* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 69
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Demokrasi Nedir ?  (Okunma sayısı 9797 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Demokrasi Nedir ?
« : 05 Temmuz 2009, 17:35:11 »
Demokrasi Nedir?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasas?’n?n 2.maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti. demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” ifadesi yer almaktad?r. Bu ifadeyle, Cumhuriyetin Demokratik devlet niteli?i belirtilmektedir. Demokratik Devlet kavram?n?n gerisinde de, Demokrasi idealini ya?ayan, bu idealin gereklerini yerine getirmeye çal??an bir anlay??, bir rejim yatmaktad?r. Peki, Demokrasi idealine ula?abilme azim ve kararl?l??? içinde olmakla, uygulamada hakikaten Demokrasiyi oturtma ve ya?atma çabalar? hususundaki samimiyetin derecesi acaba ne düzeyde?

Demokratik rejimlerin Demokrasiyi ne derece ya?atabildikleri tart??mas? bir tarafa, özünde “Halk ?ktidar?” ilkesini ta??yan bu mukaddes (!) rejimini ruhunu te?kil eden “Halk”?n, yani vatanda??n ,art?k “Birer Seçilmi? Elit Poliar?isi” olarak nitelenen Ça?da? Demokrasiler içerisindeki etkinlikleri, bir bak?ma fonksiyonlar?, günümüz Demokrasi sorgulamas?n?n oda??n? olu?turmaktad?r. Zira bütün rejimlerde-rejimin ad? ne olursa olsun siyasi iktidar?n muhakkak bir az?nl???n, tabiri caizse bir siyasi elit tabakas?n?n elinde bulundu?u görülmektedir. Demokratik, Otoriter ya da Totaliter olsun, bütün rejimlerde bu gerçe?i görebilmekteyiz. Ancak, bu ba?lamda Demokrasiyi di?erlerinden ay?ran nüans; Demokrasinin “Egemenli?in” tek me?ru kayna??n? ve sahibini “Millet” te aramas?ndan ileri gelir. Pek tabi, oy kullanma erkine sahip olamayan bir soyut varl?k olan Millet, onu olu?turan bireylerin iradelerinin bir toplam? oldu?undand?r ki, “Egemenli?in me?ru kayna?? ve sahibi halkt?r.”

Nedir Demokrasi? En k?sa tabiriyle “Halk?n ?ktidar?” demek. Yunanca “Demos”(Halk) ve “Kratos” (?ktidar) sözcüklerinden olu?an Demokrasi halk?n iktidar? anlam?na geliyor. Eski Yunanl?lar, ça?da?lar? do?u despotluklar?na kar?? kendi yönetimlerine bu ad? vermi?ler. Onlara göre Demokrasi olabilmesi için kanunlar?n herkes için ayn? olmas? (?sonomia) site i?lerine kat?lmada ve siyasal iktidara kat?lmada e?itlik (?segoria ve ?sokratia) olmas? gerekir.

Demokrasiyi, halk?n halk taraf?ndan yönetilmesi ?eklindeki co?kunluk uyand?ran ve hitabette i?e yarayan tan?mlaman?n d???na çekmeliyiz. Zira, bir halk?n kendi kendini yönetti?i hiçbir zaman görülememi?tir, görülmeyecektir de. Yukar?da da ifade etti?imiz gibi bütün hükümetler asl?nda oligar?ik yap?dad?r; bu da zorunlu olarak az say?da ki?inin çoklu?a hakimiyetini içerir.Rousseau, bir cümlesinde bunu çok güzel ifade ediyor: “Kelimenin tam anlam?yla gerçek Demokrasi hiçbir zaman mevcut olmam??t?r ve olmayacakt?r da. Ço?unlu?un yönetmesi ve az?nl???n yönetilmesi, do?al düzene ayk?r?d?r.”

Demek oluyor ki, Demokrasiyi klasik “Halk ?ktidar?” anlam?nda hayat bulan fanteziden s?y?r?p, onun daha gerçekçi bir tan?m?n? yapmak gerekiyor. Gerçek Demokrasi, ba?ka bir ?eydir; daha mütevaz? fakat daha gerçekçi bir ?ey. Bu, her?eyden önce, ihtilal sonras? Fransa’s?n?n 1793 Kurucu Meclisi’nde denildi?i gibi “halk için ve halk?n her kesimi için özgürlük” olarak tan?mlanabilir. Bir ba?ka basit ve gerçekçi tan?mda ise Demokrasi “yöneticilerin dürüst ve serbest seçimler yoluyla, yönetilenler taraf?ndan seçildi?i rejim” olarak ifade ediliyor. Bütün bu tan?mlardan sonra Demokratik Rejimi matematiksel bir ifadeye dökmek mümkün olmaktad?r. Demokrasi=Yönetenlerin halka dayanan me?rulu?u ve halk kar??s?ndaki sorumlulu?u+Yönetilenlerin yöneticileri seçme, denetleme ve devlet yönetiminde görev alabilmeleri erki+Hukukla düzenlenmi? çevre+Haklar ve Özgürlükler. Böylece Demokrasinin, modern rejimleri içerisinde (uygulamada zamana ve mekana göre olu?abilin farkl?l?klar bir tarafa)en iyi oldu?u sunucuna ula??yoruz. Ünlü dü?ünür Aristo, her ne kadar demokrasiyi bir “Ço?unluk Tiranisi” olarak ç???rtkanlar?n ve demagoglar?n at ko?turdu?u rejim olarak görse de, insanlar?n demokrasi hususundaki heyecanlar? ve ligileri devam etmekte.

Asl?nda hiçbir devlet sistemi iyi veya kötü de?ildir. Devlet sistemleri iyi veya kötü olsayd?, baz? sistemler ebediyen ya?arlar, baz?lar? ya?amak imkan? bulamazlard?. Ancak Demokrasinin pek çok milletin mutluluk kayna?? oldu?unun görüyoruz. Bu cümleden hareketle, günümüzde insan haysiyetine yak??an idare ?eklinin demokrasi oldu?u sonucuna varabiliriz. Bununla birlikte “sa?l?kl?” Demokrasinin bir tak?m ?artlar? vard?r: Tabular?n hakim oldu?u, baz? dü?üncelerin resmi görü? haline geldi?i toplumlarda demokrasiden söz etmek mümkün de?ildir. Böyle ortamlarda kurulan demokratik rejimler, sahneye konmu? oyunlar gibidir, her ?ey suflörlerine ba?l?d?r.

Kamuoyu aç?k hale getirilmeli, her fikir tart???lmal?d?r. Zararl?y?, kötüyü ay?klamak, kamuoyunun hakk?d?r. Bir s?n?f, iktidar veya zümre, kendisini kamuoyunun yerine koyup do?ruyu yanl??? belirleyemez.

Demokratik rejimde güven hakim olmal?d?r. ?nsanlar kendilerini huzur ve güven içerisinde, emin hissetmelidirler.

Demokratik rejimde iktidar?n halktan kopmamas?, herhangi bir menfaat grubunun oyunca?? olmamas? hususu büyük önem arz eder. Bu rejimin sa?l?kl? olmas?, menfaat gruplar?n?n üzerine de?il, halk?n vicdan?na oturmas?yla mümkün olur.

Demokratik rejimin, mekanizman?n i?leyebilme ?art?n?n büyük oranda -, hatta tamamiyle bu rejimin halk olgusunu dayanmas?na ba?l? oldu?unu görüyoruz. Modern ça? Avrupa siyasal dü?ünürlerinin ve tarih felsefecilerinin pek sevdikleri bir evrim genellemesi vard?r:Eski do?u toplumlar?n yaln?zca bir ki?i özgürdür (despot); Eski Yunan’da yaln?zca baz?lar? özgürdür (köleler d???ndaki halk); Modern Bat?’da herkes özgürdür (yurtta?lar). Demokratik düzenin hareket noktas? da bireydir. Zaten bireyin toplum kar??s?ndaki haklar? ve özgürlü?ü (mutlak bir hak ve özgürlük de?il, s?n?rl? bir hak ve özgürlük) rejimin çerçevesini çizer.

Demokratik rejim içerisinde bireyin sahip oldu?u (ya da olmas? gereken) haklar?n en belirgini, zaten rejimin etimolojisinde de anlam?n? ve ruhunu bar?nd?ran “devlet yönetimine kat?lma” hakk?d?r. Bu, di?er bir ifadeyle bireyin “Siyasal Kat?lma” hakk? olarak da anla??labilir ve ifade edilebilir. Bu çal??mada, Demokratik bir rejimde “Siyasal Kat?lma”n?n anlam?, mahiyeti, rejimin sa?l?kl? i?leyebilmesi bak?m?ndan “Kat?lma”n?n önemi üzerinde durulacak, Türkiye’de insanlar?n siyasal bilinçlenme düzeyi ve bu düzeyin siyasal kat?lmaya etkisi hususunda ki?isel bir de?erlendirme ortaya konacak ve nihayet Demokrasinin olgunla?mas?nda bireyin üzerine dü?en görev tart???larak sonucu gidilecektir.

Klasik iktisatç?lar insan? “Ekonomik ?nsan” (Homo Economicus) olarak tan?mlarlar, zira insan ya?am?n? devam ettirebilmek için daima en iyiyi, en do?ruyu seçecek, en faydal?ya yönelecektir. Bu tür kayg?lar içerisinde olan, yani en ucuzu, en iyiyi bulmaya çal??an insan, niçin ayn? zaman en do?ruyu, en güvenli?i, en adaletliyi, en insafl?y? seçmesin? ??te bu da bizi “insan, do?as? gere?i siyasal bir hayvand?r” diyen Aristo’nun birey için çizdi?i “siyasi kimlik” gerçe?ini götürüyor. Demek ki yaln?zca ekonomik insan yok, fakat “siyasal insan” da var (Zoon Politikon). Ancak “siyasal insan” ?n te?ekkülü de, bireylerin belirli bir bilgi kültür ve altyap?ya sahip olmalar?yla mümkündür. Siyasal insan, duyarl? insand?r. Bir toplumu olu?turan bireylerin belirli bir bilgi birikimine ve e?itim seviyesine sahip olmalar? gerekir. Bireyler, çevrelerinde cereyan eden hadiseleri idrak etme, yorumlama ve çözümleme yetene?ine sahip olmal?d?rlar ki, tekdüzelik y?k?ls?n, yerel siyasi gelenekler ortadan kalks?n ve ki?iler hayat?n her alan?na ve her problemine kafa yorabilsinler.

demokrasivakfi.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2009, 17:36:17 »

Demokrasi Nedir?

Halk egemenli?ine dayanan yönetim ?ekli. Bu deyim Yunanca demokratla kelimesinden gelmektedir. Yunanca demos halk, kratos iktidar demektir.


Mutlak demokrasi`de halk devleti do?rudan do?ruya yönetir. Temsili demokrasi`de ise idare, halk taraf?ndan seçilen ve zaman zaman de?i?en temsilcilerin elindedir.

Uzun tecrübeler ve dü?ünceler demokrasi mefhumunda zamana ve mekâna göre ba?ka ba?ka ?ekiller meydana getirmi?tir. Böyle olmakla beraber, demokraside de?i?meyen genel fikirler ?unlard?r:

a) ? Demokraside, toplumun idaresinde ço?unlu?un menfaatine uygun bir yol tutulur. Bunu bir ki?iye ya da bir s?n?fa b?rakmak do?ru de?ildir. Böylece, bir toplumun idaresinde, o topluma ba?l? her ferdin bir sözü ve bir oyu bulunur ve yönetim ço?unlu?un iste?ine göre yürütülür.

b ? Toplumda, sosyal, iktisadî ve siyasî alanlarda herkese tam bir e?itlik sa?lan?r.

c ? Kanun kar??s?nda herkes tam bir e?itlik alt?nda bulunur. Kanun kar??s?nda herkes e?ittir ve kanunlar her ferde ayn? surette uygulan?r.

Tarih : Demokrasi fikri, kök sald?ktan ve yay?ld?ktan sonra, tatbiki, her memlekette ?artlara göre de?i?ik ?ekiller göstermi?tir.

Eski Yunanistan`?n ?ehir devletleri demokrasinin be?i?i özelli?ini gösterir. Buralarda, herkesin hükümet i?lerine kat?lmas?n? sa?layan bir rejim kurulmu?tur. Bunlardan en güzeline, M.Ö.be?inci yüzy?l?n ortalar?nda Atina ?ehrinde rastlan?r, Bura da vatanda? s?fat?n? ta??yan fertler meydanlarda toplanarak kanunlar? kabul etmekte ve bunlar? tatbik edenleri kontrol etmekte idiler. Böyle olmakla beraber, Atina demokrasisi, ileri anlamda bir demokrasi, olmaktan uzakt?r. Çünkü, esirli?e dayanan bir toplum olan Atina`da esirler, insan olarak say?lmamakta ?ehrin yönetiminde söz sahibi olacaklar?n, Atina vatanda?? olmas? gerekmekte idi.

Romal?larda bir süre demokrasiye benzer bir yönetim ?ekli görülürse de genel olarak as?l otorite ancak bir k?s?m vatanda?lar? temsil eden senatonun elinde bulunuyordu. Bu otorite de imparatorun eline geçti?inde, demokrasinin, kelime olarak bile, bir anlam? kalmam??t?r. Orta ça?larda derebeylik sistemi, tatbikî bak?m?ndan demokrasi ile ba?da?an bir sistem olmamakla beraber; derebeyinin halka kar?? vazifelerini yerine getirmesini istemesi, krallar?n, taç giyerken ettikleri yeminle halka kar?? belirli taahhütlere girmeleri gibi ?ekiller, iler ki yüzy?llarda demokrasinin geli?mesinde rol oynayan sebepler olmu?tur.

XVI. yüzy?ldan itibaren bir taraf tan co?rafi ke?iflerin olmas?, siyasî fikirlerde beliren yenilikler, kurulu nizamlara kar?? gelmek isteyen fikir adamlar?nda demokarsi ye taraftarl?k yaratmam?? olsa bile, dinî ve siyasî alanda vicdan` hürriyetinin ön plânda tutulma s? gerekçesini konu olarak ele ald?r?yordu,

Böylece, Büyük Frans?z ihtilâli ile kütlelerde istibdada kar?? bir ayaklanma belirmi? ve bugünkü anlamdaki demokrasinin temelleri böylece kurulmu?tur.

Türkiye`de demokrasi : Bugün çok partili bir sistem içinde devam ede gelen demokrasi hareketi, bu devresine gelinceye kadar birçok safhalardan geçmi?tir.

Osmanl? împaratorlu?u`nun eski kudretini kaybetti?i devirlerden ba?layan ve Tanzimat`?n ilân?nda (1838) hükümdar?n kimseyi bir mahkeme hükmü olmadan öldürmiyece?ini, kimsenin mal?n? elinden almayaca??n?, bütün vatanda?lar? ayn? haklardan istifade ettirece?ini siyasî bir belge ile taahhüt etmesi, bizde demokrasi hareketinin ?artlar? de?i?ik olmakla beraber ba?lang?c?na bir i?arettir. Bu hareket, 1876 tarihinde ilân edilen Birinci Me?rutiyet ile ilk Kanunî Esasi ile devam etmi?, ancak Meclisin k?sa bir süre sonra Abdülhamit taraf?ndan feshedilmesi ile son bulmu?tur.

1908 y?l?na kadar devam eden tek elden idare, bu y?lda, ikinci Me?rutiyet`in ilân edilmesi ile yeni bir hareketin do?mas? sonucunu yaratm??t?r. Mebusan Meclisi`nin yeniden aç?lmas?, partilerin kurulmas?, Kanunu Esasinin ilân edilmesi ile, bu hareket biraz daha sa?lam görünü?lü olmu?, ancak Birinci Dünya Sava??`n?n ç?kmas? ?le, as?l amac?n? kaybetmi?tir.

Birinci Dünya Sava??`ndan yenilgi ile ç?kan Osmanl? ?mparatorlu?u, devlet olarak son bulunca, Anadolu`da meydana gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi do?rudan do?ruya halk egemenli?ine dayanan bir rejim ?eklinde ba?lam?? ve Cumhuriyetin, ilân edilmesinden sonra da ayn? hüviyet içinde devam etmi?tir.

Demokratik bir yönetim ?ekli kabul edilerek bu yolda bir te?kilâtlanma oldu?u halde, bu yeni devlet ön plânda, Bat?l?la?mam?z için gerekli olan devrim hareketlerinin gerçekle?mesini ald??? için 1924 ve 1930 y?l?nda yap?lan iki tecrübenin d???nda, fiilen tek parti yönetimi esas?na dayanan bir hükümet idaresi ile idare edilmi?tir.

Ancak, îkinci Dünya Sava??`n?n sona ermesi üzerine, bu sava?tan ba?ar? ile ç?km?? olan Bat? devletlerinin Birle?mi? Milletler Te?kilât?n? kurmalar? ve Türkiye`nin bu te?kilâta üye olmas? ile ,devam ede gelen tek parti sistemine kar?? bir tepki uyanmaya ba?lam??t?r. Bunun sonucu olarak, tek partili totaliter rejimden çok partili demokratik hayata dönmek zorunlulu?u berilmi? ve 1946 y?l?nda Demokrat Parti`nin kurulmas?, ile Türkiye`de çok partili olan ve Bat? demokrasileri ölçüsünde bir demokrasi hayat? ba?lam??t?r.

Ayn? y?l yenilenmi? olan seçim kanununda oylar?n gizli verilmesi, aç?k olarak tasnif edilmesi seçimlerin, hâkimlerin kontrolü alt?nda bulunmas? gibi ?artlar içinde ve hür olarak yap?lan genel seçimlerde, Büyük Millet Meclisi`ne, Cumhuriyet Halk Parti`sinin yan?nda Demokrat Parti ve Millet Partisi de temsilci sokabilmi?, 1950 y?l?nda yap?lan genel seçimlerde de, 1923 y?l?ndan bu tarihe kadar ilk defa, iktidar, ikinci bir partiye devredilmi?tir.

Fakat Demokrat Parti, on y?ll?k iktidar? s?ras?nda, demokratik gidi?ten ayr?lm??; bunun sonucu olarak da Türk Silâhl? Kuvvetleri 27 May?s 1960 da ?dareye el koymu?tur. Bir buçuk y?ll?k geçici bir devreden sonra, 15 Ekim 1961 de genel seçimler yap?lm?? ve dört parti milletvekillerinden meydana gelmi? T.B.M. Meclisi aç?lm??t?r. Böylece, yeniden çok partili demokratik devreye girilmi?tir.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2009, 17:36:48 »
YÖNET?M ?EK?LLER?

 

CUMHUR?YET - DEMOKRAS?

Demokrasi: Halk?n kendi kendisini yönetmesi sistemine dayanan bir yönetim ?eklidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhuriyet yönetimi ile birlikte demokrasiyi benimsemi? bir hukuk devletidir.

Demokrasi de halk kendini yönetecek ki?ileri belli bir süre için seçer. Temsili demokrasi ile yönetilen halk, istedi?i zaman seçti?i yöneticiyi de?i?tirebilir.

Demokrasi Çe?itleri

1- Do?rudan Demokrasi

2- Yar? Do?rudan Demokrasi

3- Temsili Demokrasi

 

Demokrasi Temel ?lkeleri

1- Milli Egemenlik

2- Özgürlük ve E?itlik

3- Siyasi Partiler

etarih.net

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #3 : 05 Temmuz 2009, 17:37:47 »
PLAN

I. Cumhuriyetçilik ?lkesi............................................ .................................................. ........... 105

A. Cumhuriyet Nedir?............................................ .................................................. ......... 106

1. Dar Anlamda Tan?m: Cumhuriyet Monar?inin Tersidir.......................................... 107

2. Geni? Anlamda Tan?m: “Cumhuriyet = Demokrasi”........................................ ....... 108

3. Hangi Anlay?? Do?ru: Ampirik Veriler........................................... ......................... 109

B. Türkiye’de Cumhuriyet Anlay???.......................................... ....................................... 110

1. Türk Anayasa Hukuku Doktrininin Cumhuriyet Anlay???...................................... 110

2. Türk Anayasa Mahkemesinin Cumhuriyet Anlay???.......................................... ..... 114

Sonuç............................................. .................................................. .................................. 115



Anayasam?z?n 1’inci maddesine göre, “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir”. Anayasam?z?n 2’nci maddesine göre ise “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayan??ma ve adalet anlay??? içinde, insan haklar?na sayg?l?, Atatürk milliyetçili?ine ba?l?, ba?lang?çta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir”. Anayasam?z?n 3’üncü maddesine göre, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür”.

Bu ilk üç maddeden yola ç?karak devletin temel nitelikleri konusunda 1982 Anayasas? taraf?ndan benimsenmi? ilkeleri ?u ?ekilde s?ralayabiliriz:

1. Cumhuriyetçilik ilkesi

2. Üniter devlet ilkesi

3. ?nsan haklar?na sayg?l? devlet ilkesi

4. Atatürk milliyetçili?ine ba?l? devlet ilkesi

5. Demokratik devlet ilkesi

6. Laik devlet ilkesi

7. Sosyal devlet ilkesi

8. Hukuk devleti ilkesi

9. E?itlik ilkesi

10. Ba?lang?çta belirtilen temel ilkeler

?imdi bu ilkeleri s?ras?yla görelim:



I. Cumhuriyetçilik ?lkesi
Anayasam?z?n “devletin ?ekli” ba?l?kl? 1’inci maddesi ne göre, “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir”. Bu hükümden ne anla??l?r? Bu maddeyi nas?l yorumlamak gerekir?

“Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” önermesinde “Türkiye”, “Devlet” ve “bir” kelimelerinin ne anlama geldi?ini bildi?imizi varsayarsak, geriye bilmedi?imiz kavram olarak “cumhuriyet” kavram? kalmaktad?r. O halde burada öncelikle “cumhuriyet nedir” sorusunu sorup, ona cevap arayal?m.

A. Cumhuriyet Nedir?
Bibliyografya.- Kemal Gözler, “Hukuk Aç?s?ndan Monar?i ve Cumhuriyet Kavramlar?n?n Tan?m? Sorunu”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 54, 1999, Say? 1, s.51-62; Kemal Gözler, “Cumhuriyet ve Monar?i”, Türkiye Günlü?ü, Say? 53, Kas?m-Aral?k 1998, s.27-34; Mustafa Erdo?an, Anayasal Demokrasi, Ankara, Siyasal Kitabevi, 1999, s.243-246; Ali Fuat Ba?gil, Esas Te?kilat Hukuku, ?stanbul, Baha Matbaas?, 1960, s.186-187; 216-221; Hüseyin Nail Kubal?, Anayasa Hukuku Dersleri, ?stanbul, ?.Ü. Hukuk Fakültesi Yay?nlar?, 1971, s.64-66; Yavuz Abadan, Amme Hukuku ve Devlet Nazariyeleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yay?nlar?, 1952, s.334-336; ?lhan Arsel, Anayasa Hukuku (Demokrasi), Ankara, Do?u? matbaac?l?k, 1964, s.39-42; Selçuk Özçelik, Esas Te?kilât Hukuku Dersleri: Birinci Cilt: Umumî Esaslar, ?stanbul, ?stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yay?nlar?, 1982, s.174-178; Oya Arasl?, Anayasa Hukuku (Ders Notlar?), Ankara, Tarihsiz, s.68-72; Carl Schmitt, Théorie de la Constitution (Traduit de l’Allemand par Lilyane Deroche), Paris, Presses universitaires de France, 1993, s.435-437; Léon Duguit, Traité de droit constitutionnel, Paris, Ancienne librairie fontemoing, 3e édition, 1927, c.II, 781-793; Maurice Hauriou, Précis de droit constitutionnel, Paris, Sirey, 2e édition, 1929, (reprint par C.N.R.S., Paris, 1965, s.342-345; Georges Vedel, Droit constitutionnel, Paris, Sirey, 1949, (réimpression, 1989), s.278, 318; Michel Henry Fabre, Principes républicains de droit constitutionnel, 4e édition, Paris, L.G.D.J., 1984, s.3-8; Charles Cadoux, Droit constitutionnel et institutions politiques, (tome I : Théorie générale des institutions politiques), Paris, Cujas, 3e édition, 1988, s.23; Jean-Marie Pontier, “La république”, Recueil Dalloz Sirey, 1992, 31e Cahier, Chronique, XLVIII, s.239-246; Jean-Louis Quermonne, “République”, in Olivier Duhamel et Yves Meny (sous la direction de-), Dictionnaire constitutionnel, Paris, P.U.F., 1992, s.921; Maurice Duverger, “Les monarchies républicaines”, Pouvoirs: Revue d’études constitutionnelles et politiques, 1996, no 78, s.107-127.

Terminoloji.- “Cumhuriyet” kelimesi bize Arapça “cumhur ” kelimesinden gelmi?tir. “Cumhur” toplu halde bulunan halk demektir[1]. “Cumhurî” ise, cumhura, yani halka ait demektir. “Cumhuriyet” i?te bu “cumhurî”den türetilmi? bir isimdir. O halde etimolojik olarak cumhuriyet, “halka ait olan ?ey” demektir[2]. Devlet ?ekli anlam?nda “cumhuriyet” ise herhalde, “halka ait olan devlet” diye tan?mlanabilir. Cumhuriyet kelimesinin Frans?zca kar??l??? olan “république ” kelimesi de ayn? ?eyi ifade eder. Bu kelime Latince mal, e?ya anl..... gelen res ve kamu, halk anl..... gelen publica kelimelerinden türemi?tir. Genel anlamda res publica , “kamu mal?, halk?n mal?” demektir. O halde “république (cumhuriyet)”i, “halk?n mal? olan devlet ?ekli” olarak tan?mlayabiliriz[3]. Görüldü?ü gibi Türkçe “cumhuriyet” ve Frans?zca “république” kelimeleri birbirinin tam anlam?yla dengidirler ve ayn? anlama gelmektedirler.

Peki ama etimolojik olarak “halk?n mal? olan devlet ?ekli” diye tan?mlanabilecek olan “cumhuriyet”i hukukî olarak nas?l tan?mlayabiliriz? Biz burada “hukukî” kelimesinin alt?n? çiziyoruz. Çünkü, bu kelimenin felsefî, siyasî ve hatta duygusal anlamlar? vard?r[4]. Bizim için, cumhuriyetin di?er anlamlar? de?il, “hukukî” anlam? önemlidir. Keza cumhuriyet konusuna sadece hukuk aç?s?ndan de?il, siyaset bilimi, siyaset felsefesi ve siyasî tarih aç?lar?ndan da yakla??labilir[5].

Anayasa hukuku doktrininde cumhuriyetin hukukî tan?m? üzerinde görü? birli?i yoktur. Bir k?s?m yazarlar, cumhuriyet kavram?n? monar?inin kar??t? olarak dar bir anlamda, di?er bir k?s?m yazarlar ise cumhuriyeti demokrasiyle özde? olarak geni? anlamda tan?mlamaktad?rlar.

1. Dar Anlamda Tan?m: Cumhuriyet Monar?inin Tersidir
Bizim tespitlerimize göre, cumhuriyetin dar anlamda tan?m? , yani monar?inin tersi anlam?nda tan?m?, Léon Duguit ’ye dayanmaktad?r. Duguit, monar?i ve cumhuriyeti, devlet ba?kan?n?n göreve geli? usûlüne göre tan?mlamaktad?r. E?er devlet ba?kan?, bu göreve veraset usûlüyle geliyorsa, o devlet monar?idir; yok e?er ba?ka bir usûlle geliyorsa o devlet cumhuriyettir[6]. Bu konuda Duguit aynen ?unlar? yazmaktad?r:

“Devlet ba?kan? irsî (héréditaire) oldu?u zaman hükûmet monar?iktir; irsî olmad??? zaman ise cumhurîdir. Gerçekten de monar?i ile cumhuriyet aras?nda bundan ba?ka mümkün bir fark göremiyorum: Monar?i, içinde irsî bir devlet ba?kan?n?n bulundu?u; cumhuriyet ise, içinde devlet ba?kan?n?n bulunmad??? veya devlet ba?kan?n?n irsî olmad??? bir hükûmet ?eklidir”[7].

Görüldü?ü gibi Duguit’nin anlay???nda monar?i ve cumhuriyet birbirinin kar??t kavram? olarak tan?mlanm??t?r. Bir devlette, devlet ba?kanl??? görevi veraset yoluyla intikal ediyorsa o devlet bir monar?idir. Monar?i olmayan her devlet ise cumhuriyettir. Devlet ba?kan?n?n seçimle yahut zor kullanarak i?ba??na gelmesinin bir önemi yoktur. Léon Duguit bu konuda çok aç?k. Ona göre, hükûmet ister tek bir ki?iye verilsin, ister bir toplulu?a verilsin, veraset yoksa, söz konusu devlet bir cumhuriyettir[8].

Duguit bir monar?inin mutlak veya despotik olabilece?ini kabul etti?i gibi[9], bir cumhuriyetin de mutlak veya despotik olabilece?ini kabul etmektedir[10].

Bugün Fransa’da doktrinin bir bölümü, cumhuriyet kavram?n? dar bir ?ekilde tan?mlamaktad?r. Bunlara göre cumhuriyet, devlet ba?kanl???n?n irsî olarak intikal etmedi?i hükûmet ?eklidir[11]. Görüldü?ü gibi, bu anlamda cumhuriyet, monar?inin kar??t kavram? olarak anla??lmaktad?r. Böylece, bu anlay??ta, Georges Vedel’in belirtti?i gibi, irsî bir devlet ba?kanl??? ihdas edilmedikçe, o devlet cumhuriyettir[12]. Siyasî ve duygusal olarak cumhuriyet kelimesinden ba?ka ?eyler amaçlanabilse de, hukuken cumhuriyet, irsî bir monar?inin tersinden ba?ka bir ?ey de?ildir[13].

2. Geni? Anlamda Tan?m: “Cumhuriyet = Demokrasi ”
Buna kar??l?k, doktrinde cumhuriyet kavram?n?n geni? anlamda tan?mlanmas? gerekti?ini savunanlar da vard?r. Bunlar cumhuriyeti, demokratik düzenin temel prensiplerini içine alan geni? bir kavram olarak dü?ünmektedirler. Bu anlay??ta, Didier Maus’un belirtti?i gibi, “cumhuriyet genel oy, temsilî rejim, kuvvetler ayr?l??? gibi prensipleri kapsar”[14]. Örne?in Maurice Agulhon, cumhuriyetten “krals?z ve diktatörsüz bir sistem”i, bir “hukuk devleti”ni, bir “liberal demokrasi”yi anlamaktad?r[15]. Didier Maus’a göre, cumhuriyetin geni? yorumunun ça?da? bir mant??? vard?r[16].

Bu anlay??ta, cumhuriyet, sadece monar?inin tersi de?il[17], ayn? zamanda demokrasinin e?anlaml?s?d?r. Frans?z anayasa hukuku tarihinde bunu en aç?k ?ekilde savunan yazar, ?üphesiz Maurice Hauriou ’dur. Ünlü hukukçuya göre, “cumhuriyet tamamen seçime ba?l? bir hükûmet ?eklidir”. Dahas? yazara göre, cumhuriyet, seçilmi? yöneticilerin ömür boyu de?il, sadece belirli bir zaman için görevde kalmas?n? gerektirir. Bu ?art sayesinde cumhuriyet, millî egemenli?in en iyi ?ekilde gerçekle?ti?i hükûmet ?ekli haline gelir. Böylece cumhuriyet, millî egemenlikle ve dolay?s?yla demokrasiyle özde?le?ir[18]. Günümüzde, cumhuriyeti demokrasiyle tan?mlamada en a??r?ya giden yazar, hiç ?üphesiz Maurice Duverger ’dir. Yazara göre, “‘cumhuriyet’ terimi seçimlerle ifade edilen halk egemenli?i üzerine kurulu bütün rejimleri ifade eder”[19]. Hatta yazara göre, Büyük Britanya gibi, sembolik fonksiyonlu irsî bir krala sahip rejimler dahi bir “cumhuriyet”tir. Yazar bu tür rejimlere bir de isim koymaktad?r: “Cumhuriyetçi monar?iler (monarchies républicaines)”[20].

3. Hangi Anlay?? Do?ru: Ampirik Veriler
Kan?m?zca, Duguit’nin monar?i ve cumhuriyet tan?mlar? do?rudur. Monar?inin ve cumhuriyetin tan?mlanmas?nda mutlak?yet, despotizm, demokratiklik gibi unsurlar, bir tan?m unsuru olarak kullan?lamaz. Bunlar, monar?inin de cumhuriyetin de özelli?i olabilirler. Yani, bir monar?i anti-demokratik olabilece?i gibi, demokratik de olabilir. Bu önermenin do?rulu?unu ampirik olarak kan?tlamak pek kolayd?r[21]. Örne?in Suudi Arabistan gibi birçok devletin anti-demokratik birer monar?i oldu?unu kolayca söyleyebiliriz. Ancak bir monar?i demokratik de olabilir. Arend Lijphart ’?n demokratik olarak kabul etti?i 21 ülkeden 10’u cumhuriyet, 11’i ise monar?idir. Avustralya, Belçika, Birle?ik Krall?k, Danimarka, Hollanda, Japonya, Kanada, Lüksemburg, Norveç, ?sveç, Yeni Zelanda[22] gibi demokratikliklerinden hiçbir ?ekilde ?üphelenilmeyen ve üstelik uzun zamandan beri demokratik rejimleri kesintiye u?ramam?? olan bu devletler birer cumhuriyet de?il, monar?idir. Keza bir cumhuriyet de anti-demokratik olabilece?i gibi, demokratik de olabilir. Örne?in, kom?umuz ?ran ve Irak birer anti-demokratik cumhuriyet tir. Fakat bir cumhuriyet demokratik de olabilir. Örne?in Arend Lijphart’?n demokratik olarak kabul etti?i 21 ülkeden 10 cumhuriyettir: Almanya, Amerika Birle?ik Devletleri, Avusturya, Fransa, Finlandiya, ?rlanda, ?sviçre, ?srail, ?talya, ?zlanda[23]. Keza Jan-Erik Lane’in tespitine göre, Dünya üzerinde 101 cumhuriyetten sadece 22’si yerle?ik demokrasidir. Buna kar??l?k 25 monar?inin 13’ü yerle?ik demokrasidir[24]. Her iki yazar?n verdi?i rakamlar, bir monar?inin demokrasi olma ihtimalinin, bir cumhuriyetin demokrasi olma ihtimalinden daha yüksek oldu?unu ortaya koymaktad?r[25].

Görüldü?ü gibi cumhuriyet ile demokrasi aras?nda bir ba??nt? yoktur. Bir cumhuriyet demokratik olabilece?i gibi, anti-demokratik de olabilir. Keza monar?i ile demokrasi aras?nda da bir ba??nt? yoktur. Bir monar?i demokratik olabilece?i gibi, anti-demokratik de olabilir. O halde Léon Duguit ’nin monar?i ve cumhuriyet tan?mlar? ampirik olarak do?rulanmaktad?r.


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #4 : 05 Temmuz 2009, 17:38:28 »
B. Türkiye’de Cumhur?yet Anlay???
Bibliyografya.- Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.47-48; Ba?gil, Esas Te?kilat Hukuku, op. cit. s.216-221; Arsel, Türk Anayasa Hukukunun Umumi Esaslar?, op. cit., s.156-160; Soysal, Anayasan?n Anlam?, op. cit., s.57-58; Dal, Türk Esas Te?kilât Hukuku, op. cit., s.134; Giritli ve Sarma??k, Anayasa Hukuku, op. cit., s.104-118; Sabuncu, Anayasaya Giri?, op. cit., s.44; Demir, Anayasa Hukukuna Giri?, op. cit., s.333-337; Gören, Anayasa Hukukuna Giri?, op. cit., s.70-72; Mustafa Erdo?an, Liberal Toplum, Liberal Siyaset, Ankara, Siyasal Kitabevi, 1998, s.343-362.

1. Türk Anayasa Hukuku Doktrininin Cumhuriyet Anlay???
Türk anayasa hukuku doktrininde bu maddenin yorumu konusunda büyük bir bulan?kl?k vard?r.

Ali Fuat Ba?gil ve ?lhan Arsel cumhuriyetin devlet ba?kanl???n?n irsiyet esas?na göre intikal etmedi?i bir rejim oldu?una do?ru olarak i?aret etmektedirler[26]. Ancak, her iki yazar da cumhuriyetin bu negatif anlam?yla yetinmemekte, ona ba?ka nitelikler de eklemektedirler. Ba?gil’e göre, monar?i ile cumhuriyet aras?ndaki fark hakikatte bir “taç ve silindir ?apka fark?” de?ildir. Hakiki fark, liyakat, ehliyet ve fazilet fark?d?r. Yazara göre,

“Hükümdar, mevkiini irse yani tesadüfe, cumhur reisi ise ehliyete borçludur. Hükümdarl?kta bir padi?ah o?lu, s?rf padi?ah o?lu do?du?u için devlet ba??na geçer. Ve ehliyet ikinci plana dü?er Cumhuriyette ise cumhur reisi iktidara seçimle geçti?i, seçimde de, her ?eyden evvel ehliyet ve liyakat aranmak laz?m geldi?i için, ehliyet hakk?na dayan?r. Ve tabiat?yla ehliyet, bütün amme hizmetlerinde ve devlet idaresinin her kademesinde ba?ta gelen bir ?art olur. Cumhuriyet rejiminde bir amme hizmetinin ba??na gelen, filan?n o?lu veya mensubu oldu?u için de?il, i?in en ehliyetli adam? oldu?u için gelir. Ehliyetin ahlâkî ifadesi ise dürüstlük ve fazilettir. Binaenaleyh, cumhuriyet fazilete dayan?r. Ve fazileten mahrum olan devlet adamlar? elinde cumhuriyet ölme?e mahkum olur”[27].

Yazar?n iddialar?n?n tamam? de?er yarg?lar? alan?na aittir. Bu alandaki önermelerin do?rulu?unun ispatlanmas? mümkün de?ildir. Önermelerin bilim-d???l??? bir yana, önermelerdeki “safl?k”, “naiflik” dikkate ?ayand?r. Cumhuriyet kavram? konusunda Türkiye’de kafalar birinci olarak Ali Fuat Ba?gil taraf?ndan, ikinci defa da ?lhan Arsel taraf?ndan kar??t?r?lm??t?r. ?lhan Arsel, ba?ta do?ru olarak cumhuriyeti “irsiyet esas?n?n rol oynamad??? bir rejim” olarak tan?mlamaktad?r[28]. “Bir ‘Devlet Rejimi’ olarak ‘Cumhuriyet’ her ?eyden evvel bunu ifade eder” demekte; ama ?unlar? da ilâve etmeyi ihmal etmemektedir:

“Bundan ba?ka böyle bir rejimde [cumhuriyette] devletin temeli vatanda?lar?n e?itli?i esas?na istinad ettirilmi? ve e?it durumda bulunan bütün bu vatanda?lar içerisinde en kabiliyetli, en dirayetli ve en muktedir olanlar?n memleket idaresini deruhte etmeleri bunun tabiî bir neticesi olarak kabul edilmi?tir ki bu da ‘Seçim’ ve murakabe sistemlerini elzem k?lm??t?r. Yani Cumhuriyet esas?n?n var oldu?u yerde devletin bütün organlar? seçim esas?na göre kurulur ve seçim esas?na göre halk taraf?ndan ihdas olunan bütün bu organlar yine halk veya mümessillerinin murakabesine tâbidirler”[29].

Böylece ?lhan Arsel, cumhuriyetin tan?m?na e?itlik, seçim, halk?n denetimi esaslar?n? katarak kafalar? ikinci defa buland?rm??t?r ve öyle bir buland?rm??t?r ki, kendisinden sonra gelen herkeste bu bulan?kl?k ?u ya da bu ?ekilde vard?r.

Hüseyin Nail Kubal? ise monar?i ve cumhuriyeti egemenli?in kayna??na göre tan?mlamaktad?r. Yazara göre monar?i, egemenli?in kayna??n?n ve sahibinin tek ki?i oldu?u devlet ?eklidir[30]. Buna kar??l?k cumhuriyette ise “egemenli?in sahibi birden fazla ?ah?slar, egemenli?in kayna?? birden fazla iradedir”[31]. Hüseyin Nail Kubal?, monar?iyi “ilkel”, cumhuriyeti ise “ileri” bir devlet ?ekli olarak görmektedir. Kubal? aç?kça, “monar?ik Devlet tarihi kökü itibariyle iptidaî bir devlet ?ekli oldu?u halde, Cumhuriyet daha ileri toplumlarda görülen bir devlet ?eklidir”[32] diye yazabilmekteydi. Yazar?n iddias? ampirik verilerle bütünüyle çeli?mektedir. ?ngiltere, Japonya, Belçika, Hollanda, Danimarka, ?sveç, Norveç gibi Krall?klar?n “iptidaî” bir devlet olduklar?n?, buna kar??l?k Kongo, Kamerun, Senegal, Kenya Cumhuriyetlerinin ise “daha ileri toplumlar” oldu?unu ispatlamak herhalde mümkün de?ildir.

Ayr?ca Kubal? , “monar?ik Devlet ?ekli ile demokratik Devlet ?ekli aras?nda hukukî bir çeli?me bulundu?unu” iddia etmektedir[33]. Yazara göre,

“demokrasi egemenli?in millet taraf?ndan seçilen kimseler elinde bulunmas?n? icap ettirirken, Devlet ba?kan? olan hükümdar?n saltanat hakk?n? veraset yoluyla elde etmesi kabul edilemeyece?i için Demokratik devlet ?ekline en uygun olan sistem, Devletin yasama organ? gibi, yürütme organ?n?n ve Devletin ba?? olan ?ahs?n da seçilmi? olmas?d?r”[34].

Kubal? dü?üncelerini desteklemek için, ?kinci Dünya Sava??ndan sonra demokrasiyi kabul etmi? devletlerin birço?unda yap?lan anayasalar?n cumhuriyet ?eklini kabul etmi? olmalar?n?n cumhuriyetin “demokrasi ile ne derece s?k? bir alâkas? bulundu?unu” gösterdi?ini iddia etmektedir[35]. Gerçekten de ?kinci Dünya Sava??ndan sonra birçok Avrupa Devleti yeni anayasalar yapm?? ve monar?iden cumhuriyete geçmi?lerdir. Ancak, ?talya istisna tutulursa, bu ?ekilde monar?iden cumhuriyete geçen devletlerde (Bulgaristan, Romanya, vs.) demokrasi de?il, diktatörlük kurulmu?tur. Bu ülkelerde monar?iden cumhuriyete geçi?, demokrasinin güçlendirilmesine de?il, bilindi?i gibi sosyalist diktatörlüklerin kurulmas?na hizmet etmi?tir.

Hüseyin Nail Kubal? son olarak, Atatürk devrimi ile kurulan cumhuriyet ile anayasal sistemimizin demokratik bir karakter kazand???n? iddia etmektedir[36]. ?üphesiz, Türkiye’de demokrasiye ne zaman geçildi?i, Osmanl? me?rutî monar?isinin tamamen anti-demokratik mi say?lmas? gerekti?i tart??mal? bir konudur. Ancak, Türkiye Cumhuriyetinin 1946’ya kadar uzanan ilk döneminin ampirik demokrasi teorisinin öngördü?ü demokratiklik ko?ullar?n? ta??mad???n? genel olarak söyleyebiliriz. Zira, bu dönemde tek parti rejimi vard?r. Seçimlerde de aç?k oy, gizli say?m usûlü uygulanmaktad?r. En az?ndan Türkiye’de demokrasiye saltanat?n ilgas?yla otomatik olarak geçilmedi?ini söylemek bir abart? olmayacakt?r.

Günümüz Türk anayasa hukuku literatüründe cumhuriyet ve monar?i konusunda tam bir mu?lakl?k vard?r. Yazarlar?n birço?u, monar?iyi ve cumhuriyeti birbirinden egemenli?in kayna?? kriterine göre ay?rmakta ve cumhuriyeti, “seçim”, “e?itlik” ve giderek “demokrasi” kavramlar?na ba?vurarak tan?mlamaktad?rlar Örne?in Ergun Özbudun cumhuriyeti, “devlet ?ekli” ve “hükûmet ?ekli” olarak iki de?i?ik anlamda tan?mlamaktad?r. Yazara göre, “devlet ?ekli olarak Cumhuriyet, egemenli?in bir ki?iye veya zümreye de?il, toplumun tümüne ait oldu?u bir devleti ifade eder”[37]. Hükümet ?ekli olarak cumhuriyet konusunda ise yazar ?unlar? yazmaktad?r:

“Bu anlamda Cumhuriyet, ba?ta devlet ba?kan? olmak üzere, devletin ba?l?ca temel organlar?n?n seçim ilkesine göre kurulmu? oldu?u, özellikle bunlar?n olu?umunda veraset ilkesinin rol oynamad??? bir hükûmet sistemini anlat?r. Böylece cumhuriyet, seçim ilkesine dayanan bir hükûmet sistemi anlam?n? ta??maktad?r. Asl?nda devlet ve hükûmet ?ekli olarak cumhuriyet kavramlar?n?n birbiriyle çok yak?ndan ilgili oldu?u aç?kt?r. Egemenli?in siyasal toplumun tümünde oldu?u bir sistemde, devletin temel organlar?n?n toplum iradesinin ifadesi olan seçimlerle olu?mas? tabiîdir. Ayn? ?ekilde, devletin temel organlar?n?n seçimden ç?kt??? bir sistem, millî egemenlikten veya halk egemenli?inden ba?ka bir ilkeye dayanamaz”[38].

Böylece Ergun Özbudun da cumhuriyet ile seçimler, millî egemenlik ve giderek demokrasi aras?nda bir ba?lant? kurmaktad?r. Keza yine Özbudun, cumhuriyet ile e?itlik ilkesi aras?nda benzer bir ba?lant? kurmaktad?r[39]. Keza Özbudun, cumhuriyetle monar?i aras?nda bir de?er ve zihniyet fark?n?n bulundu?una da i?aret etmektedir. Ona göre, cumhuriyet “vatanda?l?k ”, monar?i ise “uyrukluk” kavramlar?na dayan?r[40].

Ba?ka anayasa hukukçular?nda da bu bulan?kl?k izlenmektedir. Örne?in Zafer Gören , tamamen Ergun Özbudun’un aç?klamalar?n? paragraf paragraf izlemekte ve hatta onun yapt??? al?nt?y? yapmaktad?r[41].

Belirtelim ki Türk anayasa hukuku doktrininin bu tutumu tamamen yanl??t?r. Yukar?da aç?klad???m?z gibi cumhuriyetin monar?inin tersi anlam?nda, yani negatif bir ?ekilde tan?mlanmas? do?rudur.

Bizim kan?m?za göre, cumhuriyetin dar anlamda, yani monar?inin tersi anlam?nda tan?m? do?rudur. O halde, Anayasam?z?n 1’inci maddesi devlet ba?kanl???n?n irsiyet esas?na göre intikalini yasaklamaktad?r. Ba?ka bir ?eyi de?il.

?imdi Türk Anayasa Mahkemesinin cumhuriyetçilik ilkesini nas?l yorumlad???n? görelim:

2. Türk Anayasa Mahkemesinin Cumhuriyet Anlay???
Anayasa Mahkemesi de “cumhuriyet”i geni? anlamda tan?mlamakta ve cumhuriyetten demokrasiyi anlamaktad?r.

Anayasa Mahkemesi 16 Haziran 1970 tarih ve K.1970/31 say?l? Karar?nda “cumhuriyet” kelimesini geni? anlamda yorumlam??t?r. Yüksek Mahkemeye göre,

“buradaki [1961 Anayasas?, m.9] de?i?mezlik ilkesinin sadece ‘cumhuriyet’ sözcü?ünü hedef almad???n? söylemek bile fazlad?r. Yani, Anayasada sadece ‘cumhuriyet’ sözcü?ünün de?i?mezli?ini kabul ederek, onun d???ndaki bütün ilke ve kurallar?n de?i?ebilece?ini dü?ünmenin Anayasan?n bu ilkesi ile ba?da?t?r?lmas? mümkün de?ildir. Zira, 9. maddedeki de?i?mezlik ilkesinin amac?n?n, Anayasan?n 1., 2., maddelerinde ve 2. maddenin gönderme yapt??? ba?lang?ç bölümünde yer alan temel ilkelerle niteli?i belirtilmi?, ‘cumhuriyet’ sözcü?ü ile ifade edilen devlet sistemi[42]dir”[43].

Görüldü?ü gibi Anayasa Mahkemesi, cumhuriyeti, bir tak?m temel ilkeleri içeren bir “devlet sistemi” olarak yorumlamaktad?r. Anayasa Mahkemesi bir ba?ka karar?nda da benzer ?ekilde,

“dünya yüzeyine yay?lm?? ülkelere göz at?lacak olursa, adlar? ‘Cumhuriyet’ oldu?u halde, uygulad?klar? rejim bak?m?ndan Anayasam?z’daki sisteme taban tabana z?t dü?en pek çok devletlerin bulundu?u görülmektedir”[44]

demektedir. O halde Anayasa Mahkemesi, Türkiye’deki “Cumhuriyet”i, sadece “cumhuriyet” kavram?ndan hareketle tan?mlamamaktad?r. Zira yer yüzünde bu isimi ta??mas?na ra?men Türkiye Cumhuriyetine benzemeyen birçok devlet vard?r. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Türkiye’ye özgü bir cumhuriyet tan?m? yapmaktad?r. Anayasa Mahkemesine göre, cumhuriyet “yurdumuzda siyasal iktidar?n bütün ögeleriyle birlikte Ulusa geçi?i” demektir[45].

Görüldü?ü üzere Anayasa Mahkemesi, cumhuriyeti geni? anlamda yorumlamaktad?r. Cumhuriyet Anayasa Mahkemesine göre, monar?inin tersi olarak negatif bir ?ekilde tan?mlanamaz. Türkiye’de cumhuriyet, Anayasan?n “Ba?lang?c”?nda ve özellikle 2’nci maddesinde belirtilen “laiklik”, “sosyal devlet”, “hukuk devleti” ve “demokratik devlet” gibi temel ilkeleri içerir. Cumhuriyet bu temel ilkelerle tan?mlan?r. Bu temel ilkelere ayk?r? olan bir kanun yahut, anayasa de?i?ikli?i, “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” diyen Anayasan?n 1’inci maddesine ve özellikle bu maddenin de?i?tirilmesini yasaklayan maddeye (1961 Anayasas?n?n 9, 1982 Anayasas?n?n 4’üncü maddesi) de ayk?r? olur.

Özetle bu kararda Anayasa Mahkemesi “cumhuriyet” kelimesini geni? anlamda yorumlam??, bu yoruma göre de de?i?mezlik yasa?? sadece 1’inci maddeyi de?il, 2’nci maddede ifade edilen ilkeleri de içermektedir.

Sonuç
Kan?m?zca, gerek Türk anayasa hukuku doktrininin, gerek Türk Anayasa Mahkemesinin cumhuriyet tan?mlar? yanl??t?r. yukar?da gösterdi?imiz gibi, cumhuriyet dar anlamda, yani monar?inin tersi olarak tan?mlanabilir. Bu tan?ma göre ise, devlet ba?kanl???n?n babadan o?ula irsî olarak intikal etmedi?i her devlet bir cumhuriyettir. Cumhuriyetin sadece dar anlamda tan?m? ampirik verilerle uyu?um içindedir. Cumhuriyet ile demokrasi aras?nda hiçbir alaka yoktur. ?öyle ki, bir cumhuriyet, demokratik olabilece?i gibi, anti demokratik de olabilir. Keza bir monar?i, demokratik olabilece?i gibi, anti demokratik de olabilir.

O halde, “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” diyen Anayasam?z?n 1’inci maddesi de dar anlamda yorumlanmal?d?r. Buna göre, Anayasam?z?n 1’inci maddesinin yasaklad??? ?ey, devlet ba?kanl???n?n irsî olarak intikal etmesidir. Di?er bir ifadeyle, Anayasam?z?n birinci maddesi Türkiye’de monar?inin kurulmas?n? yasaklamaktad?r. Ba?ka bir ?eyi de?il.


--------------------------------------------------------------------------------

[1]. Ferit Devellio?lu, Osmanl?ca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Ankara, Ayd?n Kitabevi Yay?nlar?, 1984, s.177.

[2]. Aç?klamalar için bkz. Ali Fuat Ba?gil, Esas Te?kilat Hukuku, ?stanbul, Baha Matbaas?, 1960, s.216; Mustafa Erdo?an, Liberal Toplum, Liberal Siyaset, Ankara, Siyasal Kitabevi, 1998, s.343-362. s.344.

[3]. Aç?klamalar için bkz. Ba?gil, Esas Te?kilat Hukuku, op. cit., s.216; Erdo?an, Liberal Toplum, Liberal Siyaset, op. cit., s.344.

[4]. “Cumhuriyet” kelimesinin de?i?ik anlamlar? için bkz. Jean-Marie Pontier, “La république”, Recueil Dalloz Sirey, 1992, 31e Cahier, Chronique, XLVIII, s.239-246. Özellikle Fransa’da bu kelimenin Frans?z ihtilalinin miras? nedeniyle özel bir anla??l?? tarz? vard?r (Jean-Louis Quermonne, “République”, in Olivier Duhamel et Yves Meny (sous la direction de-), Dictionnaire constitutionnel, Paris, P.U.F., 1992, s.921). Hatta, Michel-Henry Fabre’a göre, “cumhuriyet” kelimesinin bir “Frans?z” anla??l?? tarz? vard?r (Michel-Henry Fabre, Principes républicaines de droit constitutionnel, 4e édition, Paris, L.G.D.J., 1984, s.3.

[5]. Örne?in siyaset teorisi aç?s?ndan bir yakla??m için bkz. Erdo?an, Liberal Toplum, Liberal Siyaset, op. cit., s.348-362.

[6]. Léon Duguit, Traité de droit constitutionnel, Paris, Ancienne librairie fontemoing, 3e édition, 1928, c.II, 770-771, 781-793.

[7]. Ibid., s.770.

[8]. Ibid., s.781.

[9]. Ibid., s.772.

[10]. Ibid., s.781.

[11]. Bu yönde tan?mlar için bkz. Julien Laferrière, Le nouveau gouvernement de la France: les actes constitutionnels de 1940-1942, Paris, Sirey, 1942, s.40; Georges Vedel, Droit constitutionnel, Paris, Librairie du Recueil Sirey, 1949, s.278, 318; Daniel Gaxie, “Article 89”, in François Luchaire et Gérard Conac (sous la direction de-), La Constitution de la République français, Paris, Economica, 2e édition, 1987, s.1329; Bernard Branchet, La révision de la Constitution sous la Ve République, Paris, L.G.D.J., 1994, s.64.

[12]. Vedel, Droit constitutionnel, op. cit., s.278.

[13]. Ibid.

[14]. Didier Maus, “Sur ‘la forme républicaine du gouvernement’”, Commentaire sous la décision n° 92?-312 DC du 2 septembre 1992, Revue française de droit constitutionnel, n°11, 1992, s.412.

[15]. Maurice Agulhon, La République: 1880 à nos jours, Paris, Hachette, 1990’dan nakleden Quermonne, “République”, op. cit., s.923.

[16]. Maus, op. cit., s.412.

[17]. François Luchaire, Le Conseil constitutionnel, Paris, Economica, 1980, s.127.

[18]. Maurice Hauriou, Précis de droit constitutionnel, Paris, Sirey, 1929, réimpression par les Editions du C.N.R.S., 1965, s.343.

[19]. Maurice Duverger, “Les monarchies républicaines”, Pouvoirs: Revue d’études constitutionnelles et politiques, 1996, no 78, s.107-127.

[20]. Ibid.

[21]. Asl?nda burada bir ön sorun olarak, hangi rejimin demokratik hangisinin anti-demokratik oldu?u tart???lmal?d?r. Böyle bir tart??ma a?a??da “demokratik devlet ilkesi”nin incelendi?i yerde yap?lm??t?r. Oraya bak?lmal?d?r. Biz Arendt Lijphart’?n demokratik olarak kabul etti?i 21 rejimi demokratik olarak kabul ediyoruz. Yazar ideal anlamda demokrasileri de?il, bu ideale az çok yakla?an gerçek demokrasileri demokratik bir rejim olarak kabul etmektedir. Yazar, demokratiklik için ikinci bir ölçü daha ar?yor: Demokrasi kesintiye u?ramadan uzun bir zaman boyunca (?kinci Dünya Sava??ndan bu yana) uygulanabilmi? olmal?d?r (Bkz. Arend Lijphart, Ça?da? Demokrasiler (Çev.: E. Özbudun ve E. Onulduran), Ankara, Türk Demokrasi Vakf? ve Siyasi ?limler Derne?i Ortak Yay?n?, Tarihsiz (1988), s.1-2, 23-24).

[22]. Lijphart, op. cit., s.79.

[23]. Lijphart, op. cit., s.57.

[24]. Jan-Erik Lane, Constitutions and Political Theory, Manchester, Manchester University Press, 1996, s.202’den nakleden Erdo?an, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.244.

[25]. Bu yöndeki yorumlar için bkz.: Kemal Gözler, “Hukuk Aç?s?ndan Monar?i ve Cumhuriyet Kavramlar?n?n Tan?m? Sorunu”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 54, 1999, Say? 1, s.55; Kemal Gözler, “Cumhuriyet ve Monar?i”, Türkiye Günlü?ü, Say? 53, Kas?m-Aral?k 1998, s.29; Erdo?an, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.244.

[26]. Ba?gil, Esas Te?kilât Hukuku, op. cit., s.218; Arsel, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.156.

[27]. Ba?gil, Esas Te?kilât Hukuku, op. cit., s.218.

[28]. Arsel, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.156.

[29]. Ibid.

[30]. Hüseyin Nail Kubal?, Anayasa Hukuku Dersleri, ?stanbul, ?.Ü. Hukuk Fakültesi Yay?nlar?, 1971, s.61.

[31]. Ibid., s.64.

[32]. Ibid.

[33]. Ibid.

[34]. Ibid., s.65.

[35]. Ibid.

[36]. Ibid., s.66.

[37]. Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.47.

[38]. Ibid.

[39]. Ibid.

[40]. Ibid.

[41]. Gören, Anayasa Hukukuna Giri?, op. cit., s.71-72.

[42]. ?talikler bize ait.

[43]. Anayasa Mahkemesi, 16 Haziran 1970 Tarih ve E.1970/1 ve K.1970/31 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 8, s.323. Anayasa Mahkemesi di?er kararlar?nda da a?a?? yukar? ayn? gerekçeyi tekrarlam??t?r. Bkz.

- 13 Nisan 1971 Tarih ve E.1970/41 ve K.1971/37 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 9, s.416-449.

- 15 Nisan 1975 Tarih ve E.1973/19 ve K.1975/87 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 13, s.403-478.

- 23 Mart 1976 Tarih ve E.1975/167 ve K.1976/19 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 14, s.118-161.

- 12 Ekim 1976 Tarih ve E.1976/38 ve K.1976/46 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 14, s.252-285.

- 12 Ekim 1976 Tarih ve E.1976/26 ve K.1976/47 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 14, s.287-301.

- 27 Ocak 1977 Ekim 1976 Tarih ve E.1976/43 ve K.1977/4 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 15, s.106-131.

- 27 Eylül 1977 Tarih ve E.1977/82 ve K.1977/117 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 15, s.444-4063.

[44]. Anayasa Mahkemesi, 27 Ocak 1977 Tarih ve E.1976/43 ve K.1977/4 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar? Dergisi, Say? 15, s.113.

[45]. Anayasa Mahkemesi, 15 Nisan 1975 Tarih ve E.1973/19 ve K.1975/87 Say?l? Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Say? 13, s.428.




--------------------------------------------------------------------------------



Copyright


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #5 : 05 Temmuz 2009, 17:38:39 »
(c) Kemal Gözler. 2005. Bu sayfaya izin almadan link verilebilir. Ancak, bu web sayfas?, önceden izin almaks?z?n ne suretle olursa olsun, kopyalanamaz, ço?alt?lamaz, tekrar yay?nlanamaz, da??t?lamaz, ba?ka internet sitelerine metin olarak konulamaz. ?zin için kgozler............. adresine ba?vurunuz. 5846 Say?l? Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 say?l? Kanun ve 3.3.2004 tarih ve 5101 say?l? Kanunla de?i?ik 71 ve 72’nci maddeleri, bir fikir ve sanat eserini herhangi bir yöntemle ço?altanlar?, da??tanlar?, satanlar?, elinde bulunduranlar?, paraya çevrilmeksizin, 2 (iki) y?ldan 4 (dört) y?la kadar hapis cezas? veya 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar a??r para cezas?yla veya zarar?n a??rl??? dikkate al?narak bunlar?n her ikisiyle birden cezaland?rmaktad?r.

Al?nt?lar (?ktibas) Konusunda Aç?klamalar

Bu çal??madan yap?lacak al?nt?larda (iktibaslarda) 5846 Say?l? Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 35’inci maddesinde öngörülen ?u ?artlara uyulmal?d?r: (1) ?ktibas, bir eserin “baz? cümle ve f?kralar?n?n” bir ba?ka esere al?nmas?yla s?n?rl? olmal?d?r (m.35/1). (2) ?ktibas, maksad?n hakl? gösterece?i bir nispet dahilinde ve münderecat?n? ayd?nlatmak maksad?yla yap?lmal?d?r (m.35/3). (3) ?ktibas, belli olacak ?ekilde yap?lmal?d?r (m.35/5) [Bilimsel yazma kurallar?na göre, aynen iktibaslar?n t?rnak içinde verilmesi ve iktibas?n üç sat?rdan uzun olmas? durumunda iktibas edilen sat?rlar?n girintili paragraf olarak dizilmesi gerekmektedir]. (4) ?ktibas ister aynen, ister mealen olsun, eserin ve eser sahibinin ad? belirtilerek iktibas?n kayna?? gösterilmelidir (m.35/5). (5) ?ktibas edilen k?sm?n al?nd??? yer belirtilmelidir (m.35/5).

5846 Say?l? Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 say?l? Kanun ve 3.3.2004 tarih ve 5101 say?l? Kanunla de?i?ik 71’inci maddesinin 4’üncü f?kras?, 35’inci maddeye ayk?r? olarak “kaynak göstermeyen veya yanl?? yahut kifayetsiz veya aldat?c? kaynak” göstererek iktibas yapan ki?ileri, 2 (iki) y?ldan 4 (dört) y?la kadar hapis veya 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar a??r para cezas?yla veya zarar?n a??rl??? dikkate al?narak bunlar?n her ikisiyle birdencezaland?rmaktad?r.

Ayr?ca Yarg?tay ?çtihad? Birle?tirme Genel Kurulunun 18 ?ubat 1981 tarih ve E.1980/1, K.1981/2 say?l? ?çtihad? Birle?tirme Karar?na göre karar?na göre, “iktibas hususunda kullan?lan eser sahibinin ve eserinin ad? belirtilse bile eser sahibi, haks?z rekabet hükümlerine dayanarak Borçlar Kanununun 49. maddesindeki ko?ullar?n gerçekle?mesi halinde manevi tazminat isteyebilir”.

Yukar?daki ?artlara uygun olarak al?nt? yap?l?rken bu çal??maya ?u ?ekilde at?f yap?lmas? önerilir:

Kemal Gözler, Türk Anayasa Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yay?nlar?, 2000, s.105-115'ten al?nm??t?r (

etarih.net
« Son Düzenleme: 05 Temmuz 2009, 21:17:20 Gönderen: SevaL_24 »

Çevrimdışı uzumbaba

  • Sitelerimizi ziyaret ediniz
  • Yönetici
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 126
  • Karma +0/-0
    • üzümbaba sitesi
Ynt: Demokrasi Nedir ?
« Yanıtla #6 : 11 Temmuz 2009, 06:05:11 »
Demokrasi nedir?  Hangi demokrasi, kimin demokrasisi?  Demokrasiyi tan?mlayanlar genelde kestirmeden
'halk?n demokrasisi' derler de, birço?u 'halk' terimini kabaca atlat?rlar. Ya da iki yuvarlak terimle halk? tan?mlad?klar?n? san?rlar.

'Halk?' tan?mlamadan demokrasinin tan?m? bence hiç bir i?e yaramaz.

Demokrasi konusunda benim eski bir ta?lamam vard?, istersen onu buraya aktaray?m,
bu da benden belki bir k?sa yan?t olur:

Ça?da? köle hür zü?ürt
Ne bulursan al yürüt
Ücretin mi hep bürüt
Demokrasi k?r asi
 
Toprak sana çok gelir
Ekme?ine ?ok gelir
Gözlerine ho? gelir
Demokrasi k?r asi
 
Birey çokluk ne demek
Güzellikler yok demek
Kafan? çok yor demek
Demokrasi k?r asi
 
?? bulursan sen çal??
Kafa yorma bo? çal??
Aristokrat ol çal??
Demokrasi k?r asi
 
Hem siyahs?n hem beyaz
Hem güne?sin hem piyaz
Paran varsa o da az
Demokrasi k?r asi
 
Paran yoksa yanars?n
Hem güne?te donars?n
Kilot yoksa don als?n
Demokrasi k?r asi
 
Bir zamanlar köleydin
K?ymetini bileydin
E??e?ini süreydin
Demokrasi k?r asi
 
Aristokrat olunmaz
?stesen de o olmaz
Üçka??tç? do?ulmaz
Demokrasi k?r asi
 
Aristokrat bo?una
Et a? vermez ho?una
Bir yem bulsan ku?una
Demokrasi k?r asi
 
Sen san?rs?n gül senin
Bülbül öter tül senin
Cebin delik bo? senin
Demokrasi k?r asi
 
Sana umut veriyor
Ki?ili?in yeriyor
Aburcubur yiyiyor
Demokrasi k?r asi
 
Bir zamanlar ümitle
Hayal ile dü? ile
Dü?tün yola pu?t ile
Demokrasi k?r asi
 
Unutturdu anan?
Hem de garip baban?
Tan??t?rd? yaban?
Demokrasi k?r asi
 
Yahu bo?a oynama
Tencereni kaynama
?çi bo? delik ama
Demokrasi k?r asi
 
Ça??m?z?n kölesi
Umut dolu çilesi
Bo? yoluna gidesi
Demokrasi k?r asi
 
Bebek yemek bekliyor
Sepet ekmek bekliyor
Tüm umutlar tekliyor
Demokrasi k?r asi
 
Biri Müslüm oluyor
Biri Musa oluyor
Biri ?sa oluyor
Demokrasi k?r asi
 
Kutlayal?m ça?da??z
Bir sürüyüz hep aç?z
Üzümo?lu yolda??z
Demokrasi k?r asi

Ancak bu kadar yan?tlayabildim, kusurum affola....

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal