* Anlık üyelerarası ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullanıcı bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* Şu an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 7
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* İstatistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 658
  • stats Toplam Konu: 290
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 141

* Son İletiler/Konular

Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev İşlerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]


Ynt: Görünmez Kazalar Ve Pratik Önlemler Gönderen: uzumbaba
[17 Nisan 2014, 02:20:37]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* İnternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Ertosun İddiaları Yalanlıyor  (Okunma sayısı 2630 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ertosun İddiaları Yalanlıyor
« : 30 Temmuz 2009, 11:31:24 »
Ertosun iddiaları yalanlıyor

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Ali Suat Ertosun kendisine ve Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'na yapılan eleştirilere yönelik açıklama yapıyor.

İstanbul - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Ali Suat Ertosun'un konuşmasından satır başları:

"Son günlerde gerek şahsıma gerekse HSYK’ya yönelik eleştiri sınırlarını da aşacak şekilde maksatlı yayınlar yapılmaktadır. Bu yayınları üç ana başlık altında toplamak mümkündür.

Birincisi hakaret küçük düşürme ve karalama amacıyla, ikincisi ceza ve tevkif evleri genel müdürü olduğum dönemde yapılan birkaç olaya dair kurulan komplo teorilerinde, üçüncüsü Şahsım hedef alınmak suretiyle HSYK’ya yönelik olanlardır.

Birincisi eleştiri amacı taşımayıp hakaret etme küçük düşürme düşüncesiyle yapılan yayınlarla ilgili yasal başvuruda bulunulacaktır.

16.11.1998 tarihinde Cezaevleri Tevkifevleri genel müdürlüğüne atandığımda cezaevlerinin durumu çok kötüydü. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bu konuda konuşmuştu.

Cezaevleri infazların yapıldığı, tutukluların mahkemeye çıkarılamadığı, mahkemelerin kurulduğu, devletin güvenlik görevlilerinin giremediği ve adeta devlete meydan okuyan yerler haline getirilmişti. Bunun nedeni de koğuş sistemiydi. AB raporları doğrultusunda hazırlanan reform paketi doğrultusunda çok kısa sürede F Tipi cezaevleri açılmış, koğuş sisteminden oda sistemine geçilmiştir.

F Tipi cezaevleri gerçekten çok ucuz maliyetlerle yapılmıştır. 11 F Tipi cezaevinin maliyeti 40 trilyondur. O zamanki ihaleler Dünya Bankasınca örnek gösterilmiştir.

Birkaç marjinal çıkış dışında Türk halkı büyük çoğunlukla F Tipi cezaevlerini benimsemiştir. Cezaevleri reformunun temel amacı insan haklarını egemen kılmaktır.

Cezaevi reformundan sonra örgütlerin idaresinden çıkmıştır. Terörün cezaevi ayağı kurutulmuştur.

Cezaevlerini STK’ların kontrolüne açan kanun çıkarılmıştır. Bugün STK kontrolü bir çok kurumda, okullarda yoktur. Ama cezaevinde bu kontrol sağlanmıştır.

F Tipi cezaevleriyle sorun ortadan kalktı. Hayata Dönüş operasyonu Bakanlar Kurulu, hükümet ve öz olarak devletin kararıdır.

 

Mustafa Duyar'ın öldürülmesi

Mustafa Duyar’ın cezaevinde öldürülmesinden sonra benimle ilgili çıkan iddialar üzerine bizzat kendim hakkında soruşturma istedim. Soruşturmaya gerek olmadığına karar verildi. Tevkif Kurulu müfettişleri gerekli soruşturmayı yaptı. Oraya giren tabancanın ikinci müdür tarafından sokulduğu tespit edildi. Birinci ve ikinci müdür hakkında soruşturma başlatılmıştır.

 

Can Dündar

Sabah gazetesi yazarı Can Dündar 06.01.1999 tarihinde dönemin Adalet Bakanı Hasan Denizkurdu’na dilekçe vererek Afyon Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mustafa Duyar ile söyleşi izni istemiş, kişinin tutuklu olması nedeniyle, yargılamayı etkileyebileceği düşüncesiyle bu talep tarafımdan uygun bulunmamasına rağmen, Bakanlık tarafından Mustafa Duyar’ın rızasının alınması koşuluyla görüşmesine izin verilmiş, durum tutukluya iletilmiş, ancak Mustafa duyarın 08.01.1999 tarihli dilekçesinde görüşme talebini uygun bir miktar para karşılığında kabul etmesi nedeniyle görüşme iptal edilmiş ve durum Can Dündar’a bildirilmiştir. Mustafa Duyar’la görüşme talebinde bulunan Can Dündar’a izin verilmemesinin nedeni Mustafa Duyar’ın para istemesidir.

Aradan 10 yıl geçtikten sonra konu tekrar gündeme gelmiştir. Can Dündar’ın “Duyar konuşacaktı” başlıklı yazısını kaleme alması karşısında açtığım tazminat davasını kazandım. Bunu Can Dündar da bilmekte ama kendisine yöneltilen bir takım sorulara yazıyla yanıt vermiş, ama bu sözlerimi maalesef size tam olarak aktarmamıştır."

30 Temmuz 2009
Cumhuriyet.

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38