* Anlık üyelerarası ileti

Sohbet kutusu bulunamadı.

* Kullanıcı bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* Şu an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 10
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* İstatistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 658
  • stats Toplam Konu: 290
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 141

* Son İletiler/Konular

Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev İşlerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]


Ynt: Görünmez Kazalar Ve Pratik Önlemler Gönderen: uzumbaba
[17 Nisan 2014, 02:20:37]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* İnternette ara

internette Arama

Gönderen Konu: Sahipsiz Öyküler  (Okunma sayısı 2352 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mod_seval

  • Ziyaretçi
Sahipsiz Öyküler
« : 05 Temmuz 2009, 22:31:54 »
Sahipsiz Öyküler

Yıllardır üzerinde düşündüğüm bir şey var,düşünürken beni içine hapis eden ve çıkmamı engelleyen tuhaf bi’şey…

Tarifi gizli çeşitli insan öyküleri…Dinlerken içinden çıkamadığınız,sorguladıkça sizi boğan,kıran,üzen…Çeşitli ve benzer insan öyküleri…Yalnızlıklar,zorluklar,yoksulluklar,acımasızlıklar,şiddet ve diğerleri…


Aklım takılıyor bazen sokakta ki bir çocuğun,bir yetişkin birey’in almış olduğu simite gözlerini dikip öylece bakması…Ardından gözleri içinde beliren umutsuzluk…

ßir yerlerde kendini deniz kıyısına atmış,ßir elde bira diğer el yüz de düşünen suretler…ßol can sıkıntısıyla şehrin her köhne köşesinde teker teker yerine çekilmiş sıkıntılı yürekler…Şehir meydanların da tahta çerceveler ; dünya ile teması bölen cam yığınlarının ardında kalan özlem dolu,hüzün dolu yürekler…

ßir yerler de fenerleri yanıyor gökyüzü’nün…Ulaşılmaz sandığımız ama hep en yakınımız da beliriveren fenerler…Hani ışığı’nın tüm dünyayı aydınlatmaya yettiği ışıklar…ßüyük,küçük,orta fark etmez herkesin kendince garip bir öyküsü var hiç dizgiye girmemiş…

ßir çocuğun hayat içindeki umutsuz ve dolu öyküsünü dinleme fırsatı bulmuştum Afyon Karahisar sokakların da…

Günlerden birin de proje yetiştirme telaşı ile;
ßir elde metre diğer çizim çantası,kol altında sıkıştırılmış kağıtlarla;telaşlı bir şekilde yokuş yolunu tırmanırken çavuşbaş suların da rastladım ona…Aniden önüme çıktı belli ki oda telaşlı bir koşturmaca peşinde…

Eğildim,o telaşla yüzüne baktım ve daha sakin koşması ve dikkat etmesi yönünde küçük bi uyarı da bulundum…

Gözlerime baktı ;

Tamam abla dedi…

Onun abla deyişini duyduğum da gülümsedim ve yanağına bi öpücük kondurarak arkadaşımla yoluma devam ettim…Az ötede durduk,işimiz olan mekan yeri bu köhne ev yığınıydı…ßir süre sonra işimiz bitti geri dönerken o kız çocuğuna yeniden rastlamıştım,bu kez hiç pas vermeyen bir ifadeyle geçen bana ders verircesine ;

-Ablam güle güle…

Arkamı döndüğüm de bana gülümseyen 2 çift göz gördüm…İçimde bir yerlerde bi’şeyler olmuştu;anlamı,tarifi mümkünsüz duygular…ßu kez almış olduğum esenlikten utanırcasına el salladım küçük yüreğime…Şaşkındım,bu kadar ürkek ve cana yakın bir çocuk,hemde hiç tanımadığı halde…Öğrenciydik ve sürekli aynı mekan da uzun süre işimiz olacaktı…Gide gele iyice alıştık birbirimize,daha yola girmeden yukarıdan beklerdi gelmemi,aşağı doğru bi hışımla koşar,elimdekileri her seferin de alma umudu ile karşılardı beni…ßakkaldan her geçişim de onun için bir’şeyler götürür vaziyete geldim…Çalışmalarım da bana yardım dahi ediyordu,tek o değil 2 yakın arkadaş minik mi minik erkek çocuğu da korumalığımı yapıyordu talihsiz afyon sokaklarında…
 

Adı Gülse daha 5 yaşında

Onun hayat öyküsünü öğrenmem onun bana sormuş olduğu

-Okul Nasıl bir yer,okumak güzel mi ?

soruları ile ardından geldi…
ßen bişeyler söyledikten sonra boynunu büktü ve bana okuyamayacağını söyledi…O an şaşırdım…Hayatın pekte gerçek yüzünü bilmiyordum ona göre;düşündüm bu çağda,bu zaman da nasıl olur…Dinlemeye başladım,parlayan o gözleri ile anlatmaya başladı…ßabasının seneler önce onu terk etmesinden,annesinin gerçek annesi olmayışın dan,diğer kardeşleri ve daha niceleri…Her bir cümleyi duyduğum da tüylerim ürperircesine acıdı içim…Okumamasına geldi annesi okutmayacakmış,diğer ağabeylerinin okul masrafları nedeni ile onun okumasının imkansız olduğunu söylemiş ve belli ki pekte düzgün bir ifade ile söylememiş…Korkuyla bakıyordu gözleri her zaman,bir şeyler olduğu pek ala belliydi ama sıkıştırmıyordum sadece sessiz dinliyordum…Mutlu oluyordu ben ne kadar hüzünlenip,üzülüyorsam o da o derece haz alıyordu bundan…ßelli ki birilerinin dinlemesi hoşuna gidiyordu…Derdini dinleyen kimsesi yoktu yanın da…Küçücüktü,daha çok az yıl yaşamıştı ama öyle sözler dökülüyordu ki yüreğinden her biri ölmeye değer…

Günler geçti biz sürekli uğrak mekanına gider gelirdik…Ama bir eksik vardı Gülse yok (!) Aklıma gelmedik şey kalmadı,çok merak ediyordum,her gün bizi bu noktada karşılayan o minik yürek şimdi nerde ! Evine yöneldim,kapısını çaldım…Kapıyı açan 12-13 yaşların da bir erkek çocuğu…Kardeşini sordum adı Gülse olduğu halde

-Gül mü ?
diye kalın bir ses tonuyla cevap aldım…

ßen;
-Evet dediğim de,

-Ne yapacaksın ? diye bir soruyla karşılaştım…

Koşarak bana sarıldı ardından,kücücük bir çocuğun yaşadıkları çok korkunçtu…Kucakladım,birlikte dışarı çıktık,yüzü kızarmış,gözleri ağlamaktan şişmiş,vücudun da çeşitli morluklar…

Kime ne !

Odama girdim,düşünmeye başladım ne yapılabilirdi…Nasıl okula gidebilirdi,bu yaşadığı kötü hayat,mutsuzluk nasıl son bulabilirdi ? ßu ve benzeri tonla soru oluştu kafam da…Sabah tonla soru işareti ile soluğu belediye de aldım,ordan oraya gönderilen bitmiş bir ifadeyle en son durağım olan Afyon 0-6 Çocuk yuvası Koruma derneğin’ de aldım soluğu…ßana gerekli yardımı yapabileceklerini ve anneyle görüşmeleri gerektiğinden,şiddetin belgelenmesi vs.. gibi gerekliliklerden bahis ederek yolladılar…

Annesi ile konuşmaya gittiğimiz de Kadın;

ßir hayli sinirli,kızgın,öfkeli !

Kadının o hallerini görünce kesin gelecek dedim bir kütük kafama,o derece sinirli…Yaklaştı hesap sormaya başladı,babasının ona olan emanetin den,onda kalması gerektiğin den…Türlü türlü saçmalıklar sıralayıp durdu…Ardından tek soru sordum…ßabasının emanetine böyle mi sahip çıktığı ,dövdüğü konusun da ! diyecek bir söz bulamadı…Durumunun zor olduğundan,aslında onu sevdiğinden ama çok zor durumda kaldığından falan değinip,durdu boyna ! ßana ardından garip bir ifade ile şunu sordu ;

-Senin yüzünden alırlar !

Yani tüm kendi yaptığı şiddete,kötülüğe rağmen kendi yüzünden değil de sadece benim yüzümden alırlar,Sırf ben şikayet ettim diye !

İnsan’ın kendi suçu’nun,gerçeklerinin farkında olmaması ne kötü.

* * *
Şimdi gelelim,varalım sonuca;

Öyküsü çok zordu…Yaşanmışlıkları,endişeleri,bu küçük yaşına rağmen yaşadıkları…
Ülkemiz de gülse gibi çok çocuk var…Henüz büyümemiş,büyüme yaşlarında yalnızlığa terk edilmiş,mutsuz,bi çare,bitap düşmüş minik yürekler…Tüm bu sahipsiz öykülerden sadece bir tanesi bu dillerimize gelen,okumamızı sağlayan…

ßüyüğünden,küçüğüne öyküsü acı,yaşamı dram olan,kendisinin bile nerede ve kim olduğunu bilmeyen garip,yalnız,zor yaşam öyküleri…

Hayat içerisin de herkesin sahipsiz bir öyküsü ya da tanık olacağı kimsesiz bir öykü muhakkak vardır…Önemli olan yapılması gereken doğruları yapabilmek ve nokta kadar da olsa yardımda bulunabilmektir…Ülke’nin sahip çıkan insanlara ihtiyacı var…

Tüm Sahipsiz öykülere,mutlu sonlarla tanık olmak dileği ile…

SevaL GÖK
(Yağmur Yüreklim)

03.11.2008
İSTANßUL

 

Sitemap 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38