* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 32
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Türkiye'nin Kamu Selamet Komitesi: Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???  (Okunma sayısı 4496 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Türkiye'nin Kamu Selamet Komitesi: Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???
?nan Akda?
(05.08.2009)

 
Marx, Fransa’da Bonapart darbesini anlatt??? ünlü kitab? “Louis Bonaparte’?n 18 Brumaire'ne Hegel ‘in “bütün tarihsel büyük olaylar ve ki?iler, hemen hemen iki kez yinelenir” sözlerine atfen ?öyle ba?l?yor(1) “Hegel eklemeyi unutmu? birinci kez trajedi olarak, ikinci kez komedi olarak”. Marx da eklemeyi unutmu?, Do?u toplumlar?nda ise ikincisi “trajikomik” olur. Trajikomik olacak m? bilinmez ancak bu yaz? bu aralar gündemde olmayan ancak önümüzdeki dönem ad?ndan s?kça söz ettirece?ini dü?ündü?ümüz henüz kurulu? a?amas?ndaki önemli bir devlet kurumu “Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???” üzerine olacakt?r.
 
Daha önceki yaz?da(2) Türkiye ‘de bir siyasal devrim sürecini ya?ad???m?z? ve ortak siyasal ve ekonomik amaç üzerinde bütünle?en geleneksel ve Anadolu burjuvazilerinin hegemonyay? Asyatik gelenekten gelen geleneksel bürokratik hegemon yap?dan ele geçirme sürecinde oldu?unu ileri sürmü?tük. 28 ?ubat ‘Bonapartist’ devlet müdahalesinden sonra ortak hedef temelinde bütünle?en burjuvazi 2000’lerde iktidar? tarihsel olarak geleneksel hegemonyadan devralm?? ancak geleneksel hegemon güç olan bürokrasinin bir k?sm?n?n –gerek Ordudan gerekse yarg?dan– bu duruma kar?? müthi? bir mücadele verdi?i, “Ergenekon” sürecinin de bu mücadelenin tasfiye süreci oldu?unu ileri sürmü?tük.
 
??te bu noktada bu dirence kar?? hükümet taraf?ndan kurulacak olan yeni bir kurumun -Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???- Hegel’in sözlerine atfen ikinci kez tekrarlanaca??n? öne sürebiliriz. Frans?z Devrimi’nin ertesinde Jirondin ?l?ml? liberaller devrimin konsolidasyonunu sa?layamay?nca, devrimi radikalle?tirmek için Jakoben radikal liberaller 1792’de terör dönemini ba?latm??lard? ve hem idare hem de kar?? devrimcileri soru?turma ve yarg?lama için “Kamu Selamet Komite”sini kurmu?lard?. Frans?zca’dan Türkçe’ye Selamet –Arapça– olarak çevrilen bu sözcü?ün Türkçe kar??l???n?n “Güvenlik, Esenlik, Düzen” olmas? oldukça ilginç bir durum ifade etmektedir.
 
 “Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???”; 28 ?ubat sonras?n?n “Bat? Çal??ma Grubu” ve “Cumhuriyetçi Çal??ma Grubu” nun anti tezi olacakt?r. Bilindi?i üzere 28 ?ubat sonras? ünlü pa?an?n ’28 ?ubat 1000 y?l sürecek’ sözlerinden sonra Genelkurmay s?k? bir çal??maya girmi?, ‘irticac?lar?!’, ‘bölücüleri!’ ve birçok ‘zararl?!’ unsuru takip edip, soru?turmak için kurumsal çal??ma gruplar? olu?turmaya ba?lam??t?. Brifingleri en üst bürokrasi taraf?ndan dakikalarca ayakta alk??lanm?? ve ba?l?l?klar bildirilmi?ti. Hiç ?üphesiz o gün heyecanla hegemonyalar?n? 1000 y?l daha sürdüreceklerini kükreyerek ilan edenler sadece 10 y?l sonra Ümraniye’ de bulunan el bombalar? ile h?zl? bir çözülme sürecine gireceklerini ve iktidarlar?n? kapt?racaklar?n? san?r?z tahmin etmemi?lerdir. Ancak ?u da unutulmamal? ki tarihi kudretli insanlar de?il verili ko?ullar alt?nda insanlar yapar. Ko?ullar zaten hegemonya de?i?imi için olgunla?m??t? ve maddi de?i?im süreci ba?lad?. Bu noktada 28 ?ubatç?lar?n yapt?klar? sadece süreci h?zland?rmakt? ve de h?zland?. ??te o gün kendi hegemonyalar?n? sürdürmek için kulland?klar? kurumsal araçlar bugün kendilerinin tasfiyesi için kullan?lmak üzere haz?rlanmaktad?r.
 
TÜRK?YE’ DE HEGEMON?K MÜCADELEN?N N?TEL???
 
Önceki yazd???m?z yaz?da Türkiye’ nin Bat? toplumlar?ndan farkl?l???n? vurgulam??, asyatik bir toplum modelinden geldi?ini belirtmi? ve sonuç olarak ya?ad??? devrim sürecinin Bat? ülkelerinin ‘toplumsal devrim’ modellerine kar??l?k daha s?n?rl? ‘siyasal devrim’ kapsam?nda kald???n? belirtmi?tik. Do?al olarak bu farkl?l?k güç unsurlar?n?n olu?umunu da etkilemekte ve onlar?n bile?imi olan hegemonik blo?un geli?im dinamiklerini ve kar?? hegemonik güçlerle olan mücadele biçimlerini de de?i?tirmektedir. Gramsci bu farkl?l??? görmü? ve Bat? toplumlar?nda güçler aras? mücadelelerin ‘mevzi sava??’ ?eklinde geçti?ini ancak do?u toplumlar?nda bunun ‘manevra sava??’ na dönü?tü?ünü belirtmi?tir.(3)
 
Gerçekten Türkiye ba?lam?nda bu 2. siyasal devrim sürecinde yeni hegemonik güç ile geleneksel aras?ndaki mücadele çe?itli manevralarla sürmektedir. Geleneksel bürokratik hegemonya 27 Nisan e-muht?ras?, AKP’ nin kapat?lma davas?, irtica eylem raporu ve son olarak da yarg? kurulu tart??malar?nda oldu?u gibi manevralar yapmakta ancak ne yaz?k ki çökü? sürecini önleyememektedir. Bu süreç geleneksel blo?un parçaland???n?n –Ordu ve yarg?n?n kendi içlerinde- ve koordinasyondan eksik olarak sadece çökü?ü en az zarar ile atlatmaya çal??t???n?n bir göstergesidir. Bugün art?k iktidardan ‘biraz özerklik’ talep etme noktas?na gelmi? durumdad?rlar ve bunu sa?lamak için mücadelelerine devam etmektedirler.     
 
Yeni hegemonik blok da Ergenekon Davas? ile ilgili iddialar, belgeler, ses kay?tlar? ile belli bir grup medya arac?l???yla tasfiye sürecini sürekli canl? tutup kamuoyu olu?turulmas? yönünde manevralar?na devam etmektedir. Aslen bu noktada yeni hegemonyan?n temsilcisi AKP’ nin bugün ilk iktidara geldi?i süreçten itibaren geri dönüp bakt???m?zda manevralar?n? çok iyi kurgulad???, belli konularda ini? ç?k?? durumuna dü?se de bu süreci etkin olarak yönlendirdi?i gözlenmektedir. Örne?in iktidara geldi?inden beri d?? politikada sürekli aç?l?mlarla çevre ülkelerle ili?kilerini normalle?tirmesi ve geli?tirmesi(4) hem geleneksel blo?un en güçlü dayana?? ideolojik ulusal güvenlik kozunu elinden almakta hem de temsil etti?i yükselen Anadolu sermayesinin ve geleneksel büyük burjuvazinin geni?lemi? yeniden üretim kuram?na uygun pazar ihtiyaçlar?n? kar??lamaktad?r.(5) Yine benzer ?ekilde Kürt sorunu hakk?nda ini?li ç?k??l? siyaseti, gerçek anlamda demokratikle?me ideali yüzünden olmay?p, tamamen geleneksel hegemonyan?n elinden ulusal güvenlik kozunu almaya yönelik oldu?u gözlenmektedir.(6) Ancak bu haliyle bile bu konuda bir aç?l?m sa?lanmas? reddedilemeyecek ve Türkiye’ de stabilizasyon ve siyasal kat?l?m?n geni?letilmesi aç?s?ndan önemli tarihi f?rsatt?r.       
 
??te bu noktada yeni hegemonik blo?un son manevras? diyebilece?imiz yeni bir kurum olu?turuldu; Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???. Hükümetin aç?klamas?na göre çekirde?i 100 ki?iden olu?acak olan bu kurum, tüm iller düzeyinde te?kilatlanacakt?r. Yetkisi üst düzeyde olacakt?r. Temel görevi teröre kar?? strateji olu?turmak olarak aç?klanmakta olan bu kurumun bu noktada neden tüm illerde ?ubelerinin kurulaca?? bir soru olarak gündeme gelmektedir. Ayr?ca tasfiye süreci içindeki geleneksel hegemonyadan bir san???n kendisine bu kurumun müste?arl???n?n önerildi?ini öne sürmesi ve ard?ndan büyük tart??malar ya?anmas? bu kurum üzerinde her iki hegemonik gücün ciddi bir mücadele verdi?inin göstergesidir. Henüz atamalar? yap?lmayan bu kurumun yeni dönemde ad?ndan çok fazla söz ettirece?i kesin görünmektedir. Bu noktada bu kurumun Frans?z Devriminin radikal a?amas? -1792–1794- terör döneminin Kamu Selamet Komitesinden esinlenildi?ini ve amac?n?n yaln?z ‘terör’ problemi üzerine de?il geleneksel ve yeni hegemonik güçler aras?ndaki mücadelede araçsal bir konuma sahip olaca?? ve siyasal devrim sürecinde radikal bir döneme girilece?inin göstergesi oldu?unu öne sürebiliriz. Bu tabiî ki geleneksel hegemonyan?n direnç ve tavr?na ba?l?d?r. Bu noktada sorun bu kurumun dönemsel olarak demokrat bir pozisyon içinde olan ve olmak zorunda olan AKP elinde ayn? zamanda di?er toplum katmanlar? üzerinde bir bask? arac? haline getirilip getirilmeme sorunudur. Yani yaz?n?n ba??nda vurgulad???m?z gibi trajikomik bir durumun olu?ma ihtimalidir.
 
FRANSIZ DEVR?M? VE KAMU SELAMET KOM?TES?
 
1789 ‘da dünya Fransa’ da gerçekle?en devrimle sars?ld?. Burjuvazi iktidara geldi. Önce anayasalc?lar sonra Jironden ?l?ml? liberaller iktidar? ald?. Ne var ki devrim ilerleyemiyordu. Kar?? devrim direnç gösteriyordu. Halk kitleleri de kendi devrimini istiyor ayr?ca devrim uluslar aras? alanda s?k???yordu. Bir safta kral ve kar??-devrimci aristokrasi öbür yanda kalabal?klar aras?nda iktidar s?k???p kalm??t?.(7) ??te bu noktada Robespierre öncülü?ünde Jakoben ?l?ml? radikaller bald?r? ç?plaklar? da yanlar?na al?p iktidar? ele geçirip terör dönemine ba?l?yorlard?.
 
Bu dönem terör olarak adland?r?labilecek k?sa ve sert yarg?lamalar dönemi ba?lad?(8). Birçok devrim kar??t? yarg?land?, hapsedildi ve idam edildi. Ancak bu dönemde birçok köylü ve yoksul kentli de etkilendi. Ba?lang?çta ba?ar?l? yol alan komite sonunda uygulad??? a??r? bask?c? taktikler sonucu toplumda huzursuzlu?u artt?rm?? destekçileri de desteklerini geri çekince Jakoben iktidar? sona ermi? ve Robespierre ve önemli yöneticileri giyotine gönderilip dönem kapat?lm??t?r. Ancak dönemin geli?melerini Skocpol tespit ediyor ve ?unlar? ileri sürüyor;
 
“Terörü yaln?z ma?lup devrim kar??tlar?n? de?il, diktatörlük liderli?inin hemen sa??ndaki (Dantoncular) ve solundaki (Hebertistler) hizipleri vurmak içinde kulland?lar… Diktatörlü?ün öncelikli ba?ar?lar?ndan biri, halk hareketini evcille?tirmesi ve rutinle?tirmesiydi. Bir zamanlar do?rudan demokrasiler olan halk meclisleri ve halk kurulu?lar? ya toplant? yapamayacak ölçüde y?ld?r?ld?lar ya da birçok durumda liderleri yönetimin ücretli memurlar? haline gelerek, diktatörlü?ün emrinde olan organlar olarak atand?lar”(9)
 
SONUÇ
 
Türkiye bir siyasal devrim ko?ullar? alt?nda müthi? bir hegemonya mücadelesi sürecinden geçiyor. Geleneksel hegemonyan?n ideolojik söylemiyle ‘hassas dönem’ içindeyiz. Bu süreç bir yandan eski hegemonyan?n tasfiyesi ve yeni hegemonyan?n olu?um süreci öbür yandan da yeni hegemonik blok içi unsurlar?n daha sa?lam pozisyon alma sürecidir. Bu çerçevede hem geleneksel hem de yeni hegemonik güçler aras? manevralar s?kla?makta ancak daha önemlisi ise yeni hegemonik güç içi mücadelede liderli?i kapt?rmamak isteyen unsurlar?n çabalar?d?r. Bu noktada ‘Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl???’ önemli bir i?lev görecek gibidir. Yükselen Anadolu burjuvazisi siyasal devriminin önderli?ini ele almak istemekte bu yüzden radikalle?meyi bir araç olarak görmekte. Buna kar??n ekonomik güç konumunu sürdüren geleneksel büyük burjuvazide pozisyon kayb? ya?amamak istemektedir. Alt katmanlardan yeni hegemonyaya destek verenler ise siyasi kat?l?m?n geni?letilmesi yönünde taleplerde bulunmaktad?r.
 
Ancak bu noktada bu yaz?n?n bir tarihsel uyar? niteli?i daha vard?r. Ba?ta geleneksel hegemonyan?n tortular?n? silebilecek olan bu kurum yar?n AKP elinde hegemonya içi liderlik hevesi ile di?er ilerici birçok toplumsal alt katman üzerinde bir bask? arac?na dönü?ebilir. Yar?n bu kurum arac?l??? ile sendikalar, kitle örgütleri ve ayd?nlar kolayl?kla ‘Ergenekoncu!’ damgas? ile pasif konuma itilmeye çal???labilir. Bugün için demokrat görünmekte olan AKP liderli?indeki yeni hegemonik blok yar?n gelenekseli tasfiye ederken tutucu özlerine geri dönüp otoriter bir yap? haline gelebilir. Tarih bunun pek çok örne?i ile doludur. Ku?ku duyanlara 1789 sonras? 1848 Fransa’ s?n? veya McCarthy Amerika’s?n? hat?rlatabiliriz. Marx’ ?n önemli bir tespiti bugün ya?anan hassas dönemi özetlemektedir;
 
“Kendisinden önce egemen olan s?n?f?n yerini alan her yeni s?n?f, kendi amaçlar?na ula?mak için de olsa, kendi ç?kar?n?, toplumun tüm üyelerinin ortak ç?kar? olarak göstermek zorundad?r, ya da ?eyleri fikir plan?nda aç?klamak istersek; bu s?n?f, kendi dü?üncelerine evrensellik biçimi vermek ve onlar?, tek mant?kl?, evrensel olarak geçerli dü?ünceler olarak göstermek zorundad?r. Bir s?n?fa kar?? ç?kmas? yüzünden, s?rf bu yüzden devrimci s?n?f, kendisini, bir s?n?f olarak de?il de, hemen tüm toplumun temsilcisi olarak sunar, tek egemen s?n?f?n kar??s?nda toplumun tüm kitlesi olarak görünür. Bu onun için olanakl?d?r, çünkü ba?lang?çta, onun ç?kar? gerçekten de egemen olmayan bütün öteki s?n?flar?n ortak ç?karlar?na hala s?k? s?k?ya ba?l?d?r ve çünkü eski ko?ullar?n bask?s? alt?nda bu ç?kar, henüz özel bir s?n?f?n özel bir ç?kar? olarak geli?memi?tir.”(10) 
 
Do?al olarak hegemonyas?n? yerle?tiren her yeni güç devrimci pozisyonunu süreç içinde kaybedecek ve tutucu bir güç haline gelecektir. Böylece bugün devresel olarak demokrat bir pozisyon alan AKP ‘nin o andan itibaren politikalar? önem kazanacakt?r. ??te bu noktada bu yaz?n?n konusu olan bu yeni kurumun – Kamu Düzeni ve Güvenlik Müste?arl??? - gelecek için önemi bir kez daha ortaya ç?kmaktad?r.
 
Umudumuz Türkiye bir trajikomedi daha ya?amas?n.       
 
 
 
(1) Marx, K. Louis Bonaparte’ ?n 18 Brumaire, (çev.) Sevim Belli, Sol Yay?nlar?: Ankara, 1990. Buradaki “Brumaire” kavram?, Fransa’ da terör dönemi olarak geçen – 1792 – 1794 sonras? gelen iktidar tarihi s?f?rlay?p “thermidor” adl? yeni bir takvim haz?rlad?. Brumaire ise bu takvimin ay ad?d?r. Bu ay Napolyon Bonaparte’ ?n Fransa’ da 1799 y?l?nda bir darbe ile iktidar? ele geçirdi?i ay? simgelemektedir
(2) Birikim Dergisi internet sayfas? Güncel Yaz?lar bölümü; “2.Türk Siyasal Devrimi ve Ergenekon Davas?” 15 Temmuz 2009
(3) Anderson, P. Gramsci: Hegemonya Do?u – Bat? Sorunu ve Strateji (çev.) Tar?k Günersel, Salyangoz Yay?nlar?: ?stanbul, 1990. sf. 25
(4) Türkiye’ de do?up büyüyen hatta ölen bir çok ku?ak ?u ideolojik söylemleri iyi hat?rlamaktad?r “Birlik ve berberli?e muhtaç oldu?umuz ?u günler …”, “Ate? çemberindeyiz…”, “Türkiye bir ?sveç gibi co?rafi konumda de?il…”, “Türkün Türkten ba?ka dostu yok…” veya “K?rm?z? Çizgiler….” gibi.
(5) Bu nokta çok önemli. Çünkü baz? dü?ünürler AKP’ yi salt Anadolu burjuvazisinin temsilcisi olarak görmekte ve son dönem büyük burjuvaziyi AKP ile mücadele eden bir güç olarak görme e?ilimindedir. AKP asli kayna??n? – Anadolu sermayesi – elbette unutmam?? ve örne?in IMF anla?mas? konusunda yap?lan bask?lara boyun e?meyip onun sürekli büyüme talebine olumlu cevap vermi?tir. Ancak ?u da göz önüne al?nmal?d?r ki bu politikas?na kar??l?k AKP geleneksel burjuvazinin taleplerine kar??l?k vermi? ve otomotiv, beyaz e?yada vergi indirimleri ile destek sunmu?tur. Ayr?ca son dönem örne?in Kuzey Irak’ da i? alan i?adamlar?n?n niteli?ine bak?nca bunlar?n geleneksel büyük burjuvazi üyeleri olmas? önemlidir. Tabi bu vergi indirimlerinin finansman?n?n temel tüketim maddelerine gelen vergi art??lar? ile kar??lanmas? AKP’ nin temel ç?kar çat??malar? durumunda kimli?ini aç?kça göstermektedir. 
(6) Burada bir önemli nokta Recep Tayyip Erdo?an ile Abdullah Gül’ ün Kürt meselesi hakk?nda farkl? tav?rlara sahip olmalar?d?r. Recep Tayip Erdo?an dönemsel olarak bu konuda geleneksel bürokrasi ile ayn? noktaya gelirken Abdullah Gül daha aç?l?mc? bir politika izlemekte ve konuyu sürekli kamuoyunun gündeminde tutmaktad?r.
(7) Hobsbawm, E.J. Frans?z Devrimi’ ne Bak?? (çev.) Osman Ak?nhay, Agora Kitapl???: ?stanbul, 2009 sf. 20
(8) Skocpol, T. Devletler ve Toplumsal Devrimler (çev.) S.Erdem Türközü), ?mge Kitabevi: Ankara, 2004 sf. 355
(9) age sf.360
(10) Marx, K. ve Engels, F. Alman ?deolojisi (çev.) Sevim Belli, Sol Yay?nlar?: Ankara, 2008 sf. 77

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal