Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /var/www/uzumbaba.com/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 3889
Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak - Felsefe Bölümü -

* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 31
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak  (Okunma sayısı 7053 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« : 05 Temmuz 2009, 13:01:28 »
GERÇE??N SINIRLARINDA DOLANMAK

Jean Baudrillard –?eytana Sat?lan Ruh Ya da Kötülü?ün Egemenli?i

Do?ubat?
Çeviri: O?uz Adan?r


 

Yüzünü örten perde aç?ld???nda hakikat e?er hala hakikate benziyorsa, bu durumda, ç?plak hakikat diye bir ?eyden söz edilemez.


illüzyondan yoksun bir gerçek hala gerçek olarak kabul görebiliyorsa, bu durumda, gerçek nesnel bir gerçekli?e sahip olamaz.


Hakikat ve görünümlerden yoksun bir dünya neye benzeyebilir? Böyle bir dünya olsa olsa gerçek ya da bizim Bütünsel Gerçeklik olarak adland?rd???m?z bir evrene benzeyebilir. Bu evrende hakikat ve görünümün yerini Bütünsel Gerçeklik alm??t?r.


Dünya bir zamanlar a?k?nl??a meylederek bir tak?m öte dünyalarla içli d??l? olmu?sa da günümüzde gerçeklik adl? sahile vurmu? gibidir.

 

Eskiden a?k?nl?k yukar? do?ru yükseli? demekken bugün a?a??ya do?ru ini? anlam?na gelmektedir. Buna bir anlamda Heidegger’in sözünü etti?i insan?n ikinci kez tökezlemesi de denilebilir. ?öyle ki : S?radanl?k yine her yan?m?z? sarm??t?r ancak bu kez bundan kurtulu? yoktur.


Nietzsche’nin dedi?i gibi gerçek dünyayla birlikte görünümler dünyas?n? da yitirdi?iniz zaman içinde ya?ad???n?z evren olgusal, olumlu ve bu haliyle de gerçek olmas?na gerek kalmam?? bir evrendir. Bu ready-made türünden bir evrendir.

 

Duchamp’n?n “çe?mesi” içinde ya?amakta oldu?umuz modern hipergerçekli?in bir amblemi, saf gerçeklikten yola ç?kan her türlü illüzyonun çarp?c? bir kar??-transferi sonucu gibidir. Burada her türlü olas? metaforla ba?lant?s?n? kopartarak kendi kendinin yerini alm?? bir nesne vard?r.

 

Böylesine yo?un bir gerçeklik dünyas?na tahammül etmenin tek yolu onu sürekli inkar etmektir. Magritte’in : “bu bir pipo de?ildir” çal??mas?ndan yola ç?karak görünen dünyay? “bu bir dünya de?ildir” türünden gerçeküstücü bir yads?maya dönü?türebiliriz –modern sanat?n geçirmi? oldu?u a?amalar? belirleyen bu ikili süreç kendini: Görünür, somut dünyayla bu dünyan?n kesin bir yads?nmas? ?eklinde sunmaktad?r.

 

Bu ikili süreç yaln?zca sanat? de?il tüm derinlemesine alg?lama biçimlerimizle dünyay? zihinsel aç?dan kavrama biçimimizi de belirlemi?tir.


Burada sözü edilen ?ey: “Dünya olmas? gerekti?i gibi bir yer de?il” ya da “dünya eskisi gibi bir yer de?il” türünden felsefi bir ahlak de?ildir.


Hay?r: Dünya i?te böyle bir yerdir.

Bir kez tüm a?k?nl?k biçimlerine son verildi?inde ?eyler art?k o eski anlamlar?n? yitirmi? bu yeni halleriyle çekilmez olmu?lard?r. Büyüleme gücünü yitiren ?eyler an?nda ve tamam?yla gerçek, gölgelerinden ve yorumdan yoksun ?eylere dönü?mü?lerdir.

 

Ayn? ?ekilde bu ötesine ya da berisine geçilmesi olanaks?z gerçeklik de ortadan kaybolmaktad?r. Bu gerçekli?in var olmas?n?n bir anlam? yoktur, çünkü onu ba?ka bir ?eyle (illüzyon gibi) de?i? toku? etmek mümkün de?ildir. Bu gerçekli?in yerine konulabilecek, yoklu?unu telafi edebilecek bir ?ey yoktur.

 

“Gerçeklik diye bir ?ey var m?d?r? Gerçek bir dünyada m? ya??yoruz?” –güncel kültürümüzü özetleyen leitmotif i?te budur. Ancak bu saptamalar gerçeklik taraf?ndan ele geçirilmi? bir dünyan?n varl???na, onu kesin bir ?ekilde yads?yabildi?imiz ölçüde tahammül edebildi?imizi göstermektedir. Bunda bir tuhafl?k yoktur, çünkü ba?ka bir dünyan?n gelip varl???n? onaylamad??? bu dünya her türlü illüzyonu d??lay?p, kendine bir gerçeklik süsü vererek varl???n? sürdürmeye çal??maktad?r. Oysa bu kar?? transfer oyunu gerçe?in giderek daha çok yads?nmas?ndan ba?ka bir i?e yaramamaktad?r.

 

?zini süren, gözleyen avc?lar?n pe?ini b?rakm?? oldu?u gerçeklik, günümüzde, bir yosun, hatta dünya nüfusu gibi büyük bir h?zla üreyip, büyümektedir.

 

Gerçek de t?pk? bir çöl gibi büyümektedir. Welcome in the desert of the Real.

Yan?lsama (illüzyon), dü?, tutku, delilik ve uyu?turucu maddelerin yan? s?ra yapayl?kla simülakr –bunlar gerçe?in izini sürüp, onu ele geçirmeye çal??an do?al dü?manlar?yd?. Bütün bunlar sanki tedavisi olanaks?z sinsi bir hastal???n pençesine yakalanarak güçten dü?mü? gibidirler. Bu durumda yap?lmas? gereken ?ey bütün bunlar?n yapay e?de?erlilerini olu?turabilmektir. Aksi taktirde tehlike s?n?r?n? a?m?? olan gerçeklik kendi kendini yok edecek, için için kaynay?p gidecektir –zaten ?u s?ralarda yerini Sanall???n her çe?idine b?rakmakla me?guldür.


Sanal: Gerçekli?in pe?inde ko?an son avc? ve onu yak?p y?kan ya?mac?d?r –bizzat gerçeklik taraf?ndan bir tür bula??c? ve yok edici unsur ?eklinde salg?lanm??t?r.

 

Sanal Gerçeklik, Gerçeklikle kedinin fareyle oynad??? gibi oynamaktad?r. Bu, nesnel gerçekli?in soyutlanma sürecinde devreye sokulan ve Bütünsel Gerçeklikle noktalanan sürecin nihai a?amas?d?r.

 

Sanall?kla birlikte öte dünya da ortadan kalkmaktad?r çünkü bu dünya kendi kendinin yerini almaktad?r. Bu kendinin yerine kusursuz ikizini koymak, öyleyse kusursuz bir serap üretmek türünden bir ?eydir. Simgesel tözün tamam?yla ortadan kald?r?lmas?yla birlikte sorun da çözülmü? olmaktad?r. Bu durumda i?levini yitirip, bir art??a dönü?en nesnel gerçekli?in de?i? toku? edilebilmesi ve dolan?mda kalmas? giderek güçle?mektedir.

 

Bu durumda nesnel gerçeklik a?amas?ndan bir üst a?amaya, gerçeklik ve illüzyona son veren bir tür ultra-gerçeklik a?amas?na m? geçmi? oluyoruz?

 

Bütünsel gerçeklikle bütünsel müzikte de kar??la?abilirsiniz –hani ?u “kadrifonik” alanlarda kar??la?t???m?z ya da bilgisayar arac?l???yla “bestelenebilen” parçalarda. Hani ?u seslerin her türlü gürültü, parazitten ar?nd?r?l?p, p?r?l p?r?l bir hale getirilerek kusursuz teknik bir restorasyon i?leminin gerçekle?tirilmesi gibi. Buradaki sesler do?al biçimlerini yitirerek bilgisayar program? taraf?ndan güncelle?tirilmektedirler. Müzik salt bir ses dalgas?na indirgenmekte ve dinleyiciye bu programlanm?? ses ula?t?r?lmaktad?r.

 

Bunun dü?gücünden yoksun, asl?yla kusursuz bir benzerlik gösteren, ancak insanda sanal bir haz duygusuna yol açan sanal bir müzik oldu?u söylenebilir. Böyle bir ?eye hala müzik denilebilir mi? Bu seslerin müzik olarak alg?lanabilmelerini sa?lamak amac?yla içlerine parazit sesler bile yerle?tirilmektedir.

 

Sentetik imge de böyle bir ?eydir. Gerçek gönderenden yoksun, tamam?yla yapay ?ekilde üretilen dijital, say?sal imgenin analojik imge benzeri bir negatifi olmad??? gibi, imgenin, bir yoklu?un imgesi olarak alg?lanmas?n? sa?layan o negatif boyutu da ortadan kald?r?lm??t?r. Burada kusursuz bir teknik müdahale vard?r. ?mgenin bulan?k, titrek ya da rastlant?sal olmas?na kesinlikle izin verilmemektedir. Bunun imge oldu?u konusunda inat etmenin bir yarar? var m??

Devam edecek..


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« Yanıtla #1 : 05 Temmuz 2009, 13:03:00 »
Biraz daha ilerleyince, kusursuzla?t?rma anlam?nda genetik taraf?ndan elden geçirilip düzeltilen Bütünsel ?nsan ?lkesi kar??m?za ç?kmaktad?r. Her türlü kaza, fizyolojik ya da karaktere de?in patolojiden ar?nd?r?lm?? bir kusursuzluk. Zira genetik güdülmemenin amac? özgün bir insan formülü üretmek de?il, olabilecek en uygun ve etkin formülü üretebilmektir (serial morphing)

 

Steven Spielberg’ün Minority Report adl? filminde bu duyguyu yans?tan ?eyler vard?r. Filmde i?lenmesi dü?ünülen bir suç, i?lenip i?lenmeyece?ine bak?lmadan önlenmekte ve cezaland?r?lmaktad?r. Suç, evrensel önlem ilkesine göre, henüz kuluçka a?amas?ndayken ortadan kald?r?lmaktad?r.

 

Oysa bu anakronik bir öyküdür, zira i?in içine bask? unsurunu sokmaktad?r. Gelecekle ilgili yap?lan programlarda önlem alman?n genetik ya da intra-genetik bir ?ekilde olmas? dü?ünülmektedir. “Suç geni” daha bebe?in do?um a?amas?nda cerrahi bir müdahaleyle al?nacak, hatta daha da ileri gidilerek do?um öncesinde müdahale edilerek bir tür profilaktik sterilizasyona ba?vurulacakt?r.

 

Bu güdümleme gelece?in insan? konusunda bir fikir vermektedir. Bu insan gözden geçirilip, rektifiye edilmi? bir varl?k olacakt?r. Daha ba?tan zaman içinde ula?mas? gereken ideal insan özelliklerine sahip olacakt?r, yani asla kendi olamayacak hep ideal varl?k olarak kalacakt?r. Daha dünyaya gelmeden önce bir de?i?im geçirece?inden iyi ya da kötü anlamda hiçbir ?eye yabanc?la?amayacakt?r.

 

?nsan?n kendi kendini bir öteki gibi alg?lamas? bile söz konusu olmayacakt?r, çünkü daha ba?lang?çta kendi modeli taraf?ndan yutulup, yok edilmi? olacakt?r.

 

Bütün bunlar Kötülü?ün köküne evrensel düzeyde kibrit suyu dökme arzusunun bir sonucudur.

 

Eskiden metafizik ya da ahlaki bir ilke olan Kötülü?ün izi, günümüzde, maddi anlamda, genlere kadar sürülmektedir. Bu durumda Kötülük nesnel, öyleyse somut bir ?ekilde ortadan kald?r?labilecek bir gerçekli?e dönü?mektedir.

 

Bu yoldan Kötülü?ün kökenlerine inilerek tasfiye edilebilecektir oysa bu arada onunla birlikte yava? yava? dü?, ütopya, illüzyon, fantazm gibi ?eylere de son verilece?i görmezden gelinir gibidir –çünkü bütün bunlar ayn? küresel süreç do?rultusunda olas?l?klar düzeninin elinden al?narak gerçe?in hizmetine sunulacakt?r.

 

Kendisine görece bir soyutluk kazand?ran de?i?im de?erinden, tamam?yla spekülatif sanal ekonomi a?amas?na geçen paran?n da ayn? salt gerçekli?e boyun e?di?i söylenebilir. Marx’a göre, o zamanlarda bile, de?i?im de?eri basit bir kullan?m de?erinden daha somut bir görünüme sahiptir. Oysa bizim içinde ya?ad???m?z dünyada sermaye ak??lar?yla ticari mübadeleler aras?nda herhangi bir ba?lant? yoktur. Bu a?amada para oldukça tuhaf bir hipergerçeklik görünüme sahiptir –para salt paradan ibarettir. Bütünsel Gerçekli?in muhasebe boyutuna denk dü?mektedir. Hiçbir ?eyin kar??l??? olmayan para, evrensel tutkunun nesnesi haline gelmektedir. Ticari mal adl? hiyeroglif para denilen bütünsel feti?izme dönü?mü?tür.

 

Ayn? derecede önemli olan bir ba?ka konu da: Sahip oldu?u tüm simgesellik, yani anlam?n ötesinde bir ?eyler ifade edebilme yetene?ine cerrahi bir operasyonla son verilerek, kendisine say?sal ve dijital bir görünüm kazand?r?lm?? olan dildir…Dilsel bo?luklar ve sessizlik anlar?yla birlikte, negatif film ?eridinin sentetik imge taraf?ndan saf d??? edilmesine benzer ?ekilde, edebi nitelikler de yok edilmektedir –bu yaln?zca dile özgü bir ayarlama sürecine kar?? koyan her ?eyin saf d??? edilmesi olarak da görülebilir. Dile özgü bir Bütünsel Gerçeklik: Bugüne kadar ifade etti?i anlamlar? bundan böyle ifade etmemek ?eklinde aç?klanabilir.

 

?çinde ya?an?lan zaman dilimi bile zaman olma özelli?ini yitirmi? gibidir. Olaya özgü tarihsel zaman, duygu ve tutkulara özgü psikolojik zaman, yarg?lama ve iradeye özgü öznel zaman?n kar??s?na alayl? bir dille “gerçek zaman” dedi?imiz sanal zamanla ç?k?lmaktad?r.

Devam edecek..


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« Yanıtla #2 : 05 Temmuz 2009, 13:03:28 »
Asl?nda mekan-zamana laf olsun diye “gerçek zaman” denilmemektedir. Real time. Echtzeit: “as?l” zamand?r. Bu geçmi? ve gelecek aras?nda yer alan (kronolojik süreklilik içinde belli bir yere sahip) bir an de?il, canl? yay?ndakine benzeyen, o an orada olmay? zorunlu k?lan (öncesi ve sonras? olmayan) bir and?r. Bu bütün zamansal boyutlar? hem birbirine yakla?t?ran bir nokta, hem de hepsini ayn? anda yok eden bir and?r. Zamana özgü Bütünsel Gerçeklik yaln?zca kendisiyle ilgili tek bir i?lemle ilgilenmekte: time-processing’le (t?pk? word-processing ya da war-processing gibi) özde?le?mektedir.

 

Bu “gerçek zaman” kavram?yla birlikte bütün boyutlar?n, zamana özgü fraktal bir biçim olarak adland?r?labilecek tek bir noktaya s?k??t?r?l?p, odakland??? görülmektedir. Zamansal farkl?l?k ortadan kalk?nca, art?k bütünsel i?lev yani bir ?eyin eksiksiz bir ?ekilde kendi kendisiyle kar??la?t?r?labilme özelli?i ön plana geçmi?tir ki, bu, gerçekli?in bundan böyle yaln?zca kendi kendisiyle özde?le?ebilen ?eylere ait bir ayr?cal?k oldu?u anlam?na gelmektedir. Kendi kendisiyle özde?le?emeyen, kendinden farkl? görünen hiçbir ?ey gerçekten gerçek de?ildir.

 

Do?al olarak bütün bunlar hayal ürününden ba?ka bir ?ey de?ildir.

 

Hiçbir ?ey ya da hiç kimse asla kendi kendisinin ( ya da daha da güzeli ba?kalar?n?n) kar??s?na konulup, özde?le?tirilemez. Bu durumda herhangi bir ?ey ya da ki?inin hakikaten gerçek olabilmesi söz konusu olamayaca??ndan “gerçek zaman” diye bir ?ey olmad??? söylenebilir.

 

Güne?i bile gerçek zaman dilimi içinde alg?layam?yoruz, çünkü ???k h?z?n?n göreceli oldu?unu biliyoruz. Bu yakla??m geriye kalan ?eyler için de geçerlidir.

 

Böyle bir gerçeklik anlay??? söz konusu olamaz. Bütünsel Gerçeklik bir ütopyad?r. Oysa devasa yapay bir mekanizma arac?l???yla bu ?ey bize dayat?lmak istenmektedir.

 

Sanal teknolojiler, say?sal evren ve cam ekran gerisinde somut, nesnel bir evrenin bulunmamas?n?n nedeni, Mc Luhan’?n çok uzun zaman önce televizyona özgü, medyatik imgede tespit  etmi? oldu?u gizli bir uyar?, hatta bir buyruktur. Bu buyruk kendini: Varl???n? cyber evrenin her yerinde alg?layabilece?imiz, insan?n ba??n? döndüren interaktif bir sürece dönü?ebilen, zorunlu kat?l?m ?eklinde sunulmaktad?r.

 

Sanal?n temel özellikleri: ?çine gömülme, içkinlik ve an?ndal?kt?r.

 

Bu evrende bak??, sahne, dü?sel hatta illüzyon, d??sall?k ya da gösteriye yer yoktur. Feti?le?mi? i?lemsellik her türlü d??sall??? emip, her türlü içselli?i eritebilen, gerçek zaman adl? i?lem arac?l???yla zaman? bile yutabilen bir ?eydir.

 

Bu ?ekilde kendisine, bütünsel bir gerçeklik, i?lerlik kazand?r?lan ve kendi kendisiyle özde?le?ebilen bir dünyadan söz edilebilir, ancak mevcut dünyan?n bununla bir ili?kisi yoktur. O tamam?yla farkl? bir yerdir.

 

Bu haliyle mevcut dünyan?n bir görünümler, hatta bütünsel bir illüzyon düzenine ait oldu?u söylenebilir, çünkü bu dünyay? tüm bütünselli?i içinde yeniden canland?rabilmek olanaks?zd?r.

 

Say?sal –ötesi stratejinin kölesi haline gelerek saf  bilgiye dönü?türülmü? bir dünyayla gerçe?in Sanal Gerçeklik arac?l???yla klonlanmas?, “do?al” dünyan?n yerine teknik ve yapay dünyan?n konulmas?yla ilgili ikili bir varsay?mdan söz edilebilir.

Devam edecek..


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« Yanıtla #3 : 05 Temmuz 2009, 13:04:17 »
Birinci varsay?m: Dünyan?n kesinkes bir illüzyon –yani bu dünyay? herhangi bir hakikat ya da ölümle de?i? toku? edebilmenin olanaks?z –oldu?udur.

 

Mevcut haliyle nedensellik ilkesi üzerine oturan bir dünya aç?klamas? yapabilmek ya da onu yeniden canland?rabilmek olanaks?zd?r (dünyan?n kar??s?na hangi aynay?/aç?klamay? koyarsan?z koyun, bu ayna dünyan?n bir parças? olarak kalmaya mahkumdur).

 

Kesin bir aç?klama ve anlamdan yoksun ?ey bir illüzyonsa; bu durumda dünya, kusursuz bir illüzyonun tüm özelliklerini bünyesinde bar?nd?r?yor demektir.

 

Oysa metafizik bir güzelli?e sahip bu dünyaya tahammül edemiyoruz. Bu yüzden de –bizi ba?lang?çtan bu yana varl???n? sürdüren illüzyondan koruyacak ve onun üzerini örtecek/maskeleyecek –çok çe?itli biçimlerde anlam simülakrlar?yla a?k?nl?k üretme gereksinimi duyuyoruz.

 

Böylelikle simülakr?n hakikati de?il, hakikatin yoklu?unu gizledi?ini anl?yoruz.

Gerçeklik denilen ?eyin icad?n? da bu do?rultuda de?erlendirmek gerekiyor.

 

Dünyay? gerçeklik ya da ?u nedensel ve rasyonel simülasyon modeli çerçevesinde ele al?p yorumlayabilmek mümkün, çünkü bu dünyan?n nesnel yasalarca tan?mland???n? biliyoruz.

 

?kinci varsay?m: Bize sunulmu? bir dünyada ya??yoruz. Simgesel kurallar bize verilenin iade edilmesi gerekti?ini söylüyor.

 

Eskiden ?u ya da bu ?ekilde Tanr? ya da benzer bir ?eyin lütufkarl???na arma?an etti?ine inan?lan ya?ama, kurbanla kar??l?k verebilmek mümkündü.

Oysa günümüzde lütufkarl???na kar??l?k verebilece?imiz birileri kalmad???ndan, her türlü a?k?nl?k da sona ermi? durumda. Ald?klar?m?z?n kar??l???n? bir ?ekilde veremedi?imiz için bize sunulmu? bir dünyada ya?ama dü?üncesini de kabul edemiyoruz.

 

Durum böyle olunca geriye do?al dünyay? yok edip, yerine yapay bir dünya koymaktan ba?ka yapacak bir i? kalm?yor –bizi hiç kimseye hesap vermek zorunda b?rakmayacak, gerçe?iyle hiçbir benzerli?e sahip olmayan bir dünya istedik.

 

Böylelikle do?al dünyaya özgü bütün görünümlere son veren devasa bir teknolojik giri?im ba?latt?k. Do?al dünyan?n yerine zorla yapay bir dünya koyma giri?imi uzun vadede, do?al olan her ?eyi yads?mam?za yol açabilir. Kendisini hiçbir ?eyle de?i? toku? edemedi?imiz bir dünyan?n yerine Sanal bir dünya koymak tek nihai çözüm gibi görünüyor.

 

Oysa bu yolla da sorun çözülemez. Zira, bu kez de kendi kendimize kar?? borçlan?p, yükümlülük alt?na gireriz. Tanr?sal bir güce benzeyen ?u teknik dünya adl? günahlar bütününden nas?l kurtulaca??m?z? dü?ünme zaman? geldi.

 

Sözün k?sas? bu teknoloji ürünü dünyay? da herhangi bir ?eyle de?i? toku? edebilmek mümkün olmad???ndan onu da ya yok edece?iz ya da yok sayaca??z. Sonuç olarak bir yandan yapay bir dünyan?n in?as?na devam ederken, di?er yandan olu?turdu?umuz bu Bütünsel Gerçekli?i yok etme dü?üncesi de içimizde giderek büyüyor.

 

Bugün bizi derinlemesine etkileyen bu yads?mayla her yerde kar??la??yoruz. Bu oyunu cazibesine dayan?lmas? güç giri?imin mi yoksa ?u insanda tokat etkisi b?rakan psikolojik rahatlaman?n m? kazanaca??n? kim söyleyebilir?

 

Bu oyun halen sürüp gidiyor.

 

Zira hakikat adl? bo?lu?u sürekli bir ?eylerle kapat?p, doldurmaya çal???yoruz.

 

Bu da bizi hiç durmadan yeni simülakrlar üretmeye itiyor.

Dolay?s?yla giderek yapayla?an bir gerçeklik yarat?yoruz. Bu öylesine yapay bir dünya ki, kar??s?na herhangi bir ?ey ya da alternatif idealle ç?kabilmek mümkün de?il. Burada ayna ya da negatif de yok.

 

Devam edecek..

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« Yanıtla #4 : 05 Temmuz 2009, 13:04:37 »
Bu yepyeni Sanal Gerçeklikle birlikte simülasyon giri?iminin en son evresine girmi? bulunuyoruz. Bu evrede kar??m?za her türlü illüzyonun köküne kibrit suyu eken, teknoloji ürünü yapay bir dünya ç?k?yor.

Bu öylesine gerçek, hipergerçek, i?lemsel ve programlanm?? bir dünyad?r ki, gerçek olmas?na bile gerek yoktur, dolay?s?yla bir alternatif olmas? söz konusu de?ildir.

 

Salt iyilikten söz edilen bir yerde kötülük kendisini nas?l bir eksiklik olarak hissettiriyorsa, pozitifin bulundu?u yerde negatif bir tür zorunluluksa; yalan ve sahteden yoksun total bir hakikatin de saçmal?ktan ba?ka bir ?ey olamayaca?? söylenebilir.

 

Hakikatten yoksun bir dünyada, gerçeklik onun yerini als?n diye uydurulmu? bir ?eyse, bu arada da “gerçek” dünyan?n varl??? hemen her yerde sorgulanmaya ba?lanm??sa, sonuç olarak, hakikatten yoksun bir evrene –bu içinde ya?ad???m?z  dünya oluyor – daha yak?n durdu?umuz söylenemez mi?

 

Hiç ku?kusuz çözümden giderek uzakla??yor, buna kar??n soruna daha bir yak?nla??yoruz.

 

Zira, dünya demek gerçek demek de?ildir. Dünya zaman içinde bir gerçe?e dönü?mü?tür. Günümüzdeyse giderek bu özelli?ini yitirmektedir. Buna kar??n onun bütünüyle sanalla?t??? söylenemez. K?smen sanalla?t?r?lm??t?r.

 

??te bu ba?tan sona i?lemselle?tirilmi?, nesnel ve alternatiften yoksun dünyada gerçeklik yads?nmaya, inkar edilmeye ba?lanm??t?r.

 

Dünyay? bütün olarak ele al?rsan?z, onu bir bütün olarak yads?mak zorunda kal?rs?n?z. Ba?ka çare yoktur. Bu olay vücudun yabanc? bir maddeyi biyolojik olarak reddetmesine benzer bir ?eydir.

 

Kendini genetik kusursuzlu?a adayan insanl?k gibi biz de bir tür içgüdüsel, ya?amsal tepkiyle gerçek ya?am?n bin bir türlü hipergerçeklikle?tirme i?lemine tabi tutulup, maksimal düzeye ç?kart?ld??? bir tür Cennet, kusursuz bir dünyan?n içine gömülme sürecine kar?? ç?k?yoruz.

 

Bu olumsuz duygusal bo?alma/rahatlaman?n nedeni, bize sunulmu? olan ideal ya?am ko?ullar?na kar?? hiperduyarl? olmam?zd?r.

 

U?runa her türlü illüzyondan vazgeçmi? oldu?umuz bu kusursuz gerçeklik, çaresizlik nedeniyle kendisine teslim oldu?umuz gerçeklik hayaletinden ba?ka bir ?ey de?ildir.

 

T?pk? kendisini yitirdi?imiz halde varl???n? hissetti?imiz bir organ gibi. Moby Dick’te ahab: Baca??m yokken bile ac?d???n? hissediyorsam, o zaman, öldü?ünüzde cehennem azab? çekmeyece?inizden nas?l emin olabilirsiniz? demektedir.

 

Bu fedakarl?kta metaforik bir yan yoktur, zira bu daha çok cerrahi müdahale türünden bir ?eydir. Üstelik bu cerrahi müdahaleden bir tür haz al?nmaktad?r: Eskiden Homeros döneminde, Olimpos tanr?lar? için bir tefekkür arac? olan insanl?k, ?imdi kendi kendisi için bir tefekkür konusuna dönü?mü?tür. Kendini kendisinden uzakla?t?r?p, yabanc?la?t?ran bu insanlar için kendi sonlar?n?/yok olu?lar?n? izlemek bir tür birinci s?n?f estetik duygu kayna??na dönü?mü?tür (Walter Benjamin).


Mod_seval

  • Ziyaretçi
Ynt: Gerçe?in S?n?rlar?n da Dolanmak
« Yanıtla #5 : 05 Temmuz 2009, 13:05:18 »
Bu süreçten kurtulma olas?l?klar?ndan biri kendi kendini yok etmektir. Kendi kendini yok etme her türlü meydan okumadan daha büyük bir meydan okumad?r.

Burada ikili bir illüzyondan söz edilebilir: Nesnel bir gerçeklik gibi alg?lanabilen bir dünya ile, öznel bir ?ekilde alg?lanabilen özne. Bu ikisi ayn? ayna yüzeyi üstünde birbirlerine kar??arak metafizik dü?ünce dünyam?z? temellendirmektedirler.

 

Oysa mevcut dünyan?n nesnellikle bir ili?kisi yoktur. Bu daha çok kaos ortas?nda düzenli bir görünüme sahip bir ?eydir.

 

Dünya ve görünümlerin ba?tan ç?kart?c?l???n? tehlikeli bir ?ey olarak gördü?ümüzden, onun yerine i?lemsel simülakr?yla ona özgü yapay gerçeklik ve geli?igüzel aç?klamalar? ye?liyoruz. Halbuki bu korunma biçiminin kendisi oldukça büyük tehlike arz etmektedir, zira bizi ba?tan ç?karan o ya?amsal illüzyondan korunmam?z? sa?layacak her ?eyle birlikte; bütün bu savunma stratejisi, sonuç olarak gerçek bir psikolojik de?i?ime u?ramam?za yol açmakta ve bu yüzden de kendisine tahammül etmemiz giderek olanaks?zla?maktad?r.

 

Sonuç olarak en önemli ?ey dünyan?n sahip oldu?u o tuhaf, çekici güzelliktir ve nesnel gerçekli?e direnen ?ey de budur.

 

Yine as?l olan kendi kendimizi kar?? yabanc?la?mam?zd?r, çünkü ancak bu ?ekilde bir özne statüsüne sahip olmaktan kurtulabiliyoruz.

 

Burada yabanc?la?maya de?il, öznenin sahip oldu?u statüye kar?? bir direnmeden söz ediyoruz.

 

Bütün bu tekzip, yalanlama ve yads?malar?n günümüzde bir olumsuzlama diyalekti?i olu?turmak ya da olumsuz bir ?eyler yapmak gibi bir amac? yoktur. Gerçekli?e ele?tirel yakla?an bir dü?ünceden de?il, gerçeklik ilkesini hatta kendisini y?kmaya yönelik bir ?eyden söz ediyoruz. Pozitif dü?üncenin s?n?rlar? büyüdükçe, ortaya sanki giderek ?iddetlenen sessiz sedas?z bir yads?ma süreci ç?kmaktad?r. Bugün hepimizin, ço?unlukla da yasa d??? say?labilecek, birer gerçeklik muhalifi oldu?umuz söylenebilir.

 

Gerçekli?i ifade etme konusunda yetersiz kalan bir dü?üncenin yads?nmas? sanki gerçekli?in tek ifadesi haline gelmi?tir. Oysa bu yads?ma Adorno’nun sand??? gibi insan?n umutlanmas?na yol açmamaktad?r: Yads?maya çal???p, mücadele etti?i gerçeklik taraf?ndan üretilen umut, zihinsel aç?kl???n tek ifadesidir. Ancak bu dü?ünce iyi ki ya da ne yaz?k ki do?ru de?ildir.

 

Bize gerçekten bir umut dü?üncesi devredilmi? olsayd?, bu hiç ku?kusuz, iyilik anlay??? üstüne kurulmu? olurdu. Oysa devrald???m?z miras bir Kötülük anlay??? üstüne oturtulmu?tur, ba?ka bir deyi?le, ele?tirel bir gerçeklik yerine pozitif dü?üncenin a??r? zorla(n)mas?yla gerçek d??? bir ?eye dönü?en, simülasyonun zorlamas?yla da spekülatif hale gelen bir gerçekliktir bu.

 

Gerçeklik denilen ?eyler bo?lu?un kapat?lmas? ya da üstünün örtülmesi anlat?lmak isteniyorsa, simülasyon ve enformasyon sürecinin yani gerçek ve gerçek üstüne üretilen dü?üncelerin tamam?n?n giderek daha büyük belirsizli?e/bo?lu?a yol açt?klar? söylenebilir.

 

Bu belirsizli?e son verebilmek mümkün de?ildir, çünkü belirsizlik bütün çözümleri temsil eden bir simgeye dönü?mü? gibidir.

 

Gerçe?i topyekün olumlayan bir transfer süreciyle birlikte, onu, tamam?yla yads?maya yönelik bir kar??-transfer sürecinin tutsaklar? olmaya mahkum edilmi? durumday?z.

 

Hemen her ?eyin bizi gerçeklik süreci içine çekip yerle?tirmeye çal??t??? s?rada dünyay? boyun e?mekte oldu?u gerçeklik ilkesinden kurtarmak gerekmektedir.

 

Mevcut dünyan?n oldu?u gibi, yani özgün bir evren olarak alg?lanmas?n? engelleyen ?ey de bu kafa kar???kl???d?r.

 

Italo Svevo: Nedenler aramak inan?lmaz bir yan?lg?; ?eylerle olaylar?n olmalar? gerekti?i gibi görünmelerini engelleyen güçlü bir bo? inançt?r demektedir.

 

Gerçek bir genellemedir oysa dünya özgün bir yerdir, ba?ka deyi?le, dünya tamam?yla farkl? bir ?eydir –Dünya ile (gerçekli?in) yans?mas?n?n birbirine kar??t?r?ld??? bir yerde gerçekle dünya aras?nda hiçbir ili?kinin bulunmad??? söylenebilir. Fark sözcü?ü bu farkl?l??? ifade konusunda oldukça yetersiz kalmaktad?r.

 

Hakikat ve gerçekli?in d???nda kalan ve bize kar?? direnen bir ?eyler vard?r.

 

Dünyay? bir neden-sonuç ili?kisine indirgeme giri?imlerimizin tümüne kar?? direnen bir ?eyler vard?r.

 

Gerçekli?e özgü öteki bir dünyadan söz edilebilir (kültürlerin pek ço?u bu gerçeklik denilen ?eyden habersizdir). Gerçe?in egemen oldu?u dünya öncesine ait, herhangi bir ?eye indirgenmesi olanaks?z, insanl???n üretti?i ilk illüzyonla ilintili olup, bu noktadan yola ç?k?ld???nda mevcut dünyaya her ne ?ekilde olursa olsun son bir aç?klama getirilmesini olanaks?z k?lan bir ?eyler vard?r.

 

?stemek, bilmek ve hissetmek birbirlerinden ayr?lmas? olanaks?z bir dokuya benzerler.

Gerçe?in izini sürmeyi b?rak?rsak dünyay? belki de ba?ka bir ?ekilde alg?layabiliriz.

R.MUSIL



 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal