad??? gizlerini seyirci ö?renirse bu payla??m seyirciyi kendini onun yerine koymas?n? kolayla?t?r?r. Karakter kendine ait auras? içinde, güvenli ve s?cak bir ortamda hayat?n? ya?ay?p gider. Bunun d???na ancak bir zorlama olursa ç?kacakt?r. Yar?n? göremedi?imiz anda macera baslar. Karakter için çat??ma yarat?l?r, etkenler huzuru bozmaya baslar. ?ste karakterin güvenlik duydu?u, s?cakl?k duydu?u, mutlu ya?ad??? ortam bozulunca 'maceraya ça?r?' noktas?na gelinir. Motivasyon gösterilir (Eksik parçay? tamamlamak, gurur meselesi yapmak, açl?k, emniyet, a?k, en zay?f noktam?z olan sevgiliyi ve ailemizi korumak) Bu birinci sekans?n sonu olur. (Simdi ne olacak?)

2.Sekans - Motivasyon:

Motivasyon gösterilerek problem tan?mlan?r. Karakter önce gitmemeye ya da olay her ne ise yapmamaya çal???r. Problemler ve bunun sebepleri tan?mlan?r. Geri dönüsü olmayan noktaya gelip karar verir ve yola ç?kar. Burada seçenekleri çoktur ve bunlar aras?ndan bir seçim yapar. Karar vermesiyle hikâye baslar

GEL??ME BÖLÜMÜ (60 dakika–4 sekans):

Hikâyeyi anlat?r. Ustal?k ister. Aktivasyonu gösterir. Seyirci burada umut ve korku hisseder. Karakter hedefine ula?s?n ister ama ya ula?amazsa kayg?s?n? ta??r.

3. ve 4.Sekanslar - Engeller (Yükselen aksiyon):

Bu iki sekansta engeller ve yükselen aksiyon sonucunca tepe noktas?na ula??l?r. Macera iyi gider. Engeller teker teker a??l?r ve sanki karakter hedefe ula?m?? gibi gözükür. Sanki film bitecekmi? gibidir. Kötü adam neredeyse yenilmi?tir. Karakterin seçene?i teke dü?er. Bu tepe noktas? filmin yar?s? ve de 4.sekans?n sonudur.

5. ve 6. Sekanslar - Dü?ü?:

Karakterin iç-d?? çat??malar? ve eksik bir taraf? vard?r. Mutlu oldu?unu san?r?z ama de?ildir. Bu eksik taraf ortaya ç?kar. Elde etti?i ba?ar?dan ho?lanmaz ve kendi iç çat??malar?n? da çözmelidir. Her ?ey terse döner. Dibe vurur ve hedefinden en uzak noktada 6. sekans biter.

SONUÇ BÖLÜMÜ (30 dakika–2 sekans):

Hikâyeyi neden anlatt???n? anlat?r. Felsefe ister. Hedefi gösterir.

7. ve 8.Sekanslar - Hedefe kesin ula?ma ve Mutlu son:

Bu iki sekansta karakter geli?me bölümünde kazand??? tecrübe ile en son ve çok daha güçlü bir ?ekilde son sava?a girer ve kazan?r. ?ç problemlerini çözer. Önyarg?lar?n? yener. Karakterin yola ç?karkenki hedefi de de?i?mi? olabilir. Karakter film içerisinde de?i?ime u?rar ve ola?anüstü durum içerisinde kendini bulur ve film mutlu sonla biter.

Birkaç not:

Filmde ana karakter de?i?im göstermektedir. Hikâyenin ba??ndaki karakter geli?mi?, ö?renmi? ve felsefik bir de?i?ime u?ram??t?r. Bu de?i?imi seyirciye göstermede kullan?labilen tekniklerden biri "planting-pay off"dur. Bu yöntem ile ayn? kelime, hikâye ya da objeyi film içerisinde örne?in üç kere göstererek (ba??nda ortas?nda sonunda gibi) bunun farkl? ?ey ifade etti?i seyirci taraf?ndan alg?lan?r. "My life as a dog" filminde tahta de?neklerle takla atan çocu?un ilk görünmesinin komik, ikinci görünmesinin g?rtlak dü?ümleyici, son görünmesinde ise a?latan olmas? gibi.

• Hikâyeye dayal? senaryolarda karakter çok de?i?im göstermez. Öncelik aksiyondad?r.

• Filmin tamam?n?n oldu?u gibi, her sekans?n, her sahnenin, her diyalogun da bir giri?-geli?me-sonuç bölümü vard?r. Her sahne karakterimizin sahnesi de?ildir. Her sahnenin bir karakteri vard?r.

• ?yi senaryo yazan biri iyi bir edebiyatç? olmayabilir. Senaryo yazmak tamamen farkl? bir dald?r ve edebi bir dil kullanan senaryonun gerçekçili?i azal?r.

• Biyografi çekmek zordur. ?yi bir filmde biyografisi çekilen ki?inin karakter olmas? için zay?f yanlar?n?n da gösterilmesi gerekir. Aksi takdirde ancak reklâm yap?lm?? olur.

• Belgesel filmler aray?p bulur. Senaryoya dayal? filmler ise yarat?r. Tesadüf yoktur ve her detay en ince ayr?nt?s?na kadar tasarlan?r

• Tür filmleri olarak sayabilece?imiz korku, macera, bilim kurgu ve komedi filmlerinin kendine has kurallar? vard?r. Bu kurallara uyulmazsa o türün seyircisi taraf?ndan film d??lan?r. Burada söz etti?imiz senaryo kurallar?n? bar?nd?rmazlar.

• Çekilen senaryolar de?erini kaybeder. De?er art?k metamorfoza u?rayarak filme geçer. ?nternette tüm çekilmi? film ve dizilerin senaryolar?n? bedavaya bulmak mümkün. "Temel ?çgüdü" filminin rekor 3 Milyon $'l?k senaryosunu bile.

• Ba?ar?n?n bir manifestosu yok. Seyirciyi tan?mak imkâns?z. Yöntemlerle ve senaryo kurallar? ile sadece riziko azalt?l?r. Ço?unlu?un be?enisine bak?lmaktad?r. Burada önemli olan tüm dünyayi etkileyen hikâyeler anlatmak. Anlat?lan hikâye ile dinlenilen çok farkl? olabilir.

• Al???lmam??? al???lm???n içinde aramak ve bulmak gerekiyor. Asl?nda herkesin bir hikâyesi var.

• Hikâye kalpten anlat?lmal?, kurguyu ise beyinle yap?lmal?. ?lginç karakter, ilginç hikâye, ilginç kurgu!

• ALTIN KURAL! Bilmedi?in ?eyi yapma! Senaryoda gerekli olan ki?ilerin dünyalar?n?n içine girerek ve de onlar? ya?ayarak gerçekleri ö?renmek mümkün. Aksi takdirde turist filmlerin ç?kmas? kaç?n?lmaz bir durum olur.

Kaynaklar: Edebiyatforumu.com
« Son Düzenleme: 05 Temmuz 2009, 21:29:18 Gönderen: SevaL_24 »

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal