* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 22
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: A??r Nostalji ?stanbul  (Okunma sayısı 3270 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
A??r Nostalji ?stanbul
« : 04 Eylül 2009, 21:38:57 »

A??r Nostalji ?stanbul
Dilaver Demira?
(20.03.2009)

[A??r Nostalji ?stanbul - Birikim Yay?nlar? | Ayl?k Sosyalist Kültür Dergisi]

Kentin uzun tarihi hep karma??kl???n, ço?ulculu?un ama ayn? zamanda seçkincili?in, iktidar denen vah?i yarat???n yaltakç?s? olman?n, kurban ayinlerinin el verdi?i sava? denilen ?iddet sa?ana??n?n da tarihi olmu?tur. Bu bak?mdan köyün samimi ve içsel disiplini dayatan ahlaki asabiyeti kentte hukuka dönü?ürken, bunun nedeni tam da Levinas’?n “üçüncü” figüründe oldu?u gibi kentin dolay?m mekan? olmas?ndan dolay?yd?.
Has?l? kent tarihi boyunca kozmopolitli?in mekan? oldu, kent tarihi boyunca karma??kl?k ve refah?n ta?t???, görkemi ile gözlerin kama?t??? bir yer oldu. Köyün ekonomisi yoktur, köyün maddi hayat? ve bunun ögeleri olan geçimli?i vard?r. Köyün fazlas? kentin ekonomisini üretir. Köyde ?ef vard?r ve ?ef denetime tabidir, aradan s?yr?l?p iktidar kurmaya kalkarsa köylüler onu ala?a?? ederler. Kentse bu dolay?ms?z otoriteyi devletle bir ileri a?amaya ta??yarak, gönüllü de?il dayat?lm?? iktidar? üretir.
 
Köyün nas?l bir asabiyeti varsa. Kentin de vard?r. Kent bir cemaat olma ihtiyac? ile bir tap?na??n çevresinde öbeklenerek de do?du. Tanr?s?n?n emirlerinden do?du. Bu yüzden insanlar?n gelip geçti?i bir han olma, kentin uzun tarihinde bir an? te?kil edecek megapol denilen ve endüstri ça??n?n bir ürünüdür. Tersine kentler tarih boyunca kendilerini kentleri ile tan?mlayan kentlileri ile var oldu.
 
Bizim tarihimiz boyunca tarihin ilk kenti olan Uruk’un mirasç?s? olmaya bir tek ?stanbul lay?k olmu?tur. Bu yüzden ?stanbul, tarihi boyunca hep kozmopolit kald?, hep çok dilli, çok ?iveli oldu. Karma??k i?bölümü, zenginli?in kayna?? olan karma??k bir ekonomi a?? olmak, zenginliklerin akt??? ve yeniliklerin hep ilk burada görücüye ç?kt???, bir yer oldu. Bu nedenle de hep bir cazibe ve haset kayna?? oldu.
 
Ancak ?stanbul’a göç hep kontrol alt?ndayd?. Ancak en nitelikli emek gücü, yahut zenginlik yarat?c? tacir ya da atanm?? memur bu kente ve onun çok renkli ya?ant?s?na dâhil olabilirdi. O poliydi, kentti ve oraya da ancak kentin ya?am?na nitelik katacak olanlar dâhil olabilirdi. Bu durum ancak insanlar aras?nda göreli bile olsa e?itlik öngören modernlik ile k?r?ld?, k?r?labilirdi. Cumhuriyetçi seçkinler modernlik iddias? ile ortaya ç?ksalar da modernli?in e?itlik ufkundan çok uzakta olduklar?ndan Cumhuriyetin Ankaras?’na köylüler uzun bir süre giremedi. Ne zamanki Demokrat Parti ile köylü sözde de?il özde milletin efendisi oldu o zaman kentler herkese aç?ld?.
 
?stanbul’un göç öyküsü hem bu seçkinci hiyerar?isinin k?r?lan gururunun, hem modern e?itlik ufku kar??s?nda Cumhuriyetçili?i bir seçkinlik olarak alg?layan e?itimli kentli orta s?n?f?n irtifa kayb?n?n, tutundu?u mevzilerden birer birer ala?a?? edili?inin öyküsüdür. Asl?nda ?stanbul’un geli?im öyküsü sa??n neden bu ülkede adeta iktidara demirledi?inin ve ?imdi de AKP’nin önlenemez yükseli? ve olas? dü?ü? öyküsünün de kayna??d?r. ?stanbul üzerinden Türkiye’nin modernle?me öyküsünü okumak olanakl? oldu?u gibi solun neden sol olamad???n?n da nedenini çözümlemek olas?d?r.
 
B?R HAZ?N ÖYKÜSÜN SEN ?STANBUL
 
Türkiye’nin ciddi anlamda sanayile?meye ba?lamas?, sanayinin devletten yava? yava? bir sanayi sermayesine geçerek kapitalizmle tan??mas? 1950’ler ile ba?lar. ABD’nin Marshall yard?mlar? ile tüm ülkeyi bir karayolu a??yla birbirine ba?lamas?, ileti?im altyap?s?n?n olu?turulmas?, ayn? zamanda öncelikle montaj yani taklit üretimle sanayile?menin ba?lamas?-ki bu da dünya kapitalizminin i?bölümünün bir ürünüdür-ve buna ba?l? olarak sermaye birikiminin el de?i?tirmeye ba?lamas? bu süreçle ba?lad?. Bu anlam da DP iktidar? bu ülkede siyasi, ekonomik ve sosyal aç?dan tam bir dönüm noktas? te?kil eder, modernle?menin ba?lang?ç sürecidir. Yolsuzluklar?n, enformel sermeye birikiminin ba?lang?ç süreci de bu döneme tekabül eder diyebiliriz san?r?m. Çünkü sermayenin el de?i?tirmesi, a?ama a?ama tabana yay?lmas? do?al ki beraberinde formel oldu?u kadar enformel bir birikim sürecini de ba?latacakt?. Bugünkü “Anadolu kaplanlar?” ya da ünlü “Anadolu sermayesinin” temelleri de bu devlet te?viki ile ba?layan özel sektör eksenli kapitalistle?menin -ki kapitalizmin tarihi boyunca devlet sermaye birikiminin kolayla?t?r?c?s? olarak hep devrede oldu- temelleri de o dönemde at?ld?.
 
Sanayinin ve ticari zenginle?menin büyük kentlerde özellikle de ?stanbul’da yo?unla?mas?, ?stanbul’un tarihi boyunca hem ülke ekonomisinin “prima madonnas?” olmas? hem de tarihi boyunca bir “ekonomi dünya” olarak odak olmas? ekonominin kalbinin ?stanbul’da olmas?n? gerektiriyordu. Siyasal olarak de?il ama ekonomik olarak ?stanbul bir ba?kentti. Cumhuriyetin ?stanbul’u cezaland?r?p Ankara üzerinden Anadolu’yu ödüllendirme plan? tarihsel ve ekonomik gerçekler ile çak??mad???ndan ?stanbul tarihteki merkez kent olma rolünü tekrar kazanm?? oldu.
 
??te yukar?da sayd???m gerekçeler yan?nda toprak reformu yap?lamamas?, tar?mda makinele?me ile birlikte bir at?l emek gücü do?mas?, yanl?? te?vik politikalar?, ekilebilir arazilerin art?k yeterli imkan sa?layamamas? gibi birçok nedenle tar?mda at?l bir i?gücü fazlas? do?du.
 
Bu fazlal???n ilk öncüleri kente geldiler önce in?aat sektöründe, daha sonra ise kentte p?trak gibi bitmekte olan fabrikalara i?çi olarak girdiler. T?pk? Almanya’ya göç eden i?çiler gibi ilk göçmenlerde bekar odalar?nda, in?aatlarda kalarak, giderlerini olabildi?ince k?sarak para biriktirdiler ve ailelerini yanlar?na ald?lar. ?lk göçmenlerin bir bölümü mevcut konutlarda kalarak -bir k?sm? kap?c?l?k yaparak- yerle?im sorununu çözerken, bir bölümü de gecekondular yolu ile  ?stanbul’a yerle?tiler.
 
Her göç gibi bu göçte önce kent içinde kültürel sermaye kaynakl? s?n?fsal ili?kisizli?i, daha sonra ise çat??may? da beraberinde getirdi. ?stanbul’un yerle?ik nüfusu kente yeni gelenlerin kültürel uyum sürecini onlar? d??layarak, horgörerek olumsuzlamaya dönü?türdüyse de ilk gelen ku?ak kente uyum göstermek için çaba göstererek özellikli ikinci ku?akta aradaki aç??? kapatmaya çabalad?. Daha sonra ise bu çaba bo?lanarak bugün ?ikayet edilen “?stanbul mega köye döndü” sözlerinde yank? bulan kentle köyün ya da kasaban?n sentezi olarak ortaya ç?kan melez kültür olu?tu. Bunu arabeskin serüveni üzerinden okumak mümkündür.
 
Solun gecekondula?ma olgusunda tepkisi önceleri yoksul emekçi halkla dayan??ma üzerinden kurulduysa da süreç içerisinde sol ayd?n ve yazarlarda kondula?ma kent rant? üzerinden yasad??? zenginle?me söyleminde yank? bulan bir tür olumsuzlamaya dönü?tü.
 
Zaten eski kentlilerin ba?lang?çta ac?ma ile görgüsüzlük aras?nda gidip gelen göç alg?s? zaman içinde “onlar senden benden zengin, bizim dikili çöpümüz yok, onlar?nsa apartmanlar? var”a dönü?erek bir tür s?n?fsal nefrete hatta ?rkç?l??a neden oldu.
 
A?IR NOSTALJ?, A?IR IRKÇILIK
 
Kente ilk göç edenler ço?unlukla Anadolu kentlerinden ve kasabalar?ndan geldiler. Bu nedenle çabuk uyum sa?layarak kültürel sermaye bak?m?ndan da s?n?f atlad?lar. ?lk gelenler aras?nda köyden gelen ve gecekondula?anlar ise arabeskte yank? bulan bir kültür ?oku ve buna isyan geli?tirdiler.
 
Modernle?mede makas de?i?iminin as?l özneleri de onlar oldular. Onlar çok çe?itli i?lerde çal??t?lar. Fabrika i?çisi olanlar yan?nda hamall?k, boyac?l?k, i?porta, temizlik i?çisi, garson vb. kentlilerin yapmad??? i?leri yapanlar da vard?. Bunlar çal??t?lar, kentin ayart?c? e?lenceli neonlar?na kap?lmadan para biriktirip, çocuklar?n? okutup, onlara i? kurup kente tutundular ve dahas? zaman içinde kentin yeni sermaye profilini olu?turdular.
 
Belki nostalji ile yâd edilen eski ?stanbul kültürü -tabi o kültür kald? ise- ile bulu?mad?lar, ama kent ya?am?na uyum sa?lad?lar. Belki kendilerinin ?ivesi de?i?medi ama çocuklar?nda ?ive de?i?iminin üzerinde durdular.
 
?lk gelip gecekondu olu?turanlar sonra gelenler için sosyal sermayeye dönü?tüler, kent hayat? konusunda bir tür k?lavuz oldular. Kentin zay?f karn?n?, zeka ve kurnazl?kla hayat? dönü?türmenin yollar?n? ö?rendiler ve elbette kent arazilerini parselleyip yerle?ime açmay? bundan kâr etmeyi de onlar ke?fettiler.
 
Ancak, yeni kentlilerin horgörü ve hasetle kar???k, a??r ?stanbul nostaljisine sar?lm?? ?rkç?l???n nesnesi olmas? söylemle?tirilirken, bu insanlar?n kente tutunmak için ödedikleri bedelleri, kente tutunmak için cang?l yasalar?n?n gerekti?ini onlara ö?retenlerin de eski kentliler oldu?u hep unutulur. Mesela filmlere konu olan saf köylünün doland?r?lmas? ve böylece onlar?n da doland?r?c?l?k denilen ve tam da kente özgü olan kand?rmacay? ö?renerek “yolunu bulmay?” kent b?çk?nlar?ndan ö?rendi?ini unuturlar.
 
Külhanbeyinin mafyaya dönü?ümünde kaçakç?l??? organize edenlerin ilk ba?ta kente yeni gelenleri kurye ya da kiral?k katil olarak istihdam edi?leri, bilumum suç istihdam?nda onlar?n hep alt i?lerle “organize i?leri” ö?rendikleri söylenmez. Yeni gelen kentlilere nefret yüklü ?rkç?l?k püskürten Serdar Turgutlar?n. Mine G gibi ?öhretli kalemlerin, eski solcu olmalar? solun bir bölümünün, daha do?rusu eskiden solcu sonradan liberal olan, ya da s?k? Kemalist olarak asl?na rücû edenlerin kent yoksullar? ile kurdu?u ili?kide de?i?en s?n?fsal kaymalar?n pay?n? göstermesi bak?m?ndan ibret verici olsa gerek.
 
Buraya kadar yaz?lanlardan yola ç?karak yeni kentlilere ?rkç? bir biçimde sald?ranlar?n s?n?fsal tav?rlar?n? kültürel sermeye üzerinden tesis edenlerin, kentli dedikleri ?stanbul kültürü dedikleri kültürün ne oldu?una bakmak gerek.
 
?stanbul’un göç tarihi ve kentli orta s?n?f kli?ecili?i
 
Bunun için önce ?stanbul’un göç tarihine, ve kent kültürünün dinamiklerine bakmak gerekir. Öncelikle tüm kentler gibi ?stanbul da tarihi boyunca göç ald?. Bu göçün kültürel yans?malar?n? en iyi karagöz perdesinde görmek olanakl?. Perdede kaba, görgüsüz, idrak eksikli?i olanlar?n Kastamonulu, Bolulu olmalar? hiç de rastlant? de?ildir. Perdede yerilenler Türklerdir (ku?kusuz perdeden bir çok sosyolojik olgu f??k?r?r, Araplar?, gayr?müslimleri Karagöz perdesinin nas?l konumland?rd???, Müslüman zihnin çok kültürlü ?stanbul’u nas?l al?mlad???n? görmek olanakl?d?r), Türkler de ?stanbul’a göçle gelenlerdir.
 
15. yüzy?l?n sonunda Osmanl? padi?ah? II. Mehmet'in i? kapasitesini geni?letmesiyle 16. yüzy?lda ilk göç dalgas? gelmeye ba?lad?.O tarihlerde ?stanbul'un nüfusu 400 bine vard???nda dünyan?n en büyük kenti unvan?n? alm??t?. O tarihlerde ?stanbul'a göç edenlerin, Haliç'teki tarlalara kulübe yap?p yerle?irler. Bu kulübeler ?stanbul'un ilk gecekondular? kabul edilebilir. ?lk gecekondu semtleri; Zeytinburnu, Haliç ve Ka??thane'de olu?tu.
 
?stanbul’un otantik kent kültürü büyük oranda iki aktörce ?ekillendirilmi?tir, Bunlardan biri sarayd?r, di?eri ise tekkelerdir. 19 yüzy?lda ise bu aktörlere yabanc? sefaretler ve Pera Levantenleri, gayr?müslim az?nl?k eklendi. Bu anlamda ?stanbul’da kavram?n hakk?n? vererek bir burjuvadan ve burjuva kültüründen söz edilecekse bu özünde bir Pera kültürüdür.
Pera hem ?stanbul’un kültürel modalar?n?n akt??? ana damar, hem de bugün oldu?u gibi e?lencenin merkezi konumundayd?. Daha sonra Cumhuriyetle özde?le?ecek balo ve vals kültürünün do?um yeri buradan ba?kas? de?ildi.
 
Geleneksel Müslüman kent kültürü ise popüler düzeyde Bekta?i kahvehanelerinde ve yüksek düzeyde ise Mevlevi tekkelerinde üretilmekteydi. Bu anlam da cumhuriyet sonras? Üsküdar, Fatih gibi semtler otantik kültürü bir ölçüde muhafaza ederken Beyo?lu kozmopolit, e?lence kültürünün mekan? olmay? sürdürdü.
 
Ama Cumhuriyet, kent kültürünün bu iki farkl? ana damar?n?n ikisini de kesmi?ti. Pera Levantenlerini, gayr?müslimlerini yani kozmopolit ve Bat?l? kültürün ta??y?c?s? olanlar? kendi ta?ra milliyetçili?i ile yok etti. Di?er yandan tekkeler kapat?ld?, ?slami kültür yeralt?na itildi. Sonuçta yeni gelenlerin içselle?tirece?i bir kent kültürü yoktu. Kent kültürü ad?na büyük oranda memurlar taraf?ndan olu?turulmu? bir yandan Bat?l?, di?er yandan ta?ral? milliyetçi bir k?rma kültür kentlilik olarak tezahür etmi?ti.
 
??te bugün hay?flan?lan eski ?stanbul asl?nda bir kurmacadan ba?ka bir?ey de?il. Eski ?stanbul denilen cumhuriyet sonras?nda olu?an gazino ve mesire kültürü, memur sinikli?i içinde ?ekillenen bir orta s?n?f a??d?d?r. Özünde de s?n?fsal kaymalarda kaybeden olmaktan do?an hasedin varett??? bir s?n?fsal kin, bundan do?an bir s?n?fsal ?rkç?l?k Kemalist seçkincili?in temel hatlar?n? çiziyor.
 
Bu seçkincili?in kalem?orlar? olarak Mine G’nin bir yandan Paris’ten dev?irilmi? üçüncü s?n?f Frans?z kültürünü Kemalist oryantalizme sararak, Serdar Turgut, Engin Ard?ç vb’lerin “New York New York” eksenine oturan Amerikan tüketim kültürü eksenli kent kültürü da otantik ?stanbul kültürü filan de?ildir. Bunlar?n hepsi de sol k?rmas? Kemalizmden dev?irilmi? bir seçkincilik ve Beyaz Türk fa?izmidir asl?nda.
 
Bu ?rkç?l?k eski ?rkç?l?k gibi biyolojik eksende de?il kültürel ve s?n?fsal eksende ilerleyen, e?itlikçilikten nefret eden, hiyerar?iyi kutsayan ayr?mc?l?k eksenli bir ?rkç?l?k. Ve asl?nda d??ar?dan ithal edilen bu nedenle de okumu? kesimde kar??l?k bulan bir ?ey. Otantik ta?ra muhafazakarl???n?n mahalle bask?s?ndan farkl? olarak bu anlay?? sindirici, özümseyici de?il d??a at?c? ya da Zygmunt Bauman’?n tabiri ile bulumik yani kusarak d??ar? ç?karan bir kültüre dayan?yor.
 
Bu kesim göçün sosyolojik gerçe?i ile yüzle?mek bunu içselle?tirmek yerine, göçle gelenleri olduklar? yerde muhafaza eden ve t?pk? Kemalizm gibi modernle?ememi?, modernle?meyi yüzeysel bir d?? görünüm ve biçimsel davran?? esteti?ine indirgeyen sa?c? bir anlay??? sol olarak sunuyor ve birileri de bunu solculuk san?yor. Bugün bu seçkincilik CHP’de toplanm?? olan bir zihin durumu, CHP taban?n?n AKP’ye duydu?u nefretin kökeninde de ideolojik de?il s?n?fsal bir tutum var. Bir zamanlar?n hac? a?a imgesi gibi sermeyenin geçmi?in a?a?? s?n?flar?n da toplanmas?yla olu?an yeni zenginlere hasetle kar???k “türedi” s?fat? lay?k görülüyor.
 
Has?l? Türk solunun esas ba?ar?s?zl??? da -radikal solu d??ar?da tutarsak- bu s?n?fsal ?rkç?l?kla iç içe geçebilmesidir. Ne yaz?k ki, sol kendini bu orta s?n?f fa?izminden kurtarmad?kça da bu ülke yoksullar?n?n makus talihi de?i?meyecek.

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal