* Kullan?c? bilgisi

 
 
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

* ?u an aktif olanlar

  • Nokta Ziyaretçi: 29
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* ?statistikler

  • stats Toplam Üye: 28
  • stats Toplam İleti: 657
  • stats Toplam Konu: 288
  • stats Toplam Kategori: 11
  • stats Toplam Bölüm: 58
  • stats En Çok Çevrimiçi: 2029

* Son ?letiler/Konular

Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[12 Mayıs 2020, 17:01:31]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[19 Mart 2019, 00:44:57]


Ynt: Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 02:07:46]


Pratik Bilgiler Gönderen: uzumbaba
[27 Temmuz 2014, 01:55:14]


Ynt: Ev ??lerinde Basit Öneriler Gönderen: uzumbaba
[29 Mayıs 2014, 23:48:15]

* Yönetim

uzumbaba admin uzumbaba
Yönetici

* En Popüler Bölümler

* ?nternette ara

internette Arama

Son İletiler

Sayfa: 1 ... 7 8 [9] 10
81
Kültür ve Sanat / Ynt: Devlet Tiyatrosu'nda 'Kerbela' Aç?l?m?
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 15:58:48 »
Bu ho?görü nefretle alevi diye insanlar?n ellerini do?rayanlara da anlat?lmal? bence !

Ho?görü'ye birilerinin daha fazla ihtiyac? var çünkü.

Gelelim oyuna davet edilen ki?ilere.Kerbela'y? hakk?yla anlamak için o zamana dönü?ler yapmak gereklidir.Bir yudum suya muhtaç kalman?n ne demek oldu?unu bilmeyenlerin kerbala'dan kendilerine do?rusal yönde pay ç?karmalar?n? beklememek gerek.

Gidilmesi gereken bir oyun.Kerbela dan önce  Yang?n Yeri Mara? ve Sivas93 tiyatrolar?'n? izlemi?tim.Tek kelimeyle muhte?emlerdi.?nsan'?n izlerken tüylerini diken diken yap?yor o etki.Kaç?r?lmamas? gereken 2 önemli oyundu bunlarda.Dostlar ve Canlar tiyatrosu'nun düzenledi?i oyunlar'd?.

82
Gündemden Dü?meyen Haberler / Ynt: Hekimhan'da Duru?ma 26 Kas?m'a Ertelendi
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 15:08:43 »
Bu haberin ana fikri;

?nsanlar?n dünya de?i?se de asla de?i?meyece?i'dir asl?nda.

Ayr?mc?l???,örtü?ük beyinleri,yerinde sayan nefretleri belgeliyor bu haber.?nsan'?n bunun nas?l yap?labilece?ini ak?l almas? dahi mümkün de?il.

Kaç?nc? yüzy?la gelmi?iz hala insan ayr?mlar?ndan söz ediyoruz.Bu haberleri Avrupa okudu?un da bize büyük bir kahkaha ile gülüyor,bundan ?üohe etmeyin.Zaten belli de?ilmidir Avrupa ?nsan Haklar? mahkemesine en çok ?ikayette bulunan 3.cü ülkeyiz biz.Ba?? da Irak çekiyor ! Buradan ç?karmak laz?m vahim olan durumlar? ! Demek ki insan? hiçe sayan,umursayan,canl? yerine tutmayan ba?naz,kitleci,ayr?mc? bir ülkeyiz biz !! Bunca olaylar ya?an?yor,man?etler doluyorken birileri alevilerin rahatlad???ndan söz ediyor bu ülke de.??te o zaman gülmek geçiyor içimden.Vaziyet hal bu iken,sözler de alevilerin rahatl???ndan,ülkenin de?i?ti?inden söz etmek hakikaten çok komik.Hiç bir?ey'in de?i?ti?i maalesef ki yok.Bu olayla da insanlar?n zihniyetleri bir kez daha ç?km??tr ortaya.Öyle ki bir yaz?m da belirtmi?tim forum içerisin de Sivas olaylar? tekrar edip ya?ansa,ayn? kafa yap?s?nda ki insanlar o zaman yapt?klar?n? yine ve yeniden yaparlar.Bu nefret'in,ayr?mc?l???n bitece?i bir zaman hiç bir zaman olmad?,olmayacakta.Devlet bunu hissetmiyor edas?nda konu?uyor ama insanlar?m?z sürekli bunun kayg?s?yla ya??yor.Bunun kimse fark?nda de?il mi ? ?? konusun da,yer konusun da türlü her konu da alevi insan? d??lan?yor.Geçenler de alevi oldu?u için i?e al?nmayan arkada??m oldu.Bu mudur alevilerin bu ülkede ki rahatl??? ?imdi ?!

Aleviler için bu devlet bir?ey yapacaksa bu i?e önce beyinlerde ki kara örtüleri kald?rmakla ba?lamal?lar.Yanl?? kesimden ba?l?yorlar çözüm üretmeye.Sorun örtü?ük beyinler içerisindekileri de?i?tirmekte.Alevi insan? zaten tutucu,so?uk,cani bir halk de?il.Sorun bunun aksini dü?ünenleri de?i?tirmekte.Bu toplum bu tür insanlar de?i?tirildi?in de kendine gelecek.O zaman say?lacak alevilerin varl???,o zaman rahat edece?iz.?imdi ki yapmac?k aç?l?mlar fos ç?km??t?r.Bu düzen böyle giderse hiç ?üphem yok devam da edecektir.
83
Serbest Kürsü Bilim Tart??mas? / Ynt: Krizdeki göcmenler
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 14:56:21 »
?sveç Türk ??çi Dernekleri Federasyonu'nun geçinmesine zaman?nda devlet'in de katk? da bulundu?unu belirtiyor yaz? dizisin de.

Merak ediyorum federasyon'a bu yard?m? yapan devlet hangisidir acaba ?

Türkiye Cumhuriyeti mi yoksa ?sveç mi ?


Hangi devlet ise yap?lan yard?m?n neden kesildi?i hakk?nda bilgi almam mümkünmüdür ?

Ayr?ca ?unu da ciddi mana da merak etmekteyim.Normal olarak resmiyette olan her dernek üye aidat'? ile orta da döner.Onun d???nda ki?ilerin özel olarak yapt?klar? ba???lar vard?r.Bunlar?n d???na e?er torpil varsa belediye ya da ilden al?nan yard?mlar? da bu ba???lar içine dahil edebiliriz. (Bunlar tabi her dernek için geçerli de?ildir.Çok az dernek vard?r Türkiye de bu fon'dan yararlanan çünkü; day?s? olan?n i? yapabilece?i bir sistemle çal??maktad?r.)

Ortada ki tüm mebla?'lara bak?l?rsa bir de üzerine derne?in geli?mi?li?i (üye say?s?,getirisi,faaliyetleri vb.)eklenirse bir hayli iyi bir bütçe ç?kmaktad?r ortaya.Bu bütçe'yi yöneten de dernek üzerinde ekonomik ba?lam da dengeyi kurmakla görevli kimselerdir.Dernek zamanla kötüye gitti?i zaman i? buralara gelmeden,dernek üyeleri aras?ndan hiç mi kimse ç?k?p bu nedir dememi? ? Ya da bütçenin hesab?n? sormam?? cidden merak ediyorum.Bir yere üye oluyorsunuz,üye aidat'? ad? alt?nda her ay düzenli para ödüyorsunuz sonra hepsinin zamanla yok oldu?unu ö?reniyorsunuz.Üstelik bir aç?klamas? dahi olmadan.Hadi bunlar? geçelim diyelim üye aidatlar? zaman?nda üyeler taraf?ndan ödenmedi bu s?k?nt? yaratt?.O halde bu tür büyük bir derne?in bulmas? gereken ba?ka ?eyler mutlaka olmal?yd?.Dernekler bir?eyler üretmekle sorumlu kurumlard?r.Onlar?n i?i budur ve yapmak zorundad?rlar.Yap?lan konserlerden dahi sanatç? ücretleri vs. ödendikten sonra pay ç?karabilen kurumlard?r.Bunlar bir derne?in dayan??mas? için önemli ?eylerdir.Bunlar?n eksik oldu?u bir derne?in bunca zaman ayakta durmas? ?a??rt?c? geliyor bana.Bu saat'ten sonra düzeltebilmekte dernek ba??ndakilerin i?levlerine ve zekalar?na ba?l?.Bir?eyler üretemez iseler isim olarakta yok olmalar? maalesef çok yak?n görünüyor.

Öyle ki ba?kanl?k için bile aday olmak isteyen ç?kmam??.Bu da demektir ki dernek inand?r?c?l???n?,sempatizanl???n? çok önceler de yitirmi?.Umutlar?n olmad??? bir yerde düzeltme yapmak çok zordur.
84
Serbest Kürsü Bilim Tart??mas? / Ynt: Krizdeki göcmenler
« Son İleti Gönderen: yusuf eryigit 06 Ekim 2009, 02:49:40 »
Bu haberleri gazeteci Tandogan Uysal,in buradaki sitelere yazdigi yazilardan alinti yaptim.
Bu yazilari haber olsun diye alintilamadim,Rinkeby derneginin icine düstügü durumu digeriyle kiyaslamak istedim.
Madem yeri geldi iki kelam etmekte yarar var.
Dernekler bir zamanlar devletten alabildigine yardim alir bunu nereye harcayacaklarini sasirirlardi.
Bundan dolayida Türkiyeden hem sarkici türkücü getirdiler,hemde konusmaci olarak bol miktarda imam.
Buralara azimsanmayacak paralar harcadilar.
Sonunda degirmenin suyu kuruyunca gemi karaya oturdu.
Ve büyük bir borc altina girdiler.
Simdi bunun zorlugunu yasiyorlar.
Anlatmak istedigim haci hocalar bunlar sayesinde jakuzali bina sahibi oldular.
Türkiyeden adam getirirken demedilerki,yahu biz ne yapiyoruz bu adamlarda bir keramet olsa ülkeyi kurtarirlardi,alemin carik cürügünü biz niye bas taci ediyoruz demediler.
Önlerine gelen vaaz verdi bunlara ve parayi cebisleyen ipi kirdi.
Burada calisip cabalayip is ve meslek sahibi olmayi birakip yillarca vaaz dinlediler ve ancak buraya kadar gelebildiler.
Krizin vurmasiylada yerli perisan oldular.
Simdi dernekte elden gitmek üzere.
Daha önce yine yazmistim,Türk devleti elindeki fazlaligi yurt disina sürünce sikica bunlarin kuyruklarina yapisti.
Haci hoca ve anadil ögretmenleri vasitasiyla kuyrugu cektikce uzatti.
Ne dogru dürüst kendi dillerini konusabildiler,nede bulunduklari ülke dilini.
Sagir gibi yasadilar.
Gelen giden hükümetlerde yaradan sinek gibi beslenince durum böylesi bir hal aldi.
Simdi cirpinma dönemindeler.
Artik  konusmaci getirmek yerine kendileri oturup konusacaklar.
Bedelli askerligide konuyla ilgili olarak yazmistim.
Buda devletin yapistigi kuyrugu birakmayisinin hikayesiydi.
85
Gündemden Dü?meyen Haberler / Hekimhan'da Duru?ma 26 Kas?m'a Ertelendi
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:58:56 »


Hekimhan'da Duru?ma 26 Kas?m'a Ertelendi

Malatya'n?n Hekimhan ilçesi Devlet Hastanesinde Alevi bir kad?n çal??ana kar?? yap?lan ayr?mc? uygulama ve sat?rl? sald?r? iddias? ile ilgili hukuki süreç ba?lad?. Bugün görülen ilk duru?ma sonunda dava delillerin toplanmas? için 26 Kas?m 2009 tarihine ertelendi.

Hekimhan Devlet Hastanesi müdürü Nazmi KURT’un hastane çal??an? Semanur TAKMAZ’la ilgili hastane personeline yönelik "Alevilerin ellerinin de?di?i yenmez, Bu kad?n?n elini bir?eye vurdurmay?n" ?eklinde talimat vermesi ve Semanur TAKMAZ'?n sat?rl? sald?r?ya u?ramas? ard?ndan konu Takmaz taraf?ndan yarg?ya ta??nm??t?. Alevi kurumlar?n?n sert tepkisine neden olan olay Pir Sultan Abdal Kültür Derne?i'nin Hekimhan ve Malatya ?ubeleri ile Hekimhan halk? taraf?ndan k?nanm??t?. ?lk duru?mas? bu gün yap?lan davan?n yaln?zca "Semanur TAKMAZ’?n yaralanmas?" ?eklinde s?radan adli bir olay olarak gösterilemeye çal???lmas? dikkat çekti. Davan?n bu ?ekilde görülmesi sanki Alevilere bir hakaret olmam??, Semanur TAKMAZ herhangi bir sözlü sald?r?ya u?ramam?? gibi gösterilerek olay?n örtbas edilmesi ku?kusunu do?urdu.

Kamuoyunun bildi?i gibi Hekimhan Devlet Hastanesinde özel ?irkette hastane yemekhanesinde bula??kç? olarak çal??an ?brahim GÜR (Müdür Nazmi KURT’un "git söyle bir ?eye dokunmas?n bunlar Alevidir" diyerek S.Takmaz'?n yan?na gönderdi?i ki?i) Semanur TAKMAZ’? sat?r ile elinden yaralam??t?. Mahkeme duru?may? 26 Kas?m 2009 gününe ertelerken Pir Sultan Abdal Kültür Derne?i Malatya ?ube Ba?kan? Nesimi TURHAN davan?n pe?ini b?rakmayacaklar?n? ve Semanur TAKMAZ’?n yaln?z olmad???n? vurgulad?. TURHAN duru?ma ç?k???nda Hekimhan Savc?s?n?n Semanur TAKMAZ’a yönelik hakaret ve ayr?mc?l?k iddialar? ile ilgili görü?mek için Semanur TAKMAZ ve tan?klar? makam?na ça??rtt???n? belirtti. Görü?me sonras? edinilen bilgilere göre, Savc? taraf?ndan dinlenen tan?klar?n Hastane Müdürü Nazmi KURT aleyhine ifade verdikleri ö?renildi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derne?i Malatya ?ube Ba?kan? Nesimi TURHAN, "Malatya da ki kurum temsilcileri ve Hekimhan halk? ile yapt???m?z görü?melerde herkes üzüntüsünü belirtti. Hekimhan halk? Hekimhan'da hiçbir zaman böyle bir olay ya?anmad???n? belirterek, olay?n Hekimhan da ya?anmas?n?n ?a?k?nl?k ve büyük bir üzüntü ile kar??land???n? belirttler." dedi.

Hekimhan'? Alevi-Sünni karde?li?inin en güzel ya?and??? yer olarak ifade eden yurtta?lar ise olay?n ilçelerine maledilmemesini istediler.

KAYNAK : Alevihaberajansi.com - Özgür KAPLAN / Malatya - 1 Ekim 2009

"Alevisin Elini Sürme" Yarg?da

Devlet hastanesi müdürü'nün bir kad?n i?çiyi, "alevidir yapt??? yemek yemez" diyerek mutfaktan uzakla?t?rd??? iddias? ?imdi yarg?da.

?ddialara göre Hastane mutfa??nda çal??an bir kad?n, alevi oldu?u için temizlikle görevlendirildi ve a?ç? ile aralar?nda ç?kan tart??mada sat?rla elinden yaraland?. Kavgan?n ilk duru?mas? bugün görüldü.

23 Nisan 2009 tarihinde hastanede tedavisi yap?ld?ktan sonra polise ifade veren Semanur Takmaz, Hekimhan Devlet Hastanesi mutfa??nda i?çi olarak çal??t???n?, a?ç? ?brahim Gür'ün kendisine hitaben ''Müdür Nazmi Kurt'un talimat?, sen elini yeme?e sürme, temizli?ini yap. Alevinin elinden yemek yenmez'' demesi üzerine aralar?nda tart??ma ba?lad???n? ve Gür'ün sat?rla sald?rarak elini kesti?ini iddia etmi?ti.

Ba?lat?lan soru?turma kapsam?nda ifadesi al?nan ?brahim Gür ise bu iddialar? reddetmi?ti.

Davan?n ilk duru?mas? bugün Hekimhan Sulh Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duru?may? alevi dernekleri ba?kanlar? ve sivil toplum örgüt temsilcileri izledi.

Semanur Takmaz, 23 Nisan 2009 tarihinde i?çi olarak çal??t??? Hekimhan Devlet Hastanesi'nde mezhebi nedeniyle kendisine hakaret edildi?ini, çal??anlardan ?brahim Gür'ün de sat?rla kendisine sald?rarak elinden yaralad???n? savundu.

San?k ?brahim Gür ise olay?n bir mezhep kavgas? olmad???n? kendisinin de ma?dur oldu?unu iddia etti.

Mahkeme delillerin toplanmas? için duru?may? 26 Kas?m'a erteledi
 
KAYNAK : Malatyaertv.com  - 01 Ekim 2009
86
Kültür ve Sanat / Devlet Tiyatrosu'nda 'Kerbela' Aç?l?m?
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:57:23 »


Devlet Tiyatrosu'nda 'Kerbela' aç?l?m?

Kerbela olaylar?n? anlatan oyun yeni sezonda Ankara'da sahne al?yor. Gül, Erdo?an ve Ba?bu? galaya davet edilecek

Devlet Tiyatrolar?'n?n 1 Ekim'de "perde" diyecek olan sahnelerdeki repertuar?na Alevi aç?l?m? damgas?n? vuruyor. Ankara Devlet Tiyatrosu ?ii ve Alevi inan???n?n bel kemi?ini olu?turan 'Kerbela' vakas?n? seyirciyle bulu?turuyor. Kerbela, 90 ki?ilik oyuncu kadrosu, 12 ki?ilik orkestras?, korosu ve otantik müzikleri, dönemin k?yafetleri ve silahlar? ile perde diyecek. Oyun için ba?ta Cumhurba?kan? Abdullah Gül olmak üzere Ba?bakan Tayyip Erdo?an ve Genelkurmay Ba?kan? Org. ?lker Ba?bu?'a davetiyeler gönderilece?i belirtildi. 15 Ekim'de protokol için özel bir gala düzenlenecek. Kerbela oyununun ilk sahnesi Hz. Ali'nin öldürülmesi ile ba?l?yor. Oyunda sava? sahneleri, Hz. Hüseyin ve sevenlerinin direni? öyküsü anlat?lacak. Hz. Muhammed'in, "Ehlibeytime dokunma" mesaj? oyunun en çarp?c? bölümlerinden. 12 saatlik provalarla 1 Ekim'e haz?rlanan 'Kerbela', Ankara Devlet Tiyatrosu'nun Çay Yolu Cüneyt Gökçer Sahnesi'nde sergilenecek. Yunus Emre Büyük Ödülü'nün sahibi Ali Berktay taraf?ndan 1996'da yaz?lan 'Kerbela' oyunu üzerinde titiz bir çal??ma yürütüldü. Tiyatro profesörü diye adland?r?lan Metin And'?n ara?t?rmalar?, bu konuda yabanc? dillere çevrilen 'taziye' metinleri ve yabanc? ara?t?rmac?lar?n kitaplar?, Kerbela ile ilgili efsane ya da mitolojik eserler, tarihi bilgiler, ?ranl? Faruk Gaffar ile görü?meler yap?ld?.



'ALEV? DEDELER? METN? OKUDU'

Oyunun yönetmeni Ay?e Emel Mesci, SABAH'a, "?slam tarihi gerçekli?i içerisinde, ho?görü, sevgiyi anlat?yor. Kin ve öfkenin insanlar? nereye kadar ötürece?ine i?aret ediyor. ?ktidar h?rs?n?n y?k?c? oldu?una dikkat çekiliyor. Sevgi ve karde?lik duygusunun yerini hiçbir ?eyin alamayaca?? vurgulan?yor" dedi. Mesci, Hz. Hüseyin'i "O dönemin devrimcisi, ho?görülü bir devrimci. Büyük bir direni?çi" diye tan?ml?yor. Oyun yazar? Ali Berktay ise "En ufak hatay? kald?racak bir ayr?nt?y? göz ard? etmemek gerekiyordu. Bunu yapt?k. Üzerinde çok çal??t?k. En son halini Alevi dedelere okuttum. Kerbela korkunç bir olay. Hz. Hüseyin'in öldürülmesinden sonra bir dönüm noktas? oldu?unu vurgulamaya çal??t?k. Gerçekten çok etkileyici" dedi.

'B?Z DE AÇILIM YAPALIM'

?ark?c? ?ivan Perver, demokratik aç?l?m sürecinde, "Kürtlerin de bir aç?l?m haz?rlamas? gerekti?ini" söyledi. Londra'da sahne olan sanatç?, kendisini dinlemeye gelenlere hitaben, "Meseleyi biz geni?letmeliyiz. Kürtlerin de bir aç?l?m haz?rlamas? gerekiyor. Ulusal bir birlik yaratmak gerekiyor" diye konu?tu. ?ivan Perver Kürtçe ba?lad??? konu?mas?na, salondaki ço?unluk taraf?ndan anla??lmay?nca Türkçe devam etti. 'Dilimiz elden giderse yok oluruz' dedi.

SABAH - Hülya KARABA?LI - 29.09.2009

Devlet Tiyatrosu’nda ‘Kerbela’

Devlet tiyatrolar?nda Kürtçe aç?l?m?ndan sonra ?imdi de Kerbela aç?l?m? gündemde. 1 Ekim’de yeni sezon için perdelerini açacak olan Ankara Devlet Tiyatrosu ?ii ve Alevi inan???n?n bel kemi?ini olu?turan ‘Kerbela’ vakas?n? i?leyecek. Kerbela, 90 ki?ilik oyuncu kadrosu, 12 ki?ilik orkestras?, korosu ve otantik müzikleri, dönemin k?yafetleri ve silahlar? ile sahnelenecek. Oyun için ba?ta Cumhurba?kan? Abdullah Gül olmak üzere Ba?bakan Tayyip Erdo?an ve Genelkurmay Ba?kan? Org. ?lker Ba?bu?’a davetiyeler gönderilece?i belirtildi. 15 Ekim’de protokol için özel bir gala düzenlenecek. 12 saatlik provalarla 1 Ekim’e haz?rlanan ‘Kerbela’, Ankara Devlet Tiyatrosu’nun Çay Yolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde sergilenecek. Kerbela oyununu Yunus Emre Büyük Ödülü’nün sahibi Ali Berktay 1996’da yazd?.

EVRENSEL - (KÜLTÜR SERV?S?) - 30.09.2009

Ankara'da Perdeler "Kerbela" ile Aç?l?yor
Ankara Devlet Tiyatrosu yeni sezonda, 7'si yeni 18 de?i?ik oyunla Ekim ay? boyunca 195 temsil verecek. ADT perdelerini, Ali Berktay'?n yazd??? ve Ay?e Emel Mesci'nin yönetmenli?ini yapt??? "Kerbela" adl? oyunun dünya prömiyeri ile 1 Ekim Per?embe günü açacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu'nun 2009-2010 repertuar?nda; dünyada ilk kez sahnelenecek oyunlar?n yan?s?ra yazarlar?n ilk kez seyirci kar??s?na ç?kacak eserleri de yer al?yor. Bu oyunlardan, "Kerbela", "Hünkar ile Mimar", "Anam Bac?m Avrad?m", "Gizler Çar??s?", "Geç Kalanlar" ve "Krem Karamel" dünyada ilk kez; "Isl?kç?" ise Devlet Tiyatrolar?'nda ilk kez ADT taraf?ndan sahnelenecek. ADT, Ekim ay? boyunca, 7'si yeni 18 de?i?ik oyunla 195 temsil verecek. Tiyatro sezonun ilk temsilini ise Ali Berktay'?n yazd??? ve Ay?e Emel Mesci'nin yönetmenli?ini yapt??? "Kerbela" adl? oyunun dünya prömiyeri ile1 Ekim'de yapacak.

Oyun, Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi'nde 2-17 Ekim tarihleri aras?nda da temsil edilecek. Dekor tasar?m? Murat Gülmez'e, giysi tasar?m? Hale Eren'e, ???k tasar?m? Ersen Tunççekiç'e, müzi?i Tahsin ?ncirci ve dans düzeni Ay?e Emel Mesci'ye ait oyunda; Alpay Ulusoy, Alper Tazeba?, Aysel Çakar Kara, Cüneyt Arif Soysalan, Çetin Azer Aras, Erdinç Gülener, Ersin Ayhan, Gül Gökçe, Kurtulu? ?akira?ao?lu, Leyla Gülener, Nihat Hakan Güney, Nurtekin Odaba??, Osman Nuri Ercan, Oya Odaba??, Ötüken Hürmüzlü, Rengin Samurçay, Selçuk Özdo?an, Serdar Kayaokay, Umut Karada? ve Volkan Benli rol al?yor.

Haberx.com - (ANKA) - 29.09.2009
87
Kültür ve Sanat / Hamdullah Çelebi'nin Savunmas?
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:54:54 »
Hamdullah Çelebi'nin Savunmas?*

AL? BALKIZ / EVRENSEL

?smail Özmen ile Yunus Koçak’?n haz?rlad?klar?, “Hamdullah Çelebi’nin Savunmas?” adl? kitap, Padi?ah 2.Mahmut döneminde, Yeniçeri Oca??’n?n la?vedilmesi (1826) ve sonras?ndaki olaylar? konu ediniyor.

2. Mahmut; Mevlevî, Nak?ibendi, Celvetî, Sadî, Kadrî vs. ehli sünnet ve cemaat tarikatlar?n ?eyhlerinden olu?an bir kurul kurarak (ki bunlar?n ?ikayetleri üzerinedir), Alevi-Bekta?ileri namaz k?lmad?klar?, oruç tutmad?klar?, dolay?s?yla “?slaml?ktan uzakla?t?klar?” gerekçesiyle; Sancak Beylerine ilçe kaza merkezlerindeki kad?lara emirname (Ferman) yollar: ?er’iat? ?slam Mahkemeli Kurum. (Günümüzdeki s?k?yönetim-ola?anüstü dönem mahkemeleri gibi.) ?eriat?n gere?i olarak, bütün Bekta?i tekkelerini y?k?n, yok edin, postni?in ve Baba Dedeleri, Dervi?leri, ayr?ca Hac? Bekta? Dergah? Çelebisi ?eyh M. Hamdullah’? ve Dergah?n Mütevelli heyetini olu?turan ki?ileri idam edin. Asla tereddüt etmeyin. Bütün Bekta?i tekkelerini silin. Bu dinsiz toplulu?u yok edin. Dinin de emri budur. Temizleyin, tepeleyin, defterlerini dürün. Mallar?n?, mülklerini al?n Beytül mala (Hazine) kat?n. (12 Eylül’de D?SK ve di?er kurumlar?n mallar?na, binalar?na el konuldu?u gibi)...

Ferman, ?eyhülislâm Mevlana Muhammed Tahir’den al?nan fetvalarla da desteklenmektedir.

- “…?eylik eden ve ya?ayanlar zalimlik edip, içki içip günah i?leseler, ars?zl?k etseler, ?slam padi?ah?n?n bunlar?n tümünü ba?ka yerlere göndermesi (sürgün) uygun olur mu?”

- “Elbette olur.”

- “…Tekke, zaviye, dergah mütevellisinin idam edilmesi, dini ?slam ?eriat?m?za göre caiz olur mu?…”

- “Elbette olur.”

- “Rafizi ve Allah tan?maz bu topluluklar için ?eriat kanunlar?na göre idamla cezaland?r?lmalar? uygun olur mu?”

- “Elbette olur.”

(Kenan Evren’in zaman?nda ?eyhülislam yoktu ama miting meydanlar?nda eline al?p sallad???, zaman zaman aç?p içinden ayetler okudu?u Kuran-? Kerim vard?.)

Temel amaç, Yeniçeri Oca??’n?n kapat?lmas?d?r.

K??lalar? ate?e verilir.

6 bin Yeniçeri öldürülür, Zabin’i sürgün edilir. Belgrad Ormanlar?’na s???nanlar? ate? beklemektedir. Orman ku?at?l?r, dört bir yandan ate?e verilir. Binlercesi yanarak ölür. (Mad?mak’ta da böyle olmu?tu. Ku?atma-ate?-35 can...) Bu katliamda 3 bin 500’den fazla medrese talebesi de görev al?r. Cevdet Pa?a’n?n “Yobazlar” diye niteledi?i bu talebeler, “pençeli, yürekli, imanl? gençlerdir; ba?lar?nda da hocalar? vard?r”.

Yeniçerilerin de defteri dürülünce s?ra ba?ta ?stanbul olmak üzere Anadolu, Trakya, M?s?r, Suriye, Arabistan, Bulgaristan, Yunanistan, Girit, Arnavutluk, Romanya, Macaristan ve Yugoslavya’daki Alevi-Bekta?i Dergah?, Tekke, Zaviye ve Hankahlar?na gelir. 6679 adet mekan-mekan yak?l?p yok edilir. Mütevellileri, mensuplar?, gönüllüleri ya idam edilir, ya hapse at?l?r (Köstence, E?riboz, ?stanbul, Had?m, Kütahya hapishaneleri), ya da sürgün edilirler.

Bugün bunlar?n içerisinde Alevilerce ziyaret edilen, kurban kesilen, törenler düzenlenen, dergahlar ve türbeler de vard?r. Antalya-Abdal Musa, Hac?bekta?-Bal?m Sultan, ?mranl?-Cö?ü Baba, Divri?i-Garip Musa, Bursa-Geyikli Baba, Budape?te-Gülbaba, ?zmir-Hamza Baba, K?r?kkale-Hasan Dede, Ankara-Hüseyin Gazi, Antalya-Kafi Baba, Çorum-Karadonlu Can Baba, Tokat-Keçeci Baba, Gümü?hac?köy-Pir Ali Bircivan, Merzifon-Piri Baba, Hac?bekta?-Sersem Ali Baba, Divri?i-Seyid Garip Musa, Eski?ehir-Seyit Battal Gazi, Seydi?ehir-Sultan ?ucaeddin Veli, Mecitözü-Teslim Abdal, Çam??h?-Hüseyin Abdal, Tokat-Hubyar Sultan, Sivas-Masumlar Tekkesi gibi...

?stanbul’da ise Rumeli Hisar?’ndaki ?ehitlik, Öküz Liman?, Karaa?aç (Bugün AKP ?stanbul il binas? bu tekke arazisi üzerine in?a edilmi?tir) Yedikule, Sütlüce, Eyüp, Üsküdar, Merdivenköy, Çaml?ca dergahlar? yerle bir edilir.

Yerle bir edilmeyen dergahlara ise Mevlevi, Nak?ibendi, Celveti, Kadri ?eyhler atan?r.

Kimi dergah yöneticileri ise tövbeye davet edilir. Tövbe edip dönenler Sünni tarikatlardan birine geçerek yerlerini korurlar.

Aradan geçen bunca y?la kar??n, sormak gerekmez mi?..

Sahi, de?i?en nedir?..

* Hamdullah Çelebi’nin Savunmas?, ?smail Özmen-Yunus Koçak, 2. Bask?, Ekim 2008, Ankara.

EVRENSEL - 02.10.2009
88
Güncel Haber Bölümü / Munzur'u Kurtarma Mitingine ?stanbul'dan Ça?r?
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:53:08 »
Munzur'u kurtarma mitingine ?stanbul'dan ça?r?

Munzur Nehri üzerinde yap?lan Uzunçay?r Baraj?n? protesto etmek için Tunceli'de 10 Ekim'de 'Dersim'de barajlara kar?? insan seti' slogan?yla yap?lacak olan mitinge kat?l?m ça?r?s? yap?ld?.


Tunceli Dernekleri Federasyonu (TUDEF), Munzur Çevre Derne?i, Munzur Ayd?nlar ve Sanatç?lar Platformu (MASAP), Alevi Bekta?i Federasyonu, Pir Sultan Abdal Dernekleri ?stanbul ?ubeleri ve Özgür Demokratik Alevi Hareketi (ÖDAH), Munzur Nehri üzerinde yap?lmas? planlanan Uzunçay?r Baraj? projesine kar?? 10 Ekim'de Tunceli'de yap?lacak olan mitinge ça?r?da bulunmak için TMMOB Makina Mühendisleri Odas?'nda bas?n toplant?s? düzenledi.

Sanatç? Ferhat Tunç'un da kat?larak destek verdi?i toplant?da konu?an TUDEF Yönetim Kurulu Üyesi H?d?r Eren, Uzunçay?r Baraj? ile beraber sadece suyun de?il, do?an?n, insan?n kirlenmesi, yok edilmesi için büyük bir ad?m at?ld???n? belirterek, çevreye verece?i zararlarla beraber kolera, tifo, s?tma ve dizanteri gibi hastal?klar?nda ça?r?c?s? olaca??n? söyledi. Eren, 'Bu gün suyun ve do?an?n yok edilmesine ve derelerin soyk?r?m?na zemin haz?rlayan yasal düzenlemeler, kesin olarak kamu vicdan?na ayk?r?d?r' dedi. Erdem 'soyk?r?m' olarak niteledi?i baraja kar?? herkesi 10 Ekim'de 'Dersim'de Barajlara Kar?? ?nsan Seti' slogan? ile düzenlenecek olan mitinge ça??rd?.

Erdem'in kurumlar ad?na yapt??? ortak aç?klaman?n ard?ndan konu?an Sanatç? Ferhat Tunç ise Alevi Çal??tay? yaparak Alevili?i ya?atmaya çal??an hükümetin Alevili?in inanc? ve felsefesinin merkezi olan Munzur'u yok etmeye çal??t???n? söyledi. Barajlar?n as?l amac?n?n 'Dersim'i yok etme plan?' oldu?unu belirten Tunç, '10 Ekim önemli bir ad?m. Dersim'e akmal?y?z. Bundan sonraki süreçte de k?y?ma kar?? Dersim'liler Dersim'e akmal?d?r' dedi.

Gundemonline - ?STANBUL-D?HA - 4 Ekim 2009
89
Siyaset Bölümü / Laiklik ve Din E?itimi
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:51:07 »
Laiklik ve din e?itimi

Rahmi Y?ld?r?m / Sendika.org 
 
Ergenekon davas?, Kürt sorununda “tarihi f?rsat” derken Türkiye’nin çok temel bir sorununa ili?kin öneri hiç tart???lmadan gündemin arka s?ralar?nda kald?. Yüksek Ö?retim Kurumu YÖK’ün üniversiteye giri?te imam hatip liseleriyle genel liseleri e?itleyen katsay? karar?ndan sonra herhalde din dersleri ve Kur’an kurslar? önerisi de tart??ma gündemine gelir.

Öneri, daha do?rusu fikir YÖK Ba?kanvekili Prof. Dr. ?zzet Özgenç’ten geldi. Özgenç, Diyanet’in açt??? Kur’an kurslar?n? pedagojik ve sosyolojik bak?mdan onaylamad???n?, devletin din e?itimi vermesinin laiklik ilkesine ayk?r? oldu?unu belirterek, tarikat ve cemaatlerin dernekle?erek özel hukuk ki?ileri olmas? halinde özel ö?retim kurumu açarak din e?itimi verebileceklerini söyledi. (Radikal, 11 Temmuz 2009)

YÖK Ba?kanvekili’nin sözleri gerçekten de Türkiye’nin çok temel bir sorununa i?aret ediyor ve kendince çözüm yolunu da gösteriyor. Özetle, laik devlet din e?itimi vermemeli, din e?itimi tarikat ve cemaatlere b?rak?lmal?.

Soruna laiklik ve din e?itimi penceresinden bak?ld???nda te?hise ve çözüme kar?? ç?kmak kolay görünmüyor. Peki, sorun ve çözüm yolu bu denli basit mi? Din e?itimi cemaatlere b?rak?l?nca sorun çözülmü?, Türkiye laikle?mi? mi olacak?

* * *

Laiklik nedir?

Türkçeye Frans?zcadan aktar?lm?? laik terimi eski Yunancadaki laikos ve Latincedeki laicus sözcüklerinin kökünü olu?turan laos’tan gelir. Laos ise halk demektir, yani dinsel bir s?fat? ve görevi olmayan ki?i ve kurumlar? anlat?r. Demos sözcü?ü de Latincede soylular d???ndaki s?radan halk? ifade eder. ??te laiklik, etimolojik anlam?na uygun olarak din alan? ile dünya ve kamu i?leri alan?n?n, ilahî egemenlik alan? ile be?erî egemenlik alan?n?n ayr?lmalar?, birbirlerine kar??mamalar?d?r. Demokrasi de yönetim erkinin halka geçmesidir.

Siyaset düzleminde laiklik, devlet ile dinin birbirlerinden ayr?ld?klar?; dinin devlete, devletin dine kar??mad???; devletin inanmayanlar dahil bütün inanç gruplar?na e?it mesafede durdu?u rejimi ifade eder. Bu ba?lamda devlet kamu yönetiminde hiçbir dini referans almaz, bir dinin savunuculu?unu ve propagandas?n? yapmaz, bir dine ayr?cal?k sa?lamaz, yard?mda bulunmaz.

Bir yönetim ilkesi olarak da laiklik, din ve inanç ya da inançs?zl?k özgürlü?üdür; ki?ilerin inanç ya da inançs?zl?ktan dolay? k?nanmamalar?, ayr?ma tabi tutulmamalar?, diledikleri gibi ibadet edebilmeleri, ba?kalar?na zorla dayatmamak ko?uluyla inançlar?n? ya?amalar? ve savunabilmeleridir. Ö?retide devlet, din ve inanç özgürlü?ünü korumakla yükümlüdür; bu özgürlü?e ancak kamu düzeniyle çat??ma durumunda s?n?r koyabilir. Örne?in, baz? dinlerin kabul etikleri cinsel ayr?mc?l?k ve çok kar?l? evlilik kamusal alanda kabul edilmez, din özgürlü?ü ad?na korunmaz.

Bu içeri?iyle laiklik Bat? dünyas?nda Katolik Kilisesi’nin siyaset ve toplum üzerindeki kat? bask?s?na, dinsel dogmalar?n felsefe, bilim, sanat, bireysel-sosyal hayat üzerindeki bask?s?na kar?? geli?en Rönesans ve Ayd?nlanma sürecinde somut gerçeklik kazand?. Ayd?nlanma sürecinde laikli?in savunuculu?unu Kilise’nin himayesindeki feodal hegemonya ve ayr?cal?klara kar?? ç?kan burjuvazi üstlendi. Burjuvazi, feodaliteyi tasfiye edebilmek için kendi kültürel, siyasal, ideolojik özlemlerine uygun olarak Kilise’yi geriletme, egemenli?in kayna??n? ve kullan?l???n? dünyevile?tirme, bilim ve sanat? dinden özgürle?tirme mücadelesi verdi. Bu mücadele sonunda siyaset, hukuk ve devlet Tanr?’dan geldi?i söylenen emirlerle de?il, insan?n ç?kard??? yasalarla düzenlenir oldu.

Bu içeri?iyle laiklik, yönetim erkinin halka geçmesinin de önko?ulu haline geldi. Belirtmeli ki laiklik tek ba??na demokrasi de?ildir. Demokrasi, yani dünyevi iktidar?n Tanr?’dan halka geçmesi ayr?ca uzun soluklu bir s?n?flar mücadelesini gerektirmi?tir.

Laiklik bu ?ekilde tan?mland???nda demokratik devletin din e?itimi vermesinin, din görevlisi yeti?tirmesinin laiklik ilkesine ayk?r? oldu?u kendili?inden anla??l?r. Bununla birlikte demokratik laik devlet, bireylerin dinî e?itim ve ö?retim hakk?n? da güvence alt?na almakla yükümlüdür. ??te bu noktada burjuvazinin feodaliteyi alt ettikten sonra hem anas? hem ebesi oldu?u laikli?e nas?l s?rt çevirdi?i de ortaya ç?kar. Bat? burjuvazisi hegemonyas?n? peki?tirdikten sonra feodal-dinsel gericili?i sahiplendi; Türk burjuvazisi de ondan geride kalmad?. Laikli?e en a??r darbeler burjuvazi taraf?ndan vuruldu, ayr?mc?l???n ve dinsel asimilasyonun en beteri burjuva devletler taraf?ndan uyguland?.
 
* * *

Türkiye laik midir?

Türkiye’de din e?itiminin laiklikle ba?da??p ba?da?mad???n? tart??maya geçmeden önce devletin laik olup olmad???n? saptamak gerekir.

Türkiye’de modernle?menin ideolojisi ve siyaseti olarak laiklik ve demokrasi Bat?’daki gibi geli?medi. ?slamiyet’in uhrevî-dünyevî, ilahî-be?erî, din-devlet ayr?m?na kapal? olmas?, ibadeti düzenlemekle yetinmeyip bireysel ve toplumsal hayat? ayr?nt?l? olarak düzenlemesi, sosyal ve siyasi hayatta etkisizle?tirilmesinin önünde bir engeldi. En önemli zorluk ise Türkiye’nin Bat?’daki gibi sanayile?me devriminden geçmemesi, laikli?i ve demokratikle?meyi sahiplenecek burjuva s?n?f?n?n geli?memesi, modernle?menin yar? sömürgele?me süreci olarak ya?anmas?, ortaya ç?kan sermaye s?n?f?n?n zay?fl??? ve i?birlikçi karakteriydi. Türk sermaye s?n?f?n?n talihsizli?i Bat? burjuvazisinin devrimci karakterini yitirdi?i, feodal-dinsel gericili?i sahiplendi?i ça?da dünyaya gelmesiydi.

Türkiye’de modernle?menin, yani kapitalistle?menin iki yüzy?la yakla?an mazisine kar??n, modernle?menin yar? sömürgele?meye dönü?mesi laikli?in de kaderini belirledi. Osmanl?’da ?er’i hukukun yan? s?ra dünyevî kaynakl? örfî hukukun da varl??? laikli?in geli?mesine elveri?li bir zemin olu?turuyordu. Buna kar??n laiklik Bat?’daki gibi toplumun ve siyasetin dinden özgürle?mesi olarak geli?medi. Kurtulu? Sava?? döneminde Halife’nin i?galcilerle ayn? safta olmas?, teokrasinin a??lmas?n? ve ulus devletin kurulmas?n? kolayla?t?rd?. ?slam dininde Kilise gibi merkezî hiyerar?ik bir yap?n?n bulunmamas? da laiklik reformunu kolayla?t?r?c? bir etki yapt?. Ancak elveri?li zemine kar??n laiklik kurumla?amad?. Ne devlet dinden elini çekti ne de din devletten.

Halifelik kurumu ile ?eriye ve Evkaf Vekâleti’ni kald?rmas?na, devletin dininin ?slam oldu?u hükmünü anayasadan ç?karmas?na, laikli?i anayasal ilke haline getirmesine, yani hukuk ve siyaseti dinden ar?nd?rmas?na kar??n Türkiye Cumhuriyet asl?nda laik bir devlet olarak yap?lanmad?. Laiklik uyar?nca din ve devletin birbirlerinden ayr?lmalar? gerekirken Türk tipi laiklikte din ve devlet birbirlerinden hiçbir zaman ayr?lmad?lar. Devletin dine, dinin devlete kar??mamas?, devletin inanmayanlar dahil bütün inanç gruplar?na e?it mesafede durmas? gerekirken, Türk tipi laiklikte devlet belirli bir ?slam yorumunu (Sünni–Hanefi ?slam?) resmî din olarak kabul etti. Yasalarda devletin dininin Sünni ?slam oldu?una ili?kin aç?k bir hükme yer verilmese de devlet, ?eriye ve Evkaf Vekâleti’nin yerine kurdu?u Diyanet ??leri Ba?kanl??? arac?l???yla, hutbelerin içeri?ine var?ncaya kadar bütün dinî faaliyetleri Sünnili?in çerçevesine s?k??t?r?p denetim alt?na ald?. ?slam dininde H?ristiyanl?ktaki gibi özerk örgütlenme gelene?inin bulunmamas?, tarikat ve cemaatlerin hep devletle iç içe ya?amalar?, devletin dini denetim alt?na almas?n? kolayla?t?rd?. Denetim, giderek Sünnilik d???ndaki inanç gruplar?n?n asimilasyonu boyutuna vard?r?ld?. Tarihsel bir ironi olarak, bu i?reti laiklik, “Türkiye laiktir, laik kalacak!” diye sloganla?t?r?ld?.

Resmî olarak varl?klar? kabul edilmeyen cemaatler, devletle çat??ma görüntüsüne kar??n alaturka laikli?e, ba?örtüsü yasa?? d???nda ciddi bir itirazda bulunmad?lar. ?tiraz etmek ?öyle dursun, sol siyasete kar?? “laik” devletin ye?il ku?ak politikas?na gönüllü mücahit yaz?ld?lar. 12 Eylül darbesinden sonra din derslerinin zorunlu hale getirilmesini, Alevi köylerine cami ve imam politikas?n? alk??layan cemaatler, faaliyetlerine göz yumuldu?u ölçüde kendileri üzerindeki k?s?tlamalara dahi ciddi bir itirazda bulunmad?lar. Cemaatler, zorunlu din dersleri, imam hatip okullar? ve Diyanet ??leri Ba?kanl??? sayesinde zahmetsizce kitle ve kadro e?itim çal??mas? yapt?lar, mücahit yeti?tirdiler. Nihayet içlerinden cumhurba?kan? ve ba?bakan ç?kard?klar? günleri gördüler.

Sünni tarikat ve cemaatlerin koalisyonu iktidar partisi de ba?örtüsü yasa?? ve imam hatip mekteplerinin üniversiteye giri?te katsay? sorunu d???nda alaturka laikli?e hiçbir itirazda bulunmad?. ?tirazda bulunmad??? gibi zorunlu din derslerini, imam hatip okullar?n?, Diyanet ??leri Ba?kanl???’n? daha da tahkim etti, resmî inanç d???ndaki topluluklara yönelik asimilasyon politikas?n? aynen sahiplendi. Katsay? engelini nihayet kald?ran iktidar partisi, ?imdi sureti haktan görünerek, üstelik bir de demokratik ve laik e?itim söylemiyle, tarikat ve cemaatleri yasalla?t?rmay? hedeflemektedir. Tarikat ve cemaatler yasalla?t?klar?nda, zorunlu din dersleri, imam hatip okullar? ve Diyanet e?itiminin yan? s?ra tarikat ve cemaatler eliyle din e?itimine ba?lanmas? sürpriz olmayacakt?r.

Ba?a dönüp soruyu yinelemeli: Cemaatler yasalla?t?klar?nda, din e?itimi cemaatlere b?rak?ld???nda sorun çözülmü?, Türkiye laikle?mi? mi olacak?

Sendika.org - 24 Temmuz 2009
90
Güncel Haber Bölümü / 4. Alevi Çal??tay? Sunumu
« Son İleti Gönderen: SevaL_24 06 Ekim 2009, 00:49:44 »


4. Alevi Çal??tay? Sunumu

LDT Alevi Bekta?i Ara?t?rmalar? Merkezi Direktörü ?enol Kaluç'un 4. Alevi Çal??tay?'ndaki Sunumu:

"Aleviler için çok önemli bir gün olan A?ure günü resmi tatil olmal?d?r"


Öncelikle bu toplant?ya kat?lan herkese sevgiler, sayg?lar.

Hükümetin ba?latm?? oldu?u bu Alevi çal??taylar? süreci her ne kadar çok yava? ilerlemekte ve Aleviler için pek fazla bir ?ey yap?lm?yor gibi gözükse de psikolojik ve sosyolojik aç?dan çok önemli bir k?r?lma noktas?n? ifade etmektedir. Bu aç?l?m çal??malar?n?n AK Parti gibi a??rl?kl? olarak Sünni ve muhafazakar tabana sahip bir parti taraf?ndan gerçekle?tiriliyor olmas? da ayr?ca anlaml? ve önemlidir.

Ak Partinin bu giri?imi Alevilerle Sünniler aras?ndaki ili?kinin normalle?mesi ad?na bir ?anst?r. Çünkü bu partinin böyle bir çal??ma yapmas?, Alevili?e olumsuz aç?dan bakmay? içselle?tirmi? ve al??kanl?k haline getirmi? önemli bir kesimin tavr?n? sorgulamas?na, kar??l?kl? anlama ve dolay?s?yla normalle?me sürecine katk?da bulunacakt?r.

Sünni muhafazakarlar aç?s?ndan Alevili?in görünür hale gelmesi san?ld??? kadar kolay ve hemen kabul edilebilir bir süreç de?ildir. Bu nedenle Aleviler için yava? geli?en bu süreç Sünni toplumunun da kendisini psikolojik olarak haz?rlamas? için gerekli bir durum olarak kar??m?zda durmaktad?r. Geçmi?te Alevilere yap?lan zulmün dini veriler kullan?larak kabul edilebilir k?l?nd??? bir toplumun bugünden yar?na bundan vazgeçmesini beklemek pek anlaml? de?ildir. Ancak k?sa vadede politik olarak sonuca ula?masa bile, çözüm yolunda mutlaka geçilmesi gereken bir a?aman?n yolunun aç?lm?? olmas? bak?m?ndan bu giri?imin desteklenmesi bar?? ve normalle?me isteyen herkes için bir gereklili?i ifade etmektedir. 

Alevilerin talepleri ana hatlar?yla bellidir. Bu konularda at?lacak ad?mlar zamana yay?labilir. Yine de öncelikli olarak at?lmas? gereken bir tak?m ad?mlar vard?r. Burada önemli olan konunun sadece Alevilik de?il, bir temel insan haklar? ve inanç özgürlü?ü konusu olarak ele al?nmas?d?r. At?lacak ad?mlar ülkemizdeki tüm dini inanç gruplar?n?n sorunlar?n? çözecek ve zorlay?c?, dayat?c? de?il; kayna?t?r?c? ve çat??may? aza indiren demokratik ve seküler bir sistemin yerle?tirilmesine vesile olmal?d?r.

Mad?mak oteli bu aç?l?m sürecinde önemli bir simge durumundad?r. Buras? Türkiye toplumunun vicdan?nda bir hesapla?man?n yeri olmal? ve toplumsal uzla??n?n mekân? haline getirilmelidir. Sünniler her hangi bir çekinceye dü?meden bu insanl?k ay?b?n? lanetleyebilmelidirler. Bugün bile ülkemizde çok önemli bir kesim Sivas Mad?mak olay?n? k?nar gibi gözükürken bile olay?n “adi suç” boyutunu ele?tirmekte ama gerçek bir yüzle?meden kaç?nmaktad?r. Hükümet Sivas olaylar? ve benzeri olaylar konusunda toplum vicdan?n? rahatlatacak bir operasyon ba?latmal? ve tüm toplumu her yönü ile bu olaylarla yüzle?tirmelidir. Olaylar?n arkas?nda kim ya da kimlerin oldu?u aç?kça ortaya konmal?d?r. Ortaya ç?kacak tablo pek çok taraf? memnun etmese bile en az?ndan devlet 1993’te yapamad???n? bu gün yapmal? ve sorumlular?n? aç?k bir ?ekilde ortaya koyup en a??r ?ekilde cezaland?rmal?d?r. E?er böyle bir hesapla?ma yap?l?r ve sorumlular cezaland?r?l?rsa Türk toplumundaki çat??ma en aza indirilmi? olur. Toplumdaki psikolojik duvarlar?n y?k?lmas? gerekmektedir. Bu süreçte kanaat önderlerinin ne dedi?i hak, hukuk ve adaletten daha önce gelmektedir. Bu nedenle toplumun önde gelen liderlerinin bu konularla ilgili atacaklar? demokratik ve insani ad?mlar normalle?me sürecinin en önemli itici gücü olacakt?r.

Öncelikli halledilmesi gereken sorunlardan birisi de Aleviler için ya?amsal bir sorun olan Cemevlerinin hukuki statüsünün halledilip maddi sorunlar?n?n a??lmas?d?r. Tarihsel olarak Cemevinin ibadethane olup olmamas? kimsenin ve özellikle de devletin sorunu olmamal?d?r. Modernle?me sürecinin bir ürünü olarak bu gün Aleviler için Cemevi lüzumludur ve önemli bir kesim buralar? tercih etmektedir.

Cemevleri yoluyla Alevilerin kendi inançlar?n? yeniden tesislerinin yolu aç?lmal? ve Aleviler kurduklar? Cemevlerinin niteli?ine kendileri karar vermelidirler. Burada hiçbir ?ekilde devlet belirleyici bir rol üstlenmeye kalkmamal?d?r.

Bu durum ba?lang?çta ciddi karga?aya yol açabilir gözükebilir. Fakat do?al süreç bir süre sonra karga?a ortam?n?n yerini konsensüse b?rakacakt?r. Kar??m?za geçmi?te oldu?u gibi birden fazla Alevilik ç?kacakt?r. Fakat bu devletin de?il Alevilerin problemidir. Devlet d??ar?da kalarak tarafs?zl???n? korumak ve toplumun farkl? inanç kesimlerine kar?? seküler bir yakla??m sergilemelidir.

Din Kültürü ve Ahlak bilgisi dersleri zorunlu olmaktan ç?kar?lmal?d?r. Seçmeli olarak okutulacak derslerde ise sadece Alevilik ile ilgili de?il tüm inanç gruplar?n? içine alacak bir düzenleme yap?lmal? ve tarafs?z olunmal?d?r. Din e?itiminin toplumun kendi açaca?? me?ru kanallar eli ile yürütülmesinin hukuki zemini olu?turulmal?d?r. 

Burada Say?n Bakan?m?za çok basit ve kolay bir aç?l?m teklifi yapmak istiyorum.

?ki y?l kadar önce Alevi önderleri toplant?s?na kat?lan tüm parti temsilcileri ve o zaman MEB Bakan? olan say?n H. Çelik’de bir konuda söz vermi?ti. Fakat maalesef orada bulunan Ak Parti, CHP ve DSP milletvekilleri sözlerini daha salonun kap?s?ndan ç?kmadan unuttular. Aleviler ve ?iiler için çok önemli bir gün olan A?ure günü resmi tatil olmal?d?r. Devletimiz Ramazan ay?nda gösterdi?i müsamahay? -mesailerin iftar saatlerine göre düzenlenmesi vb. tutumlar?- Alevilerden de esirgememelidir. Bu kapsamda yine inançlar? gere?i matem günleri süresince t?ra? olmak istemeyen erkek devlet memurlar?na bu süreler içinde izin verilmesi konusunda kolayl?k sa?lanmal?d?r. Bu basit ama sembolik ad?m geciktirilmeden at?lmal?d?r. Çünkü bu tür ad?mlar, hükümetin samimiyeti konusundaki ?üphelerin da??lmas? konusunda önemli bir etki yapacakt?r.

Laik bir ülkede Diyanet gibi bir kurumun varl??? tart???lmal?d?r ve bu kurumun bugünkü mevcut hali kabul edilebilir de?ildir. Diyanetin dini belirleyici statüsü laiklik ilkesi ile ba?da?mamaktad?r. Dinler ve mezhepler kar??s?nda taraf olan bir kurumun tüm ülkedeki dinli dinsiz tüm inanç gruplar?ndan toplanan vergileri keyfince kullanmas?na izin verilemez. Diyanet kurumu ya kald?r?lmal?d?r ya da dinler üstü, dini yönlendirici ve belirleyici olmayan koordine edici bir konuma ta??nmal?d?r. Bugün yasakl? olan Alevilik dahil tarikat ve cemaat benzeri yap?lar legal sahaya çekilmeli ve toplumsal ve dini olu?umlar ?effafla?t?r?lmal?d?r. Devlet inanç gruplar? kar??s?nda tarafs?z bir sahaya çekilmeli ve birini di?erine tercih etmemelidir. Toplumsal çat??maya yol açmad?kça ve ?iddete kaynakl?k etmedikçe hiçbir dini olu?uma müdahale ve cezai yapt?r?m uygulanmamal?d?r.

Bugün uzun y?llard?r ya?anan pratik ve devlet içerisindeki baz? yönlendirmeler nedeniyle dini ve sosyal yasakl? baz? yap?la?malar?n legal sahaya çekilmesinin çe?itli kesimler taraf?ndan ciddi direni?le kar??la?aca??n? ve inanç özgürlü?ünün geni?letilmesi çabas?n? kendileri için bir tehdit olarak göreceklerini bilmekteyiz. Özelde Aleviler bu konuda ?u noktaya dikkat etmelidirler, bu günkü mevcut kanunlara göre yasakl? olan bu yap?lar seksen y?ld?r bu ülkede gayr? resmi olarak ya?am??t?r ve devlet içerisinden de çok büyük destekler görmü?lerdir. Bu yasakl? halden zarar görenler ço?unlukla Sünni tarikatlar ya da cemaatler de?il, tam tersine Alevilik benzeri olu?umlar olmu?tur. Seksen küsur y?ld?r uygulanan politikalar Alevili?i mi bitirmi?tir yoksa Sünnili?i mi dayatm??t?r? Üzerinde önemle dü?ünülmesi gereken bir konudur.

Tarikatlar ve cemaatlerin yasal zemine çekilmesi bu ülkedeki laiklerin ve Alevilerin pek çok korkular?n?n önüne geçilmesi için önemli bir ad?m olacakt?r. Çünkü görünen ve bilineni denetlemek ve yasa d??? i?lere girip girmedi?ini kontrol etmek kolayd?r. Yasal olmayan yap?lar?n takibi ise zordur. Bütün tarikat ve cemaat benzeri yap?lar?n denetime aç?k olmas? bu ülke için bir kazanç olacakt?r. Ve laikli?in ça?da? anlamda tesisi için bir gerekliliktir. Devlet hukuki yollarla gerekti?inde tarikat ve cemaatler aras? ili?kileri denetleyerek bireyler lehine temel insan haklar? çizgisini a?malar?n? engelleyecek ad?mlar? atmal?d?r. Belki de legalle?menin en önemli sonucu bu tür yap?lanmalardaki insan kalitesinin artmas?na da kaynakl?k edecektir.

KAYNAK : Alevihaberajansi.com  - 4 Ekim 2009
Sayfa: 1 ... 7 8 [9] 10
SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal