* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 30
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: ?mam Bâk?r’a Göre ?mân ve ?slâm  (Okunma sayısı 15753 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı uzumbaba

  • Sitelerimizi ziyaret ediniz
  • Yönetici
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 126
  • Karma +0/-0
    • üzümbaba sitesi
?mam Bâk?r’a Göre ?mân ve ?slâm
« : 05 Temmuz 2009, 23:24:13 »
?mam Bâk?r’a Göre ?mân ve ?slâm

?smail Kaygusuz

?mam Bâk?r’?n (676-733/4) ça?da??  ve dönemin Sünni din bilgini ve mutasavv?f olarak tan?nan Muhammed bin Münkedir;
 “Hararetim bast??? bir saatte Medine dolaylar?nda gezerken, Muhammed Bak?r’a rastlad?m. Pek  yorulmu?tu, yan?ndaki iki ki?iye dayanarak yürüyebiliyordu, adamak?ll? da terlemi?ti. Ona, ‘Hâ?imi ulular?ndan olan senin gibi bir ki?inin, bu saatte dünya için bu derece yorulmas?n?, hiç de do?ru bulmuyorum’ dedim. ?mâm bu söz üzerine dayand??? ki?ileri itti, do?ruldu da bana dedi ki:
‘Vallâhi bu halde ölüm gelip çatsa, beni Allah’a edilen ibâdetlerden biriyle me?gul olarak bulur; çünkü bu halimle ben,  kendimi senden de halktan da çekmi?im;  ailemin r?zk? için çal??maktay?m.  Ben,  as?l Allah’a kar?? rü?vet verir gibi bir (ibadet?) suçu i?lerken, insana ölümün gelip çatmas?ndan korkar?m’dedi.
“ Ben bu sözü duyunca; Allah sana rahmet etsin, dedim; sana ö?üt vermek isterken, sen bana ö?üt verdin.”
Eme?iyle ailesini geçindiren ve çal??may? büyük ibadet sayan; geni? öngörü sahibi ve zaman?n en üstün din bilginlerinden olan ?mâm Muhammed Bâk?r’?n özellikle ?slâm ve ?mân konusundaki görü?lerini Arzina R. Lalani’nin  çal??mas? [1] ve yararland??? kaynaklardan özetleyerek a?a??da sunuyoruz:
?mâm Bâk?r zaman?nda Fitna’dan ortaya ç?kan teolojik tart??malar daha da yo?unla?t?. Halk ?mâml???n geçerlili?i ve ?mâm’?n sahibolmas? gerekti?i ‘inanan statüsünü’ sorgulamaya ba?lad?. Bu durum ki?ileri, ?mân ve ?slâm’?n ne oldu?u ve amel’in ( i?, eylem) ?mân’?n bir parças? olup olmad??? ve de bir ki?iye müslüman denilmesi için gerekenler hakk?nda yeni sorulara götürüyordu. Bu sorular, s?rayla, insan?n sorumlulu?u ya da sorumlulu?un yoklu?u sorunu ve bu dü?üncelere ko?ut, Kur’an’?n do?as?na ( yarat?lm?? veya yarat?lmam??l???) ili?kin sorular olarak giderek artt?. Vurgular sözün/kelâm?n (logos) tanr?sal s?fatlar? üzerinde yo?unla?t?...
Bu erken dönemde tart???lan ve üzerinde çe?itle ekollerin farkl? dü?ündü?ü ana sorulardan biri ?mân (faith) idi. Sözü edilen sorunlar?n ço?u ?mân ile ?slâm, sözcük anlam?yla inanç ile teslimiyet/boyun e?me aras?ndaki ay?r?m ya da ili?ki olarak ortaya ç?kt?. Bir di?er konu ise ?mân’?n derecelerinin varolup olmad???yd?. ?mâm Bâk?r Kur’an’?n,
“Bedeviler diyorlar ki, ‘biz inan?yoruz’. Söyle onlara; ‘siz inanm?yorsunuz, sadece ?slâm? kabul ettiniz, boyun e?diniz; ?mân kalbinize henüz girmedi’(K.49, 14)” ayetini temel alarak, ?mân ile ?slâm aras?nda aç?k bir ay?r?m oldu?u görü?ünü ortaya koydu. Ona göre ?mân, ?slâm? içine almaktad?r, fakat ?slâm’?n da ?mân’? içermesi gerekli de?ildir.[2] ?mâm Bâk?r’?n benzer bir sergilemesi, El Kad? El Numan’da [3] bulunmaktad?r. Orada Bâk?r, avucuna içiçe iki daire çizerek d?? daireyi ?slâm, iç daireyi  de ?mân olarak gösterip, inanc?n kalpte gerçekle?ti?ini söylemi?tir. Demek ki ?mâm Bâk?r’?n görü?üne göre, bir Mümin kendili?inden müslümand?r, ama bir Müslim’in (müslüman) Mümin (inanan) olmas? zorunlu?u yoktur.
?mâm Bâk?r, ?slâm dinini içselle?tirmi? olan kimsenin ?mân’? da içselle?tirmi? olup olmad??? soruldu?u zaman, farkl?l??? daha aç?k i?ledi?i görülür. Buna olumsuz yan?t vermi?se de ?unu ekler; “o ki?i küfür toplumundan, inançl? topluma girmi? ve inançl?larla i?birli?i yapm??t?r (qad udifu ila al-?mân).”
Sonra Kâbe ve Mescid el Haram örne?ini vererek soruyu sorana; e?er bir ki?iyi mescidde görmü?se, onu Kâbe’nin içinde de gördü?ünü kan?tlay?p kan?tlamayaca??n? soruyor. Soruyu soran kan?tlayam?yaca??n? söyleyince; Bâk?r yeniden, ‘e?er bir ki?iyi Kabe’de görmü? olsayd?, o ki?inin mescidde oldu?undan emin olabilir miydi?’ diye sormu?. Adam ‘evet’ diye olumlu kar??l?k verdi?inde, El Bâk?r bu kez ona, ?mân ve ?slâm aras?ndaki ayr?m?n da ayn? oldu?unu aç?klam??t?r.[4]
?mân ve ?slâm aras?ndaki farkl?l???n geni? ayr?nt?lar?, ?mâm Bâk?r’a yöneltilen bir ba?ka sorudan ç?kart?labilir: E?er bir kimse Tanr?dan ba?ka Tanr? olmad???na ve Muhammed’in Tanr?n?n elçisi oldu?una tan?kl?k getiriyorsa, onun bir mümin/inanan olup olmad??? soruldu?u zaman El Bâk?r ?öyle yan?tlam??t?: “O zaman, Tanr? taraf?ndan insanlara yüklenen görevlere ne demeli?” ?mâm’a göre, daha önce belirtildi?i gibi yedi temel ko?ul vard?r; fakat velâyet (velilik), di?er hepsinin önünde gelir ve böylece, gerçek ?mân, do?rudan ?mâm’lar?n velâyeti ile ilgilidir; yani ?mâm’a olan inançtan do?ar.  Aç?kças? ?mâm Bâk?r’a göre ?mân, ?slâmdan bir farkl?l?k olarak, zaman?n ?mâm’?na inanarak tam itaatla birlikte Tanr?n?n peygamberleri, elçileri ve imâmlar?na olan inançt?r. ?mâm Ali’den nakledilen hadislerden birinde “?slâm ikrar (verme)d?r, ?mân ise, ?mâm, Peygamber ve Tanr? bilgilerini içeren bilgiye sahip olan marifet’tir”diye geçer.[5] ?u halde ?mâm Bâk?r’?n görü?leri, ?mân’?n hem söz (kavl), hem de eylemi (amel) yans?tt??? fikrine e?ilim gösterir. O?lu ?mâm Cafer Sad?k’?n tan?mlamas?na göre “?mân, dilden söylemek, içten-candan onaylamak ve Tanr?n?n buyurdu?u temel görevleri uygulamakt?r (kawl bi al lisan, tastik bi al-janan wa amal bi al-arkân).”
?mâm Bâk?r’?n genç ça?da?? Ebu Hanife bu konuda farkl? görü?tedir. Ona atfedilen Wasiyya’n?n birinci maddesine göre “?mân dille ikrar, içten onaylama (tasdik bi al janan) ve kalb bilgisidir (wa marifa bi al kalb).” Bu tan?mlamada amel-eylem aç?klamas? yoktur. Hariciler, Mutezile ve Kaderiyye’ye göre de, uygulama (amel) ?mân’?n ayr?lmaz bir parças?d?r ve bizzat inanc?n yap?lanmas? olarak görülür. Di?er yandan Murciler  amel’in ?mân ile ilgisi olmad??? yönünde de?erlendirir, yani konu d??? görürler. ?mân’?n bir de?i?mezlik derecesine sahip oldu?unu ve günahla da zay?flayam?yaca??n? belirtmektedirler.
Murciler, a??r günahkâra ili?kin yarg?n?n ‘ertelenece?inin’ ileri sürmelerinden itibaren, ?mân’?n tan?mlamas? sorunuyla yüzyüze gelmi?lerdi. Öyle ki bu, bir kimsenin bütün olarak toplulu?un üyesi olmas?na kar??l?k oldu. Yani onlar?n yapt?klar?, amel’i (uygulamalar?) ?mân’?n d???nda tutmakt?. Ebu Hanife ve onu izlayenlerin de ayn? çizgide olduklar? görülür. Gerçekten El-A?ari, kitâb?nda, Hanefilerin Murcilerin mezhebinden olduklar? yarg?s?na var?r.[6]
Öbür yandan El-Bâk?r, inananlar aras?nda da farkl? dereceler bulundu?unu dü?ünür. Bunu daha sonra o?lu ?mâm Cafer Sad?k, baz? inananlar?n di?erlerinden daha iyi; baz?lar?n?n tap?nmalar öbüründen daha fazla; baz?lar? di?er kimselerden daha ileri görü?lü ya da sezgisi daha güçlü olduklar?n? söyleyerek aç?kl??a kavu?turur.
?mâm Bâk?r’a göre müminin, inançl? ki?inin özellikleri ?unlar? içermelidir:
“Tanr?ya güvenme (tevekkûl); olaylar? yarg?lamay? (tawfid) Tanr?ya b?rakma; Tanr?dan gelene (qada), r?zagösterme (rida) ve Tanr?n?n iradesine teslim olma, boyun e?me (taslim).”
Yine onun anlatt???na göre, Peygamber bir gezisinde mümin olduklar?n? söyleyen bir bölük insanla kar??la??r. ?nançl? olmalar?n?n kan?t?n? sorar ve onlar da yukar?da aç?klanan dört özellikten son üçünü söylerler.
?mâm Bâk?r’?n görü? ve dü?üncesinde ?mân, dört direk üzerinde bina edilmi?tir: 1) Sab?r, 2) Kesinlik(yaqin), 3)Adalet (adl) ve 4)Mücadele (jihad). Aç?kças? onun için bir ki?inin erdemli olu?u, do?rudan onun ?mân’?na ba?l?d?r, inançl? olu?uyla ilgilidir. ?mâm Bâk?r’dan gelen di?er bir hadise göre “inanc? mükemmel olan bir mümin, en iyi karaktere sahip olan kimsedir”.  Daha özel bir erdemden sözedersek, o özellikle, vücuda ba? gibi oldu?unu söyledi?i sab?ra gönderme yapar ve Bâk?r’a göre, bir kimsenin sabr? yoksa ?mân’? da yoktur. O, halka herhangibir ?ikâyeti engelleyen olgun sab?r? tan?mlar. ?nanc?n derecelerinden do?an bir görünüm de ?mân’?n dura?an olup olmad??? fikridir. Yoksa, tam tersine ?mân ço?al?r, artabilir ya da uygulama/eylemin (amel) geli?mesi ve bilginin geni?lemesi ve kapsam?yla azalabilir mi? Bu, ?mân al ilm, yani ?mân ilim (dinsel bilgi) üzerinde temellenir. ?mâm Bak?r, kendisi taraf?ndan bildirilen çok say?da hadislerde görüldü?ü gibi, bilim  ö?renme/bilgi kazan?lmas? üzerine yo?un biçimde vurgu yapar. Bununla birlikte ?mâm Bâk?r’?n görü?ünde bilgi kazan?m? kendi ba??na bir sonuç de?il, fakat sonuca götüren bir araçt?r. Onun için sadece bilgi elde etmek yeterli de?ildir; kazan?lan bilgiye göre hareket etmek ve ö?renilenleri ba?kalar?na ö?retmek öemlidir. Demek ki, bilgi arac?l???yla eylem (amel) geli?tirilebilir; e?er amel geli?tirilirse, o zaman ?mân/inanç artar ve daha güçlü olur; s?ras?yla güçlü bir ?mân, bir insan?n bilgisine ba?l?d?r ve daha fazlas? insan?n amel’ini, hareketleri ve davran??lar?n? inceltir. ?u halde ?mâm Bâk?r’a göre ?mân ve ilm, amel ve ?mân hepsi birbiriyle (kar??l?kl? olarak) ili?kilidir.[7]
Bir di?er kaynakdan ?mâm Bâk?r’?n ?slâm ve ?mân üzerindeki görü?lerini onaylayan baz? sözlerini de yorumsuz olarak verelim:
“Kime ahmakl?k verilmi?se ?mân ondan uzakla?t?r?lm??t?r.”
“?mân ikrar ve ameldir, ?slâm ise sadece ikrard?r.”
“?mân, kalpte olan ?eydir. ?slâm ise sadece evlenme, miras ve can?n korunmas? gibi zahiri hükümlerini uygulanmas?na vesile olur. ?mân ?slâm ile ortakt?r, ama ?slâm’?n ?mân ile ortakl??? yoktur.”
“Dil hay?r ve ?errin anahtar?d?r. Müminin alt?n ve gümü?üne mühür vurdu?u gibi, diline de mühür vurmas? uygundur.” [8]
?mâm Cafer’e göre ise mümin, yani inançl? ki?i ?u sekiz özelli?e sahip olmal?d?r: “Buhranda a??rba?l?, belâda sab?rl?, varl?kta ?ükredici, Allah?n verdi?i r?zka kani, dü?man?na (bile) haks?zl?k etmeyen, dostlar?na yük olmayan, çal??mas?ndan bedeni yorgun dü?en ve insanlara zarar? dokunmayand?r.[9]
 

 


--------------------------------------------------------------------------------

[1] Early Shi’i Thougth, The Teaching of Imam Muhammed Bâk?r, London, 2004.

 
[2]  Al Kolayni, al Kâfi vol.2, s.26.

[3] Da’a’im al-?slâm vol. 1, s.16-17

[4] Al Kolayni, al Kâfi vol.2,s.6-7.
[5] El Kad? el Numan, Da’aim al Islam Vol. I, s.15-17.

[6] Al-Ashari, Makalat-? ?slâmiyya, s.202.

[7] Arzina R. Lalani, Early Shi’i Thougth, The Teaching of Imam Muhammed Bâk?r, London, 2004, s.84-88.

[8] ?r?ad? Müfid, s. 234; Fusul –ul Mühimme, s. 193; Menak?b-? ?bn ?ehra?ub, c.4, s. 197’den aktaran Kaz?m Balaban, Ehlibeyt’ten Dersim’e, Aydü?ü yay?nlar?, ?st. 2006, s.98-1002.
[9] Tuhef-ul Ukul, 388’de aktaran, Kaz?m Balaban, Ehlibeyt’ten Dersim’e, s.112.
-------------
Bu makale kizildelisultan.com sitesinden al?nm??t?r.

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal