* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 34
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Türk Halk Edebiyat?  (Okunma sayısı 14803 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Türk Halk Edebiyat?
« : 05 Temmuz 2009, 18:09:44 »
Halk Edebiyat?n?n Özellikleri

Türk halk edebiyat? ürünlerinin ortak özelliklerinin ba??nda, anla??l?r bir Türkçeyle
söylenmi? ya da yaz?lm?? olmalar? gelir. Halk edebiyat? ürünlerinin büyük bir bölümünü
naz?mla söylenmi? türkü, a??t, ninni, mani, ko?ma, koçaklama vb. türler olu?turdu?u
için, bu türlerde ba?l?ca ölçü hece ölçüsüdür.

Özellikle 16. yüzy?ldan sonra, kimi halk ?airlerinin gerek ili?kide olduklar? medrese
kültürü ve çevresinin etkisi, gerekse divan ?airlerine özenmelerinden kaynaklanan
hece d???nda ve a?dal? bir dille söyleme özellikleri görülmü?tür. Fakat bu, halk edebiyat?
ürünlerinin özellikleri s?ralan?rken temiz bir Türkçeyle söylenmi? olduklar?n?n
belirtilmesine engel de?ildir.

Halk edebiyat? ürünlerinin dil ve biçim d???nda bir di?er özelli?i ise büyük bir bölümünün
bireysel de?il imece usulüyle yarat?lmalar?d?r. Bu imece usulüyle yarat?m,
kimi adlara ait gösterilen ?iirlerde de böyledir. Bir ?iirin, bir masal?n, bir türkünün,
bir f?kran?n birden çok söyleni? ?eklinin olmas? da bu ortak yaratma niteli?inden ileri
gelmektedir. Bugün Karacao?lan, Pir Sultan, Yunus Emre gibi ad? belli halk ozanlar?m?za
ait ?iirlerin bile birden çok söyleni? ?ekilleri vard?r. Bu ozanlar?m?z etraf?nda
bir Karacao?lan ?iirinden çok Karacao?lan ?iir gelene?i ya da Pir Sultan ?iir gelene?i
vurgulamas?n?n yap?lmas? da bu gerçeklikten ileri gelmektedir. Yani, halk benimsedi?i,
kendi duygu ve dü?üncesiyle bütünle?tirdi?i ürünlere yenilerini eklerken, ona
gönlünde yer etmi? bu adlardan birini yak??t?rmaktan kaç?nmam??t?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2009, 18:10:01 »
Edebiyat?n ?çinde Halk Edebiyat?n?n Yeri

Bütün uluslar?n edebiyatlar?nda oldu?u gibi, Türk edebiyat?nda da halk edebiyat?
gelene?inden sürekli yararlan?lmaktad?r. Bunun tersini dü?ünmek do?ru olmaz.
Çünkü bugün bile, insan?n çocuklu?unda tan??t??? ilk edebiyat ürünleri ninni, tekerleme,
masal gibi halk gelene?ine dayal? ürünlerdir. Böyle bir gelenek içerisinde
yeti?en sanatç?, çok ayk?r? bir yap?t sunsa da, dü?ünsel dünyas?n?n derinliklerindeki
bu birikimlerin izleriyle tan???kl???n? hiç bir zaman yok sayamayacakt?r.
Bu kaç?n?lmaz gerçe?e daha bilinçli bir biçimde yakla?arak iletmek istedi?i dü?ünsel
ve estetik iletileri halkbilim ve halk edebiyat? ürünlerinden özellikle yararlanarak
okuyucusuna ula?t?ran sanatç?lar da vard?r. ?ngiltere'de Macperson'un ve
Percy'nin ?ngiliz halk türkülerini örnek alarak geli?tirdikleri edebiyat dili, Almanya'da
Klopstock ve Herder'in epik ?iirden ve halk türkülerinden yararlanarak geli?tirdikleri
edebiyat gelene?i, klasik edebiyat?n s?k? kaidelerinin k?r?lmas?na ve ulusal
bir edebiyat?n yarat?lmas?na yol açm??t?r. Pu?kin'in Rus edebiyat dilini yaratmada
halk edebiyat?ndan ne büyük yard?mlar gördü?ü bilinen bir gerçektir. Pu?kin,
dad?s? Rodionovna'dan, ta çocuklu?unda dinledi?i masallar için "bunlar?n her biri
bir ?iirdi", atasözleri için ise "dilimizin alt?n madeni" demektedir. Pu?kin'den sonra
gelen büyük Rus yazalar?n?n hepsi, Lermontof, Gogol, Turgenyev, Tolstoy ve Dostoyevski
"halk?n ruhu ile kayna?man?n" yolunu Pu?kin'in açt??? gelenekten ö?renmi?tir.
Ülkemiz edebiyat?nda, halk edebiyat? ürünlerinin konu, biçim ve biçeminden yararlanarak
özleri sa?lam, dili ve anlat?m? güçlü yap?tlar veren sanatç?lar?m?z?n içerisinde
Ömer Seyfettin, Ahmet Rasim, Ahmet Mithat Efendi, Hüseyin Rahmi Gürp?nar
adlar? akla ilk gelenlerdir.

Günümüz edebiyatç?lar? içerisinde sadece ülkemizde de?il, dünyan?n bütün ülkelerinde
i?ledi?i temalar kadar i?leyi? biçimi bak?m?ndan da örnek gösterilen Ya?ar
Kemal, özgünlü?ünü destan ve halk hikayecili?i gelene?inden yararlanarak var
etmi?tir. Ya?ar Kemal'in Demirciler Çar??s? Cinayeti, Yusufçuk Yusuf , Y?lan? Öldürseler,
?nce Memed, Yer Demir Gök Bak?r, Ölmez Otu, vb. romanlar? halk edebiyat?n?n
zengin dil birikimini yans?tmaktad?r. Ayr?ca sözlü kültürde var olan Karacao?lan,
Köro?lu, Ala Geyik efsanelerini derleyerek yazd??? Üç Anadolu Efsanesi halk
edebiyat?n?n ça?da? edebiyat içerisindeki yerini göstermesi bak?m?ndan önemli yap?tlard?r.
Bu listeye yine Ya?ar Kemal'in yap?tlar?ndan A?r? Da?? Efsanesi'ni, Filler
Sultan? ile Küçük Kar?nca'y? da eklemek gerekir.

Halk edebiyat? gelene?i ve halkbiliminden edebiyat?m?zda sadece Ya?ar Kemal bu
denli yararlanmam??t?r. Ça?da? Türk edebiyat? içerisinde önemli yerleri olan Naz?m
Hikmet'in Sevdal? Bulut, ?eyh Bedrettin Destan?, Ferhat ?le ?irin, Yusuf ile Menofis
adl? yap?tlar?, Sabahattin Ali'nin Hasan Bo?uldu adl? öyküsü, Samim Kocagöz'ün
kimi öykü ve romanlar?, Aziz Nesin ve Muzaffer ?zgü'nün birçok gülmece öyküsünde
halk edebiyat?n?n zengin örneklerinden yararlan?lm??t?r. Ahmed Arif, Enver Gökçe,
Necip Faz?l K?sakürek, Bekir Y?ld?z, Ümit Kaftanc?o?lu, Niyazi Ak?nc?o?lu, Kemal Tahir,
Bedri Rahmi Eyüpo?lu, Ali Kemal Gözükara, Osman ?ahin, Kemal Bilba?ar, Abbas Sayar,
Onat Kutlar, Necati Cumal?, Abdülkadir Bulut, Hasan Hüseyin, Gülten Ak?n ve daha
genç ku?aktan Murathan Mungan, Ömer Civano, Müslüm Çelik gibi ?air ve yazarlar?m?z?n
yap?tlar?nda da bu gelene?in belirgin izleri vard?r.

A?a??da Ak?n'?n (1982) yaz?s?nda da halk yaz?n?n?n ça?da? yaz?na kaynakl?k etti?ine
ve önemine de?inilmi?tir.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2009, 18:10:19 »
Okuma Parças?
Yoz Bir Kültürü Egemen K?lmak ?çin
Gülten Ak?n

Günümüz sanat?n? besleyecek bir kaynak olarak halk edebiyat? konusu, ürkütücü geni?likte
bir konu. Ben salt, kendi alan?m olan edebiyat?, özellikle ?iiri kapsayacak biçimde konuyu s?n?rland?rmak
istiyorum.

"Her kültür, belli bir toplumun ekonomisiyle siyasas?n?n ideolojik planda yans?mas?d?r."
Kültürün bir görünümü olan sanat da öyle.

Halk edebiyat?n?n en güçlü oldu?u, ürünlerinin en bol oldu?u dönem, ku?kusuz halklar?n
ulusla?ma sürecine girmeden az önceki , a?iret, boy, kabile biçiminde ya?ad?klar? dönemdir.
Dünyam?zdan gelip geçen insanlar, halklar bu çok sanc?l? evreyi ürünleriyle sonsuza aktarm??lard?r.
?lkel insan?n büyü, dua, dans, ezgi biçimlerinde, i?ine yard?mc? k?ld???, hayat?n?
de?i?tirmede ba?vurdu?u sanat, daha ileri bir evrede de ayn? toplumsal amaçla yap?l?yordu.
Ya?ad??? olaylar? anlat?yordu insan. O olaylar?n benzerini belki bir daha ya?amamak istiyordu.
Tarihini, birlikte ya?ad?klar?na ya da kendinden sonraya kalacak olanlara, çocuklar?na aktarmak
istiyordu. Bunu en etkin biçimde yapmas? gerekiyordu. Bir de art?k, yaylak, güzlek,
k??lak sayd??? yurt sayd??? yerlerin d???na ta?m??l??? vard?. Sava?lar?n, sürgünlerin, iskanlar?n,
salg?nlar?n onulmaz ac?lar?n? ta??yordu. Yakar?yor, isyan ediyor, öfkeleniyordu, yi?itli?ini
yüceltiyordu, alay ediyor, yergiler diziyordu. ?kinci boyutta, bireysel ya?am? sürüyordu.
?lk boyuttan etkilenerek ve onu etkileyerek. Sevda vard?. Hastal?k, ölüm vard?. Zulüm vard?.
Ayr?l?klar, özlemler, kavu?malar vard?. Her biri için, say?lamayacak kadar çok deyi? dedi.
Destan, masal, efsane söyledi. Güç kazanmak, kazand?rmak için, yeniden o olay? ya??yor olmak
için, ya?am? kal?c? k?lmak için...

Sonra bu söylenenler, yaz?ya da döküldüler. Hem yaz?l?, hem sözlü ürünler günümüze dek
geldi.

O toplumsal ko?ullar, bir daha geri gelebilir mi, gelmi? midir? Ulusla?ma süreçlerinin geçildi?i,
s?n?fsal çeli?kilerin ya?and???, bu çeli?kilerin özel ya?amda da bir y???n de?i?iklik olu?turdu?u
ça??m?zda, at, avrat, silah yi?itli?i; mecnunluk, leylâl?k kalm?? m?d?r? Ya de?er ölçüleri,
sa?töre, insan ili?kileri?

Diyor ki birileri, o ko?ullar bir daha gelmeyece?ine göre, o sanat da yap?lamaz. Do?ru bu. Ancak,
kapsam? bir iyice geni?letiliyor bu sav?n, o günün halk yaz?n?, ça?da? yaz?na kaynakl?k
edemez 'e kadar.

Pir Sultan'?n, Karacao?lan'?n ?iirleri, Köro?lu, Dadalo?lu'nunkiler, Kazak Abdal yergileri,
onca a??k deyi?leri, efsaneler, destanlar, masallar hâlâ bunca geçerliyken (halk içinde de?il
yaln?z, seçkinci çevrelerde de) nas?l dü?ünülebilir böyle?
Bana yeryüzünden haks?zl???n zulmün kalkt???n? söyle, Pir Sultan'dan vazgeçeyim. Bana
insanlar?n art?k usla, mant?kla davrand?klar?n? söyle, Leylek koduk do?urmu?/Ovada zurna
çalar/Bal?k kava?a ç?km??/Sö?üt dal?n biçmeye... diyen Kaygusuz'dan vazgeçeyim.
Bana, ?srail o?ullar?n?n kendi çektiklerini silip; kara elleriyle, yeni bir soyk?r?m? Filistin'de
tarihe yazd?klar?n? unuttur, halk ?iirinin ço?undan vazgeçeyim.
Yüzy?llar?n geçmesi insanl???n tarihinde, masaldaki bir arpa boy yol kadar k?sa demek ki. Demek
ki insan henüz niceliklerde dola??yor. Yeterli bir birikimi olu?turamad?, nitelik de?i?imini
gerçekle?tiremedi. Do?rusu bu.

?u var ki, halk edebiyat?n?n bu güne kaynakl?k etmesi demek halk ?iirinin benzeri ?iiri yazmak
demek de?ildir. Dünyada ve ülkemizde usta say?lan yazarlara ozanlara bak?n, halk edebiyat?
kayna??ndan nas?l yararlanm??lar. Endülüs ("Cante flamenco"lar?) olmasa, Lorca
olur muydu? Anadolu efsaneleri olmasa Ya?ar Kemal olur muydu? Mitoloji olmasayd?, Yunan
sanat??...
............
Konumuzun bir de öteyüzü var, de?inmeden geçemeyiz. Halk sanat?n?n, halk edebiyat?n?n
ürünleri, dünyan?n çok yerinde ve ülkemizde, belli çevrelerce h?zla yozla?t?r?l?yor. Egemen
kültürü olu?turma görevini de üstlenen bu çevrelerin, öyle, halk?n de?erlerinin nitelikçe de?i?tirilip
yükseltilmesi, halk?n ya?am?n?n da yükselmesine yard?mc? olunmas? gibi bir sorunlar?
yok. Her?eyi, paraya çevrilir mal olarak gördüklerinden, ellerini de?dirdikleri güzellik
çirkinli?e dönü?üyor. Bast?klar? çimen kuruyor. Halk?n müzi?ine, ?iirine, efsanesine, masal?na
musallat oluyor onlar. Yoz bir kültürü egemen k?lmak için.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #3 : 05 Temmuz 2009, 18:10:34 »
Halk Edebiyat?n?n Yaz?l? Kaynaklar?

Halk edebiyat?m?zla ilgili yaz?l? kaynaklar oldukça çe?itlidir. ?öyle bir s?ralayacak
olursak bunlar?n ba?l?calar? ?unlard?r:
• Orhun Abideleri : Türk kültürü ve edebiyat?yla ilgili yaz?l? kaynaklar?n en
eskisini Türk gelenek ve adlar? konusunda bilgiler ta??yan ve 8. yüzy?lda dikilen
Orhun Abideleri olu?turmaktad?r.

• Divânü Lûgati't -Türk: Ka?garl? Mahmud taraf?ndan 1072 tarihinde yaz?m?
tamamlanan bu sözlük, Türk halk edebiyat?n?n de?i?ik türlerinden örnekler ta??mas?
bak?m?ndan önemli bir kaynakt?r.

• Sûrnameler: Dü?ünlerden, ?enliklerden, e?lencelerden, halk sporlar?ndan
sözeden ço?unlukla minyatürlü yazma yap?tlard?r. Halk tiyatrosu, halk e?lenceleri
yönünden zengin bilgi kaynaklar?d?r.

• Menâk?pnâmeler, vilâyetnâmeler: Halk kültüründe eren ve evliya gibi üstün
bir de?eri olan Sar? Saltuk, Hac? Bekta?-? Veli, Yunus Emre, Hac? Bayram Veli, Mevlana
gibi ki?ilerin ya?amlar?n? anlatan yap?tlard?r.

• Falnâmeler: Gelecekten haber verme konusunda inan??lar? ve uygulamalar?
içine alan yazma yap?tlard?r.

• Mesnevîler: Halk hikayeleri, f?kralar? yönünden çok zengin kaynaklard?r. Divan
?airlerinin halk hikayelerini mesnevi ?eklinde i?lemeleriyle olu?mu?lard?r.
Örne?in Mevlana'n?n ünlü Mesnevisi, halk hikayeleri ve f?kralar bak?m?ndan
çok zengin bir kaynakt?r.

• Cönkler : Halk edebiyat?m?z?n en önemli yaz?l? kaynaklar?n? cönkler olu?turmaktad?r.
Birer defter olan cönkler alttan yukar?ya do?ru, uzunlamas?na aç?lan
ve okuma-yazma bilen bir halk edebiyat? gönüllüsü taraf?ndan düzenlenmi?
kaynaklard?r. Cönkler tek bir halk edebiyat? türü üzerine düzenlenmemi?lerdir;
tam tersine destanlar, ko?malar, a??tlar, türküler, atalar sözü, maniler, f?kralar,
masallar gibi halk edebiyat? ürünleri bak?m?ndan oldukça zengin ürünleri
birarada bulundurmaktad?r. Bu bak?mdan, bu kaynaklarda halk edebiyat?n?n
bütün ürünlerini bulmam?z olas?d?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #4 : 05 Temmuz 2009, 18:10:47 »
Halk edebiyat?n?n Sözlü Kaynaklar?

Halk edebiyat?n?n masal, tekerleme, ninni, mani, f?kra, bilmece, atasözü, beddua,
vb. gibi sözlü ürünlerinin çok büyük bir bölümü özellikle ileri ya?lardaki insanlar?m?zdan
elde edilen ürünlerdir. Bu ya?l? insanlar, dedelerinden, ninelerinden ya da
anne-baba ve o çevredeki ya?l? kimselerden duyduklar? bu ürünleri yeni bir ku?a?a
aktarmada önemli bir kaynakt?r. Halkbilim ve halk edebiyat? ara?t?rmac?lar? bu ya?l?
kaynaklardan derledikleri metinleri yaz?l? hale getirerek halk edebiyat? kayna??n?
zenginle?tirirler. Ayr?ca çe?itli yörelerimizde, radyo, gazete ve televizyon gibi görsel-
i?itsel ileti?im araçlar?n?n yayg?n olmad??? dönemlerde, halk?n ba?l?ca e?lence
ve bir anlamda da e?itim kayna?? olan bu ürünler anlat?c? ve sorucular?n?n, bugün
say?lar? giderek azalsa da, belle?inde yer etmi?tir. Bu usta anlat?c?lar?n yan? s?ra halk
ozanlar?, özellikle de saz ?airleri sözlü halk edebiyat? ürünlerinin günümüze ta??nmas?nda
ba?l?ca kaynaklard?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #5 : 05 Temmuz 2009, 18:11:07 »
Halk Edebiyat? Kavram?

Halk edebiyat? kavram?yla nas?l bir edebiyat? anlad???m?z? aç?klamak için öncelikle
halk kavram?n?n ne anlama geldi?ini alg?lamak gerekir. ?lkça?larda halk, hükümdarlarla
ona ba?l? çevreler d???nda kalan, henüz s?n?flara ve tabakalara ayr?lmam??
geni? y???nlard?r. Halk ortak bir dili konu?an, gelenek ve görenekleriyle ortak etkinliklerde
bulu?an; ortak ?eylere gülüp ortak ?eylere a?layan; günlük ya?am?ndaki
ekonomik ve sosyal düzeyle biribirinden çok farkl? olmayan insanlar toplulu?u olarak
tan?mlanabilir. Ku?kusuz böyle bir kavram ve böyle bir tan?mlama, bu çerçevenin
d???nda da bir insan toplulu?unun varl???n? akla getiriyor. Öyledir de.

?lkel toplumlar dedi?imiz toplulu?u olu?turan bütün bireylerin ayn? ya?am biçimini
sürdürdü?ü; birlikte avlan?p avlad???n? birlikte yedi?i, birlikte ekti?ini birlikte tüketti?i;
birlikte sava??p elde ettiklerini birlikte payla?t?klar? bir dönemden, üretim
araçlar?, i?bölümünün yayg?nla?mas? ve de?i?im araçlar?n?n geli?mesiyle, üretimi
kendi gereksinimi oldu?u kadar ba?ka birilerinin de iste?i oldu?u için, avlad???n?
ya da ekip biçti?ini kendisine yetenden ba?ka, yöneten ya da hakim olan için de üretti?i
bir döneme geçerken, halkla halk olmayan ayr?m? da belirmeye ba?lam??t?r. Kaba
hatlar?yla çizdi?imiz bu görüntü, Türk toplumunda da özellikle göçebe ya?amdan
yerle?ik ya?ama geçmeyle belirginle?meye ba?lad? ve kentlerle birlikte soylu
bir tabaka da olu?tu. Özellikle ?slamiyetle birlikte Türklerin dü?ünü? biçimi de de?i?meye
ba?lad?, bu inanc?n gerekleri do?rultusunda yap?lanmaya gidildi. ?ehir ve
kasabalarda kurulan medreseler, ba?lang?çta çok büyük bir kitle olu?turmasa da siyasal
iktidar aç?s?ndan etkin olan bir topluluk olu?turdu. Bu topluluk, ?slam dü?üncesiyle
ilgili bilgi ve birikimlerinden dolay? farkl? bir düzeyde olunca, geni? toplumsal
kesimlerle bu kesim aras?nda ortak de?erler azalmaya ba?lad?.

Üstünlük duygusuna kap?lan medreseliler, halk? "havas" ve "avam" diye ikiye ay?rarak dü?ünsel oldu?u
kadar ya?ama biçimi ve kültürüyle de farkl?l???n art?k belirginle?meye ba?lad???n?
i?aretlediler.

Özellikle XV. yüzy?ldan itibaren Osmanl? saray çevresine egemen olmaya ba?layan
Arap ve Fars ayd?nlar? beraberlerinde kendi kültürlerini de getirdiler. Türk toplumuna
yabanc? olan bu kültür, Osmanl? saray çevresi ile yöneticileri taraf?ndan ye?lenince
bu çevrede kabul gördü; ancak halk geleneksel duyarl???n?, estetik ve sanatsal
yetene?ini yitirmeksizin bir gereksinim olarak duyumsad??? ürünlerini üretmeyi
sürdürdü. Bu, dil ve kültür ayr?l???, e?itim görmü? çelebiyi temsil eden Hacivat ile
sa?duyu sahibi anlay??l? halk? temsil eden Karagöz'ün nükteli konu?malar?nda kolayl?kla
görülür.

Olu?an bu yeni "seçkinci" kesim, dili Arapça ve Farsça sözcüklerce ku?at?lm??, içeri?i
yarat?c?s?n?n dü?ünde yorumlad??? bir dünya olan ve hayat buldu?u sosyal-siyasal
çevrenin ya?ama biçimine denk dü?en bir edebiyat, sanat yaratt?. Divan ya da saray
edebiyat? ad?yla and???m?z bu edebiyat, ku?kusuz bütün Osmanl? co?rafyas?n?n
öyle ya da böyle edebiyat?, sanat?d?r. Ne var ki, bu edebiyat ve sanatta geni? bir
toplum kesiminin ya?ad?klar?ndan uzak bir ya?ama biçimi, estetik ve ideolojik anlay??
vard?r. ??te halk edebiyat?, bu geni? toplum kesimine uzak 'seçkinci' anlay???n
kar??s?nda, tarihsel ve toplumsal ortakl?klardan beslenen diliyle, içeri?iyle, zorlama
etkenlerin olmad???, en önemlisi de, yaratt??? halk?n ulusal özünü ta??yan edebiyatt?r.
Avrupa'da 16. yüzy?lda Rönesans?n, 1789 y?l?nda da Frans?z Devriminin ya?anmas?
yeni bir dü?ünce olu?turmu?, ayd?nlarda halk ya?am?na kar?? ilgi uyand?rm??t?r.
Ayn? zamanda bu süreçte Avrupa'da 'halk' ve 'ulus' kavramlar? günümüzdeki anlam?yla
kullan?lmaya ba?lanm??t?r. Oysa, ekonomik ve siyasal s?k?nt? içerisindeki Osmanl?
böyle bir süreci ya?ayamad?.

'Halk Edebiyat?' kavram?n?n dilimizde kullan?l??? ise, yüzy?l?m?z?n ba?lar?ndan daha
eskiye gitmez. Elçin'in (1997) "halk edebiyat? kavram?" üzerinde dururken alt?n?
çizdi?i gibi, Avrupa'n?n ak?lc? ve teknik üstünlü?üne dayanan yeni uygarl???
kar??s?nda bütün Türk dünyas? ve özellikle Osmanl? ?mparatorlu?u gerilemek, parçalanmak
durumuna gelince, zaman içinde "siyasi Tanzimat" ad?n? verdi?imiz bilinç
do?du. Bu bilincin ard?ndan gelen "edebi Tanzimat" ku?a?? 3 Kas?m 1839'da
ilan edilen Tanziman Ferman?n?n yaratt??? ortamda 1789 ilkelerini ve bu ilkelerle
doyurulan fikirlerini gazeteyle, çeviri ve sanat yap?tlar? ile Türk halk?na yaymaya
ba?lad?lar. ?inasi'nin "Durûb-? Emsâl-i Osmaniye"si, Ziya Pa?a'n?n "?iir ve ?n?â"s?,
Nam?k Kemal'in tiyatrolar? ve "Vatan" gibi makaleleri, mutlak rejimden me?rutiyete
do?ru giden yolda, asl?nda var olan "halk"? ve "ulus"u Avrupal? bir görü?le arayan
yap?tlard?r.

Folklor, Türkiye Türklerinde 1908'den sonra Türkçülük ve milliyetçilik hareketi
içinde kendini gösterdi. Do?al olarak Türkiye'de halk edebiyat? kavram?n?n dilimiz
ve dü?üncemizdeki tarihsel derinli?i bu tarihten daha öteye gitmez.

Bugün bu kavramla biz, divan edebiyat? d???nda kalan ortak ürünlerle: mani, türkü,
a??t, atalar sözü, destanlar, masallar, hikayeler, f?kralar, bilmeceler, ninniler, beddualar,
vb gibi; söyleyeni belli saz ve tekke ?iiri kapsam?ndaki ürünleri; köy orta oyunu
dedi?imiz temsilleri: Meddah, Karagöz ve Ortaoyunu'nu anl?yor, de?erlendiriyoruz.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #6 : 05 Temmuz 2009, 18:11:23 »
Türkiye'de Halkbilim Çal??malar?

Türkiye'de halkbilim çal??malar?n?n henüz bir yüzy?l? yoktur. Ülkemizde halkbilim
ilk kez Ziya Gökalp taraf?ndan Halka Do?ru dergisinin 10 Temmuz 1329 (23 Temmuz
1913) tarihli say?s?nda yay?mlanan "Halk Medeniyeti" ba?l?kl? yaz?s?yla gündeme
geldi. Folklor terimi ise ilk kez R?za Tevfik [Bölükba??]'in 20 ?ubat 1913 tarihli Peyam
gazetesinin edebiyat ekinde yay?mlad??? "Folklor" ba?l?kl? yaz?s?nda kullan?ld?.

Özellikle ülkemiz için çok genç bir bilim dal? olan halkbilimle ilgilenen ilk örgüt,
1927 y?l?nda Ankara'da kurulan ve daha sonra ad? Türk Halk Bilgisi Derne?i'ne çevrilen
Anadolu Halk Bilgisi Derne?i olmu?tur. Bu dernek ilk önce folklor derleyicilerini
yeti?tirmek ve yönlendirmek amac?yla Halk Bilgisi Toplay?c?lar?na Rehber adl? k?lavuz
(1928) ard?ndan da Halk Bilgisi Mecmuas? (1928, 1 say?) yay?mlad?. 1923 y?l?nda
halkevlerine devredilene de?in bu dernek iki derleme gezisi düzenlemi? ve
Halk Bilgisi Haberleri (19 say?) adl? süreli yay?n?n?n yan? s?ra 13 adet de kitap ve
bro?ür yay?mlam??t?r.

Ülkemizde genel folklor alan?ndaki çal??malar, müzik folkloru sahas?ndaki disiplinli
çal??malarla ba?lar. Halk türkülerini toplama, notaya alma, yay?nlama yolundaki
hareketlerin ve bu konuyla ilgili yay?nlar?n önemini belirten yaz?lar?n ilki, 5
Mart 1915 tarihli Yeni Mecmua'n?n Çanakkale Özel Say?s?'ndaki Musa Süreyya
Bey'in bir makalesidir. Halkbilimin bir i? halinde uygulanmas? Dr. R?za Nur'un
Milli E?itim Bakan? oldu?u 1920 y?l?nda ba?lar.

Milli E?itim Bakanl??? taraf?ndan ba?lat?lan türküleri toplama yolundaki çal??malar,
1916 y?l?nda kurulmu? olan "Darü-l Elhan" (?stanbul Konservatuar?) ?n bu konuya
e?ilmesi ile disiplinli ve yayg?n bir ?ekil al?r. 1926-1927-1928-1929 y?llar?nda zaman?n
ünlü müzik bilginlerinin de kat?ld??? dört ara?t?rma gezisi düzenlenir. Bu
ara?t?rma gezisinde toplanan türküler 15 defter halinde yay?mlan?r.

1960'lardan sonra ise halkbilimiyle ilgili çal??malar yapan dernekler ço?alm??, ülkemizin
de?i?ik il ve ilçelerinin yan? s?ra üniversitelerimizde de topluluk halinde çal??malar?n?
sürdürür olmu?lard?r. Üniversite ö?renci dernekleri aras?nda Bo?aziçi
Üniversitesi Folklor Kulübü, Orta Do?u Teknik Üniversitesi Türk Halkbilimi Toplulu?u
dergi ve kitap yay?nlar?yla, alan ara?t?rmalar? ve halk oyunu topluluklar? kurmalar?yla,
Türk folkloruyla ilgili toplant?lar düzenlemeleriyle; Mimar Sinan Üniversitesi
Türk Halk Sanatlar? Ara?t?rma Derne?i ara?t?rma gezileri ve sergileriyle dikkat çekmektedirler.
Anadolu Üniversitesi Halkbilim Ara?t?rmalar? Merkezi, ara?t?rmalar yapmakla,
oyun ve müzik topluluklar? yeti?tirmekle bu çal??malara kat?lmaktad?r.

1966 y?l?nda Milli Folklor Enstitüsü ad? ile kurulan ve bugün Kültür Bakanl??? bünyesinde
Halk Kültürlerini Ara?t?rma ve Geli?tirme Genel Müdürlü?ü olarak çal??malar?n?
sürdüren önemli bir örgüte nihayet kavu?mu? durumday?z.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #7 : 05 Temmuz 2009, 18:11:38 »
Akademik Çal??malar

Üniversitelerimizde ilk halkbilim çal??malar? 12 Aral?k 1924'te ?stanbul Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi'ne ba?l? olarak kurulan Türkiyât Enstitüsü taraf?ndan yap?lm??t?r.
Enstitü, M. Fuad Köprülü'nün ba?kanl???nda Türk halk edebiyat?yla ilgili
önemli eserler yay?mlam??t?r. Ancak üniversitelerimizde halkbilimin akademik bir
disiplin olarak ilk kez ele al?nmas?n? Pertev Naili Boratav ba?latm??t?r. Boratav,
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Co?rafya Fakültesi'nde, 1938 y?l?nda ba?latt???
halk edebiyat? derslerini 1948 y?l?nda folklor kürsüsüne dönü?türmü?, ne var ki,
üniversiteye bilimd??? çevrelerin müdahalesi sonucu bu kürsü 1948 y?l?nda kapat?lm??t?r.
Ülkemizde 32 y?l kapal? tutulan halkbilim bölümü ancak 1980 y?l?nda yeniden aç?lm??t?r.
Günümüzde Ankara Üniversitesi ile Hacettepe Üniversitelerinde ba??ms?z
bilim dal? olarak e?itim verilmekte, akademik çal??malar yürütülmektedir. Bu üniversiteler
d???nda Atatürk, F?rat, Erciyes, Selçuk, Cumhuriyet ve Bal?kesir üniversitelerinde
de halkbilim dersleri okutulmaktad?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #8 : 05 Temmuz 2009, 18:11:54 »
Halkbilim (Folklor) ve Halk Edebiyat? Giri?

Halkbilimle halk edebiyat?n?n ili?kisi, özellikle ortak (anonim) halk edebiyat? ürünlerinin;
masal, ninni, efsane, f?kra, atalarsözü, deyimler vb. derlenmesi, toparlanmas?,tasnifi ve bunlar?n irdelenmesi ba?lam?nda i?lev kazan?r. Bunun yan? s?raTürk halk edebiyat?n?n iki önemli kolu olan â??k edebiyat? ve dinsel halk edebiyat? da bir yandan edebiyat tarihinin ara?t?rma alan?na girerken, di?er taraftan halkbilimin çal??ma alanlar? içerisinde ele al?nm??, öylece de?erlendirilegelmi?tir. Bu çerçeve daha çok halk edebiyat? ürünlerinin hangilerinin halkbilimin alan?na girdi?ine ili?kin bir saptamad?r. Daha geni? bir aç?dan bak?ld???nda, günümüzde örnekleri çokça görülen de?erlendirme ve incelemelerde, halkbilim ça?da? edebiyat ürünlerine de e?ilme gereksinimi duymu?; ça?da? edebiyat?n yarat?lmas?nda ye?lenen yakla??mlarda halkbilimsel ögeler de bu disiplin içerisinde ele al?nmaya ba?lanm??t?r.

Bu bak?mdan halkbilim, halk edebiyat? ürünlerine yakla??rken, bütünüyle geçmi?te kalan, geçmi?te yarat?lan ve sadece ortak (anonim) ürünlere de?il, bugünkü ürünlere de e?ilmektedir. Halk ozanlar?n?n ?iirlerinin ve hikayelerinin ele al?nmas? gibi...Çünkü ne halk kültürü, dolay?s?yla edebiyat?, dura?and?r ne de halkbilim. Sürekli bir yenilenme ve geli?me içerisinde olan bu bilim kollar? dinamik bir yap? göstermektedirler.Ulusal edebiyatlar?n karakterini halk kültürü belirler. Ça?da? Türk edebiyat?n?n ulusal nitelikteki yap?tlar?nda da bu özellik görülür. Halk kültüründen beslenen ulusal ve evrensel nitelikteki yap?tlarda, yerellik gibi kimi özellikler görülse de, yetkince i?lenmi? bu geleneksel form ve izleklerin o yap?ta ayr? bir zenginlik katt??? kolayl?kla söylenebilir.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #9 : 05 Temmuz 2009, 18:12:09 »
Halk Edebiyat?nda Düzyaz? Nesir

Halk Edebiyat?’n?n düzyaz? alan?ndaki öyküleri, Türk, Arap ve ?ran-Hint kaynakl? olmak üzere 3 grupta toplan?r. Türk kaynakl? öyküler aras?nda Dede Korkut, Köro?lu, Dani?mendname gibi serüven-kahramanl?k öyküleri, Kerem ile Asl?, Â??k Garip, Karacao?lan ile ?smigan Sultan, Emrah ile Selvihan gibi â??klar?n ya?am öyküleri çevresinde geli?en öyküler yer al?r. Do?u Anadolu’da kaside ad? verilen küçük öyküler, Güney Anadolu’da bozlaklar, meddah öyküleri ve Nasreddin Hoca f?kralar? da halk edebiyat?n?n düz yaz? örneklerindendir. Yusuf ü Züleyha, Ebu Müslim, Battalname, Leyla ile Mecnun da Arap kaynakl? öykülerin en yayg?n olanlar? ve bilinenleridir. Hint-?ran kaynakl? öykülerin en ünlüleri aras?nda Ferhat ili ?irin ve Kelile ve Dimne say?l?r.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #10 : 05 Temmuz 2009, 18:12:25 »
HALK ?A?RLER?N?N GRUPLANDIRILMASI


1.GÖÇEBE(GEZG?N) ?A?RLER
 Bir yere ba?l? kalmadan gezerler. Genellikle e?itim görmedikleri için, Divan Edebiyat?’ndan etkilenmezler. Dilleri sadedir. Hece ölçüsüne ba?l?d?rlar. Geleneksel ?iir anlay???n? sürdürürler.

 

2.YEN?ÇER? ?A?RLER
Osmanl?lar zaman?nda askerlik, hayat boyu süren bir meslekti. Orduda görev aras?nda ?airler yeti?mi?tir.  Bunlar, kat?ld?klar? sava?larla ilgili yi?itlik ?iirleriyle dikkati çekerler. Dil, anlat?m, ölçü bak?m?ndan, göçebe ?airler gibi geleneksel ?iir anlay???na ba?l?d?rlar.

3. KÖYLÜ ?A?RLER
Hayatlar? köylerde, kasabalarda geçer. Büyük kentlerle ilgileri olmad??? için, kent kültüründen, Divan Edebiyat?’ndan etkilenmeden, halk ?iiri geleneklerine ba?l? kalm??lard?r.

4.KENTL? ?A?RLER
Genellikle Divan Edebiyat?’n?n etkisinde kal?rlar. Hem Halk, hem de Divan Edebiyat? tarz?nda ?iirler söylerler. Dillerinde Arapça ve Farsça sözcüklerin oran? yüksektir. Hece ölçüsüyle birlikte aruza da yer verirler.

5. TASAVVUF (TEKKE ) ?A?RLER?
Tekkelerde yeti?tikleri, din ve tasavvuf konusunda e?itim gördükleri için, dilleri, göçebe, yeniçeri ve köylü ?airlere göre bazen daha a??rd?r. Zaman zaman Divan Edebiyat?’n?n dil, anlat?m, biçim, ölçü özelliklerini ta??yan ?iirler söylerler. Örne?in Yunus Emre bile, aruz ölçüsü ve mesnevi düzeniyle Risaletü’n-Nushiyye adl? bir eser vermi?tir.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Türk Halk Edebiyat?
« Yanıtla #11 : 05 Temmuz 2009, 18:12:43 »
GÜNÜMÜZ HALK EDEB?YATI GENEL ÖZELL?KLER

1-Türk edebiyat?n?n ba?lang?c?ndan 16. yüzy?la kadar ozan ve 16.yüzy?ldan sonra da a??k ad?yla tan?nan halk ?airleri, Halk edebiyat? gelene?ini devam ettirdiler.

2-A??k Veysel, Cumhuriyet dönemi halk ?airlerinin en büyüklerindendir. Günümüzde bu gelene?i sürdüren halk ?airlerinin en tan?nm??lar? ise, ?eref Ta?l?ova, Â??k Reyhanî ve Murat Çobano?lu’dur.

3-Sosyal yap?n?n h?zla de?i?ti?i ve kitle ileti?im araçlar?n?n geli?ti?i günümüzde a??klar, yine de sözlü gelene?i devam ettiren önemli bir kültür ta??y?c?lar?d?rlar.

4-Daha çok Do?u Anadolu’da yeti?en a??klar deyi?lerini saz e?li?inde do?açlama olarak söylerler.

5-Gezdikleri gördükleri yerlerde bölgenin ileri gelenleri taraf?ndan a??rlanan a??klar, a??k kahvelerinde, dü?ünlerde, odalarda sadece ?iir söylemezler. Bildikleri ve kendilerinin tertip ettikleri hikâyeler de anlat?rlar.

6-A??klar daha çok gurbet, ayr?l?k, ölüm, yi?itlik, güzellik, rü?vet, yolsuzluk, yoksulluk, cahillik gibi ferdi ve sosyal konularda dü?üncelerini dile getirmi?lerdir.

Kaynaklar:edebiyatforumu.com

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal