* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 28
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?  (Okunma sayısı 8598 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« : 14 Ağustos 2009, 21:17:43 »


Yazara ula?mak için : zlivaneli@gazetevatan.com


 Ayd?nlar?n törpüleni?i


Çocuklu?umdan beri okudu?um kitaplar muhalif bir ayd?n tipi olu?turmu?tur kafamda.

Siyasi iktidarlarla, partilerle, askerlerle, dikta rejimleriyle uzla?amayan, her dönemde muhalif olan bir ayd?n tipi.

Hatta b?rak?n siyasi iktidar?, ülkedeki ço?unluk ahlak?na bile ayk?r? dü?en, yerle?ik de?er yarg?lar?n? altüst eden bir insan.

Bu ayd?n tipi ço?unlukla yaln?z kal?r, bedel öder ama kafas?n? ve gönlünü kimseye kiraya vermez.

Bu sat?rlar? yazarken ba??na buyruk Jean Paul Sartre’? hat?rl?yorum.

Yves Montand ve Simone Signoret geliyor akl?ma.

Sovyetler Birli?i’nin Prag’? i?gal etmesi üzerine, Frans?z Komünist Partisi’ne “i?gali k?namas?” için 24 saat süre tan?yan ve sürenin sonunda intihar edeceklerini aç?klayan bu namuslu ayd?nlar? dü?ünüyorum.

Toplumun de?er yarg?lar?n? sarsmak için gerçek üstücülü?ün ?ok yaratma metoduna sar?lan Breton, Bunuel ve arkada?lar?n? an?yorum.

Nâz?m Hikmet gibi her dönemde bedel ödeyen ayd?nlar akl?ma geliyor.

***


Bizim önümüzdeki örnekler bunlard? ve var olma biçimimiz de bu modele göre ?ekillendi.

Askeri dönemlerde de sivil iktidarlar zaman?nda da muhalif olman?n onurunu ve azab?n? birlikte ya?ad?k.

Büyük bedeller ödedik.

Ama muhalif olmak zorundayd?k.

“Asker ya da sivil her iktidar çürür ve haks?zl?k yapar. Okur yazar adam?n görevi bunlara kar?? ç?kmakt?r” diye ö?rendik.

***


Günümüzün Türkiye’sindeki kampla?ma, böyle bir ayd?n tavr?n? gösteremeyen insanlarla kar??la?mam?za yol aç?yor.

Cephelerini seçiyorlar ve yüzde yüz sadakat gösteriyorlar.

Bir taraf yüzde yüz hakl?, kar?? taraf tamamen cehennemlik.

Hiç nüans yok, “ama” yok, “ba?ka bir bak?? aç?s?yla” yok, “bu noktada kat?l?r?m ama ?u noktada kar?? ç?kar?m” yok.

Tam bir kampla?ma, cephele?me ve yüksek sadakat.

Bu bir ayd?n tavr? de?ildir, olsa olsa militan tavr?d?r.

Hayat?m?n hiçbir döneminde, hiçbir dü?üncenin militan? olmad???m için bu tavr? anlamakta güçlük çekiyorum.

Ba??ms?z bir kafayla dü?ünmenin insan? yaln?zla?t?rd???n?, bloklar d???na itti?ini biliyorum ama ne yapal?m ki i?in do?as?nda bu var.

Biz ayd?n olmay? böyle belledik.

Ba??ms?z, muhalif, bireyin hakk?n? savunan; gerekti?inde genel ahlaka bile ayk?r? dü?mekten çekinmeyecek bir insan olarak.

Türkiye’de bu anlay?? h?zla de?i?iyor.

Bir tak?m ayd?nlar kendilerini iktidarlara ve ço?unluk ahlak?na uydurmaya çal???yorlar.

Ço?unlu?u sarsmaya, uyarmaya çal??an de?il kendini onun ölçülerine uyarlamaya çal??an uysal, törpülenmi?, ya?lanm??, dünya nimetlerine dalm??, huzurlu bir ayd?n tipi.

Do?rusu ben muhalif kalman?n huzursuzlu?unu böyle bir huzura her zaman tercih ederim.

Çünkü asker olsun, sivil olsun; her iktidar çürür.

Buna erke?in kad?n üzerindeki iktidar?, din ya da etnik kökenli ço?unluk bask?lar? da dahildir.

Benim için önemli olan, ço?unluklar de?il az?nl?klard?r.

Kaynak:gazetevatan

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« Yanıtla #1 : 21 Ağustos 2009, 13:56:14 »
KP ile ki?isel ili?kilerimin dökümü

Bildi?iniz gibi 1996’dan beri UNESCO’da iyiniyet elçili?i ve genel direktör dan??manl??? görevindeyim. Bu y?l yeni bir genel direktör seçilecek. Birçok yabanc? ülke bu görev için beni aday göstermek istedi ve Türk hükümetine ba?vurdu. Çünkü herkesi kendi hükümetinin aday göstermesi gerekiyor. Türk hükümeti ve Çankaya bu talebi reddetti. Bir yabanc? yetkilinin iste?ine cevap veren Ahmet Davuto?lu, M?s?r’?n aday? Kültür Bakan? Faruk Hüsnü’yü kastederek “Biz Araplarla kar?? kar??ya gelmeyiz.” dedi. Beni arayan Çankaya yetkilisi “Çok isterdik ama maalesef s?ra Araplar’da.” dedi.

Böylece bir Türk de?il bir Arap oturacak UNESCO’nun ba??nda. Ayr?nt?lar?n? merak edenler Hürriyet gazetesinde Mehmet Y?lmaz’?n bu konuda yazd?klar?n? okuyabilir.

***

AKP iktidara geldi?i zaman, k?zkarde?im Seyhan Livaneli Kültür Bakanl???’nda Halk Kültürleri Genel Müdürü’ydü. Çok da ba?ar?l?yd?. ?lk icraat olarak onun i?ine son verdiler. Karde?im bakanl?ktan ayr?lmak zorunda kald?.

***

Leyla’n?n Evi roman?m? film yapmaya haz?rlanan bir film ?irketi, yüzlerce filme verilen Kültür Bakanl??? destek fonundan yararlanmak için bakanl??a ba?vurdu. En uyduruk projelere bile destek sa?lan?rken Leyla’n?n Evi reddedildi.

***

Geçen y?l Türkiye’nin konuk oldu?u Frankfurt Kitap Fuar? s?ras?nda hiçbir etkinli?e davet edilmedim. O ?ehrin opera salonunda en az on konser vermi? birisi olmama ve Alman izleyicilerim bulunmas?na ra?men müzik i?lerine de kar??t?r?lmad?m. Mutluluk roman?m?n Almancas?n? yay?nlayan Klett Cotta Yay?nevi’nin davetlisi olarak, bir yabanc? yazar s?fat?yla gittim Frankfurt’a. Alman stand?nda konuk edildim. Türkiye bana kapand?.

***

Bu y?l Paris’te düzenlenen “Türk Mevsimi” etkinliklerinin hiçbirine davet edilmedim. Oysa Gallimard gibi dev bir yay?nevi bu olay için bir kitab?m?n Frans?zca çevirisini yay?nlad? ve katk? yapmak istedi. Frans?z makamlar? beni çe?itli okumalar için davet ettiler ama Paris’te defileler, konserler vs. düzenleyen Türk makamlar? sessizli?i tercih ettiler.

***

Paris’in en ünlü salonlar?ndan birisi olan Theatre de la Ville’in müdürü ?stanbul’a ziyaretime geldi ve ?ubat ay? içinde konser vermemi istedi. 1983 y?l?nda o prestijli salonda 5 konserim olmu?tu. Türk hükümeti ve Kültür Bakanl??? bu ise belirtti?im gibi Paris’teki hiçbir olaya beni kar??trmad?.

***

Uni France adl? kurulu?un davetiyle Fransa’da çe?itli okumalar yapaca??z. Bu da Frans?zlar?n inisyatifi.

***

Antik tiyatrolarda klasik orkestralarla konser taleplerimiz de reddedildi.

***

Size böyle birçok olay anlatabilirim ama en çok a??r?ma giden ?udur.

Geçenlerde ?zmir’den ?stanbul’a dönüyordum. Yakla??k yüz ki?ilik, kad?nl? erkekli bir AKP’li grup ba?bakan? kar??lamak için hava alan?na gelmi?lerdi. Aprona k?rm?z? bir hal? serilmi?ti, çocuklardan olu?an bir folklor tak?m? haz?r bekletiliyordu. Ben de e?imle birlikte uçak bekledi?im için onlarla yakla??k bir saat kadar ayr? salonda oturduk. Bu bir saat içinde ne kimse bir selam verdi, ne konu?ma giri?iminde bulundu, sürekli olarak gözlerini benden kaç?rmaya çal??t?lar. Gergin bir hava ol?tu ortal?kta. Türkiye’nin neresine gitsem, en ufak bir mezrada bile dostlar bulurum. Ama ?zmir’de o gün kendimi yabanc? bir ülkede, iyice yabanc?, hatta dü?man insanlar aras?nda hissettim.

***

??te benim AKP ile ili?kilerim bundan ibarettir. ?ikayetçi de?ilim. Ömrüm boyunca hiçbir partiden, hiçbir hükümetten bir ?ey beklemedim zaten.

Ve bütün bunlara ra?men içeri?ini bilmedi?im ama “bar??” ? telaffuz eden giri?imleri, b?rak?n binlerce insan?, bir tek çocu?umuzun bile can?n? kurtaracaksa katk? yap?lmal? diye dü?ünüyorum.

Çünkü Türkiye, benim küçük varl???mdan çok daha önemlidir.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« Yanıtla #2 : 23 Ağustos 2009, 23:51:37 »
Çözüm için akl?n sesi

Dostlu?uyla onur duydu?um eski D??i?leri Müste?ar?, Büyükelçi Özdem Sanberk, 10 A?ustos tarihinde Radikal Gazetesi’nde müthi? bir yaz? yay?nlad?.

Güncel sorunlar?m?z konusunda yeni perspektifler getiren bu zihin aç?c? yaz?dan hepimizin yararlanmas? gerekiyor.

Bu nedenle yaz?n?n baz? noktalar?na bu kö?ede yer vermek istiyorum.

***


Özdem Sanberk, dünyadaki etnik haklar, çok kültürlülük ve kültürel çe?itlilik gibi birbirinden ayr? kavramlar? tart??t?ktan sonra Kürt sorununu nas?l çözece?imiz sorusuna cevap ar?yor.

Ona göre sorunun çözümü, etnik haklar?n tan?nmas? ya da çok kültürlülükten de?il, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulu? ilkelerini ça?a uygun olarak yorumlamaktan geçmekte.

Bu çözümün ülkede bir toplumsal bar?? ve toplumsal mutabakat yaratabilmesi için sadece Kürtlerin de?il, Türklerin de onay?n? almas? önemli.

?u sözlere yer veriyor:

“Bugün ülkemizde Kürt aç?l?m? ve demokratik aç?l?m ad? alt?nda müzminle?mi? tarihsel sorunlar?m?za gayriaskeri çözüm yollar? aran?yor. Bu aray?? belki çok geç kalm?? ama çok olumlu bir çaba. Bulunacak çözüm yollar?n?n hiç ?üphesiz Kürtleri tatmin etmesi gerekir. Ama s?rf tek bir etnik grubu tatmin edecek bir çözümün ülkede huzurun sa?lanmas?na yeterli olaca??n? sanmak gerçekçi olur mu?

“Kendini Kürt saymayan vatanda?lar?m?z?n da bu çözümü kendilerine bir dayatma olarak alg?lamamalar? bar?? ve huzur için olmazsa olmaz bir ko?uldur.”

***


Özdem Sanberk’e göre cumhuriyet zaten de?i?im ve evrensel ölçülere ula?ma idealinin ad?. Dolay?s?yla çözüm, kurulu? ilkelerinde sakl?. Bir kural?n kötü uygulanm?? olmas?n?n, o kural? ortadan kald?rmay? gerektirmeyece?ini savunuyor ve bu konuya cumhuriyetin kad?n-erkek e?itli?i idealini örnek gösteriyor. Bugün Türkiye’de kad?n-erkek e?itli?ine ula?amam?? olmam?z kurulu? ilkesinin de?il, daha sonraki uygulamalar?n kusuru olarak görülmeli.

Bu görü?ü Kürt sorununa uygulad???m?z zaman da çözümün sivil vatanda?l?k kavram?nda yatt??? görülmekte.

Sanberk, ne yaz?k ki tümünü al?nt?layamad???m bu çok önemli yaz?s?n? ?u cümlelerle bitiriyor:

“Cumhuriyet ideali, eskiyi koruma de?il, de?i?im iradesidir. Cumhuriyet ideali, dünyadaki büyük de?i?im sürecine, kültürel zenginli?imizle ve birlik içinde yeti?me iradesini ifade eder. Gerisinde kal?nm?? olan dünya normlar?n?n yeniden yakalanmas?n? ima eder. Dünya demokratik norm ve standartlar? bugün etnik veya mezhep temelli kolektif haklar? veya çok kültürlülü?ü demokrasinin olmazsa olmaz ko?ulu olarak görmüyor. Ama her bireyin etnik ve dini hassasiyetini, ba?kalar?n?n haklar?na sayg? çerçevesinde serbestçe ifade özgürlü?üne sahip olabilmesi ve bireyin bu hak ve özgürlüklerinin devlete kar?? teminat alt?na al?nmas? bugün uygar ve geli?mi? ço?ulcu demokrasilerin ortak paydas?. Kürt aç?l?m?n?n içeri?i ne olmal? sorusunun yan?t? etnik haklarda veya Kaf da??n?n arkas?nda de?il. Yan?t, de?i?en dünyay? anlamak ve siyasal yap?lanmam?z? ve uygulamalar?m?z? bu de?i?ime uyarlamakta yat?yor.”

NOT: Bu önemli yaz?n?n tümünü 10 A?ustos tarihli Radikal Gazetesi’nde bulabilirsiniz.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« Yanıtla #3 : 25 Ağustos 2009, 11:43:48 »
Zülfü Livaneli

 Yazara ula?mak için : zlivaneli@gazetevatan.com

 Okul y?kmak, bina y?kmak de?ildir


O gün tatildi ama daha önceden talimat ald?klar? için erkenden kalkt?lar.

Hava henüz ayd?nlanmam??t?.

Ramazan ay?yd?, belki baz?lar? sahurdan sonra uyumadan yola ç?kt?lar.

Alt? yüz erkek, üstlerinin haz?rlad??? plana göre araçlara bindirildiler. Büyük bir konvoy olu?turdular.

Konvoyda otomobiller, kamyonlar, otobüsler, a??r i? makineleri vard?. Henüz uykuda olan ?stanbul’un sokaklar?n?, caddelerini geçerken binalar zang?rd?yordu.

Uykudan kalk?p pencereden bakanlar, bir sava? filmi izlediklerini sand?lar.

Konvoy gün a?ar?rken hedef noktas?na ula?t?. ?nsan ve makine gücüyle hep birlikte ata?a geçtiler.

Kar??lar?ndaki dü?man, okul binalar?yd?.

Okulun, gördü?ünüzde gözlerinize inanamayaca??n?z kadar düzenli, ayd?nl?k, bilgisayarlarla donat?lm?? s?n?flar? vard?.

Yemek salonunda haftal?k yemek listesini ö?renciler yapard?.

Geni? kütüphanesinde Türkiye’nin ve dünyan?n en ayd?nl?k beyinlerinin kitaplar? yer al?rd?.

Yüzlerce ö?renci o s?n?flarda uluslararas? düzeyde e?itim görmü?, yabanc? dil ö?renmi?, bahçelerde ne?e içinde ko?turmu?, spor salonunda beden e?itimi dersleri görmü?, konser salonunda enstrümanlar çalm??, ?ark?lar söylemi?, piyesler oynam??t?.

Alacakaranl?kta masal canavarlar? gibi görünen dev i? makineleri o duvarlara ilk darbeyi indirdi.

Alt? yüz ki?i, sanki ?stanbul surlar?na sald?ran Fatih ordular? gibi Milli E?itim Bakanl???’n?n izniyle e?itim veren okula kar?? hücuma geçti.

Depreme dayan?kl? olarak in?a edilmi? binalar yerle bir edildi, duvarlar çat?rt?yla çökertildi, sütunlar k?r?ld?.

Asl?nda yok edilen okul binalar? de?il, ayd?nlanmac? e?itimdi, kültürdü, ça?da?l?kt?, yüzlerce çocu?un ve ailelerinin hayaliydi, an?lar?yd?.

Buna nas?l cesaret ettiler.

Kitab? “Oku!” kelimesiyle ba?layan bir dinin mensuplar?, Ramazan gününde bu günah? i?lemeyi nas?l göze ald?lar.

“Bana bir kelime ö?retenin 40 y?l kölesi olurum!” diyen peygambere de mi sayg? duymad?lar.

Hâlâ anlayabilmi? de?ilim.

Herhangi bir anla?mazl?k varsa bu, e?itime zarar vermeden çözülemez miydi?

El konulan bunca bankan?n, gazetenin, televizyonun binalar? m? y?k?ld??

Orada okul yerine bir cami olsayd? ayn? ?iddetle sald?racaklar m?yd??

Hazine arazileri üzerine okul in?a edenlere madalya verilen bu ülkede, rahmetli k?z?m?z Zeynep Mutlu ad?n?, e?itim vererek ya?atan, kâr gayesi gütmeyen bir kurulu? niçin yok edildi?

Bu nas?l bir öfkedir, nas?l bir intikamd?r.

?imdi el kadar çocuklar, gözlerinde ya?larla soruyor: “Okulumuz nerde?”

Onlara ne cevap vereceksiniz.

Ne diyeceksiniz?

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« Yanıtla #4 : 04 Eylül 2009, 12:57:20 »
 Hayata dair - 31

?nsanc?l söylem eksik bizde. Hümanizm bu ülkeye u?ram?yor art?k. Politika, medya, sanat ve i? dünyam?zda insanc?l söylem eksikli?i var. Her ?ey son derece sert, hatta ac?mas?z.

Polemikler, kar??s?ndakinin can?n? ç?karmak ister gibi yap?l?yor. Hani yazar?n elinde kalem de?il de b?çak olsa rakibini yat?r?p k?t?r k?t?r do?rayacak...

Siyasilerin birbirine sesleni?inde, kökü çok derinlere inen bir nefret tonu seziliyor. Sanatç?lar aras? polemiklerde de ayn? tonu yakalamak mümkün.

Halk ister istemez bu atmosferden etkileniyor ve Türkiye giderek daha gergin bir ülke haline geliyor. Sanki bu ülkenin insanlar? birbirine tahammül edemiyor gibi.

***


Oysa halk insanc?l söyleme aç!

Siyasetin, ekonominin, toplumsal ya?am?n çarklar? dönüyor ve birçok insan? ö?ütüyor dönü?ü s?ras?nda. ??te insanc?l söylem bunun için gerekli.

Hümanizm bu çarklar?n dönü?ünü yumu?atacak bir s?v? gibidir. Hani makinelere sürdü?ümüz ve onlar?n hareketini kolayla?t?ran ya? gibi bir ?ey.

Hümanizm eksikli?i duyulan ülkelerde insanlar sertle?ir. Giderek ac?mas?z olurlar. Ne yaz?k ki biz bu haldeyiz!

***


?nsano?lu be? yüz y?l önce, dünyadaki kara parçalar?n? bilmiyordu. Do?ru bir dünya haritas? çizilememi?ti. Avrupal?lar için koskoca Amerika k?tas? mevcut de?ildi.

Ama ?imdi bu mevcut olmayan k?tadaki bir devlet ?ngilizlerle el ele vererek insano?lunun gen haritas?n? ç?kard?. Tarihin dönüm noktalar?ndan birisini ya??yoruz.

Belki de ilerdeki yüzy?llar, milat olarak ?sa’n?n do?umunu de?il, gen haritas?n?n okunu?unu kabul edecekler. Human genom deyimi milad?n yerini alacak.

***


Felsefe kitaplar?n? açt???n?z zaman en önemli filozoflar?n ça?lar boyunca “Kendini tan?” ö?üdü verdi?ini görürsünüz. Kendini tan?may? erdemlerin en üstüne koyar birço?u. Delphi tap?na??na bile yazm??lard?r bunu.

Montaigne, her biri zekâ ve bilgelik ürünü olan denemelerinde s?k s?k bu konuya de?inir.

?imdi insan kendini tan?maya ba?l?yor i?te. Kendini bildi?i ölçüde, insan olacak.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Zülfü Livaneli Kö?e Yaz?lar?
« Yanıtla #5 : 05 Eylül 2009, 15:59:47 »
Hayata dair – 32

Dilimize yap???p kalm??: ?nsanl?ktan söz ederken hep insano?lu diyoruz. Böylelikle de dünya nüfusunun yar?s?n?, yani erkekleri kastediyoruz. Ama bu kullan?m zaman zaman i?e yaram?yor de?il.

Mesela sava?tan söz açt???n?zda “insano?lu” demenizden daha do?ru bir kullan?m olamaz. Çünkü sava?lar? insano?lu yap?yor, insank?z? de?il.

E?er Amazon söylencesini saymazsan?z tarih boyunca yüz milyonlarca erkek birbirine giriyor, dönemin silahlar?yla birbirini parçal?yor. ?nsan k?zlar? ise çocuk do?uruyor, besleyip büyütüyor, sava?a gönderiyor ve sonra da yas?n? tutuyor.

Bu yüzden “sava? bir erkek davran???d?r!” dersek pek de haks?z olmay?z. Erkek y???nlar?n?n al??kanl??? bu. Belki çözüm de burada.

Dünyan?n yönetiminde kad?nlar?n a??rl??? ne kadar artarsa, sava? tehlikesi de o oranda azal?r. Bir kad?n, erkek gibi yok edici olamaz. Çünkü bir insan do?urman?n ve yeti?tirmenin ne demek oldu?unu bilir. Erkek gibi, tohumunu b?rak?p yoluna gitmemi?tir o. Çocuk do?urman?n ac?s?n?, sanc?s?n? çekmi?, can?ndan can kopmas?n?n ?iddetini ya?am??t?r. Sonra o çocu?u emzirmi?, beslemi?, yirmi y?l üstüne titremi?tir.

Erkekler çocu?u al?r, asker yapar, cepheye gönderirler ve “bum”, çocuk art?k yok! Kad?nlar, bu yok olu?un ne derece yanl??, vah?i ve do?aya ayk?r? bir durum oldu?unu ili?inde kemi?inde duyar. H?rslar?na kap?lm?? ve egemenlik pe?indeki erkekler anlayamaz bunu.

Çocuklu?umuzdan beri böyle yeti?tirildi?imiz için, sava?? ülkelere ve insan soyuna mal ediyoruz. Oysa anlamal?y?z ki sava? sözünü a?z?m?zda ald???m?z anda erkeklerden söz etmekteyiz.

Bugün baz? ordularda, göstermelik bir miktar kad?n subaya da yer veriliyor ama bu durum, sava? vah?etini bir kad?n davran???na dönü?türmeye yetmiyor.

Belki de ileride, bu ç?ld?rm?? dünyay? kad?nlar düzeltecek.

***


“Ç?plak Maymun” kitab? insanla maymun aras?ndaki benzerlikleri ortaya koydu?unda epey gürültü kopmu?tu. Çünkü kitapta, insanlar?n birçok konuda maymunlar gibi hareket ettikleri kan?tlan?yordu. Kimi itiraz etti, kimi sessizce kabullendi bu durumu ve kitap raflarda uyumaya terk edildi.

Darwin insan?n kökeni olarak maymunu gösterdi?i için hâlâ suçlan?yor, Amerika’da bile birçok okulda yasaklan?yor.

Oysa ç?plak bir göz, insanlardaki maymun davran??lar?n? görebilir. Bu konudaki en güzel örnek, insanlar?n da aynen maymunlar gibi yükseklere ç?kt?kça kabahatlerinin daha çok görülmeye ba?lanmas?d?r.

Ama bir fark var. A?açlar?n en yüksek noktalar?na t?rmanan maymunlar?n pembe k?çlar? aç??a ç?kt???nda di?er maymunlar “Aaa bak bunu bilmiyorduk!” demezler. Ama insanlar, kendi aralar?ndan biri zirveye t?rmand???nda bakar bakar ve “Me?er bunun da kabahati varm?? birader!” demeye ba?larlar.

Dolay?s?yla belki de Darwin yanl??t?r. ?nsanlar maymunlardan daha saf olduklar?na göre, onlar?n geli?mi? a?abeyleri say?lamazlar

***


Dünyada acaba kaç e?ek di?er e?ekler taraf?ndan öldürülmü?tür? Üç mü, be? mi? Ya aslan, kaplan, kartal, kedi, tav?an, kirpi, maymun, at, fil? Herhalde çok azd?r! Belki de baz? türlerde hiç görülmemektedir. Çünkü hayvanlar kendi türde?lerini öldürmezler.

?nsanlar ise dünya yüzünde belirdikleri andan itibaren birbirlerini öldürmeye ba?lam?? ve bugüne kadar milyarlarca insan? katletmi?ler.

??te insano?lu bu.

Yazara ula?mak için : zlivaneli@gazetevatan.com

 Güvensizlik


Son y?llarda Türkiye’ye egemen olan temel duyguyu soran olsa, bunu “güvensizlik” kelimesiyle tarif ederim.

Evet güvensizlik!

Bu ülkede art?k hiç kimse birbirine güvenmiyor.

Bas?n kendi içinde kavgal?. Yazarlar birbirine güvenmiyor, herkes birbirinin iyi niyetinden ku?ku duyuyor.

Muhalefet iktidardan, iktidar muhalefetten ku?kulu.

Devlet kurumlar? kendi içinde birbirine dü?mü? durumda.

Polis askere güvenmiyor, asker polise.

Ayd?n ayd?na dü?man.

Her yaz?n?n temelinde, “Ben senin ne mal oldu?unu bilirim” ifadesi var.

San?klar yarg?ya güven duymuyor.

Türkler Kürtlere, Kürtler Türklere güvenmiyor.

***


Haydi siyaseti bir kenara b?rakal?m.

Ticaret âlemine de müthi? bir güvensizlik egemen de?il mi?

Herkes kaz?k yememe derdinde.

Spor bile bu hale gelmi?.

Alt? üstü bir yuvarlak top ama gelin görün ki futbol oyunu çevresinde ne dolaplar, ne kavgalar dönüyor.

?stanbul 2010 Kültür Ba?kenti ilan edildi, hepimiz sevindik ama arkas?ndan ne kavgalar, ku?kular, güvensizlikler sökün etti.

Televizyonlar her gün yedi?imiz içti?imiz ?eylerin zehirli oldu?unu hayk?r?yor.

Armudumuz ilaçl?ym??, sivribiberimiz hormonluymu?, tavuklar antibiyotikliymi?.

Halk pazardan ald??? mala da güvenmiyor art?k.

Dünya Sa?l?k Örgütü, domuz gribi için a?? tavsiye ediyor.

Türkiye’de güvensizlik had safhada. Olal?m m? olmayal?m m? tart??malar? alevlenip duruyor.

K?sacas? güvensizlik kan?m?za i?lemi? durumda.

Herkesten ku?kulan?yoruz, her ?eyin alt?nda bir çapano?lu ar?yoruz.

?imdi bana baz? okurlar?m “Haks?z m?y?z?” diye soracaklar.

Ben de onlara “Hakl?s?n?z” cevab?n? verece?im.

Çünkü art?k ben de bu ülkede birçok ki?inin iyi niyetinden ku?ku duyuyorum.
« Son Düzenleme: 30 Ekim 2009, 19:40:53 Gönderen: SevaL »

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal