* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 24
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Edebiyat kirliligi  (Okunma sayısı 3299 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı yusuf eryigit

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 41
  • Karma +0/-0
Edebiyat kirliligi
« : 15 Temmuz 2009, 00:34:56 »
Hayvanlar aleminde edebiyat ve sanatin son derece kirlendigine kanaat getiren aslan, bu durumu tez elden giderebilmek icin tüm hayvan temsilcilerini toplantiya cagirdi.
Toplanti en büyük magarada yapiliyordu ve burasi yazin sicaginda son derece serin bir havaya sahipti.
Saatlerce oturup tartismak mümkündü.
Aslan gelip koltugundaki yerini alinca, tilki hemen yanibasina elinde bir kalem kagitla coktü.
Kurtsa tilkinin alacagi notlari okuyabilecegi bir yere oturdu.
Daha sonra irili ufakli tüm hayvanlar magaraya girmeye basladi.
Agir adimlarla fil iceri girdiginde aslan ayaga kalkacak oldu, fil cabuk davranip kendini yere atinca, aslan kalkmaktan vazgecti.
Daha sonra gevis getirerek deve iceri girip bir kenara cöktü.
Bu arada patir kütür ayi girdi.
Ayi öylesine daginik geldiki, aslanin orada oldugunu bile farketmemisti sanki.
Magarada bir dalgalanma oldu, herkes ayiya laf atiyordu.
Ortalik karisinca aslan duruma müdahale etmek zorunda kaldi.
Ayi cogunlukla toplantilara katilmazdi.
Bundan dolayida alinan kararlardan haberi olmadigindan, asayisi bozardi.
Bir keresinde aslan yerine tavsani vekil tayin edip uzak bir yolculuga cikmisti.
Vekil secilen tavsan görevi kötüye kullanip, önüne gelen hayvanlara satasmisti.
Ísi karistirip ayiyada satasinca, ayi tecavüz etmeye kalkismisti.
Bu durumdan haberi olan aslan ayiyi uyardi.
-Toplantilara gelip alinan kararlardan haberin olmaz.
Sonrada vekile tecavüz etmeye kalkarsin.
Otur simdi yerine dedi.
Ortalik tam sakinlesmis aslan söze baslayacaktiki, kokarca girdi iceri.
Aslansa herkes geldi saniyordu.
Kokarca girinca tüm hayvanlar burunlarini tutup homurdanmaya basladilar.
Bu bir nevi kokarcayi protestoydu.
Sanki edebiyati o kirletiyordu.
Aslan bozuntuya vermeden durumu idare edip ortamin sakinlesmesini bekliyorduki, kokarca lafa girdi.
-Bakiyorumda ben girince herkes burnunu tutmaya basladi.
Eger yazdigim kitaplari birazcik olsun okumus olsaydiniz tam tersi bir davranista bulunacaktiniz.
Halbuki tarih kitaplari hep yazar, fakat bu kitaplari okuyup anlayacak beyin nerede sizde, deyince ugultular dahada yükseldi.
Aslan sakin olmalarini söyleyince kokarca devam etti.
Madem buraya edebiyat kirliligini tartismak icin toplandik, önce edebiyatin ne oldugunu iyice ögrenmek gerek.
Bunun icinde ilk yaradilisa gitmemiz lazim.
Tanri dünyayi yarattiginda dünya vicik vicikti.
Burada ne insan yasayabilirdi, nede biz hayvanlar.
Bundan dolayi dag gibi dinozorlari yaratti.
Dinozorlar dünyayi uzun süre cigneyip, dis kisminin kabuk baglamasina sebep oldular.
Daha sonra insani indirdi.
Aslanda dahil kokarcanin bu bilgece laflarina herkes dikkat kesildi.
Ayni zamanda bu bilgilere nereden sahip oldugunu merak ediyorlardi.
Yalanda olsa iyi laflar bunlar dedi aslan.
Dikkat ederseniz insani yaratti demiyorum, insani indirdi, cünkü dünya yaratilmadan öncede insan vardi dedi kokarca.
Tilki ise durmadan notlar aliyor, kurt ise daha cok tilkinin aldigi notlarla ilgileniyordu.
Tanri insani yeryüzüne indirdiginde, dünyanin dis kabugu sertlesmis ve yasanacak hale gelmisti.
Fakat bir sorun cikti ortaya.
Topraktan etrafa bir gaz yayiliyordu, bu gazi icine ceken insanin nefes borulari tikandi.
Bir nevi zehir gibiydi bu gaz.
Buna dayanamayan insanin kalbi durdu ve hic kimse yasayamadi.
Bunu gören tanri nerede hata yapildigini sorguladi ve hatayi buldu.
Íste o anda beni yaratti.
Kokarca bunu deyince herkes alindi ve derhal protesto edildi.
Aslanda alindi fakat o digerleri gibi yorumlamadi olayi, nede olsa kraldi.
Krallarsa merakli ve sorgulayici olmaliydi, aksi halde kral olunmuyordu.
Susalim beyler deyip kalabaligi uyardi aslan.
Tilki ise habire birseyler yaziyordu elindeki kagida.
Eger birazcik okuyup düsünebilseydiniz, en azindan neden önce beni yarattigini bilirdiniz diye devam etti kokarca.
Bu gazlari dengeleyebilmek icin karsi bir gaza ihtiyac vardi.
Bu iki gazin karisimindan olusup ortaya cikacak olan, insana hayat verecekti.
Bunun icin beni yaratti.
Ben yaratildigimda yaradilisim icabi durmadan gaz cikardim.
Bir anlamda toprakla yarisa girdik sanki.
O gaz cikardikca, ben ossurdum.
Benim osurugum yetmeyince derhal cogalmaya gittik.
Ve yeryüzü biz kokarcalarla dolup tasti.
Hepimiz ayni anda osurmaya baslayinca, insan yasamina elverisli dengeli bir gaz cikti ortaya.
Zamanla bizim osurmamiz yetmeyince, hizla diger hayvanlar yaratildi, yani sizler.
Kendilerinin kokarcada sonra yaratilmis olmasina itiraz edenler oldu.
Aslansa disini sikip duruyordu, fakat sabirla neticeyi beklemekte vardi.
Dünyada gaz dengesi kurulandan sonra, insanlar indirildi.
-Ben simdi senin osurugunlami yasiyorum kokarca dedi aslan.
-Ne münasebet efendim, herkes kendi osuruguyla yasiyor.
Simdi size sorsam, kac gün osurmadan durabilirsiniz?
Aslan düsündü ve her an osurdugu aklina geldi, öyleya osuruyoruz sonrada alip icimize cekiyoruz dedi.
Dogruda olabilir deyip dinlemeyi sürdürdü.
-Daha sonra yeryüzüne inen insan dengeye getirilmis gazi soluyarak yasamini sürdürebilirdi.
Bu durum garantiye alinandan sonra ilk insanlar indirildi.
Ve böyle basladi yasam.
Bir zaman sonra insanlarla yan yana yasayamayacagini anlayan dinozorlar yeryüzünü terkettiler.
Cünkü gelisim sürecinde insan cok garip huylar edindi.
Dinozorlara saldirmaya basladilar.
Bunu duyan zebra, tipki aslanin bufaloya saldirdigi gibi deyince aslan yerinden kalkiyorduki, tilki duruma müdahale etti.
-Bagislayin kulunuzun eksikligini efendim, nede olsa esek soyundan geliyor.
Ayni anda zebraya sen ne dediginin farkindamisin ulan der gibi gözüne bakti.
Her toplumda ne dedigini bilmeyen cahiller her devirde türemistir, bunlar birsey söylediklerini sanirlar fakat söyledikleri bazan yanlis anlasilir bunuda canlariyla öderler dedi kokarca.
Umarim mesaj yerine ulasmistir fakat hic umudum yok dedi tilki.
Bu kadar bilgileri sen nereden buldun kokarca diye sordu aslan.
-Bakin efendim ben uzun yillar egitim aldim, yetmedi kendi deligime cekilip gece gündüz demeden bunlari gelistirmeye calistim.
Malum delikte hic gündüz olmaz hep gecedir orasi.
Bazilari ise isigin cazibesine kapilip dag tas demeden sürekli dolanir.
Halbuki hayvanlarin geceyede ihtiyaci vardir.
Karanlik bunun icin yaratildi.
Ve diyebilirimki yeryüzünde varolan tüm yaratiklarin amaci buydu.
Yani insanin yasamasina kapi aralamak.
Her hayvan her an kendi olanaklari ölcüsünde gaz cikarir.
Íste bu gazlardir insana yasama hakki veren.
Simdi insanlar bizim osurugumuz sayesindemi yasamis oluyor? deyince tavsan, kokarca bunun bir dalga gecme oldugunu anladi.
-Hayir bunun icinde kendi osuruklari birde senin etin var dedi kokarca.
Konu edebiyat kirliligi olunca aslan birde kurda sormak lazim bunu bakalim o ne düsünüyor deyince, kurt uykudan uyanir gibi uyandi.
Konuyu pek anlamadi ama yinede birseyler söyleme geregi duydu.
-Bende tilki kardesime katiliyor, onun gibi düsünüyorum deyince, tilki daha birsey söylemediki dedi aslan.
Olsun o mutlaka birseyler söyler deyince kurt, aslan lafi bir baska yere getirdi.
Bu edebiyat kirliligi birazda kurtlardan kaynaklaniyor.
Gurup halinde sürüye saldirmak istediklerinde, disi kurtlarini erkek köpeklerle ciftlestiriyorlar.
Böyle avlanmak daha kolay oluyormus.
Kolay olabilir fakat bir hayvan kalkip baska cin bir hayvanla iliskiye girerse, tabiki bu edebiyat ve sanati kirletecektir.
Ne alakasi var bunun konuyla deyince kurt, aslan kizarak konusmasini sürdürdü.
Bak simdi kurt, bir bogaziniz icin, eslerinizi köpeklere yem ediyorsunuz.
Bilemiyorum bu taktigi nasil gelistirdiniz, fakat ahmak köpeklerde bu ise yatiyor deyince aslan, magara yine uguldadi.
O anda herkesin akli uckuruna gitti.
Bu durumu bilenlerse söyle anlatirlar.
Kurtlar gurup olarak sürüye yaklasiyor ve disi kurtlar erkek köpekleri mesgul ederken, erkek kurtlar sürüye saldiriyormus.
Tek kalan disi köpek saldiran kurtlarla basa cikamiyor ve sürü parcalaniyormus.
Cobansa saga sola kosarak köpeklerini ariyormus.
Birde bakiyormuski bir dere yataginda kurtlarla ciftlesiyorlarmis.
Köpeklerden birisi ciftlesirken, digeri sirada bekliyormus.
Tabi bu arada olanlar oluyor ve sürüden birkac davar eksiliyormus.
Daha sonra bu duruma isyan eden cobansa köpekleri asiyormus.
Bu davranista hayvanlar aleminde edebiyat kirlenmesine neden oluyormus.
Aslanin kurt ve köpege hatirlatmaya calistigi hikaye ise buydu.
Tam anlamiyla bir karara varilmasada bir dahaki toplantinin tarihi saptanarak toplantiyi bitirdiler.

Toplantidan düsünerek ayrilan kokarca agzinin kurumus oldugunu hissedince, ileride bir dere yatagina geldi.
Burasi o yörede ciftcilik yapan bir adamin ciftligine yakin bir yerdeydi.
Hicbirsey farketmeden dereden su iciyorduki, baldirina bir ok saplandi.
Kanlar icerisinde kacmaya calisirken biraz ileride düsüp kaldi.
Ciftlik sahibi ayni zamanda iyi bir avciydi.
Kokarcayi alip ciftlige geldi ve kapidaki ulu cinarin budagina bacagindan asarak derisini yüzdü.
Geri kalaninida kaldirip dereye atti.
Aradan iki gün gecince les kokmaya basladi.
Tilki kokuyu aldi ve gelip baktiki derede bir les var, fakat ilk planda kime ait olabilecegini cikaramadi.
Kisa zamanda bunun kokarca oldugunu anladi, cünkü les daha fazla kokuyordu.
Hic vakit kaybetmeden kosup durumu aslana anlatti.
Aslansa fazla düsünmeden gelip lesin sagini solunu kontrol ediyorduki, boynunda bir yanma hissetti.
Biraz sonra basi dönmeye basladi ve oraya yigilip kaldi.
Avcinin kullandigi zehirli ok etkisini cok cabuk göstermisti.
Tilki ise uzaktan olanlari izliyordu.
Avci aslani sürüklyerek ulu cinara kadar getirdi.
Derisini alandan sonra onuda kaldirip dereye atti.
Bu avci uzun zaman icerisinde cok hayvanin canina kiydi ve hepsininde derilerini yüzdü.
Sonunda bir mahsen dolusu kurumus derisi oldu.
Birgün bir harami gurubu bunu haber aldi ve ciftlige baskin düzenledi.
Avciyi öldürüp derileri develere yükleyenden sonra ciftligi atese verdiler.
Derileri getirip saklandiklari magaraya istiflediler.
Ülkenin krali ise bir baska telase icerisindeydi.
Bir taraftan cepheye asker yetistirmeye calisiyor, diger tarftanda dagdaki eskiyalarla savasiyordu.
Birgün bir müfreze gurubu haramiler uykudayken magaraya baskin düzenledi.
Ve hepsinide kilictan gecirdiler.
Magaradaki tüm derilere el koyup saraya tasidilar.

Aradan kusaklar gecti ve denge yine devam etti.
Birgün genc bir aslan dedesinin müritlerini toplantiya cagirma karari aldi.
Bunlar yine o serin, görkemli magarada toplanip kararlar alacaklardi.
Toplantiya hazirlik olsun diye dedesinden bahseden bir tarih kitabini acip okumaya basladi.
Kitabin bir yerinde dedesinin kücük bir okla nasil öldürülmüs olacagini anlamya calisiyordu.
Bir türlü kafasi basmadi ve bir okun aslani öldüremeyecegini düsündü.
Fakat insanlara karsi kini bir hayli büyümüstü.
Ertesi gün etrafta dolaniyorduki, caliliklar arasinda birkac insan gördü.
Bunlarin kendisine tuzak kurduklarini düsünerek, görmezden geliyormus gibi yapip arka taraflarina dolandi.
Firsatini bulduguna inandigi anda, birden bunlara saldirdi.
Mesafe cok kisaydi ve neredeyse üzerlerine atilacakti.
O kisacik mesafe kapatilmadan ayni anda silahlar pof, pof diye patladi.
Genc aslansa oldugu yere yigildi.
Avcilar bunu getirip ulu cinara astilar.
Ve ulu cinar cok uzaklarda ormanlik alandan makina sesleri duydu.
Bunlar ellerindeki hizarlarla agaclari kesen orman iscileriydi.
Sira kendisine gelmeden kuruyup gitti ve cikan bir firtinada devrildi.
Ondan sonra kimseyi dalina asip derisini yüzmediler.
Dünyaninsa gazi kacmaya baslamis, insanlar nefes almakta zorlaniyordu.
Kokarcaysa cok uzaklardaydi.
Ve bir dönemin tarihi, ulu cinarla birlikte yildizlar ötesine tasindi.
Cünkü ulu cinardi tarihi damarlarina not eden.



 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal