TOPLUM VE BİLİM => Serbest Kürsü Bilim Tartışması => Konuyu başlatan: yusuf eryigit - 15 Temmuz 2009, 01:08:59

Başlık: Dogum sancilari
Gönderen: yusuf eryigit - 15 Temmuz 2009, 01:08:59
Bir ülkede veya sehirde halk biribirine girmis ise, o sehir veya ülke artik hizla tükenme yoluna girmistir.
Bu trendi artik geriye cevirmek cok zordur.
Yani ic hücreler kendi kendilerini tüketirken, dista bulunan ve baska sistemlere ait olan hücrelerde oraya akin eder.
Aynen bir bedenin les haline gelip günesin altinda kurumaya yüz tuttugu gibi.
Akbabalar, sinekler, hatta kelebekler bile oradan pay kapma yarisina girerler.
Temelde yatansa yasam icgüdüsüdür.
Öylesi durumlarda her canli kendi yasamini düsünür.
Bu sehir ve ülkeler bir zaman sonra yerlerini baskalarina birakirlar, artik yeni bir sehir ve ona uygun insanlar doguyordur.
Zaman uzun vadede bunlara aralar kapiyi.
Sagliksiz ve hasta hücreler artik yerlerini yeni ve dinamik hücrelere birakir.
Yazar fantazisinda Atlantisi kesfettiginde, vizyonlara bakmis olmali.
Yani o düsünce bazinda, el sistemi vasitasiyla Atlantis diye bir yerin oldugunu biliyor.
Bunu roman veya sanatin bir bicimiyle ifade eder.
Fakat bunun dünya yasamina yansiyip insanlarin günlük yasamina girmesi, zamanin insiyatifindedir.
Bir an gelir zaman o fantazi denen olayi gercege dönüstürür.
Günümüzde birtakim sehir ve ülkeler hatta bölgeler zaman vizyonundan silinirken, yerini daha genc, daha dinamik ve uzun vadede daha dayanikli olan birimlere birakacaktir.
Cünkü eskimis, yipranmis ve icten cürümeye yüz tutmus hücrelere artik yer yoktur.
Bunlara güvenip kimse yola cikmaz.
Gerek toprak olarak, gereksede insan gücü olarak zamana ayak uydurabilenler bu isin lokomotifi olacaktir.
Dünyaya bakildiginda ise bu lokomotifin kuzey oldugu görülüyor.
Cünkü kuzey islenmemis ham madde gibi hala kendini koruyor.
Bu korunmanin altinda yatan nedense, bugünler icindi.
Yani yerküreyi ileri zamana tasiyacak maddesel ve akilsal güc.
Bundan dolayi kizgin günes altinda yasam bulamayan varliklar bu bölgelere dogru akin edecektir.
Burada ucan hayvanlar cok cabuk ve önde giderler.
Nitekim tüm canlilarda bir artis olmustur.
Bugüne kadar görülmeyen canlilar cikmaktadir ortaya.
Durduk yerde uyduruk bahaneler bularak kendini tüketenler bu isi farkedemezler.
Onlar varolan enerjilerini bos yere tüketip yorgun argin toprakla kucaklasacaklardir.
Cünkü zamanin hükmünde artik onlar yokolma dönemine girmislerdir.
Evrensel sistemin kanunlarinda hicbir zaman miyadini doldurmus eskiye yatirim yapilmaz.
Nitekim Avrupalilarin kita Amerikasina ayak bastiginda yerli halk hakkinda hüküm verilmisti.
Zaman uzun sürdü fakat onlar yerlerini yeni gelenlere biraktilar.
Bu kural her yerde gecerlidir.
Her yeni dogus, bir eskisini rafa kaldirir.
Ve dünya bir taraftan eskimis tirnaklarini sökerken, yeni olanin hazirligini yasiyor.
Gagasini tasa calan kartallar gibi.