* Anl?k üyeleraras? ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 26
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Cahit Tanyol | Türban Amaç m? Araç m? ?  (Okunma sayısı 5106 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Cahit Tanyol | Türban Amaç m? Araç m? ?
« : 07 Temmuz 2009, 20:03:28 »
Türban Amaç m? Araç m? ?




Türban, inanç ve bireysel özgürlük maskesi alt?nda toplumu k??k?rt?c? bir rol oynuyor..

?rtican?n 'arka bahçesi'


AKP, irtican?n ve Atatürk devrimlerine dü?manl???n simgesi oldu?u yüksek mahkeme taraf?ndan da saptanan türban?, devlet protokolüne sokmak suretiyle, me?rula?t?rmak istedi. Sert bir kayaya çarpt?. Bu nedenle Çankaya'n?n geçilmezli?ini -ama ne zamana kadar- ve Atatürk'ün oradan silinmezli?ini -ama ne zamana kadar- bu türbanc? iktidar partisine an?msatmak amac?yla, Cumhurba?kan? Sezer taraf?ndan verilen resepsiyona AKP milletvekillerinin e?leri ça?r?lmad?.

Say?n Cumhurba?kan? Ahmet Necdet Sezer'in Cumhuriyetin 80'inci y?l dönümünü kutlamalar? ?erefine vermi? oldu?u geleneksel resepsiyona türbanc?lar taifesinin e?lerini ça??rmamas?, devletten sorumlu olanlar?n, devleti nas?l y?pratt?klar?n? ve ayd?nlar?n önemli bir k?sm?n?n da bu y?pranmaya çanak tuttuklar?n? ibretle ve deh?etle görüyoruz.

Bu görüntüyü, Mustafa Kemal'in ruhunu incitir diye, Çankaya'n?n duvarlar?ndan içeri sokmak istemeyen Say?n Ahmet Necdet Sezer'e öyle sald?r? ba?lad? ki bu gidi?le, korkar?m, onun ki?ili?ine s???nm?? olan devleti bir daha yakalamak mümkün olmayacakt?r.


OYUNU TEZGÂHLAYANLAR

Türban, neden bir toplumun bütün katlar?n? ilgilendiren korkunç bir kavram haline getirildi. Bu oyunu tezgâhlayan kim? Onda irtican?n arka bahçesi görüldü. ?eriat onda, tarikat onda, gericili?in ve tutuculu?un bütün türleri onda hayal edildi. Atatürk dü?manl??? onda yuvaland?. Bu birtak?m ilericilerin görü?ü idi. Bunun kar??s?nda kendilerini mazlum ve ma?dur gören, dindar de?il, dinci kesim yer al?yordu. Bunlara göre de türbana kar?? ç?kmak bir taraftan ki?inin vicdan ve din, di?er taraftan bireysel özgürlü?üne tecavüzdü. Bu anlay???n eleba??lar?ndan üçü iktidara gelince, birisi kar?s?n?n türbanl? foto?raf? yüzünden üniversiteye al?nmad???n?, birisi k?zlar?n?, elâleme avuç açarak, gurbet ellerde okutmaya mahkûm edildi?ini, birisi de ''Türban bizim namusumuzdur'' diyerek meydanlarda halka söz verdi?ini hat?rlad?. Sanki halk kendisini bu nedenle hak etmedi?i o yüce makama getirmi? gibi Nâbi'nin:



Çok da ma?rur olma kim meyhane-i ikbâlde,

Biz hezaran mes-ti ma?rurun humar?n görmü?üz



beytini an?msatan mütekebbir bir tav?rla devlet protokolüne meydan okumay? bir marifet sand?. ??te ?imdi iktidar da devlet de ellerindeydi. ?lk i? Anadolu halk?n?n yüzy?llar boyu kullanm?? oldu?u ve kullanmakta devam etti?i ba?örtüsüne türban kisvesi giydirilerek onun etki ve tepki alan?n? geni?letmek oldu. Türban sözcü?ünün içeri?ine Kuran'?n Nur ve Azhab surelerini yerle?tirmek suretiyle ona dinsel bir dokunulmazl?k sa?land? ve o, bireysel özgürlü?ün bir tür simgesi haline getirilerek Cumhuriyet devrimlerinin kar??s?na konuldu.


KI?KIRTMA BOMBASI...

Buna halk?n namus ve iffet duygular?n? da kar??t?rd?n?z m?, ortaya patlamaya haz?r canl? bir sosyal bomba ç?kar. ??te devlet, ?eytan? bile deh?ete dü?ürecek böyle bir k??k?rtma bombas?yla kar?? kar??ya bulunuyor. Bunun vakti merhununu (ate?leme zaman?) devletin payandas? olan ?u üç kurumun tasfiyesi ya da itaatli hale gelmesi tayin eder:

1. Çankaya

2. Ordu

3. Üniversite

Bunun bilincinde olan ve devleti korumakla yükümlü bulunan Say?n Cumhurba?kan?m?z bir k?s?m AKP milletvekillerinin, e?lerini türbanl? olarak Çankaya'ya sokmalar?n? önlemek için, onlara gönderilen davetiyeleri ?ah?slar?yla s?n?rlam??.

Vay sen misin bunu yapan..

Kimisi onu istifaya davet ediyor, kimisi a?z?n? bozarak kendisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi çat?s? alt?nda bulunmaya lay?k olmad???n? kan?tl?yor, kimisi davetiyeyi Say?n Cumhurba?kan?'na iade ederek terbiye k?tl???n? aç??a vuruyor. Bu tepkiler kendilerinin de Çankaya'ya girmeyi hak etmediklerini kan?tlamaktan ba?ka bir anlam ta??maz.

Telafisi mümkün olmayan bir skandal? önlemek basiretini gösterdi?i için Say?n Sezer'i ayr?ca tebrik etmek gerek. Ya aksi olsayd?. Çankaya bir türbanl?lar gösterisine ev sahipli?i yapsayd?. Ba?bakan ve kabine üyeleri de ?eytana uyup baz? siyasi parti ba?kanlar? gibi resepsiyonu protesto etselerdi, Erbakan'?n Ba?bakanl?k'ta tarikat mensuplar?na iftar yeme?i vermesi bunun yan?nda hiç mesabesinde kal?rd?. Çünkü Erbakan'?n hareketi bireysel bir davran??la s?n?rl? idi. Çankaya'n?n türbanc?lar taraf?ndan istilas?, irticadan öte, devletin yara almas? ve hükümetin devlete kar?? isyan? anlam?na gelir ve devleti sahiplenecek güçleri direni?e zorlard?.


RESEPS?YON YARARLI OLDU

Bu resepsiyon ülkemiz üzerinde oyun oynayan iç ve d?? güçlerin maskelerini ve birtak?m politikac? ayd?nlar?n da gafletini aç??a vurmas? bak?m?ndan yararl? olmu?tur. Gerçi bu konu üzerinde çok yaz? yazd?m, ara?t?rma yapt?m, ?stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Örf ve Âdetler Sosyolojisini ders olarak programlara koydum, kitap yay?mlad?m. Fakat bunlar ?airin:

Varak-? mihr-i vefay? kim okur kim dinler

dedi?i gibi suya yaz? yazmaktan öte bir anlam ta??mad?. ?imdi siz istedi?iniz kadar perdenin arkas?nda olanla önünde oynanan oyunun farkl? amaçlar?n? göstermeye çal???n, halkla aranda, art?k tipleri ayd?nlar?n elinden ç?km??, holding-medya denilen a??lmas? güç bir duvar var, ba??n ona çarpar.. o müsaade etmedikçe halka ula?amazs?n. Türbanc?lar taifesine gelince, onlara bin delil ve kan?t da gösterseniz, dedi?im dedik çald???m düdük demekte bile bile ?srar edeceklerdir. Bu gerçekleri bilmeme ra?men, yeni bir ?ey söylemeyi de dü?ünmedi?ime göre, neden bayatlam?? bu türban sorununa yeniden e?ilmek zorunlulu?u duydum.

Bas?nda, aç?koturumlarda ahkâm kesen yazarlar?n?n ve medyadik bilim adamlar?n?n, medrese kaçk?n? softalar?n, devlet kadrolar?n?n kilit noktalar?nda bulunup da devleti çürütenler saf?nda yer alan politikac?lar?n, Türk devlet felsefesinden habersiz birtak?m yeni yetme profesörlerin iktidara arka ç?karak, Çankaya'n?n haysiyetini savunan Say?n Ahmet Necdet Sezer'e kar?? tav?r almalar?, türban yanda?lar?n?n sadece iktidarla s?n?rl? olmad??? gerçe?ini ortaya ç?kard? ve benim bu konudaki kanaatimi yalanlad?. Anla??l?yor ki türban, halk?n sa?duyusunu yozla?t?rarak devletsizli?i do?al hale getirme projesinin bir arac? olma misyonunu daha uzun müddet koruyacak. Devletsizli?i kal?c? k?lmak için i?e Çankaya'dan ba?lamak gerekliydi.


Cumhuriyet, 30.12.2003

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Cahit Tanyol | Türban Amaç m? Araç m? ?
« Yanıtla #1 : 07 Temmuz 2009, 20:04:04 »

 
 
Türban olaylar?, devletin koydu?u kurallarla çat???yor. ?nanç özgürlü?ünü inanç alan?n?n d???na ta??r?yor
 
 
Eylem bireysel s?n?r? a??yor
 
 
?nanç ve ibadete ait emirler bireyseldir, yap?lmamas? cezay? gerektirir. Türban, bireyi ilgilendiren emirler içinde yer al?r. Yani zaman ve mekân?n de?i?mesiyle birlikte insanlar yap?p yapmamakta özgür b?rak?lm??t?r. Ancak türban eylemi bireysel s?n?rlar? a?arak devletin yönetmeliklerini zorluyor...
 
Dinsel emirlerin arkas?ndaki otorite üstün bir güç, ?slamiyette Allah'd?r. Hukukun arkas?ndaki otorite kanun koyucu ve onu uygulayan yarg?çt?r. 'Moda'n?n arkas?ndaki otorite yayg?n bir toplumsal bask?d?r. Giyim ku?am?n arkas?nda olan türban yayg?n bask?lar aras?nda yer al?yor. Yani toplumdur. Toplum da statik de?il dinamiktir.
 
Y?llardan beri ülkede f?rt?na koparan türban? nesnel ve sosyolojik veri olarak ele alal?m: Me?ru zeminde dü?ünüldü?ü zaman, türban giyim ku?am?n bir parças? olarak:
 
1. Örf ve âdetleri
 
2. Moday?
 
3. Protokolü, (siyasi adab? mua?eret, teamül, görgü kural?)
 
4. Devleti ilgilendirir.
 
Her kavmin, her milletin örf ve âdetlere ve geleneklere ba?l? bir giyim ku?am tarz? vard?r. Halklar aras?ndaki kültürel ve ekonomik ili?kiler artt?kça örf ve âdetlerdeki yumu?ama, etkisini giyim ku?amda da gösterir. ?leti?im araçlar?n?n, günümüzde oldu?u gibi, dünyay? birle?tirmesi geleneksel ve yöresel giyim ku?am? folklorik bir malzeme haline getirmi?tir.
 
Konuya örf ve âdetler sosyolojisi aç?s?ndan bakacak olursak türban, eylemlerimize yön veren din, ahlak, hukuk gibi sosyal de?erler aras?nda 'moda'y? ilgilendirir. Sosyal de?erleri birbirinden yapt?r?m güçleri, yani otoriteler ay?r?r.
 
 
 
TOPLUMSAL BASKI VE MODA
 
Dinsel emirlerin arkas?ndaki otorite üstün bir güç, ?slamiyette Allah'd?r. Hukukun arkas?ndaki otorite kanun koyucu ve onu uygulayan yarg?çt?r. 'Moda' n?n arkas?ndaki otorite yayg?n bir toplumsal bask?d?r. Öyleyse giyim ku?am?n bir parças? olan türban yayg?n bask?lar aras?nda yer al?r. Yani perdenin arkas?nda bulunan Allah de?il, toplumdur. Toplum statik de?il dinamiktir.
 
Bir yerde durmaz, de?i?ir. Bu de?i?meler içinde en h?zl? olan da 'moda'd?r. Taklitle yay?l?r. Ba?lar?na türban takt?klar? için üniversitelerimize sokulmayan ?u türban müminlerini himaye etmek için, Allah'?n i?i gücü yok da, Piyer Karden'lerin modaevlerini mi yerle bir etsin..
 
Bir bak?ma haklar? da yok de?il. Çünkü bu türban müminleri Allah'?n emirlerini yerine getirmek için, iktidar a?alar?na göre bu kadar zulüm ve i?kenceye u?ramakta, her türlü kaza ve belay? gö?üslemektedirler.
 
 
 
KURAN NE D?YOR:
 
?imdi bu konuda Allah'?n buyru?una bakal?m. ?nançlar? gere?i türban takanlara Allah ne buyuruyor: ''Ey nebi, zevce ve kerimlerine 'k?zlar?na' ve müminlerin haremlerine söyle ki örtülerini örtünsünler. Bu onlar?n tan?nmas? ve eza olunmas? hususuna daha yak?nd?r." (Ahzab, 59).
 
Dikkat edilecek olursa gerek bu âyette ve gerekse Ahzab suresindeki, kad?nlarla ilgili di?er ayetlerde önerilenlerin ço?u Peygamber'in kendi ailesiyle ilgilidir. Zaten ''Ey Nebi, zevce ve kerimelerine söyle ki...'' sözleriyle ba?lamas? ayetin ilk hedefini belli etmektedir. Bize göre fazla ba?lay?c? bir yan? yoktur..
 
Örtünmeyle ilgili bir ba?ka ayet Nur suresinin 30-31'inci ayetlerinde bulunmaktad?r: ''Ya Muhammed, müminlere söyle ki, nazar? haram olan ?eylerden gözlerini men (mâni olma) ve ferçlerini (cinsel organlar?n?) h?fzeylesinler (saklas?nlar). Bu tarz hareket onlar için temiz ve faydal?d?r... Mümin kad?lara söyle ki, helâl olmayan ?eye nazardan gözlerini men ve ferçlerini-h?fzeylesinler. Ve ziynetlerini onlardan zahir olanlardan gayrisini göstermesinler. Ve ba?örtülerini yakalar? üzerine çeksinler...''
 
??te Kuran'da ba?örtüsüyle ilgili ayetler bunlard?r.
 
?imdi bu ayetlerin, f?k?h, kelâm ve sosyoloji aç?s?ndan hangi anlama geldi?ini ve yapt?r?m gücünün niteli?ini belirtmeye çal??al?m. Bilindi?i gibi ?slam fakihleri (hukukçular?) Kuran'daki emirleri, yapt?r?m niteli?i bak?m?ndan üçe ay?r?rlar:
 
1. ?nanca ait olanlar,
 
2. ?badete ait olanlar,
 
3. Muamelata ait olanlar.
 
?nanç ve ibadete ait olanlar nast?r (dogma) de?i?mez, tamamlanm??t?r.
 
Muamelata ait olanlar, Mecelle'nin diliyle söylemek gerekirse (Tebeddül-i ezmanla tagayyür-i ahkâm caizdir), yani zaman?n de?i?mesiyle hükümler de?i?ir kural?na ba?l?d?r. Bu s?n?fa giren emirler tamamlanm?? de?ildir, eksiktir, amac? adaleti gerçekle?tirmektir. Bu bak?mdan bab? içtihad mutlaka adaleti gerçekle?tirinceye dek aç?kt?r. Bu demek de?ildir ki ?slam dü?üncesinin en sayg?n metodu olan ilm-i tefsiri bir tür demagoji ilmi haline getiren Ya?ar Nuri gibilerine de aç?kt?r.
 
 
 
TÜRBAN ÖNER?D?R...
 
?nanç ve ibadete ait emirler bireyseldir, yap?lmamas? cezay? gerektirir. Bu emirler ?slam?n ?art?nda özetlenmi?tir.
 
Muamelata ait emirler hem bireyi, hem toplumu, hem devleti ilgilendirir. Türban, bireyi ilgilendiren emirler içinde Öneri mahiyetinde olanlardand?r. Yani zaman ve mekân?n de?i?mesiyle ilgili oldu?u için mümin, yap?p yapmamakta özgür b?rak?lm??t?r.. Bizdeki türbanc? esnaf?, ne ak?lsa, Allah'?n mümini özgür b?rakt??? bir alan? farz ötesinde, ta? gibi dondurmay? inançlar?n?n gere?i olarak ileri sürmektedirler.
 
 
 
KULLA TANRI'YI ?LG?LEND?R?R
 
Gerçi bir kimse, ben Allah'?n bütün önerilerini yerine getirmek istiyorum, bu benim do?al hakk?m, diyorsa buna kimsenin kar?? ç?kmas? söz konusu de?ildir. Örne?in ramazanda bir ay oruç farzd?r. Yani Allah'?n bizden kategorik olarak yapmam?z? istedi?i bir emirdir.
 
Fakat bir kimse ister Allah'?n önerisi için olsun, ister daha çok sevap kazanmak için olsun, üç aylar orucunu tutarsa buna kar??mak kimsenin akl?ndan geçmez.
 
Olay kulla Tan r? aras?ndad?r.. ne ba?kalar?n? ne de devleti ilgilendirir. Biçimsel olarak türban da ayn?ym?? gibi görünüyor. Fakat türban eylemi bireysel s?n?rlar içinde kalm?yor, devletin koymu? oldu?u kurallarla çat???yor, vatanda?lar?n uymas? gereken kanunlar?, yönetmelikleri zorluyor. ?nanç özgürlü?ünü inanç alan? d???na ta??r?yor. Buna kimsenin hakk? yok.
 
 
 
NAMAZ SAATLER?
 
Üniversiteye türbanla girmek için sava?an k?z ö?renciler acaba günün be? vaktinde k?l?nmas? Allah taraf?ndan istenen namazlar? eda ediyorlar m?? Gerçi bunu sorgulamaya hakk?m?z yok. K?l?p k?lmad?klar?n? bilmem. Fakat farzedelim ki k?l?yorlar. Bu sefer kar??m?za daha zor birtak?m sorunlar ç?kacakt?r. Namaz türban gibi öneri de?il. Ders programlar? be? vakit namaza göre düzenlenmek zorundad?r. Aksi takdirde dinin kesin emirlerini yerine getiremedikleri için günah ve suç i?lemi? olacaklard?r.
 
Bu sefer hakl? olarak inançlar? gere?i ders programlar?n?n ibadet saatlerine göre düzenlenmesi gündeme gelecektir. Derslerin aksamamas? ve zamandan tasarruf amac?yla her fakültede bir mescit yap?lmas? zorunlu olacakt?r. Ya da sevgili k?zlar?m?z koltuklar?nda seccade, s?n?flarda, koridorlarda kendilerine namaz için yer arayacaklard?r.
 
San?r?m türban? inanç himayesine itmenin olanaks?zl???n? yeteri kadar aç?klam?? olduk. Burada ileri sürdü?ümüz dü?ünceler her türlü tart??maya aç?kt?r..
 
 
 
Cumhuriyet, 31.12.2003

SevaL_24

  • Ziyaretçi
Ynt: Cahit Tanyol | Türban Amaç m? Araç m? ?
« Yanıtla #2 : 07 Temmuz 2009, 20:04:35 »




**Protokol kurallar?n? çi?nemenin dinsel inançla veya bireysel özgürlü?ü k?s?tlamakla ilgisi olmad??? gibi kamusal alanla da ba?lant?s? yok. Timur'dan Stalin'e, Fatih'ten Atatürk'e kadar bütün devlet adamlar?n?n uydu?u kurallar? hükümetin ba??nda bulunan bir kimsenin hiçe saymas? devlet adaml???na yak??maz.




(CUMHUR?YET AR??V?)






AKP; üniversiteleri, YÖK'ü, mahkemeleri inanç ve özgürlük ad?na zorluyor

Laiklik hiçe say?l?yor


AKP hükümeti, on binlerce yurtta??n Cumhuriyete sahip ç?kma mesaj? verdi?i An?tkabir yürüyü?ünde bir grubun 'Ordu Göreve' pankart? açmas?n? öne ç?kararak rektörleri hedef alm??t?. 'Cumhuriyet'e Sayg? Yürüyü?ü'nde, rektörler, YÖK üyeleri ve ö?retim elemanlar? cüppeleriyle Ankara Tando?an Meydan?'nda yerlerini al?rken yürüyü?e Atatürkçü Dü?ünce Derne?i ?ubeleri, dernekler, sendikalar, gaziler ve yurtta?lar kat?lm??t?.

Giyim ku?am üzerinde bir ba?ka otorite de devlettir: Hangi hükümet ve devlet ?ekli olursa olsun, kadrosunda bulunanlar belli bir k?yafet yönetmeli?ine göre giyinmeye mecburdur. Nitekim Osmanl? Devleti kurulu? a?amas?nda iken ilk ele ald??? sorun para ve k?yafet olmu?tur. Kimse bana yeni bir devlet kurulu?unda k?yafetin sadece terzileri ilgilendirdi?ini söyleyemez. Türkçede bir ''ba??bozuk'' deyimi vard?r. Bununla, yönetilen s?n?f kastedilir. Birçoklar? demokrasi ile ba??bozuklu?u birbirine kar??t?r?yor.

 

KIYAFET ZORUNLULU?U...

Devletlerin temel simgesi olan orduya askerli?ini yapmak için gelen kimse, bireysel özgürlü?ünü ileri sürerek, askeri k?yafeti giymeyi reddedemez. Yarg?c?n, imam?n belli k?yafetleri vard?r. Görev ba??nda onlar? giymek zorundad?r. Fakat bu, mahkemeye gelenlerin yarg?ç gibi giyinmelerini, namaza gelenlerin imam k?yafeti giymelerini içermez. Elbette mahkeme gibi, cami gibi sayg?n yerlere uygun olmayan k?yafetlerle de gitmek yak???k almaz. Buralarda ilgililerin yapaca?? k?s?tlamalar hiçbir zaman bireysel özgürlü?e bask? olarak yorumlanamaz.

Bunun gibi tapu veya nüfus dairesinde çal??an memurlar için de türban yasa?? geçerlidir ve fakat oralara i?i dü?en yurtta?lar ister türbanla, ister çar?afla gelsin hiçbir görevli onlara kar??maz.

 
 

YÖNETMEL?KLER...

Üniversitelerimiz de kamusal alan s?n?f?na girer. Fakat oraya gelen ö?rencilerin i? için tapu dairesine gelenlerden farkl? bir ayr?cal??? var: Ö?renciler üniversitenin düzenledi?i belli program, belli ve özel yönetmeli?e uymak zorundad?r. Üniversiteler hem ö?retim, hem e?itim kurumudur. Buna d??ar?dan herhangi bir müdahale yap?lamaz. Geli?i gidi?i, giri?i ç?k???, k?l?k k?yafeti üniversitenin kendisi düzenler. Kurumlar?n iç örgütlenmesine kadar bir siyasi iktidar halk bizi seçti diye müdahaleye kalkarsa, halk? devletsiz b?rakmamak için, buna kar?? direnmek ve her vas?taya ba?vurmak devleti te?kil eden örgütlerin do?al hakk?d?r. Esasen hiçbir siyasi iktidar halktan devleti y?kmak için böyle bir yetki talep edemez.

 
 

TÜRBAN VE KAMUSAL ALAN

Türban? kamusal alan s?n?rlar? içinde tart??mak, bizi hukuksal çeli?kilerle dolu bir ç?kmaza götürür. Bir dü?ünceyi kilitlemek istiyorsan?z onu hukukçulara havale etmek yeter. Çünkü bizde hukuk, gerçe?i aramaktan çok kanunlar aras?ndaki formel tutarl?l??a önem tan?yan bir uygulamaya itilmi?tir. Yarg?c?n hareket serbestisi k?s?tlanm??t?r. Bununla hukuku suçlam?yorum. Kanunlardaki esnekli?i de?il, gev?ekli?i vurgulamak istiyorum. Örne?in Atatürk taraf?ndan Cumhuriyetin temeline yerle?tirilmi? bir Tevhidi Tedrisat Kanunu var. Bu kanunun amac? Tanzimat'tan beri ö?retim ve e?itimdeki mektep-medrese ikili?ini kald?rmakt?. Cumhuriyetten önce de zaten yeni medrese açmak ?öyle dursun mevcutlar?n yerini de mektep al?yordu. Tevhidi Tedrisat Kanunu ortada duruyor.

Medrese kökenli k?z ve erkek imam hatip okullar?, gelenekte olmad??? biçimde, say?s?n? ve gücünü artt?rarak bütün fakültelerin kap?lar?n? zorluyor, devlete egemen olmaya çal???yor. Osmanl? tarihinin hiçbir döneminde devlet kadrosu medreseliler taraf?ndan i?gal edilmedi?i gibi, medrese ne iktidar olmu? ve ne de devlete damgas?n? vurmu?tur. Korkunç ve tehlikeli olan Osmanl? devletinde olmayan bir nitelik AKP taraf?ndan devlete kaynak yap?lmak isteniyor. Üniversiteler, ayd?nlar?n da kat?l?m? ile, bu tehlikeyi önlemek için Ankara'da muazzam bir protesto yürüyü?ü yapt?. Bu nümayi? esnas?nda orduya davetiye olarak yorumlanacak bir pankart? gerekçe göstererek rektörlerin a??r ceza mahkemesinde ?imdi emekli olan '146'dan yarg?lanmalar? istenmi?. E?er devletin tarihsel ve geleneksel yap?s?n? de?i?tirmek '146' ya giren bir suçsa, bu suçun maznunlar?n?, Osmanl? devleti döneminde devlete kadro yeti?tiren Enderun mektepleri yerine imam hatip okullar?n? ikame etmeye çal??anlar aras?nda aramak san?r?m gerçeklere daha uygundur...


 
 
'DEVLETS?Z ?KT?DAR'...

?u anda türban? bir simge gibi savunanlar?n amac?, bizim olmayan bir ?eriatla, müteveffa Turgut Özal' ?n temellerini att??? devletsiz iktidar? köklü ve sürekli hale getirmektir. Bu nedenle AKP, devleti devlet yapan bütün kurumlarla kavgal?d?r. Üniversiteleri, YÖK'ü, mahkemeleri, inanç ve özgürlük ad?na zorlamalar? bo?una de?il. TÜB?TAK gibi bilimsel kurumlara kendi adamlar?n? yerle?tirmek amac?yla Ba?bakana özel yetki veren ve muhalefeti s?f?rlayan bir Meclis'le kar?? kar??yay?z. Türban? Avrupa Birli?i'nin himayesine almas?n? talep eden bir D??i?leri Bakan? ile kar?? kar??yay?z:

''Avrupa Birli?i ?lerleme Raporu'' için daha önce 'objektif' yorumu yapan D??i?leri Bakan? Abdullah Gül Türkiye'nin rapordaki eksi hanesinde önemli bir eksik oldu?unu dü?ünüyor. Gül, demokrasi ve insan haklar? alan?ndaki sorunlar listesine türban yasa??n?n dahil edilmemi? olmas?ndan duydu?u rahats?zl??? dile getirdi'' -

(Milliyet, Gül'den AB'ye türban sitemi, 12 Kas?m 2003)


 
 
HASDEM?R OLAYI...

Hükümetin ba??nda bulunan zat da Türkiye'nin en yüksek mahkemesini kar??s?na alarak, yasak oldu?unu bile bile, türbanla mahkeme salonuna giren bir avukat? yarg?c?n salondan ç?karmas?n? k?nayarak ona, milletleraras? mahkemeye ba?vurmas?n? öneriyor: ''Ba?bakan türbanl? Hatice Hasdemir'in duru?madan ç?kar?lmas?n? k?nad?: "Hem kanunda, hem hukukta yeri yok. Bu ideolojik yakla??md?r. Herhalde gerek ulusal, gerek uluslararas? noktada atmalar? gereken ad?mlar? atacaklard?r." Dünyada kendi devletini uluslararas? mahkemeye ?ikâyet eden ne bir ba?bakan ve ne de ülkesinde Anayasa Mahkemesi taraf?ndan yasaklanan bir maddenin kald?r?lmas? için yabanc? bir kurulu?tan destek isteyen bir D??i?leri Bakan?'na rastlamak mümkündür. Sadece bu olay, onlar? kapat?lan sab?k partileri MSP'den daha vahim bir duruma iter. Kanunlar?n i?lerli?ini yitirdi?i, laçkala?t??? toplumlarda, anar?i kendisine en uygun ortam? bulmu? demektir. Kamusal alan kavram? içinde suland?r?lan türban?n as?l tahribat?n? ve içyüzünü protokol kurallar?n? çi?nemekteki ?srarda ve inatta görüyoruz. Çünkü protokol kurallar?n? çi?nemenin ne dinsel inançla ve ne de bireysel özgürlü?ü k?s?tlamakla uzak yak?n bir ilgisi olmad??? gibi kamusal alanla da bir ba?lant?s? yoktur.


 
BOMBA ELLER?NDE PATLARSA

Timur' dan Stalin'e, Fatih Sultan Mehmet'ten Atatürk'e kadar bütün devlet adamlar?n?n, devlet haysiyeti sayarak, riayet ettikleri protokol kurallar?n?, hükümetin ba??nda bulunan bir kimse düzenli ve kas?tl? olarak hiçe sayarsa bunun devlet adaml???na yak???r bir yan?n? bulmaya imkân yoktur. Tarihte protokol kurallar?n?n çi?nendi?i olaylar yok mu? Elbette var: Patrona Halil. Kar?s?n?, Sarayda sultanlar?n kar??lamas?n? istemi?. Bu küstahl???n? harem a?alar? ve Saray yamaklar?, onu bo?makla yan?tlam??. ?imdi bir de bizim Ba?bakan?m?zla onun yard?mc?s? D??i?leri Bakan? Abdullah Gül'ün, d?? ülkelere yapt?klar? resmi ziyaretlerde hem protokolü, hem anayasan?n de?i?mez laiklik maddesini hiçe sayarak, türbanl? e?leriyle Türk devletinin çehresini de?i?tirmeye çal??malar?n? gözümüzün önüne getirelim... Herhalde Patrona Halil'in, e?ini sarayda sultanlar?n kar??lamas?n? istemesi, bunun yan?nda çocukça bir görgüsüzlük say?l?r.

Bir Patrona Halil'i, bir harem a?alar?n?, bir de kendi zavall? halimizi dü?ündüm. Dü?ünme neye yarar... Ya bomba ellerinde patlarsa...

Cumhuriyet, 01.01.2004

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal