Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /var/www/uzumbaba.com/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 3889
Türk Halk Edebiyat? - sayfa 2 - Edebiyat -

TOPLUM VE B?L?M > Edebiyat

Türk Halk Edebiyat?

<< < (2/3) > >>

Mod_seval:
Halk Edebiyat? Kavram?

Halk edebiyat? kavram?yla nas?l bir edebiyat? anlad???m?z? aç?klamak için öncelikle
halk kavram?n?n ne anlama geldi?ini alg?lamak gerekir. ?lkça?larda halk, hükümdarlarla
ona ba?l? çevreler d???nda kalan, henüz s?n?flara ve tabakalara ayr?lmam??
geni? y???nlard?r. Halk ortak bir dili konu?an, gelenek ve görenekleriyle ortak etkinliklerde
bulu?an; ortak ?eylere gülüp ortak ?eylere a?layan; günlük ya?am?ndaki
ekonomik ve sosyal düzeyle biribirinden çok farkl? olmayan insanlar toplulu?u olarak
tan?mlanabilir. Ku?kusuz böyle bir kavram ve böyle bir tan?mlama, bu çerçevenin
d???nda da bir insan toplulu?unun varl???n? akla getiriyor. Öyledir de.

?lkel toplumlar dedi?imiz toplulu?u olu?turan bütün bireylerin ayn? ya?am biçimini
sürdürdü?ü; birlikte avlan?p avlad???n? birlikte yedi?i, birlikte ekti?ini birlikte tüketti?i;
birlikte sava??p elde ettiklerini birlikte payla?t?klar? bir dönemden, üretim
araçlar?, i?bölümünün yayg?nla?mas? ve de?i?im araçlar?n?n geli?mesiyle, üretimi
kendi gereksinimi oldu?u kadar ba?ka birilerinin de iste?i oldu?u için, avlad???n?
ya da ekip biçti?ini kendisine yetenden ba?ka, yöneten ya da hakim olan için de üretti?i
bir döneme geçerken, halkla halk olmayan ayr?m? da belirmeye ba?lam??t?r. Kaba
hatlar?yla çizdi?imiz bu görüntü, Türk toplumunda da özellikle göçebe ya?amdan
yerle?ik ya?ama geçmeyle belirginle?meye ba?lad? ve kentlerle birlikte soylu
bir tabaka da olu?tu. Özellikle ?slamiyetle birlikte Türklerin dü?ünü? biçimi de de?i?meye
ba?lad?, bu inanc?n gerekleri do?rultusunda yap?lanmaya gidildi. ?ehir ve
kasabalarda kurulan medreseler, ba?lang?çta çok büyük bir kitle olu?turmasa da siyasal
iktidar aç?s?ndan etkin olan bir topluluk olu?turdu. Bu topluluk, ?slam dü?üncesiyle
ilgili bilgi ve birikimlerinden dolay? farkl? bir düzeyde olunca, geni? toplumsal
kesimlerle bu kesim aras?nda ortak de?erler azalmaya ba?lad?.

Üstünlük duygusuna kap?lan medreseliler, halk? "havas" ve "avam" diye ikiye ay?rarak dü?ünsel oldu?u
kadar ya?ama biçimi ve kültürüyle de farkl?l???n art?k belirginle?meye ba?lad???n?
i?aretlediler.

Özellikle XV. yüzy?ldan itibaren Osmanl? saray çevresine egemen olmaya ba?layan
Arap ve Fars ayd?nlar? beraberlerinde kendi kültürlerini de getirdiler. Türk toplumuna
yabanc? olan bu kültür, Osmanl? saray çevresi ile yöneticileri taraf?ndan ye?lenince
bu çevrede kabul gördü; ancak halk geleneksel duyarl???n?, estetik ve sanatsal
yetene?ini yitirmeksizin bir gereksinim olarak duyumsad??? ürünlerini üretmeyi
sürdürdü. Bu, dil ve kültür ayr?l???, e?itim görmü? çelebiyi temsil eden Hacivat ile
sa?duyu sahibi anlay??l? halk? temsil eden Karagöz'ün nükteli konu?malar?nda kolayl?kla
görülür.

Olu?an bu yeni "seçkinci" kesim, dili Arapça ve Farsça sözcüklerce ku?at?lm??, içeri?i
yarat?c?s?n?n dü?ünde yorumlad??? bir dünya olan ve hayat buldu?u sosyal-siyasal
çevrenin ya?ama biçimine denk dü?en bir edebiyat, sanat yaratt?. Divan ya da saray
edebiyat? ad?yla and???m?z bu edebiyat, ku?kusuz bütün Osmanl? co?rafyas?n?n
öyle ya da böyle edebiyat?, sanat?d?r. Ne var ki, bu edebiyat ve sanatta geni? bir
toplum kesiminin ya?ad?klar?ndan uzak bir ya?ama biçimi, estetik ve ideolojik anlay??
vard?r. ??te halk edebiyat?, bu geni? toplum kesimine uzak 'seçkinci' anlay???n
kar??s?nda, tarihsel ve toplumsal ortakl?klardan beslenen diliyle, içeri?iyle, zorlama
etkenlerin olmad???, en önemlisi de, yaratt??? halk?n ulusal özünü ta??yan edebiyatt?r.
Avrupa'da 16. yüzy?lda Rönesans?n, 1789 y?l?nda da Frans?z Devriminin ya?anmas?
yeni bir dü?ünce olu?turmu?, ayd?nlarda halk ya?am?na kar?? ilgi uyand?rm??t?r.
Ayn? zamanda bu süreçte Avrupa'da 'halk' ve 'ulus' kavramlar? günümüzdeki anlam?yla
kullan?lmaya ba?lanm??t?r. Oysa, ekonomik ve siyasal s?k?nt? içerisindeki Osmanl?
böyle bir süreci ya?ayamad?.

'Halk Edebiyat?' kavram?n?n dilimizde kullan?l??? ise, yüzy?l?m?z?n ba?lar?ndan daha
eskiye gitmez. Elçin'in (1997) "halk edebiyat? kavram?" üzerinde dururken alt?n?
çizdi?i gibi, Avrupa'n?n ak?lc? ve teknik üstünlü?üne dayanan yeni uygarl???
kar??s?nda bütün Türk dünyas? ve özellikle Osmanl? ?mparatorlu?u gerilemek, parçalanmak
durumuna gelince, zaman içinde "siyasi Tanzimat" ad?n? verdi?imiz bilinç
do?du. Bu bilincin ard?ndan gelen "edebi Tanzimat" ku?a?? 3 Kas?m 1839'da
ilan edilen Tanziman Ferman?n?n yaratt??? ortamda 1789 ilkelerini ve bu ilkelerle
doyurulan fikirlerini gazeteyle, çeviri ve sanat yap?tlar? ile Türk halk?na yaymaya
ba?lad?lar. ?inasi'nin "Durûb-? Emsâl-i Osmaniye"si, Ziya Pa?a'n?n "?iir ve ?n?â"s?,
Nam?k Kemal'in tiyatrolar? ve "Vatan" gibi makaleleri, mutlak rejimden me?rutiyete
do?ru giden yolda, asl?nda var olan "halk"? ve "ulus"u Avrupal? bir görü?le arayan
yap?tlard?r.

Folklor, Türkiye Türklerinde 1908'den sonra Türkçülük ve milliyetçilik hareketi
içinde kendini gösterdi. Do?al olarak Türkiye'de halk edebiyat? kavram?n?n dilimiz
ve dü?üncemizdeki tarihsel derinli?i bu tarihten daha öteye gitmez.

Bugün bu kavramla biz, divan edebiyat? d???nda kalan ortak ürünlerle: mani, türkü,
a??t, atalar sözü, destanlar, masallar, hikayeler, f?kralar, bilmeceler, ninniler, beddualar,
vb gibi; söyleyeni belli saz ve tekke ?iiri kapsam?ndaki ürünleri; köy orta oyunu
dedi?imiz temsilleri: Meddah, Karagöz ve Ortaoyunu'nu anl?yor, de?erlendiriyoruz.

Mod_seval:
Türkiye'de Halkbilim Çal??malar?

Türkiye'de halkbilim çal??malar?n?n henüz bir yüzy?l? yoktur. Ülkemizde halkbilim
ilk kez Ziya Gökalp taraf?ndan Halka Do?ru dergisinin 10 Temmuz 1329 (23 Temmuz
1913) tarihli say?s?nda yay?mlanan "Halk Medeniyeti" ba?l?kl? yaz?s?yla gündeme
geldi. Folklor terimi ise ilk kez R?za Tevfik [Bölükba??]'in 20 ?ubat 1913 tarihli Peyam
gazetesinin edebiyat ekinde yay?mlad??? "Folklor" ba?l?kl? yaz?s?nda kullan?ld?.

Özellikle ülkemiz için çok genç bir bilim dal? olan halkbilimle ilgilenen ilk örgüt,
1927 y?l?nda Ankara'da kurulan ve daha sonra ad? Türk Halk Bilgisi Derne?i'ne çevrilen
Anadolu Halk Bilgisi Derne?i olmu?tur. Bu dernek ilk önce folklor derleyicilerini
yeti?tirmek ve yönlendirmek amac?yla Halk Bilgisi Toplay?c?lar?na Rehber adl? k?lavuz
(1928) ard?ndan da Halk Bilgisi Mecmuas? (1928, 1 say?) yay?mlad?. 1923 y?l?nda
halkevlerine devredilene de?in bu dernek iki derleme gezisi düzenlemi? ve
Halk Bilgisi Haberleri (19 say?) adl? süreli yay?n?n?n yan? s?ra 13 adet de kitap ve
bro?ür yay?mlam??t?r.

Ülkemizde genel folklor alan?ndaki çal??malar, müzik folkloru sahas?ndaki disiplinli
çal??malarla ba?lar. Halk türkülerini toplama, notaya alma, yay?nlama yolundaki
hareketlerin ve bu konuyla ilgili yay?nlar?n önemini belirten yaz?lar?n ilki, 5
Mart 1915 tarihli Yeni Mecmua'n?n Çanakkale Özel Say?s?'ndaki Musa Süreyya
Bey'in bir makalesidir. Halkbilimin bir i? halinde uygulanmas? Dr. R?za Nur'un
Milli E?itim Bakan? oldu?u 1920 y?l?nda ba?lar.

Milli E?itim Bakanl??? taraf?ndan ba?lat?lan türküleri toplama yolundaki çal??malar,
1916 y?l?nda kurulmu? olan "Darü-l Elhan" (?stanbul Konservatuar?) ?n bu konuya
e?ilmesi ile disiplinli ve yayg?n bir ?ekil al?r. 1926-1927-1928-1929 y?llar?nda zaman?n
ünlü müzik bilginlerinin de kat?ld??? dört ara?t?rma gezisi düzenlenir. Bu
ara?t?rma gezisinde toplanan türküler 15 defter halinde yay?mlan?r.

1960'lardan sonra ise halkbilimiyle ilgili çal??malar yapan dernekler ço?alm??, ülkemizin
de?i?ik il ve ilçelerinin yan? s?ra üniversitelerimizde de topluluk halinde çal??malar?n?
sürdürür olmu?lard?r. Üniversite ö?renci dernekleri aras?nda Bo?aziçi
Üniversitesi Folklor Kulübü, Orta Do?u Teknik Üniversitesi Türk Halkbilimi Toplulu?u
dergi ve kitap yay?nlar?yla, alan ara?t?rmalar? ve halk oyunu topluluklar? kurmalar?yla,
Türk folkloruyla ilgili toplant?lar düzenlemeleriyle; Mimar Sinan Üniversitesi
Türk Halk Sanatlar? Ara?t?rma Derne?i ara?t?rma gezileri ve sergileriyle dikkat çekmektedirler.
Anadolu Üniversitesi Halkbilim Ara?t?rmalar? Merkezi, ara?t?rmalar yapmakla,
oyun ve müzik topluluklar? yeti?tirmekle bu çal??malara kat?lmaktad?r.

1966 y?l?nda Milli Folklor Enstitüsü ad? ile kurulan ve bugün Kültür Bakanl??? bünyesinde
Halk Kültürlerini Ara?t?rma ve Geli?tirme Genel Müdürlü?ü olarak çal??malar?n?
sürdüren önemli bir örgüte nihayet kavu?mu? durumday?z.

Mod_seval:
Akademik Çal??malar

Üniversitelerimizde ilk halkbilim çal??malar? 12 Aral?k 1924'te ?stanbul Üniversitesi
Edebiyat Fakültesi'ne ba?l? olarak kurulan Türkiyât Enstitüsü taraf?ndan yap?lm??t?r.
Enstitü, M. Fuad Köprülü'nün ba?kanl???nda Türk halk edebiyat?yla ilgili
önemli eserler yay?mlam??t?r. Ancak üniversitelerimizde halkbilimin akademik bir
disiplin olarak ilk kez ele al?nmas?n? Pertev Naili Boratav ba?latm??t?r. Boratav,
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Co?rafya Fakültesi'nde, 1938 y?l?nda ba?latt???
halk edebiyat? derslerini 1948 y?l?nda folklor kürsüsüne dönü?türmü?, ne var ki,
üniversiteye bilimd??? çevrelerin müdahalesi sonucu bu kürsü 1948 y?l?nda kapat?lm??t?r.
Ülkemizde 32 y?l kapal? tutulan halkbilim bölümü ancak 1980 y?l?nda yeniden aç?lm??t?r.
Günümüzde Ankara Üniversitesi ile Hacettepe Üniversitelerinde ba??ms?z
bilim dal? olarak e?itim verilmekte, akademik çal??malar yürütülmektedir. Bu üniversiteler
d???nda Atatürk, F?rat, Erciyes, Selçuk, Cumhuriyet ve Bal?kesir üniversitelerinde
de halkbilim dersleri okutulmaktad?r.

Mod_seval:
Halkbilim (Folklor) ve Halk Edebiyat? Giri?

Halkbilimle halk edebiyat?n?n ili?kisi, özellikle ortak (anonim) halk edebiyat? ürünlerinin;
masal, ninni, efsane, f?kra, atalarsözü, deyimler vb. derlenmesi, toparlanmas?,tasnifi ve bunlar?n irdelenmesi ba?lam?nda i?lev kazan?r. Bunun yan? s?raTürk halk edebiyat?n?n iki önemli kolu olan â??k edebiyat? ve dinsel halk edebiyat? da bir yandan edebiyat tarihinin ara?t?rma alan?na girerken, di?er taraftan halkbilimin çal??ma alanlar? içerisinde ele al?nm??, öylece de?erlendirilegelmi?tir. Bu çerçeve daha çok halk edebiyat? ürünlerinin hangilerinin halkbilimin alan?na girdi?ine ili?kin bir saptamad?r. Daha geni? bir aç?dan bak?ld???nda, günümüzde örnekleri çokça görülen de?erlendirme ve incelemelerde, halkbilim ça?da? edebiyat ürünlerine de e?ilme gereksinimi duymu?; ça?da? edebiyat?n yarat?lmas?nda ye?lenen yakla??mlarda halkbilimsel ögeler de bu disiplin içerisinde ele al?nmaya ba?lanm??t?r.

Bu bak?mdan halkbilim, halk edebiyat? ürünlerine yakla??rken, bütünüyle geçmi?te kalan, geçmi?te yarat?lan ve sadece ortak (anonim) ürünlere de?il, bugünkü ürünlere de e?ilmektedir. Halk ozanlar?n?n ?iirlerinin ve hikayelerinin ele al?nmas? gibi...Çünkü ne halk kültürü, dolay?s?yla edebiyat?, dura?and?r ne de halkbilim. Sürekli bir yenilenme ve geli?me içerisinde olan bu bilim kollar? dinamik bir yap? göstermektedirler.Ulusal edebiyatlar?n karakterini halk kültürü belirler. Ça?da? Türk edebiyat?n?n ulusal nitelikteki yap?tlar?nda da bu özellik görülür. Halk kültüründen beslenen ulusal ve evrensel nitelikteki yap?tlarda, yerellik gibi kimi özellikler görülse de, yetkince i?lenmi? bu geleneksel form ve izleklerin o yap?ta ayr? bir zenginlik katt??? kolayl?kla söylenebilir.

Mod_seval:
Halk Edebiyat?nda Düzyaz? Nesir

Halk Edebiyat?’n?n düzyaz? alan?ndaki öyküleri, Türk, Arap ve ?ran-Hint kaynakl? olmak üzere 3 grupta toplan?r. Türk kaynakl? öyküler aras?nda Dede Korkut, Köro?lu, Dani?mendname gibi serüven-kahramanl?k öyküleri, Kerem ile Asl?, Â??k Garip, Karacao?lan ile ?smigan Sultan, Emrah ile Selvihan gibi â??klar?n ya?am öyküleri çevresinde geli?en öyküler yer al?r. Do?u Anadolu’da kaside ad? verilen küçük öyküler, Güney Anadolu’da bozlaklar, meddah öyküleri ve Nasreddin Hoca f?kralar? da halk edebiyat?n?n düz yaz? örneklerindendir. Yusuf ü Züleyha, Ebu Müslim, Battalname, Leyla ile Mecnun da Arap kaynakl? öykülerin en yayg?n olanlar? ve bilinenleridir. Hint-?ran kaynakl? öykülerin en ünlüleri aras?nda Ferhat ili ?irin ve Kelile ve Dimne say?l?r.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
Tam sürüme git