* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 24
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Aslanin verdigi hüküm  (Okunma sayısı 3340 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yusuf eryigit

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 41
  • Karma +0/-0
Aslanin verdigi hüküm
« : 15 Temmuz 2009, 00:36:49 »
Agir bedenli otcul hayvanlarin kurakliktan dolayi göc ettikleri bir gece aslan sürüsü avlanmaya cikti.
Bütün gece av aradilar fakat birsey bulamadan döndüler.
Göc edenlerden geriye kalanlar hizli hayvanlardi ve aslanlar bunlardan bir tekini bile yakalayamadilar.
Sabah günesin dogmasiyla birlikte kuru otlar üzerine uzandilar.
Fakat hepsininde acliktan mideleri gurulduyordu.
Sürünün basi olan baba aslan kesif yapmak icin sürüden ayrilip etrafi gözetlemeye basladi.
Bakti her taraf kurumus, bufalolar, inekler, zebralar akin akin yöreyi terkediyorlar.
Bunlar cok uzaklarda yesil otlarin bulundugu alanlara göc ediyorlardi.
Aslan arkalarindan baka kaldi.
Kuraklik öylesine sert vurduki yillardir yagmur bile yagmadi.
Mevsim cabucak degisiyor ve hersey kuruyup gidiyordu.
Eger bu böyle devam ederse, tüm etcil hayvanlarin gelecegi tehlikedeydi.
Kurakliktan dolayi tüm otcul hayvanlar zayiflamis, herkes bogazina ot bulmanin savasini veriyordu.
Coklarinin kemikleri cikmisti.
Böylesi bir ortamda ciftlesip sayilarini cogaltmalarida tehlikeye girmisti.
Artik kimse gönül rahatligiyla ciftlesemiyor, hep karinlarini doyuracak ot pesinde kosuyordu.
Günü karni tok gecirenler mutlu oluyordu.
Bir taraftan ciftlesip cogalamiyor, diger taraftanda azda olsa bircoklari vahsi hayvanlara yem oluyordu.
Buda sayilarinda hizla düsüse neden oluyordu.
Eger bunun üzerine birde salgin hastalik gibi birsey gelirse, gelecekleri tam olarak tehlikede demekti.
Cünkü bu arik bedenlerle hastaliga karsi direnmek bir hayli güc olacakti.

Aslan kafasinda böylesi düsüncelere dalmisken tilki yanina yaklasti.
Oda sessizce etrafina bakiniyordu.
-Görüyormusun tilki kaderde demekki buda varmis.
Zaman bizi nereden nereye getirdi.
Bir zamanlar bu mevsimde buralar bufalolardan gecilmezdi, simdi ise kimseler kalmadi herkes cekip gitti.
Bizede arkalarindan bakmak kaldi.
-Ne diyecegimi bilemiyorum sevgili kralim, bende tam anlamiyla caresiz vaziyetteyim.
Kac gündür eve elim bos gidiyorum, cocuklarin mideleri kaziniyor.
Artik koca karida beni suclamaya basladi.
Beceriksizligimden tutunda, sünepeligime kadar ne varsa sayip döküyor.
Artik benden erkek olmazmis, cocuklara bile bakamayacak haldeymisim.
Bu konusmalari calilar arasindan dinleyen yilan, demokrasiye gecin efendiler dedi.
Dalgin olan aslan, birseymi söyledin tilki dedi.
Yok efendim yilan yine bizi dinliyor olmali dedi tilki.
Yilan cogunlukla böylesi konusmalari kacirmaz, en yakinlarina kadar sokularak onlari dinlerdi.
Tilki bir iki hoplayista yilanin yerini tespit etti.
Bakin efendim buradan bizi dinliyor dedi aslana.
Aslan gelip ne yapiyorsun burada gizlice felaket tellali deyince, yilan dediki suradan gecip gidiyordum sesinizi duyunca kulak misafiri oldum efendim.
Hep öyle der fakat hicbir konusmayida kacirmaz dedi tilki.
-Bakin efendim konusmalariniza kulak kabartip dinledim.
Görülüyorki tehlike kapiyi calmis vaziyette, fakat bu aglayip sizlayarak gecistirilecek bir olay degil dedi yilan.
Elimizden ne gelir yilan, yapacak neyimiz kaldi deyince aslan.
Demokrasiye gecin efendim dedi yilan.
Acligin demokrasiyle ne ilgisi var? demokrasi gelince yagmurmu yagdiracak deyince aslan, demokrasi herseyin ilacidir dedi yilan.
Ve devam etti.
-Bakin efendim krallik sisteminde gerek kraliyet ailesi, gerekse onun yakin cevresi bir nevi harem sistemine sahiptir.
Bu arada kralin sistemi acik islerken, digerleri gizilde kalmistir.
Acligin sebebi bu harem sistemi diyebilirim.
Aslan yilanin hava anamizi aldatip cennetten kovulduguna sebebiyet verdigini bildigi icin, ona hep kuskuyla yaklasirdi.
Yilan ne derse desin kafasina basmadigi birseyi asla yapmazdi.
Durum böyle olunca yine kuskuyla yaklasti.
-Simdi sen su aclikla harem sistemi arasindaki iliskiyi aciklarmisin bana yilan.
-Bakin efendim harem sisteminde bir erkek bircok kadini mesgul eder.
Kral ve yakin cevresinden korkan disiler, gönüllerinin cektikleriyle ciftlesemezler.
Buda sarayda cok cocuk yapilmasinin önüne gecer.
Dolayisiyla nüfusun artisi düser.
Bu otcul hayvanlardada böyledir, güclü olanlar digerlerinin ciftlesmelerinin önünü keser.
Eger siz demokrasiye gecer herkese özgürlügünü verirseniz, ciftlesme olayi daha genc kusaklara kadar iner.
Su anda baski altinda yasayan bu kesim, yani genclik gönül rahatligiyla ciftlesemiyor.
Yaslilarsa bu ise yetisemiyor.
Bundan dolayida nüfus artmiyor.
Nüfus artmayincada sizin av sayisinda düsme oluyor.
Eger siz demokrasiye gecipte herkesi özgür birakirsaniz, nüfusta bir patalama olacaktir.
Cünkü o zaman genc kusak ciftlesmeye baslayacak.
Simdi siz bu genc kusagin önünü kesip sonrada nüfus artisi bekleyemezsiniz.

Kendi kizlarimizi sokagami salmamizi söylüyorsun deyince aslan, tilki devreye girdi.
-Bakin efendim yilanin anlattigi olay daha cok kullariniz icin gecerli, böylesi bir durum sarayi etkilemez.
Siz kraliyet ailesi olarak zaten sarayda yasiyorsunuz.
Saraya ise kimsenin yaklasacagi yoktur.
Evliliklerinizide kralliklar arasinda yaptiginiz icin sizin icin sorun yoktur.
Bu daha cok asagi kesimi ilgilendiriyor.
-Diyelim karar alip öylesi bir sisteme gecmeye karar verdik, fakat bunu nasil olusturacagiz, malum hersey lafla olmuyor.
Onuda kokarcaya sorun deyince yilan, az ötede konusmalara kulak kabartan kokarca aniden dikkat kesildi.
Aklina hemen yilanin kafasinda birseyler oldugu geldi.
Cünkü olacaklari önceden gören kokarca, kelibik kusunu arastirma yapmak üzere denizasiri bir adada yasayan yunuslar ülkesine göndermisti.
Oraya demokrasinin besigi derlerdi.
Kokarca denizasiri bir ülke oldugunu, orada yunuslarin yasadigini haber almisti.
Yunuslar zengin bir sistem olusturmuslar, ac ve acikta kalan yokmus.
Devlet denen kurum herkesi güvence altina almis.
Tam bir demokratik sisteme sahip olduklari icin kimse kimsenin hayatina karismazmis.
Tüm yunuslar islerini gönüllü yaparmis, zor kullanan oldugunda ise sistemin polis yunuslari isi halledermis.
Burada gencler sevismeye cok erken yasta baslar ve nüfusun yokolmasi diye bir korkulari olmazmis.
Kokarca bu sistem hakkinda bilgi sahibi olmak icin bizzat kendisi gitmek istemis fakat denizleri asamayacagina kanaat getirince bu isi kelibik kusu vasitasiyla cözmeye kalkmis.
Heyecanlanisi bundandi, acaba yilan bu sirra ulasmis olabilirmiydi.
Aslan kokarcanin yanina gelip, bizden gayri bildiginiz birsey varsa, paylasmak isteriz.
Bilirizki siz ot ve karincalarlada ömrünüzü uzatirsiniz fakat gel görki bizde dizginlenemeyen bir mideye sahibiz.
Ísterdikki bizde ufak sofralara kanaat getirelim fakat bunun birde yaradilisi var.
Malum yaradilisa boyun egmek gerek.
Böylesi zor günlerde bizlerde bir bilgeyle yola gitmek isteriz, eger bu bilge bizi can dostluguna kabul ederse.
Aslanin bu sözlerinin arasina sikismis tehdidi algilamakta gecikmedi kokarca.
-Herkeste bilirki biz buralarda hep kralimiz aslanin gölgesinde gezindik.
Eger hasmetlimiz olmasaydi, insanoglu cok daha önceden canimiza okumustu.
Biz tarihte firavuna akliyla hizmet veripte, Misirli soydaslarimizi acliktan kurtaran zatlari ve onlarin geriye biraktiklarini biliriz.
Zamani geriye getiremesekte, akli hep yanimizda tasidik.
Madem söz konusu olan hayvanlik, bununda ötesinde tehlikede olan etcil hayvanlar ise, bunun basindada kraliyet ailesi bulunduguna göre, aklimizi sarayin hizmetine vermek bir onur olsa gerek.
Bildiginiz gibi yilan dostumuzu her ne kadar sevmesemde, görüslerinde haklilik payi oldugunu inkar edecek zavallilardanda olamam.
Eger hasmetli kralim izin verirse, yunuslar ülkesinde mektuplastigim profesör bir dostum var, onu buraya cagirabilirim.
Kralimiz kendi kulaklariyla duysun isterim.
Aslan öylesine caresizdiki, her öneriye yatacak hale gelmisti.
Demekki bilgi karsisinda bazen mevki bile secdeye kapanabiliyordu.
Aslan bu öneriye boyun egerken, hayvanlarin akin akin yöreyi terkedislerinide izliyordu.
Acliktan kemikleri cikmis, zar zor ilerleyenler bir tutam ot umuduyla yollara dökülmüslerdi.
Bunlarin birakin ciftlesip nüfus cogaltmasini, organlarini bile kaldiracak gücleri kalmamisti.
Íste bunlari yeniden diriltip, cogaltip yem yapmaya calisiyordu bilgeler.
Aslan onay verdiginde, kokarca gagasina bir mektup tutusturarak kelibik kusunu yunuslar ülkesine gönderdi.
Aslan ici biraz serinlemis vaziyette sürünün yanina döndü.
Bakti ne oynayan var, nede enerji sarfederiz diye kuyrugunu kirmastiran.
Kraliyet ailesi yerlerde sürünüyordu.
Bu durum aslani fena halde etkiledi fakat yapacak fazla birseyi yoktu.
Ve zamana boyun egdi.
Profesör yunus cok cabuk geldi ve kücük bir magaraya kendini zor atti.
Hava sicak ve nefesini tutmus aslani bekliyordu.
Konusacak cok az bir zamani vardi, bu zaman zarfinda söyleyeceklerini söyleyip, acele denize geriye dönmeliydi.
Aslan, tilki, at, kurt, kokarca, ve yilan hemen toplanti yerine geldiler.
Yunus basladi herkesin merak ettigi demokrsiyi anlatmaya.
Nede olsa vakit nakitti.
-Bakin efendim demokratik sistem özgürlükler rejimidir.
Bunu eger kurallarina uygun kullanabilirsen, herkes icinde kendine uygun birseyler bulabilir.
Eger kullanamaz isen, aninda kilica dönüsür ve giyotin görevi yapar.
Nedir bu giyotin deyince aslan, bir nevi kelle alma aleti,bu aletle rejim disina düsenlerin kellelerini alip müzeye kaldirirlar dedi tilki.
-Sen su sizdeki isleyen halini anlat dedi aslan.
-Oraya geliyorum efendim, zaten zamanimin dar oldugu bilincindeyim.
Bu sistemde su benim oglum, suda kizim demeyeceksin, herkesi yasalar önünde esit göreceksin.
Aslan tuhafca bakinca tilki devreye girmek zorunda kaldi.
-Efendim bu bahsedilenler kraliyet ailesini cok gec etkiler.
Belkide hic etkilemez, onun icin merak etmeyin ve siz yine sarayda istediginizi uygulayin.
Bu daha cok alt tabakalar icin gecerlidir.
-Böylesi bir sistemin getirisi götürüsünden daha fazladir.
Madem siz göc ve yokluktan bahsediyorsunuz, öncelikle sigirlar arasinda varolan harem sistemlerini dagitacaksiniz.
Bunu dagittiginiz anda, tüm genc hayvanlarda bir kucaklasma göreceksiniz.
Íste bu kucaklasmadir sizin geleceginizi garantiye alacak olan.
Bunlar kucaklastikca, hizli bir nüfus artisi olacaktir.
Bu artistan cogu ölse bile, kalanlar size yetecektir.
Bunu yapmadan kimse durdugu yerde nüfusu artiramaz.
Yani bazi seylerin yerinden kalkmasi gerek.
Bu kalkanlar kendilerine ugras alanlari bulmali.
Yoksa durduk yerde düsünmekle birsey cözülmüyor.
Fakat bu genc kusagi yaslilardan korumalisiniz, onlar bu davranisi kabul etmeyip ortaligi velveleye verebilirler.
Onlar öleceklerini bilseler bile eski sistemde israr edeceklerdir.
Ancak yasayandan sonra alisacaklardir.
Eger bu ise bir kusak direnebilirseniz, gelecek olan kusaklar buna sahip cikacaklardir.
Cünkü bu sürede yasananlar onlarin hayat tarzlarina dönüsecektir.
Bazi eski kafalilar güya bilgelik yapiyormus gibi, bu ise comak sokmak isteyebilirler, bunlara asla firsat verilmemeli.
Birakin tüm hayvanlari özgürce yayilip sulansinlar vadide.

Yunuslar cok cinsel yaratiklar olduklari icin sistemlerinide ona göre kurmuslardi.
Bunlar ciftlesmeye cok genc yasta baslar ve bir ömür boyu bunu devam ettirirler.
Hemcins, karsi cins demedikleri gibi, cok zaman sahilde yüzen insanlarada saldiriyorlardi.
Yani insan gönüllü olsa yapmayiz demiyorlardi.
Fakat bu deniz sistemini karda aslanin hüküm sürdügü bir topluma uygulamak imkansiz birseydi.
Yinede bir yerden baslamak gerekirdi.
Yunus ülkesine dönenden sonra aslan kararini verdi, kesinlikle demokrasiye gecilecekti.
Hemen bir anayasa yazilmasi talimati verdi.
Genc kusaklarin koruma altina alinmasi talimatini verdi.
Herkes cinsel anlamda özgür olup cok dogum yapilmali dedi.
Kimse kimseye baski yapamayacak, baski yapmaya kalkanlar ise giyotinle tanisacak.
Dogurduguna sahip cikamayanlarin ellerinden dogurduklari derhal alinip, özel bölgelerde yetistirilecek.
Ve aslan bu söylevlerden sonra anayasaninda cercevesini cizmis oldu.
Alim ve entellektüeller hemen yasanin yazim isine basladilar.
Herkesin acelesi vardi ve bir an evvel özlenen sisteme gecilmeliydi.

Aradan iki yil gibi bir zaman gecti ve Allahtanmidir nedir yagmur yagmaya basladi.
Yagmur öylesine yagdiki her yer sanki yeniden canlandi.
Daglari taslari yesile kesti.
Acliktan derisi cikanlar tombul tombul oldular.
Nüfus artisida yagmura paralel yürüyünce bütün vadi dolup tasti.
Artik aslanlarin ne kosmalarina, nede cok uzaklara gitmelerine gerek kaldi.
Armut gibi topluyorlardi.
Otoburlar ise yiyip, sulanip ciftlesiyorlardi.
Zamanla iklim degisti ve göc olayida ortadan kalkti.
Artik herkes oldugu yerde avlaniyordu.
Bir tehlike ise gecikmeden vadiye basini uzatti.
Cok uzaklarda yasam savasi veren etciller guruplar halinde gittikce vadiye yaklasiyordu.
Buda kacinilmaz bir savasin ufukta oldugunu gösteriyordu.


 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal