Deprecated: Array and string offset access syntax with curly braces is deprecated in /var/www/uzumbaba.com/public_html/forum/Sources/Subs.php on line 3889
Can Dündar Kö?e Yaz?lar? - sayfa 2 - Güncel Haber Bölümü -

GÜNDEME GENEL BAKI? > Güncel Haber Bölümü

Can Dündar Kö?e Yaz?lar?

<< < (2/2)

SevaL_24:
Medyan?n Üzerinde ki Karabulut !

Oldum olas? sokak sat?c?lar?n?n gözde ürünü, “a?layan çocuk” posteridir.
Nereli oldu?unu, ne derdi oldu?unu bilmedi?imiz bu mutsuz o?lan, y?llard?r tombul yanaklar?na süzülen inci gözya?lar?yla bize bakar, iç çeker a?lar.
Y?llar önce Murat Belge, posteri çözümlerken “a?layan çocuk”a gösterdi?imiz ilginin, bilinçd??? suçluluk duygumuzdan kaynakland???n? yazm??t?.
“Suçluluk”, çocuklar?m?za kar?? çeli?ik davran??lar?m?zdan kaynaklan?yordu:
Bir yanda kat? disiplin... bask?...
Di?er yanda gev?eklik, laçkal?k... “Bizi rahats?z etmesin de ne yaparsa yaps?n” tavr?...
Belge’ye göre poster, bilinçalt?m?zdaki vicdan azab?n?n yat??t?r?lmas?na hizmet ediyordu.
* * *
Münevver Karabulut, güncel bir “a?layan çocuk” posteri gibi gazetelerin ba? sayfalar?n? “süslüyor” her gün...
Üstelik yan?nda bir de “a?layan baba” posteri hediye...
Bakmaya, izlemeye, konu?maya doyam?yoruz.
Acaba sürekli onlara bakmak ve ha bire kulak mememizi çeki?tirip tahtalara vurmak da içten içe bir “a?layan çocuk posteri” i?levi görüyor mu?
Ebeveynlerin evlatlar?yla ili?kisindeki, medyan?n çocuklara bak???ndaki çarp?kl???n vicdan s?z?s?n? dindiriyor mu?
* * *
Trajik bir cinayet haberi olarak ba?layan öykü, giderek bir toplumsal cinnet temsiline dönü?tü.
Ba?ta “fakir k?z-zengin o?lan”?n felaketle biten ili?kisi ile k?z?n? mahveden zengin dünüründen intikam almaya çal??an baban?n hikâyesi, hepimiz için tan?d?k bir yerli diziydi.
Ama sak?z olup çi?nendikçe “yersiz bir dizi”ye dönü?tü.
* * *
Öykünün ibretlik boyutlar?yla ilgilenmedik:
Mesela gençler aras?ndaki ili?kilerin ?izofrenik yan?yla...
Mesela salondaki ebeveyn dünyas?yla yan odadaki çocuk dünyas? aras?ndaki uçurumla...
Mesela kudret sahiplerinin polis üzerindeki tahakkümüyle...
Çocuklar?na silah e?itimi vermekle övünen polis ?efinin, çocu?unu ?iddete kurban vermi? ac?l? babay? tehdit etmesiyle...
Öykünün dikenli alanlar?na girmedik pek...
Kafas? kesilen güzel k?z ve onun ac?l? babas? yeterliydi.
Yapt???m?z haberler babay? ç?ld?rtma noktas?na getirince de, yaratt???m?z kahraman?n çaresizce öpmek istedi?i elimizi geri çekip, “Hiç yak???yor mu, çok ay?p” ile “Vah vah, kafay? yedi adamca??z” aras?nda bir yere mevzilendik.
* * *
?leti?im kuramc?s? Neil Postman’?n takt??? isimle, “öldüren e?lence” bu...
Dramatik olaylar, popüler medyan?n elinde özünden kopup gösteriye ve e?lenceye dönü?üyor.
Oysa ?stanbul’da “alt?n vuru?”la ölen Begüm’ün öyküsünde, uyu?turucu kullanma ya??n?n nas?l olup da 7’ye kadar dü?tü?ünü inceleme f?rsat? var.
Mersin’deki ?slahevinde 13 çocuk taraf?ndan dövülerek öldürülen 16 ya??ndaki Yasin’in dram?, bizi “?slah” metotlar?m?z? sorgulamaya davet ediyor.
Güneydo?u’da teslim olan eylemciler cezadan kurtulurken polise ta? atan çocuklara 11 y?l ceza verilmesi, nerede hata yapt???m?z? görme ?ans? veriyor.
Ama bu kadar derine inmeye niyetimiz, vaktimiz, nakdimiz, ekibimiz yok.
O yüzden ço?u gazete ve TV, kapsaml? dosyalar, zihin aç?c? ara?t?rmalar yerine e?lendirici haberler sunuyor.
Kahramanlar ?i?irip tek hamlede söndürüyor.
Bize de “a?layan çocuk” foto?raf?na bak?p, babas?n?n gözya?lar?na ac?y?p, vicdan s?z?m?z? dindirmek kal?yor.




      ATATÜRK, 29 EK?M 1923’TE TÜRK?YE’N?N ROTASINI BÖYLE ANLATTI:
      ‘Geleneklerimiz bizi Avrupa’ya yöneltiyor’

29 Ekim Per?embe 2009

Mustafa Kemal, cumhuriyeti ilan etmeden sadece birkaç saat önce Meclis’teki odas?nda Frans?z gazeteci Pernot’ya ?öyle dedi:  Osmanl?’n?n dü?ü?ü, Avrupa’yla ba?lar?n? kesti?i gün ba?lad?. Bu hatay? tekrarlamayaca??z. Biz yüzy?llardan beri do?udan bat?ya yürüyoruz. Vücutlar?m?z do?uda ise de, fikirlerimiz bat?ya yönelik kalm??t?r

Atatürk’ün nedense en az at?f yap?lan, ama en anlaml? demeçlerinden biri, tarihi bir günde, 29 Ekim 1923 Pazartesi gününün ak?am saatlerinde “Revue Des Deux Mondes” gazetesine verilmi?tir.
O ak?am, cumhuriyeti getirecek olan anayasa de?i?iklik teklifi Anayasa Komisyonu’ndan Genel Kurul’a gelmi?ti.
“Reis Pa?a”, geli?meleri Meclis’teki odas?nda izliyordu.
O arada Frans?z gazeteci Maurice Pernot’yu kabul etti.
Ona, “Meclis Ba?kan?” s?fat?yla son demecini verecekti. Çünkü cumhurba?kan? olmas?na sadece birkaç saat kalm??t?.

FRANSA ÖRNEK
Pernot, Frans?zlar?n Türk istiklal sava??na duydu?u sempatiden söz ederek konuya girdi. “Ba??ms?zl???n? yitirmektense ölüme karar vermi? bu ulus”u derin bir ilgiyle izlediklerini söyledi.
Kemal Pa?a “Ba??ms?zl?k sava??nda Fransa dünyaya örnek olmu?tur” iltifat?yla kar??lad?.
Pernot, konuyu yabanc? dü?manl???na ta??d?:
“Dü?manlar?n?z, sevgimize gölge dü?ürmek için Türk milliyetçilerinin yabanc? dü?man? oldu?unu öne sürüyorlar. Mesela Türkiye’deki Frans?z okullar?n?n geli?mesine engel olaca??n?z? söylüyorlar.”
Pernot’nun aktard???na göre bu soru üzerine Kemal Pa?a bir saniye dü?ündü, gözleri uzaklara dald?. Sonra dedi ki:
“Biz hepimiz Fransa’n?n kültür kaynaklar?ndan içtik. Ben bile çocukken bir süre bir Frans?z okuluna gittim. Fakat ara s?ra yabanc? okullar?n görev s?n?rlar?n? a?t???n?, dini propaganda yapt?klar?n? gördük. Okullar?n?z kals?n istiyoruz, ama bizim kanun ve kurallar?m?za uymak kayd?yla...”
O arada Kemal Pa?a s?caktan ba??ndaki astragan kalpa?? ç?kard?. Pernot, kar??s?nda bütünüyle ba?ka bir adam gördü?ünü sand?. Daha sonra ?öyle yazacakt?:
“Sar???n, ince saçlar?, kalpak alt?nda göremedi?im geni? ve ?ekillenmi? aln?n? aç?k b?rak?yordu. Kendi kendime kar??mda bir Türk mü, bir Slav m? oldu?unu dü?ündüm. Yava? yava? yüzü canland?, sesindeki titre?imler de?i?ti ve konu?maya devam etti.”

DÜ?MAN DE??L?Z
“Yabanc? dü?manl??? meselesine gelince... Biz, yabanc?lara dü?manca duygular beslemedi?imiz gibi, onlarla içten ili?ki kurmak arzusunday?z. Yabanc?lar ülkemize gelsinler; ba??ms?zl???m?za engel olmamak ?art?yla burada hep iyi kabul göreceklerdir. Ama e?er yabanc? dü?manl???, çok pahal?ya elde etti?imiz ba??ms?zl???m?za zarar verecek her ?eyden nefret etti?imiz anlam?na geliyorsa, evet, bizim yabanc? dü?man? oldu?umuz söylenebilir. E?er a??r? ku?kucu davran?yorsak, bu, bize çok pahal?ya mal olan ba??ms?zl???m?z? yitirme korkusundand?r. Ba??ms?zl???m?z?n küçük bir bölümünü sakatlamaktansa hepsini gözden ç?karmay? tercih ederiz.”

KARARLI YÜRÜYÜ?
Pernot, Kemal Pa?a’n?n bu sözleri dikkat çekici bir içtenlik ve kesinlikle söyledi?ini not ald?.
Lakin “Reis Pa?a”, Bat? kar??s?nda Türkiye’nin ba??ms?zl???nda ne kadar kararl?ysa, Türkiye’nin Bat?’ya yürüyü?ünde de o kadar kararl? konu?uyordu:
“Amac?m?z yeniden yak?nla?mak, bizi ba?ka milletlere ba?layan ba?lar? art?rmakt?r. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun dü?ü?ü, Bat?’ya kar?? elde etti?i üstünlüklerin gururuyla kendisini Avrupa milletlerine ba?layan ba?lar? kesti?i gün ba?lam??t?r. Bu, bir hatayd?; bu hatay? tekrarlamayaca??z.”

‘GELENEK’ ?A?IRTTI
Kemal Pa?a, hem bir geçmi? muhasebesi yap?yor hem de yeni Türkiye’nin vizyonunu çiziyordu. ??te “Fransa’da sevinç yaratacak ?ey”i, o noktada söyledi. Dedi ki:
“Siyasetimiz, geleneklerimiz, ç?karlar?m?z, bizi fikir ve e?ilim yönüyle bir Avrupa Türkiye’sine, yani Bat?’ya yönelmi? bir Türkiye’ye yöneltiyor.”
Cümlenin içindeki “geleneklerimiz” sözcü?ü Pernot’yu ?üpheye dü?ürmü? olmal?... Nas?l olur da bir “Do?u toplumu” geleneksel olarak Bat?’ya yönelebilirdi ki?
Oysa Mustafa Kemal, cumhuriyetçi hareketi, Türklerin as?rl?k temayülünün devam? olarak görüyordu.
Kar??s?ndaki muhabire “Tarihimizi dikkate almal?s?n?z” dedi:
“Türkler yüzy?llardan beri hep ayn? do?rultuda hareket etti. Sürekli olarak do?udan bat?ya yürüdük. Do?uda ya?arken bile kendimize mümkün oldu?u kadar bat?ya yak?n bir yerle?im yeri seçtik. Vücutlar?m?z do?uda ise de, fikirlerimiz bat?ya yönelik kalm??t?r. E?er son y?llarda yolumuzu de?i?tirdiysek, kabul etmelisiniz ki bu bizim hatam?z de?ildi. Bizi siz zorlad?n?z. Ve geçici olarak geri çekildik.”

Z?NC?RLER? KIRARIZ
“Bütün çabam?z Türkiye’de modern, Bat?l? bir yönetim kurmakt?r. Medeniyeti isteyip de Bat?’ya yönelmemi? millet var m?? Bir yönde yürümek karar?nda olan ve aya??ndaki zincirin buna mani oldu?unu gören insan ne yapar? Zincirleri k?rar ve yürür. Biz, milli egemenli?i ilan ettik. Kelimeler üzerinde oynamayal?m: Bugünkü Türk hükümeti az çok cumhuriyettir.”
Maurice Pernot, bu görü?meyi yazmak üzere odadan ayr?l?rken cumhuriyet haberini ilk alan gazeteci olman?n heyecan?n? ya??yordu.
Ancak o daha notlar?n? temize çekemeden, Meclis cumhuriyeti ilan etmi? olacakt?.
Kutlu olsun!



Atatürk, Pernot’ya bu röportaj? verdikten birkaç saat sonra Meclis kürsüsüne ç?karak tarihi konu?mas?n? yap?p cumhuriyeti ilan etti.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
Tam sürüme git